Allah bir kulu sevdi mi, onu dünyadan korur. Tıpkı sizden birinin hastasına suyu yasaklaması gibi.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

İçinde çocuk bulunmayan evde, bereket yoktur


Başlangıç sayfanıza talibiz
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Çocuk Eğitimi » yağmurlara yürüyorum -hikaye-


yağmurlara yürüyorum -hikaye-
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...

Yağmurlara Yürüyorum


 


Kanıksamış bir yürekle dolaşıyordum günlerdir. Gözlerimin en alımlı yerinde durağan bakışlar yer etmişti. Kalkmamda, oturmamda, konuşmamda bir heyecan yoktu. Bir şeyler değişmeliydi. Buna takmıştım kafayı. Günler var ki gece yarıları uyanıp ney çalmamış; yahut arabesk takılıp gökyüzüne bakmamıştım. Bir dizeye ruhumu çizivermemiştim. Rüyalarıma sığınmak ve oradan görülmezi kapalı gözlerle görmek iştiyakımı da yitirmiştim.


Filozof dostumun tabiriyle “banal” bir hayat yaşıyordum.


Sıradan ve harcıâlem bir hayat… Oysa böyle bir hayat şaire göre “ölüm” demekti. Bu ölümün beni öldürüşüne karşı direnme kararı aldım.


Bir ikindi vakti ruhumu dinlemek yerine gidip uyumak ve şehrin boğucu havası karşısında beyaz bayrak çekerek yatağa sığınmak için eve doğru yürürken içime yağmur damlaları düştü. Gözlerimin önüne bir çift göz ve utangaç bakışlar geldi.


Âşık olmaya karar verdim.


Haftalardır okuduğum ve ruhumu bulmaya çalıştığım şiir ve hikâyelerde aşktan öte geçmeyen sözlerin devinimsel işlevi şimdi gün yüzüne çıkıyordu artık. O, aşka tövbeler unutulmuş, kadının varlığını inkâr çabaları boşa çıkmış, ikindilerde güneşe, kuşa ve şiire sığınmalar ruhumu kurak çöl iklimlerinden alıp çıkaramamış, sonunda beni aşkın kapısına getirip bırakmıştı işte. Geceleri yıldızlarla paylaşmak, şairlerle yaşamak ve bir şiiri ürkek adımlarla sokağın alnına nakşetmek…


Sabaha özlemi yüklemek ve her doğan günü bir başka kabul etmek, sevildiğini düşünerek ve kendini davetsiz rüyaların prensi olarak hayal etmek... Bunların hepsi güzeldi. Sevmeyi yeni baştan öğreneceğimi düşündüm. O ceylan bakışlı ürkek güzelin gözyaşında bir şairin ağlayacağını düşündüm. Bu, baharı bir başka bahar kılardı.


O utanç yüklü bakışların karşısında başımı kaldıramayışım, günah işleyişimin mahcupluğu ve ürkek ceylanlarca sekerek acele uzaklaşışım kalbine bir şeyler düşürebilmiş miydi acaba? Günlerce rüyalarımın abonesi o içli; ama sessiz; sessiz; ama soylu düşüncelerin içimizdeki adımlayıcısının gözlerine bakmakla mı aşkımı ilan edeceğim. Benim hep elem dolu hâlim ve utancımın verdiği kaçışların bitmek tükenmek bilmeyişi, acımı dindirecek mi? Yoksa ben bu susmalarımın dışavurumunu yapmadan bir kuş gibi uçup gidecek mi o?


Ah ben, bu içten sevgimi susmaklarla saklayan ben, sevgimin anlaşılacağını ve gözlerime bakılıp hayatımın bana iade edilmesini daha ne kadar bekleyeceğim? Gidip karşısına oturamam ve oturup ağlayamam. Ağlayarak aşkımı itiraf edemem. Sevgilinin önünden o ceylan gibi geçişlerimle “ben varım” diyebilirim o kadar.


. . .


Güneşimin tepelerde gezindiği vakitlerin birinde bakışlarımı uzaklara dikip mısralar düşürdüm kâğıda, “şairin yerinde”. Şairce duygular sessiz yağan yağmurlarca akıp geliyordu ve aşka davetiyeye imza atıyordu. Duygularımı dışa vuruyordum artık. “Sadede” gelip aşk babında konuşmaya karar veriyordum. O gözlere doya doya bakamadan, o ürkek tavırlara kendimce yorumlar yaparak ve hiçbir kesin bilgi sahibi olmayarak içime aşkı düşüren o güzele adını dahi bilmediğim o güzele aşkımı itiraf ediyordum.


. . .


Ağlıyordum. Evet ağlıyordum. Doya doya ağlıyordum. Kalbim dar gelmişti. Çiçeğin rengini kuşun sesini, güneşin varlığını, kendi varlığımı unutmuştum. Gözyaşlarım mısraları ıslatmıştı. Mısralar kâğıttan hürriyetini elde etmiş ve bir yüreğe yazılmıştı artık. Gece yarıları yıldızlara anlatılan aşkım anlaşılmış, itiraf edilmiş ve sevgiliye ulaştırılmıştı.




Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 07.11.2008 14:08:23
Yazıyı Ekleyen : nureddinbayram
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 1179 kez okundu.
nureddinbayram bugüne kadar toplam 1415 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

Avlanmak günahmıdır avcılık günahmıdır harammıdır

KIYMETLİ KADIN İSİMLERİ

Sıkıntı anında çekilecek tesbihler..


Bugün Hiç Okunmadılar..

ALLAH tan korkanlara RAHMAN ın müjdesi

sonsuz nur

ÜMMETİN HASI;

Darvinizm'in Getirdiği Belalar Kuran Ahlakıyla Son Bulacak

ALLAH'ı Hatırlatan Müslüman Olmak..


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
sevgi , KÜBRA , sağlam , silahlı , rüzgar , poyraz2061 , ali yelligedik , herşey , mustafakaratay , aylakar ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

kuranikerimammezekat,NamazsavepeygamberereyhanRaziyeAhlakanimasyon

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   hasret555
   cagdasyavas
   takvim
   admin
   beytullah

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.