Bizimle münafıklar arasında yatsı ve sabah namazlarında hazır bulunma farkı vardır. Onlar bu iki namaza muktedir olamazlar.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Bir kısım insan vardır, Allah'ın mülkünden haksız bir surette mal elde etmeye girişirler. Halbuki bu, Kıyamet günü onlara bir ateştir, başka değil.


..:: Linkler ::..
dedektor, football news, Çiçek, Online Strateji Oyunu, Dergi, Kredi

..:: Reklam ::..
İslamiyazılar gözünüzün önünde olsun
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Haberler » Türkiyenin Tek Sorunu Var Dinsiz K..


Türkiyenin Tek Sorunu Var Dinsiz Kemalistler
 
 

Türkiyenin Tek Sorunu Var  Dinsiz Kemalistler resimleri - islamiyazilar.comGeçen ay içinde Kemalistlerin üyesi olduğu, kısa adı ADD
olan “Atatürkçü Düşünce Derneğinin” kongresi yapıldı.
Dernekte yaşananlar,
milletimizin kanını donduracak türdendi.
ADD’nin kongresini gördükten sonra,
ülkemiz için 1. tehlikenin ne olduğunu daha iyi ortaya çıktı.
Kısa adı ADD
olan Atatürkçü düşünce derneğinin olağan genel kurulunda yaşananlar, dernek
mensupları tarafından benimseniyorsa, “ADD ülkemiz için en az PKK kadar
tehlikelidir.”
ADD kongre üyelerinden İsmail Akpar, kongrede yaptığı
konuşmada “Anıtkabir’in Mekke’den daha kutsal” olduğunu söyledi.
İsmail Akpar
şöyle dedi
“Biz siyasi erki ele
geçirmeliyiz.
Bunun yolu da halkı ikna etmektir.
Ancak bu yolla millete
gerçekleri anlatabiliriz.
Millete gerçek anlamda Türk olmanın ne demek
olduğunu bu şekilde anlatabiliriz.
Bu şekilde insanlar aslında Atatürk’ün
Anıtkabir’inin Mekke’den daha kutsal olduğunu anlarlar.”
İsmail Akpar’ın bu
sözlerine genel kuruldan en küçük bir itiraz gelmemesi oldukça
düşündürücüdür.
Daha sonra yapılan konuşmalara yoğun itirazlar olmasına
rağmen Akpar’ın bu hezeyanları, Müslüman Türk milletinin değerlerine
aşağılamasına tepki vermemsi akıllara şu soruyu getirdi.
ADD, İsmail Akpar’ın
düşünceleri paylaşıyor.


 


PROVOKATÖRLER SAVAŞ BAŞLATIYORLAR


 


Kongrede konuşma yapan Niğde Ulukışla şube
başkanı Mehmet Karakaya Cumhurbaşkanı Sezer eleştirince salonda kıyamet
koptu.
Karakaya:
“Ancak Sayın Sezer cumhuriyetin yıkılmasına yol açacak
yasaları imzaladı.”
Karakaya bu sözleri üzerine kürsüye yürüyen üyeler,
Karakaya’nın konuşmasına müdahale ettiler.
Kimi:
“Bu adamı konuşturursanız
ve de ADD’den ihraç etmezseniz intihar edeceğim.”
Bir kısmı da:
“Kimse
Cumhurbaşkanımızı eleştiremez.
Sezer’i eleştiren adamın ADD içinde yeri
yoktur.
Bu adamı atın.”
Bunun üzerine konuşmasına izin verilmeyen,
Karakaya salondan da dışarı atıldı.
Bir şube başkanının bu sözlerine tahammül
edemeyen kongre delegeleri, konuşmasını bile bitirmeden salondan attı.
Aynı
kongre üyelerinden; “Anıtkabir’in Mekke’den daha kutsal” hezeyanına en küçük bir
ses çıkmaması düşündürücüdür.
Genel kurulda yaşanan bir başka iç karartan
hadisede, üyelerini bir iç savaşa kışkırtmaları oldu.
Hükümeti eleştirirken,
eleştiri boyutları o kadar aşırı boyutlara ulaştı ki, bütün hatipler “Hükümet
Cumhuriyetin altını oyuyor ve irticaya destek veriyor” söyleminde
birleştiler.
Eskişehir şube başkanı Adil Geman son noktayı koydu:
“Biz bir
orduyuz, sokak sokak, cephe cephe savaşmalıyız.
Karşımızda ise cumhuriyetle
uğraşan iktidar var” dedi.
ADD Genel Sekreter Yardımcısı Ersan Barkın,
derneğe yönelik eleştirilere tepki göstererek, cumhuriyetin kuşatma altında
olduğunu iddia etti ve “Atatürk tabii ki bizim tekelimizdedir” dedi.
Bu
sözlerin ardından kürsüden inen Barkın’ı ADD Başkanı Ertuğrul Kazancı tebrik
etti.
ADD’ de yaşanan İslam’ı değerlere karşı bu saldırı ne ilktir nede son
olacağa benzemektedir.


