bn- i Abbas (r.a.) Hazretlerinden naklen Muaz b. Cebel (r.a.) rivayet ediyor:
İblis, Efendimiz ve ashabının bulunduğu ortamdaki sohbetine şöyle devam etti…
Yalan
- Bilmez misin Ya Muhammed, yalan bendendir ve ilk yalan söyleyen de benim. Her kim yalan söylerse ... o benim dostumdur. Her kim yalan yere yemin ederse ... o da benim sevgilimdir. Bilmez misin ya Muhammed, ben Adem`e ve Havva`ya yalan yere Allah adına and içtim. "Muhakkak ben size nasihat ediyorum." (7/16) Dedim... Bunu yaparım : çünkü yalan yere yemin gönlümün eğlencesidir.
Gıybet-koğuculuk
-Gıybet ve koğuculuğa gelince .... Onlarda benim meyvelerimdir ve şenliğimdir.
Nikah üzerine yemin etmek
Her kim talak üzerine yemin ederse ... günahkar olacağından endişe edilir. İsterse bir defa olsun .. İsterse doğru şey üzerine olsun. Her kim talakı ağzına alırsa .. taaa.. hakikati belli oluncaya kadar karısı ona haram olur. Onlar bu halleri ile kıyamete kadar meydana getirecekleri çocuklar hep zina çocuğu olur. Ağza alınan o talak kelimesi yüzünden hepsi cehenneme girer.
Namaz ve şeytan
Ya Muhammed, o her ne zaman ki, namaza kalkmak ister; tutarım. Ona vesvese veririm. Derim ki: "henüz vakti var. Sende meşgulsün. Hele şimdilik işine bak sonra kılarsın. "Böylece o: Vaktinin dışında namazını kılar. Ve bu sebepten onun kıldığı namaz yüzüne atılır. Şayet o kimse beni mağlup ederse; ona insan şeytanlarından birini yollarım... Böylece onu vaktinde namaz kılmaktan alıkoyar.
O, bunda da beni mağlup ederse; bu sefer onun hesabını namazında görmeye bakarım. O namazın içinde iken; sağa bak, sola bak derim. O da bakar. O ki böyle yaptı. Yüzünü okşar alnından öperim. Bundan sonra ona: Sen ebedi yaramaz bir iş yaptın. Derim ve böylece onun huzurunu bozarım. Sende bilirsin ki ya Muhammed, her kim namazda, sağa ve sola çokça bakarsa, Allah onun namazını kabul etmez.
Bunda da ona mağlup olursam. Yalnız başına namaz kıldığında yanına giderim. Ve ona; çabuk çabuk kılmasını emrederim. O da, başlar; namazını çabuk çabuk kılmaya. Tıpkı horozun, gagası ile yerden bir şeyler topladığı gibi.
Bu işi yaptırmakta da ona başarı kazanamazsam bu sefer, cemaatle namaz kılarken onun yanına varırım. Orada başına bir gem takarım. Başını imamdan evvel secdeden ve rükü`dan kaldırırım. İmamdan evvel de secde ve rüku yaptırırım. İşte o böyle yaptığı için, kıyamet günü, Allah onun başını eşek başına çevirir.
O kimse bunda da beni yener ise bu defa ona namazda parmaklarını çıtlatmasını emrederim. Böylece o beni tesbih edenlerden olur. Ama bu işi ona namaz içinde yaptırmaya muvaffak olursam. Bunda da mağlup olursam, bu sefer ona tekrar giderim. Namaz içinde iken burnuna üflerim. Ben üfleyince, o esnemeye başlar. Şayet o, bu esneme esnasında elini ağzına kapamazsa; onun içine küçük bir şeytan girer, dünya hırsını ve dünyevi bağlarını çoğaltır. İşte bundan sonra o kimse, hep bize itaat eder. Sözümüzü dinler. Dediklerimizi yapar.
Şeytan bundan sonra konuşmasına devam etti
-Sen ümmetin hangi saadetinten ferah duyarsın ki? Ben onlara ne tuzaklar kurarım... ne tuzaklar. Miskinlerine, çaresizlerine ve zavallılarına giderim. Namazı bırakmalarını emrederim. Ve onlara derim ki :
-Namaz size göre değil.. O, Allah`ın afiyet ihsan ettiği ve bolluk verdiği kimseler içindir.
Sonra hastalara giderim:
-Namaz kılmayı bırak " derim çünkü Allah-ü Teala: "hastalara zorluk yok....." (24/61) buyurdu. İyi olduğun zaman kılarsın. Ve böylece o, namazını bırakır. Hatta küfre de gidebilir. Şayet o, hastalığında namazı terk ederek ölüp giderse, Allah`ın huzuruna çıkarken, Allah-ü Teala`yı öfkeli bulur.
