Bağışını geri alan kimsenin durumu şu köpeğin durumu gibidir: Yalını yer, iyice doyunca kusar. Sonra kusmuğuna tekrar dönüp onu yer.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Cuma gününde öyle bir saat vardır ki, şayet bir müslüman kul o saate rastlar da Allah’tan bir hayır isterse, Allah onu kendisine mutlaka verir.


..:: Linkler ::..
dedektor, football news, Çiçek, Online Strateji Oyunu, Dergi, Kredi

..:: Reklam ::..
Daha çok kişiye ulaşabilmemiz için
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Genel Makaleler » Sahabilerin Allah Korkusu


Sahabilerin Allah Korkusu
 
 
Sahabileri düşünen
kimse onların hem ciddî bir amel ve çaba, hem de büyük bir korku içinde
olduklarını görür. Biz ise, amelde gevşek hatta ihmalkâr olduğumuz gibi
aynı zamanda korkudan uzakta, güven hissi içindeyiz.


İşte Ebû Bekir Sıddık

O: "Keşke bir mü' minin bedeninde bir tüy olsaydım" demiştir. Bunu Ahmed b. Hanbel zikretmiştir.

Yine onun zikrettiğine göre Ebû Bekir dilini tutar ve "İşte beni, belâlara bu soktu" derdi. Çok ağlar ve "Ağlayın, ağlayamazsanız ağlar gibi yapın" derdi.
Namaza kalktığında, bedeni Allah korkusundan sanki bir odun kesilirdi.
Bir kez ona getirilen bir kuşu elinde evirip çevirdi, sonra:


"Bir hayvan avlanmış, bir ağaç mutlaka kesilmişse, bu mutlaka Allah' ı tesbih ve tenzihi ihmalden dolayı olmuştur." dedi.

Vefat ederken Âişe' ye:

"Ey kızım, ben müslümanların malından şu abayı şu süt sağıcıyı ve şu köleyi almıştım. Bunları hızla Ömer' e götür" dedi.

Ebû Bekir: "Vi şu meyvası yenen ve kesilip direk yapılan ağaç olsaydım" demişti.

Katâde der ki:

Bana ulaşan habere göre Ebû Bekir "Keşke hayvanların yediği bir ot olaydım" demiştir.


İşte Ömer...

Tûr sûresini okurken "Şüphesiz Rabbinin azabı mutlaka vuku bulacak" (Tûr, 7) ayetine ulaştığında hastalanıncaya kadar hüngür hüngür ağladı ve insanlar onun ziyaretine geldiler. Öleceği sıra oğluna:

"Yazıklar olsun sana. Yanağımı toprağa koy. Belki Rabbim ona merhamet eder" dedi. Sonra üç kez:

"Eğer bağışlanmazsam vay halime" dedi ve öldü.

Gece Kur' an okurken bir âyetten ötürü
dehşete düşüp hasta olduğu ve günlerce evinde kaldığı; insanların onu
hasta sanarak ziyaret ettikleri olurdu. Yüzünde ağlamadan dolayı
oluşmuş iki siyah çizgi vardı.


İbn Abbas ona:

"Allah senin vesilenle şehirler kurdurdu, seninle fetihler yaptırdı ve şöyle şöyle yaptırdı" dediğinde:

"Keşke sevapsız ve günahsız olarak azaptan kurtulabilsem" dedi.


İşte Osman (r.a.)

Bir kabrin başında dursa sakalı yaşarana kadar ağlar ve:

"Şayet
hangisine girmekle emrolunacağımı bilmeksizin cennet ile cehennem
arasında bulunsam hangisine gideceğimi bilmeden önce kul olmayı tercih
ederdim."
derdi.


İşte. Hz. Ali ve korkusu...

En çok uzun emele düşmek ve hevâya uymaktan korkardı. Şöyle derdi:

"Uzun emel
ahireti unutturur, hevâ hevese uymak ise haktan engeller. Dikkat edin!
Dünya çekmiş gidiyor, ahiret ise bize doğru gelmekte. Her ikisinin de
adamları vardır. Siz dünya değil ahiretin adamlarından olun. Zira bugün
amel var hesap yok, yarın hesap var amel yok."


Ebû Derdâ şöyle derdi:

Kıyamet günü en korktuğum şey bana:

"Ey Ebû Derdâ, bildin. Peki bildiğinle nasıl amel ettin!" denilmesidir Yine şöyle derdi:

"Ölümden sonra
karşılaşacağınız şeyleri bilseydiniz iştahla yemek yemez, su içmez,
gölgelenmek için evlere girmezdiniz. Dağlara çıkar göğüslerinize vurur
ve kendiniz için ağlardınız. Aah, keşke dikilen ve meyvası yenen bir
ağaç olsaydım"


İbn Abbas' ın iki gözünün altında gözyaşından meydana gelmiş, ayak bağı gibi bir iz vardı.