 


BİZİ İSLAMİYET GERİ BIRAKMIŞ(!)


 


Şöyle bir tarihi gezinti yapalım, zaman
cumhuriyetin ilk yılları, bir milletvekili Meclise vermek üzere bir teklif
hazırlamaktadır.
2. Meclisin mebuslarından olan Tevfik Rüştü Bey şöyle
diyordu:
“İslamlığın terakkiye mani olduğu kanaati!..
İslam kaldıkça
yüzümüze kimsenin bakmayacağı kanaatindeyim.”
Sadece bir tane mi?
Milletin
milli ve manevi değerlerine karşı başlatılan mucadeleye katılanlardan biride,
Cumhuriyetin ilk yıllarının önemli şahsiyetlerinden Fethi Okyar’dır.
Ne
diyordu?
“Evet, Karabekir, Türkler İslamlığı kabul ettiklerinden böyle geri
kaldılar ve İslam kaldıkça da, bu halde kalmaya mahkûmdurlar.”


 


KABE ARABIN OLSUN


 


Cumhuriyetin ilk yıllarında İslam dinine
karşı takılan olumsuz tavrın finali ismet İnönü oynuyordu.
İslamiyet’ten
kurtulmak için şu kararların alındığını söyleyen İsmet İnönü’dür.
1–İslamiyet
terakıye manidir.
2–Arapoğlunun yavelerini Türklere
öğretmemeli.
3–Hocaları toptan kaldırmalı.
Devleti yöneten erk, böyle
kararlar alırda, aynı düşüncenin aydını, yazarı, şairi hiç boş durur
mu?
Sonraki yıllarda bir yazar–şair şöyle bir hezeyanı şiirleştirdi.
“‘Ne
mucize, ne fisun,
Ne örümcek, ne yosun,
Kâbe Arabın olsun,
Çankaya bize
yeter.”
Şair diyor ki; biz ne peygamber tanırız, ne mucizesini nede
vahiy.
Ne İslam dinini nede onun kurallarını.
Allah’ın Beyt–i bize lazım
değil, Arabın olsun.
Bizim Kabe’miz Çankaya’dır, bize Çankaya’mız yeter.


 


BİRİ BATIDAN DAMIZLIK ERKEK İSTER DİĞERİ
OSMANLI SULTANLARINI SOYSUZ(!) YAPAR


 