Sonra şöyle dedi
-Ya Muhammed, eğer bu sözlerime yalan kattımsa, beni akrep soksun. Sonra.... Eğer yalan varsa .. Allah `tan dile beni kül eylesin.
İblis bundan sonra konuşmalarına devam etti ve şöyle dedi :
-Ya Muhammed, sen ümmetin için ferah mı duyuyorsun? Halbuki ben onların altıda birini dininden çıkardım.
Şeytanın Arkadaşları
Bundan sonra Resullullah (s.a.) Efendimiz ona, yani İblis`e aşağıdaki şekilde kısa kısa bazı sorular sordu. O da bunlara cevap verdi :
-Ya lain, senin oturma arkadaşın kim ?
-Faiz yiyen.
-Dostun kim ?
-Zina eden.
-Yatak arkadaşın kim ?
- Sarhoş
-Misafirin kim ?
-Hırsız.
-Elçin kim ?
-Sihirbazlar.
-Gözün nuru nedir?
-Karı boşamak.
-Sevgilin kim ?
-Cuma namazını bırakanlar.
-Ya lain, senin kalbini ne yıkar ?
-Allah yolunda cihada koşan atların kişnemesi.
-Senin cismini ne eritir ?
-Tevbe edenlerin tevbesi.
-Ciğerini ne parçalar, ne çürütür ?
-Gece ve gündüz, Allah`a yapılan bol bol istiğfar.
-Yüzünü ne buruşturur ?
-Gizli sadaka.
-Gözlerini kör eden nedir ?
-Gece namazı.
-Başını eğdiren nedir ?
-Çokça kılınan cemaatle namaz.
-Sana göre insanların en saadetlisi () kimdir?
-Namazını bilerek kasden bırakanlar.
-İnsanların en şakisi kimdir ?
-Cimriler
-Seni işinden ne alıkoyar ?
-Ulema meclisleri
-Yemeğini nasıl yersin ?
-Sol elimle parmaklarımın ucu ile.
-Sam yeli estiği zaman ve ortalığı sıcaklık bastığı zaman çocuklarını nerede gölgelendirirsin?
-İnsanların tırnaklarının arasında.
-Rabbinden neler talep ettin ?
-On şey talep ettim.
- Nedir onlar ya lain ?
-Şunlardır :
Şeytanın Allah`tan bazı talepleri
1. Allah`tan diledim ki, beni ademoğullarının malına ve evladına ortak ede. Bu ortaklık talebimi yerine getirdi. Ki bu: "Onlara ortak ol... Mallarına ve çocuklarına. Onlara vaad et. Halbuki şeytan onlara gurur vaad eder..." (17/64) Ayet-i Celilesi ile sabittir.
Her besmelesiz kesilen hayvan etinden yerim, faiz ve haram karışan yemeklerden yerim. Şeytandan Allah`a sığınılmayan malın da ortağıyım.
Cinsi münasebet anında; Allah`a şeytandan sığınmayan kimse ile birlikte olurum. Ve o her birleşmeden hasıl olan çocuk, bize itaat eder. Sözümüzü dinler.
Her kim hayvana binerken, helal yola gitmeyi değil de, aksini isteyerek binerse, ben de onunla beraber binerim. Yol arkadaşı ve binek arkadaşı olurum. Bu da Ayet-i Kerime ile sabittir. "Onlar üzerine süvarilerinle, piyadelerinle yaygara çıkart." (17/64)
2. Allah-ü Teala`dan diledim ki: Bana bir ev vere... Bu dilediğim üzerine hamamları bana ev olarak verdi.
3. Diledim ki bana bir mescid vere. Pazar yerlerini bana mescid yaptı.
4. İstedim ki; bana kardeşler vere... Mallarını boş yere israf edenleri verdi. Bir de masiyet yoluna para harcayanları. Bunlar da şu Ayet-i Kerime ile sabittir
"O kimseler ki; mallarını boş yere harcarlar... Onlar şeytanın kardeşleri olmuşlardır." (17/27)
Bir ara Resullullah (s.a.) Efendimiz şöyle buyurdu :
- Eğer söylediklerini, Allah`ın kitabındaki ayetlerle ispat etmeseydin seni tastik etmezdim.
