Şurası muhakkak ki insanlar Kıyamet günü niyetleri üzere diriltilecekler.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Bağışını geri alan kimsenin durumu şu köpeğin durumu gibidir: Yalını yer, iyice doyunca kusar. Sonra kusmuğuna tekrar dönüp onu yer.


..:: Linkler ::..
dedektor, football news, Çiçek, Online Strateji Oyunu, Dergi, Kredi

..:: Reklam ::..
Yazı eklemeye vaktiniz yoksa
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Genel Makaleler » Sen'den başka kapı mı var ki ona gi..


Sen'den başka kapı mı var ki ona gideyim?
 
 

Hastalıklı halinde insan bunları daha derinden hissediyor. Hissetmeli de aslında.. Paniğe, ölüm endişesine kapılacağına, -nasıl olsa yolculuk bir vak' a ve önü alınmıyor-, o daracık hayat koridorunu veya hendeğini atlarken o atlama işini çok iyi değerlendirmeli. Bütün benliği ile Allah' a bağlanmalı ve böylece öbür tarafta temiz bir yere düşmeli.

Keşke bizim gönlümüzü her an muhasebe duyguları kaplasa ve nefis muhasebesine dair sözler bizim vird-i zebanımız olsa. Kendi vicdanımızı söyletsek. "İşte kabrime girdim kefenime sarıldım. Teşyîciler beni bırakıp gittiler.. Senin afv u rahmetini intizar ediyorum." deyip her an herkesin başına gelebilecek olan ölümü yaşıyor gibi olsak ve şöyle devam etsek: "Eğer kemal-i rahmetinle beni de kabul edersen, mağfiret edip rahmet edersen, zaten o Senin şanındandır. Çünkü Erhamurrâhiminsin. Eğer kabul etmezsen; Senin kapından başka hangi kapıya gideyim? Hangi kapı var? Sen' den başka Rab yok ki, dergâhına gidilsin. Sen' den başka hak Mâbud yoktur ki, ona iltica edilsin!..." Evet, günah ve hataların ötesinde Cenab-ı Hakk' ın rahmeti var, O dilerse çok küçük şeylerden dolayı da affeder. Hem Üstad' ın, hem İmam Gazalî' nin ve hem de Muhasibî' nin dediği gibi hayattayken insan korkuyla tir tir titremeli; ama çaresiz kaldığı ölüm anında ümide ve recaya sarılmalı ve "Ya Rab, benim hiç sermayem yok; sadece "Lâ ilâhe illallah, Muhammedün Resûlullah"la Sana geliyorum" demeli. Sekerat-ı mevtte recaya sığınmalı ve "Artık elimden bir şey gelmez; fakat Senin rahmetin melceimdir, rahmeten lilâlemîn olan Habîbin de şefaatçim." duygusunda olmalı. Ne var ki, o zorlu dakikalarda bu hali yakalayabilmek her şeyi yerli yerine koymaya ve temiz olup temiz kalmaya bağlıdır.

İnsan, iyilik yapma, iyi bir kul olma, her işi ihlasa bağlama hususunda katiyen kanaatkâr olmamalı.. kulluk hususunda hırsla, ölesiye daha iyiyi, daha güzeli talep etmeli. Başka türlü davranmak dûn himmetlik olur.

Üzerindeki lütufları, elde ettiği başarıları kendi kabiliyeti, istidadı ve becerilerine bağlayanlar manen terakki edemezler. İşleri Allah' a verince Cenab-ı Hakk ruhta bir inkişaf yaratır. Zannediyorum, herkes kendi hayatı açısından meseleyi değerlendirse bir tarafa çekilmiş, çağrılmış, hatta bir hayır yoluna zorla sürüklenmiş olduğunu görür. Çok samimi talebe olduğumuzu söyleyemeyiz. Bir Bediüzzaman Hazretleri gibi kendimizi yürekten bu işe verdiğimizi, hiç sönmeyen bir heyecanla, bütün mülahazaları kafamızdan atarak milletimize hizmet ettiğimizi söyleyemeyiz. Fakat böyle işin kenarından köşesinden tutuyorsak, uhrevî yanı itibariyle bu bile Cenab-ı Hakk' ın büyük bir lütfudur. Yoksa bütün bütün zayi olup gideriz. Kabiliyetimiz değil, istidadımız değil, O' nun lütfu sadece.

ÖZETLE

1- İnsan ahirete, hayırlı bir işle meşgulken yürümeli. Hayatın bazı anları nuranî geçmemiş, kirli dakikalar da yaşanmış olabilir; fakat, akıbet ve netice çok önemlidir.

2- Ferdin hayatında, yaşama hakkı en az olan şeyler hatalar ve günahlar olmalıdır. Kul, tabiatı gereği sürçse ve düşse de hemen kalkıp doğrulmasını bilmelidir.

3- İyilik yapma, iyi bir kul olma, her işi ihlasa bağlama hususunda katiyen kanaatkâr olmamalı, kulluk hususunda hırsla, ölesiye daha iyiyi, daha güzeli talep etmeliyiz.




Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 18.11.2008 12:16:56
Yazıyı Ekleyen : admin
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 62 kez okundu.
admin bugüne kadar toplam 3030 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Son yorumlananlar ::..

BÜYÜYÜNCE ANNE OLACAĞIM...

Bie YIL daha gecti..

SÖZ

varmisin boykota...??-(oku uzun sürmez)

ALEMLERE RAHMET


..:: Günün Yazıları ::..

İLGİNÇ

Dünyanın enleri

En güzel mekke resimleri

Haram Deyip Geçme

CİHAD


Bugün Hiç Okunmadılar..

YENİ FOSİL EVRİM TEORİSİNİ ÇIKMAZA SOKTU

Nur-u Aynım....

Peygamberimiz'den (s.a.v) 100 hadis..

ÜÇ ŞEY KALBİ ÖLDÜRÜR

H Z . ZÜLKARNEYN'in hayatı


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
19581989 , sema nur , tiry@ki , fatih , semihmen123456 , rumeysab , kubranihat , nsarikilic ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

hurafepeygamberlerimizcehaletmelikuhz ibrahimAyetoyunlarsalih amelleayetelecirne minennar

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   hızır
   ibrahimcam
   NURAY
   fumut
   N-F-K FaN

Tefekkür Yazarları
Ayşe Üzümcü , Şükran Taşdelen ,Zeynep Işık ,Nurcan Hazyadaranlı Emine Güneş

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. kendi yazınızı yazıyor iseniz adınızı belirtmek zorunda değilsiniz kullanici adiniz yazınızın altında yayınlanacaktır. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını saglayablirler. islamiyazilar.com yazarlarin kendi goruslerine saygi duymakla birlikte suc unsuru teskil eden yazilari yayinlamama veya yayinlanmiş olanlari yayından kaldırma hakkını saklı tutar.


eXTReMe Tracker
hosting