İslam dini ile kavga bitecek gibi
değildir.
Adını bu temiz sayfalara yazarak, sayfamızı kirletmeyeceğimiz bir
sözde aydın, ilerici, çağdaşın söylediklerine, devlete yaptığı teklife
bakın:
“Bu milleti adam etmek için Batı’dan damızlık erkek
getirelim”
Böyle bir alçaklık, böyle bir şerefsizlik anlaşılır gibi
değil.
Saldırı durdu mu, hayır durmadı.
Aynı zihniyetin mensupları bu
sefer tarihe Müslüman Türk milletinin tarihine küfrediyordu.
Aynı yıllarda
Milli eğitim bakanlığının bastırıp okullarda okuttuğu eserlerde tarihimize küfür
ediliyordu.
Cumhuriyetin 10. Yılında Burhan Asaf ve Vedat Nedim Tör’e
hazırlatılan bir kitap, ismi “Osmanlı İmparatorluğundan Türkiye Cumhuriyetine”
adlı eserde Osmanlı sultanları için şöyle deniyor:
“Sultanlar, sarayların
dört duvarı içinde soysuzlaşmış zulüm ve sefahat mirasyedileridir.”


 


ASKER OCAĞI PEYGAMBER OCAĞI(!)
DEĞİL(MİŞ)


 


Aradan yılla geçmesine rağmen, milletimizin
manevi değerlerine saldırı aralıksız devam etmektedir.
Bunlardan biride 2005
yılının son ayında gerçekleşti.
Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) Genel
Başkanı emekli Tümgeneral Rıza Küçükoğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni ‘Atatürk
Cumhuriyeti’nin ordusu’ olarak tarif ederken, ‘Peygamber ocağı’ tanımını kabul
etmediklerini söyledi.
Medyada ‘Mehmetçik’ konusundaki değerlendirmelere
gönderme yapan emekli paşa, “TSK’nın askeri, Atatürk’ten sonra gelişmiş Türkiye
Cumhuriyeti’nin Mehmetçikleriyiz, Peygamber’in Mehmetçiği değil.” dedi.
Bu
millete evladını vatanı vazifesini yapması için asker ocağına
gönderirken.
“Evladım, peygamber ocağına gidiyor” diyerek, sevinçle övüncü
bir arada yaşıyor.
Milletin bu güzel duygularını rencide etmek, akılla izah
edilir gibi değil.
Hele hele bunu söyleyen, o peygamber ocağının üst düzey
bir yöneticisi ise durum çok daha vahim bir hal alıyor.


 


GÜN GELECEK CADDELERDE, SOKAKLARDA
BİSMİLLAH–ALLAH DEMEK YASAK OLACAK


 


Bir kamusal alan sözüdür almış başını
gidiyor.
 Kamusal alandan haberi olmayanlar, nerenin kamusal alan olduğunu
bilen de bilmeyende, koca koca adamlar konuşup duruyor.
Kamusal alana din ve
dini simgelerle girilmez.
Kamusal alanda din yoktur.
Önce kamusal alana
bakalım, kamusal alan neresidir?
Devletin elinde olup gerek devlet
memurlarını, çalışanlarının, gerekse devlete ait olup halkın kullandığı tüm
alanlar.
Örneğin; bütün okullar, bütün devlet daireleri, hastaneler, posta
haneler, vergi daireleri, parklar, bahçeler, belediyeler, kaymakamlıklar,
valilikler, adliyeler, sokaklar, caddeler kamusal alandır.
Kamusal alanda,
kadınlar örtülü olamaz, erkekler sakallı (Çember) olamaz, besmele çekemez, Allah
diyemez, besleme
Dini aşağılamanın, dindarı yok etmenin kutsal mabedinin eski
başkanı Kemal Gürüz yıllardır ağzında dolayıp durduğu baklayı sonunda
çıkardı.
Kemal Gürüz, “Türbanı özgürlük olarak görmek kadar büyük gaflet
olamaz.
Bu, cumhuriyetin bütünlüğünü bozmak anlamına gelir.
Sokakta dahi
türbanla dolaşılmasına karşıyım.
Bunlar çok ciddi konular.”