Ebû Zer şöyle derdi:

"Keşke dikilen bir ağaç olsaydım, keşke yaratılmasaydım"

Kendisine beytülmaldan maaş teklif edildiğinde:

"Bizde südünü
içtiğimiz bir keçi, üzerinde eşya taşıdığımız merkeb, hizmet eden
hizmetçi, bir de aba var ve ben bunların hesabından korkuyorum;
öyleyken maaşın hesabını nasıl vereyim?"


Temim-i Dârî bir gece, Câsiye sûresini okurken:

"Yoksa kötülükleri işleyen kimseler kendilerine inanıp salih ameller işleyenler gibi davranacağımızı mı sandılar" (Câsiye, 21) âyetine geldiğinde bunu sabaha kadar ağlayarak tekrarladı durdu.

Ebû Ubeyde Âmir b. Cerrah şöyle demiştir:

"Keşke bir koç olsaydım. Sahibim beni kesseydi ve etimi yeselerdi; çorbamı içselerdi."

Örnekleri teker teker zikretmek istediğimizde konu çok uzayacaktır.

Buhârî Sahih' inde: "Mü' minin, farkında olmadan amelinin yok olması babı" adında bir başlık atmıştır.

İbrahim Temîmî derki:

"Sözümle amelimi her karşılaştırışımda, yalancı olmaktan korkmuşumdur."

İbn Ebi Melike şöyle demektedir:

"Otuz sahabiye yetiştim hepsi de
kendi hakkında korku içindeydi. Onların hiçbiri imanının Cebrail (a.s.)
ve Mikail' in (a.s.) imanı gibi olduğunu söylemiyordu."


Hasan-ı Basrî' den şöyle rivayet edilir:

"Allah' tan (c.c.) sadece mü' min korkar, O' ndan ancak münafık güvende olur."

Hz. Ömer Huzeyfe' ye:

"Allah aşkına söyle, Rasûlullah sana benim ismimi de münafıklar arasında zikretti mi?" deyince, o "Hayır." demiş, sonra:

"Senden sonra hiç kimseye peygamberin söylediği isimler arasında olmadığını söylemeyeceğim" dedi.

Hocamızı şöyle derken işittim:

Onun kastı "senden başkasına
münafıklıktan uzak olduğunu söylemeyeceğim" değildir. Aksine "Bu kapıyı
kapatacağım; bana gelip "Rasûlullah beni münafıklar arasında zikretti
mi? diye soranlara cevap vermeyeceğim" dir.


Ben derim ki:

Bunun benzeri Rasûlullah' ın,
Ukkâşe' den (r.a.) sonra başka bir sahabinin kendisinden cennete
hesapsız girecek yetmiş bin kişiden biri olması için dua etmesini
istediğinde, söylediği:


"Ukkâşe senden önce davrandı" sözüdür.

O bu sözüyle bu hakkın diğer
sahabilerin değil sadece onun olduğunu kastetmemiştir. Ancak şu vardı;
eğer ona da dua etseydi başkaları teker teker kalkıp dua etmesini
isterler, böylece bu kapı açılırdı. Belki de bunu hak etmeyen birisi
kalkıp isterdi. O yüzden kapıyı kapamak en iyisiydi.


En doğrusunu Allah bilir.



Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13
Kaynak : Alıntı
Yazıyı Ekleyen : dinmeyenyas
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 415 kez okundu.
dinmeyenyas bugüne kadar toplam 448 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Son yorumlananlar ::..

BÜYÜYÜNCE ANNE OLACAĞIM...

Bie YIL daha gecti..

SÖZ

varmisin boykota...??-(oku uzun sürmez)

ALEMLERE RAHMET


..:: Günün Yazıları ::..

İLGİNÇ

Dünyanın enleri

Haram Deyip Geçme

En güzel mekke resimleri

ilginç haber


Bugün Hiç Okunmadılar..

GÜNÜN SÖZÜ

cumaniz mubarek olsun efendim‏

VUSLAT AHİRETTE

Sehit..

VADİ


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
19581989 , sema nur , tiry@ki , fatih , semihmen123456 , rumeysab , kubranihat , nsarikilic ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

maymunillallah derimsuffamasumiyeteyazrailzengindini resimleribrahimhurafekurban kesmek

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   mavis
   HELİL
   TUĞBA
   extcurse
   ERGULLU

Tefekkür Yazarları
Ayşe Üzümcü , Şükran Taşdelen ,Zeynep Işık ,Nurcan Hazyadaranlı Emine Güneş

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. kendi yazınızı yazıyor iseniz adınızı belirtmek zorunda değilsiniz kullanici adiniz yazınızın altında yayınlanacaktır. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını saglayablirler. islamiyazilar.com yazarlarin kendi goruslerine saygi duymakla birlikte suc unsuru teskil eden yazilari yayinlamama veya yayinlanmiş olanlari yayından kaldırma hakkını saklı tutar.


eXTReMe Tracker
hosting