İçinde çocuk bulunmayan evde, bereket yoktur
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Kişinin malayani (boş) şeyleri terki İslam'ının güzelliğinden ileri gelir


Başlangıç sayfanıza talibiz
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Dini Hikayeler » SUS! YOKSA UÇARSIN


SUS! YOKSA UÇARSIN
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...

Mısır' da Kâdı' l-kudat olan Takıyyüddîn isminde bir zât vardı. Ahmed-i Bedevî hazretlerinin büyük bir velî olduğunu biliyordu. Fakat, buna Seyyid hazretleri hakkında uygunsuz sözler söylemişlerdi. Bu da yakından ve iyice anlamak için Seyyid hazretlerinin yanına geldi. Sohbet esnâsında bir ara Seyyid hazretlerine; “Sizin hakkınızda bana, uygun olmayan haberler geldi. Cemâate gelmediğiniz, hattâ namazı kılmadığınız oluyormuş. Bu, Resûlullah efendimizin sünnetine aykırıdır ve bu hâl, sâlihlerin hâli değildir.” dedi. Buna üzülen Ahmed-i Bedevî; “Sus! Yoksa uçarsın.” deyip, Takıyyüddîn' e sert bir nazarla baktı. Nazarın şiddeti ile kendinden geçen Takıyyüddîn bir anda kendisini uçsuz bucaksız bir sahrâda buldu. Kendi kendisini çok ayıplayarak ve kendi kendine çok kızarak; “Hey ahmak ve aptal kişi! Allahü teâlânın dostlarında, evliyâsında kusur ve kabahat aramak senin ne haddine! Bu ıssız sahrâda kimsenin bulunmadığı bu yerde senin hâlin ne olacak?” diyordu. Ağlayarak, sızlayarak, Allahü teâlânın rahmet ve magfiretine sığınarak “Lâ havle..” okuyordu.


Bu sırada çok uzaklardan bir kimse göründü. Gâyet heybetliydi. Takıyyüddîn, bu ıssız sahrâda bir insan ile karşılaşmanın sevinciyle ve kendisine yardımcı olur ümidiyle, o kimsenin yaklaşmasını heyecânla bekledi. Gelen kimse yaklaşınca, koşarak ellerine sarıldı ve ağlayarak kendisine yardımcı olmasını istedi. O heybetli kimse; “Söyle bakalım. Derdin nedir?” dedi.Seyyid Ahmed-i Bedevî ile arasında olan hâdiseyi anlatınca, gelen kimse çok hayret etti ve; “Hakîkaten sen, tehlikeli bir iş yapmışsın ve çok tehlikeli bir hâle düşmüşsün. Sen buranın Mısır' a olan uzaklığı ne kadardır, bilir misin?” dedi. Takıyyüddîn; “Ben buraları hiç tanımıyorum. Mısır' dan ne kadar uzakta olduğunu da bilemiyorum.” deyince, gelen kimse; “Mısır ile buranın arası altmış günlük mesâfedir.” dedi. Bunun üzerine Takıyyüddîn' in çâresizliği ve korkusu daha da arttı. Kendi kendine; “Allahü teâlânın rızâsı için beni bu müşkül durumdan kurtaracak birisi yok mudur?” diye söylendi. Buralarda ölüp gideceğini düşünerek; “İnnâlillah...” okuyordu. Sonra yine o heybetli zâta yalvararak; “Allahü teâlânın rahmeti ve bereketi senin üzerine olsun. Sen bana yardımcı olamaz mısın?” dedi. O da; “Hiç korkma! İnşâallah selâmete erersin.” dedi ve eliyle işâret ederek çok uzaklarda görülen bir kubbeyi gösterdi. “O kubbeyi görebiliyor musun?” dedi. Takıyyüddîn; “Evet.” deyince, o kimse; “İşte, senin kendisine uygunsuz sözler söylediğin Seyyid Ahmed-i Bedevî hazretleri, ikindi namazını cemâatla orada kılar. Sen şimdi, haline tövbe istigfâr ederek oraya git! İkindi namazı vaktine yetiş. Orada cemâatle namazını kıl! Namazdan sonra Seyyid hazretlerinin elini öp, özür dile! O, inşâallah seni affeder ve Allahü teâlânın izni ile seni memleketine ulaştırır.” dedi.


Takıyyüddîn, bu zâta teşekkür ederek ayrıldı ve süratle o kubbenin bulunduğu yere gitti. Oraya varınca çok güzel bir câmi olduğunu gördü. İkindi namazı vakti olmak üzere idi. Abdest aldı. İçeriye girip oturdu. Biraz sonra hiç tanımadığı garib kimseler câmide toplanmaya başladı. Nihayet Seyyid hazretleri de geldi. Oradaki cemâate imâm oldu. İkindi namazını kıldılar. Namazdan sonra, Seyyid hazretlerinin eline sarılıp, özür dilemeye hazırlanırken Ahmed-i Bedevî; “Hızır aleyhisselâmın yardımı, yol göstermesi olmasaydı çok zor durumda kalmıştın değil mi?” buyurdu.


Bu kerâmet karşısında eski hâline daha çok pişmân olan ve kendi kendine daha çok kızan Takıyyüddîn; “Efendim! Ben hâlime tövbe ettim. Sizden çok özür diliyorum. Özrümü kabûl ediniz ve beni affediniz!” dedi. Seyyid hazretleri özrünü kabûl etti, sırtını sıvazladı. “Bir daha böyle düşünceleri kalbine getirme! Şimdi evine dön! Çocukların seni bekliyorlar.” buyurdu. Takıyyüddîn; “Hay hay efendim! Bundan sonra hiçbir sözünüze ve hâlinize îtirâz etmeyeceğim. Allahü teâlânın evliyâsında kusur ve kabâhat aramayacağım.” dedi. Sonra bir anda kendisini Mısır' da evinin önünde buldu. Bu hâlin tesirinden uzun müddet kurtulamadı.




Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13
Yazıyı Ekleyen : admin
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 818 kez okundu.
admin bugüne kadar toplam 3487 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

allahın 7 ismi

umre ve cuma namazı

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

KIYMETLİ KADIN İSİMLERİ


Bugün Hiç Okunmadılar..

bana cehennem halkı gösterildi çoğu kadınlardı

HAC ÇEŞİTLERİ

Seni Unutmaktan Muhafaza Buyur Allah'ım !!!

HADE BAKALIM SİTEDEKİ KARDEŞLERİMİN İLK İFTAR DAVETTİ BENDEN OLSUN:)

ESKİSİ OLMAYANIN YENİSİDE OLMAZ


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
yağız_1993 , genel , doğukan , vedatdüzen , namık kemal tekirdağlı , azrail , deniz yosunu , ömercan , ubeydullah , denizxfb , ORHAN AFACAN ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

Raziyebularesmektupcihatarap harflerihasan basricennet-cehennemism-i azamfetullah

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   zeekra
   rabia44
   führer
   kar
   RAHMİ

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.