 


MÜSLÜMANLIK BİZİ ASLA GERİ BIRAKMADI


 


Yıllardır milletimiz
uyutulmaktadır.
Milletimizin önüne, hep tehlikeler konuldu, yıkıldık
yıkılacağız.
Gittik gidiyoruz, zavallı milleti de bu yakınmalar
inandı.
Evet, tarihi ile bağını kesersen, daha açık bir ifade ile ağacın
köklerini keser, dibine de kibrit suyunu dökersen ondan sonra başla bağırmaya
ağaç koptu, kopacak.
Ağacın köklerini, koparırsan, ağacın dibine zehir
dökersen, o ağaç niçin kurumasın?
O ağaç nasıl ayakta duracak, az bir
rüzgârda yıkılıverecek.
Bu ülkeyi yıkmaya, bölüp parçalamaya kimsenin gücü
yetmez.
Hele üç beş çapulcu PKK’sının hiç yetmez.
Dünün piç (sağdan soldan
toplama) devletlerinin de bizi yıkmaya güçleri yetmez.
Tarih bilmeyenle,
bunları bilmez.
Müslüman Türk milletinin neler yaptığını bilmeyenler,
cahilliklerinden akılarınca bir şeyler söylüyorlar.
Ey Müslüman Türk
milletinin tarihinden bi haber olan, idareciler!
Bu yazıyı dikkatle okuyun,
bilmiyorsanız öğrenin.
Müslüman Türk milleti, İslam dini ile şereflendikten
sonra yer küre üzerinde on adetten fazla devlet kurdu.
Bu devletlerin hepside
dünya devletleri içinde en zirvede bulundular.
Yaşadıkları çağda, ya dünyanın
birinci gücüydüler, ya ikinci yada üçüncü.
Burayı iyi okuyun ve yanlış
anlamayın.
Birinci süper güç, Müslüman Türklerden başkasının eline
geçmedi.
Bir Müslüman Türk devleti, süper güçse, ikinci süper güçte bir başka
Müslüman Türk devletiydi.
Üçüncü devlette yine Müslüman Türk
devletiydi.
Bir örnek verecek olursak, Ankara’da Osmanlıyı yenen Timur
dünyanın birinci süper gücüyse ikinci Osmanlı’ydı, uçuncu de yine bir Müslüman
Türk olan Memluklulardı.
Dünya tarihinin son 1200 yıllık devresinde dünyaya
her konu da hakım olan Müslümanlar ve özellikle Müslüman Türklerdir.
Bir
takım aklıevvel, geri zekâlılar çıkıyor “Müslümanlık bu milleti geri bıraktı”
diyor.
Bu kadar bilgisizce, akılsızca, gelişi güzel bir söz olamaz.


 


DEVLET KURMAK BİZİM İŞİMİZ


 


Tarih bilmeyenleri sonu
perişanlıktır.
Abbasi halifesi bir Türk olan, Ahmed bin Tolun’u Mısır’a vali
olarak gönderiyor.
Orada sadece hükümdarı Türk olan, ilk Müslüman Türk
devletini kuruyor.
Oruç ve Hızır kardeşler, Midilli adasında bir balıkçının
oğlu olarak, kalkıyor Kuzey Afrika’ya gidiyorlar, orada Cezayir devletini
kuruyorlar.
Osman Gazi’yi, Aslan Yagbu’nun oğlu Kutalmış’ı, Kılıçaslan’ı
anlatmaya gerek yok.
Müslüman Türk milletinin en büyük özelliği adam gibi
devlet kurmaktır.
Müslüman Türklerin kurduğu devletler sürekli zirvede
bulunmuştur.
Bu yazdıklarımız ırkçılık, etnik milliyetçilikle asla bir
alakası yoktur.
Burada yaptığımız realitelerin tespitidir.
Yoksa yukarıda
ki düşüncede olan Türklerin kardeşliği ne Müslüman Kürtlerin kardeşliğini tercih
ederiz.
Maneviyat yoksunu, milli ve manevi değerlerimize küfreden bir Türk
kardeşimiz olacağını, milli ve manevi değerleri paylaştığımız Kurt kardeşimizin
olmasını yeğleriz.


