|
..:: Bir Ayet ::..
|
|
Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah,
va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir
|
|
..:: Bir Hadis ::..
|
|
Bir kısım insan vardır, Allah'ın mülkünden haksız bir surette mal elde etmeye girişirler. Halbuki bu, Kıyamet günü onlara bir ateştir, başka değil. |
|
|
Daha çok kişiye ulaşabilmemiz için
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın
sana ne nasihat edeyim
|
| |
|
| |
|
Bir gün Emîr Süleyman Pervane, Mevlâna‘dan kendisine nasihat etmesi için ricada bulunmuştu. Mevlâna, bir zaman düşündükten sonra:
— Emîr Pervane, Kuran‘ı ezberlediğini duyuyorum, doğru mu? Pervane:
— Evet.
— Ayrıca, Şeyh Sadreddin‘den hadis ilmi okuduğunu da duydum.
— Evet. doğrudur.. Bunun üzerine Mevlâna şöyle buyurmuştu:
— Madem ki, Allah ve onun Peygamberinin sözlerini okuyorsun, o sözlerden nasihat alamıyorsan. hiçbir âyet ve hâdis‘in emrine uyamıyorsan, benim nasihatimi nasıl dinler ve ona uyarsın? Pervane, bu sözler üzerine ağlayarak dışarı çıkmıştı.
Mevlâna, Emîr Muineddin Süleyman Pervaneyi hem çok seviyor, hem de onu tam bir ihlâsla “insan-ı kâmil“ yapabilmek için potasında pişiriyordu.
Emîr Pervanenin Mevlâna‘ya olan yakınlığını O‘nun sözünden dışarı çıkmayısın! bilen halk. türlü ihtiyaçları için Mevlâna‘ya başvuruyor. Emîr‘den yardım ve şefaat etmesi için rica ediyorlardı. Mevlâna, yazdığı mektuplarda halkın dileklerini Süleyman Pervaneye ulaştırıyor, O da gelen mektupları okuyup öptükten sonra, başına koyuyor, gereğini yerine getiriyordu. Mevlâna‘nın devrin ünlü kişilerine yazdığı, 147 mektubu içine alan “Mektubat-ı Mevlâna“ adlı eserinde, bunun çeşitli örneklerini görmekteyiz. Bir keresinde Konyalı bir çiftçinin, saraydan kendisine yardım için verilen tohumluk buğdayının arttırılması talebiyle Emîr Pervaneye nasihat dolu uzun bir mektup yazmış ve mektubunu şöyle tamamlamıştı:
“..Duamızı, senamızı getiren bu zat, kapınıza kulluk için gelmede, bu mektubu getirmeyi de. bahanesiz, sebebsiz olarak da kaynayıp coşan lûtfunuza. ihsanınıza bir vesile kılmadadır. Alemde burun ihtiyaç sahipleri, bir umuda kapılarak kerem Kâbesine yüz tutuyorlar; o eşikten de ancak esenlikle ganimetler elde ederek, sevine sevine, şükrede şükrede dönüyorlar Kutlu hatırınıza apaçıktır ki, dünya devleti, dünya malı, ekin ekmek, tohum saçmak içindir. Bu ömür ve devlet tohumunu ekmek için vermişlerdi!, saklamak için değil, ekmek için verilen tohumu az verirler. O azıcık tohum da tanıklık eder ki. bana bunu ekmek için vermişlerdir, ambara koyup saklamak için değil Umarız ki. bu gelen kişi de, kapınızdan şükrederek döner. Sizin kabul edişinizi, yardımda bulunuşunuzu, akrânına karşı övünme, nazlanma silâhı olarak kullanır. O kerem gölgesinin kapısından nasıl döndün diye sordukları zaman, o yardımınız, onun dili haline gelir. Ebedi olarak ihsan ıssı olun, bağışlarda bulunun. Allah‘tan öyle dilerim..“ | |
| Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13 |
| Yazıyı Ekleyen :
admin |
| Bu yazı Bugün 0 kez okundu. |
| Bu yazı Toplam 437 kez okundu. |
| admin bugüne kadar toplam 3030 yazı ekledi. |
|
|
|
| |
..:: Son yorumlananlar ::.. |
|
|
|
..:: En Son Arananlar ::.. | |
|
hayır,
SIRK,
siyasi sebepler,
nisa,
pozitif,
hurafe,
peygamberlerimiz,
cehalet,
meliku,
hz ibrahim,
|
|
..:: Rasgele 5 Üyemiz ::.. | |
|
|
|
| Tefekkür Yazarları |
| Ayşe Üzümcü , Şükran Taşdelen ,Zeynep Işık ,Nurcan Hazyadaranlı Emine Güneş |
|
|
Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı
yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. kendi yazınızı yazıyor
iseniz adınızı belirtmek zorunda değilsiniz kullanici adiniz yazınızın altında
yayınlanacaktır. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar
suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının
kaldırılmasını saglayablirler. islamiyazilar.com yazarlarin kendi goruslerine
saygi duymakla birlikte suc unsuru teskil eden yazilari yayinlamama veya
yayinlanmiş olanlari yayından kaldırma hakkını saklı tutar. |
|
|