Bundan sonra İblis devam etti:
5. Ya Muhammed, Allah`tan diledim ki; ademoğullarını ben göreyim; ama onlar beni göremeyeler. Bu dileğimi de yerine getirdi. Diledim ki; ademoğullarının kan mecralarını bana yol yapa; Bu da oldu. Böylece ben, onlar arasında akıp giderim. Gezerim. Hem nasıl istersem. Bütün bu isteklerimi verdi. "Hepsi sana verildi, buyurdu. " Ve ben bu hallerimle iftihar ederim. Sonra şunu da ekleyeyim ki; benimle beraber olanlar, Seninle beraber olanlardan daha çoktur. İşte... Böylece kıyamete kadar, ademoğullarının ekserisi benimle beraber olurlar.
Şeytanın oğulları
Benim bir oğlum vardır. Adı: ATEME`dir. Bir kul, yatsı namazını kılmadan uyursa gider; onun kulağına bevleder. Eğer böyle olmasaydı; imkan yok, insanlar namazlarını eda etmeden uyuyamazlardı.
Benim bir oğlum daha vardır ki; onun adı da MÜTEKAZİ`dir. Bunun vazifesi de; yapılan gizli amelleri yaymaya çalışmaktır. Mesela bir kul, gizli bir taat işlerse ve bu yaptığını da gizlemeye çalışırsa MÜTEKAZİ onu dürter. En sonunda o gizli amelin yayılmasına ve açığa çıkarmaya muvaffak olur. Böylece; Allah-ü Teala onun yüz sevabından doksan dokuzunu imha eder. Çünkü bir kulun yaptığı gizli bir amel için tam yüz sevap verilir.
Sonra.. Benim bir oğlum daha vardır . Onun adı da KÜHAYL’dir. Bunun işi de, insanların gözlerini sürmelemektir. Bilhassa, ulema meclisinde ve hatip hutbe okurken. Bu sürme onların gözüne çekildi mi uyuklamaya başlarlar. Ulemanın sözlerini işitmezler. Böylece hiç sevap alamazlar.
Şeytanın vesvesesi
Ya Muhammed bir insanı delalete sürüklemek için elimde bir imkan yoktur. Ben ancak vesvese veririm. Ve bir şeyi güzel gösteririm. O kadar. Eğer delalete sürüklemek elimde olsaydı, yeryüzünde; "Allah`tan başka ilah yoktur ve Muhammed Allah`ın Resulüdür." diyen herkesi, oruç tutanı ve namaz kılanı hiç bırakmazdım. Hepsini delalete düşürürdüm. Nasıl ki senin elinde de, hidayet nevinden bir şey yoktur. Sen ancak Allah`ın Resulüsün. Ve tebliğe memursun. Şayet hidayet elinde olsaydı, yeryüzünde tek kafir bırakmazdın.
Sen Allah`ın halkı üzerinde bir hüccetsin. Ben de, kendisi için ezelde şekavey yazılan kimselere sebebim. Said olan kimse, taa, ana karnında iken saiddir. Şaki olan da yine ana karnında iken şakidir. Saadet ehli kılan da Allah, şekavet ehli kılan da Allah .
Bundan sonra Resullullah (s.a.) Efendimiz şu iki Ayet-i Kerimeyi okudu.
"Bunlar, taa sonuna kadar böyle değişik şekilde devam edecek... Ancak Rabbin esirgedikleri hariç.." (11/118-119)
"Allah`ın emri behemehal yerini bulan bir kaderdir." (33/38)
Bundan sonra Resullullah (s.a.) Efendimiz, İblise şöyle buyurdu :
-Ya Ebamürre, acaba senin bir tevbe etmen ve Allah` a dönmen mümkün değil mi ? Cennete girmene kefil olurum.
Bunun üzerine İblis şöyle dedi:
-Ya Resullullah, iş verilen hükme göre oldu. Karar yazan kalemde kurudu. Kıyamete kadar olacak işler olacaktır. Seni peygamberlerin efendisi kılan, cennetin ehlinin hatibi eyleyen ve Seni halkı içinden seçen ve halkı arasında bir gözde yapan, beni de şakilerin efendisi kılan ve cehennem ehlinin hatibi eyleyen Allah`tır. Ve O: bütün eksik sıfatlardan münezzehtir.
Ve İblis cümlelerini şöyle tamamladı
-İşte bu söylediklerim Sana son sözümdür. Ve bütün söylediklerimi de doğru dedim.
Evvel, ahir, zahir batın, alemlerin Rabbı olan Allah` a hamd olsun.
Efendimiz Muhammet Nebiye Allah salat eylesin. Keza Onun ailesine de ashabına da ...Amin