 


DEVLETİMİZ İÇİN ASIL TEHLİKE
İNANÇSIZLIKTIR


 


Müslüman Türk devletin ve milletini önündeki
en büyük tehlike inançsızlıktır.
Tarih şuurundan yoksun, milli ve manevi
değerlerden bı haber yetişen nesildir.
Devletimizin yıkılacaksa, inançsız
kadrolar, tarihine küfreden milli ve manevi değerleri ayaklar altına alan
kadroların elinde yıkılır.
Bunun için devletimizin karşı karşıya bulunduğu en
büyü tehlike, inançsız bir kadronun elinde bulunmasıdır.
Dünya üzerinde
tarihine karşı savaş açmış, bir başka devlet bulmak mümkün değildir.
Her
konuda dünya sıralamasında üçüncü sınıf devletlerarasındayız.
Ancak tarihine,
hakaret etmede, tarihini yok saymada, milletin değerlerine hakaret etmede dünya
lideriyiz.
Zaman oluyor, batılıları bile şaşırtıyoruz.
Nasıl olur
diyorlar?
Bir İtalyan Profesör şöyle diyor:
“Dünya üzerinde çok ülkede
konferanslar verdim, sizin kadar tarihine düşman ne bir devlet gördüm, nede
millet.”


 


BU KAFA BU ÜLKEYİ YARI AÇIK CEZAEVİNE
DÖNDÜRÜR


 


Bu milletin değerlerini yok sayıp ayaklar
altına alanların güçleri ve kuvvetleri saman alevi kadar bile
değildir.
Onların eline imkân geçse, bu ülke üzerinde omuz üstüne Müslüman
başı bırakmazlar.
Ülkemizi açık ceza ev durumuna getirirler.
Açık ceza evi
ile emir komuta altında ülkemizi hizaya sokarlar.
Tek tip insan modeli,
giyimi, kuşamı, aynı olan.
Düşünce özgürlüğü olarak, neyi düşünmemizi
istiyorsa bir gün önce bildirilecek, sadece o bildirileni
düşünebiliriz.
Hatta ne yiyeceğimize bile onlar karar verecek.
İnanlar
tamamen onların kontrolünde olacak.
Bu yasakçı ve dünyada kendilerinden
başkalarının da var olduğunu anlamayan kafa ile ancak bir yarı açık ceza evi
yönetilebilir






Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 24.07.2008 09:08:41
Yazıyı Ekleyen : admin
 Bu  yazı Bugün 1 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 214 kez okundu.
admin bugüne kadar toplam 3030 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Son yorumlananlar ::..

Bie YIL daha gecti..

SÖZ

varmisin boykota...??-(oku uzun sürmez)

ALEMLERE RAHMET

Hazret-i İsa Gökten İnecek


..:: Günün Yazıları ::..

Namaz vakitleri saatleri cuma namazı vakti

İLGİNÇ

göz yanılması çok ilginç

melunların yaptığı soysuzluk

Dünyanın enleri


Bugün Hiç Okunmadılar..

EFENDİM

sabır ve dua

AKIL VE DUYGUNUN SAVAŞI

SULTANAHMED CÂMİSİ’Nİ KİM KURTARACAK?

Dörtlükler(8)


..:: Online Üyeler ::..

halil , gülgüzeli , NURAY ,

Doğum Günü Bugün Olanlar
24erzincan , jeacklien , death , semih , alpalp1907 , MİRACC ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

modernslaytANA BABA HAKKINURgazileradminlermuharrem ayihakkanserrahmet

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   trevego13
   kübra112
   yasarturkmen
   KUL
   okutan

Tefekkür Yazarları
Ayşe Üzümcü , Şükran Taşdelen ,Zeynep Işık ,Nurcan Hazyadaranlı Emine Güneş

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. kendi yazınızı yazıyor iseniz adınızı belirtmek zorunda değilsiniz kullanici adiniz yazınızın altında yayınlanacaktır. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını saglayablirler. islamiyazilar.com yazarlarin kendi goruslerine saygi duymakla birlikte suc unsuru teskil eden yazilari yayinlamama veya yayinlanmiş olanlari yayından kaldırma hakkını saklı tutar.


eXTReMe Tracker
hosting