|
..:: Bir Ayet ::..
|
|
Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah,
va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir
|
|
..:: Bir Hadis ::..
|
|
Şurası muhakkak ki insanlar Kıyamet günü niyetleri üzere diriltilecekler. |
|
|
Başlangıç sayfanıza talibiz
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın
sabır ve dua
|
| |
|
| |
|
"Kimse, kendi rızkını bitirmeden ölmez. Bayram geldi, bütün müslimânlar seviniyor, ama bizim sevincimiz herkesden kat kat fazla. Rabbimize şükrler olsun, bu mübârek güne yetişdirdi. Ve bilhassa, onun yolunda, kendisinin yolunda, hayatlarını tehlükeye koyarak, onun dinini, onun kullarına yaymak için, oruçlu oruçlu uğraşan, yorulan, kendilerini tehlükeye atan, sizin gibi kardeşlerimizle böyle karşılaşdığım, mübârek ellerini sıkmakla şereflendiğim için Rabbimize sonsuz şükr ediyorum efendim. Bu samimi sözlerim, kalbimin ifadesidir. Rabbime şükrler olsun. İslâmiyyetin garib olduğu bir zemânda, kahhar sıfatının tecellî etdiği bir zemânda, böyle, onun dini için, aşk ile, gayret eden, çalışan insanlara ne mutlu. Ne mutlu onun seçdiği müslümanlara! O müslümanların sınıfında bulunmak, onların arasında bulunmak se’âdetine kavuşan din kardeşlerime ne mutlu. İnanıyorum ki, sizin hizmetinizde gezdiğiniz, bastığınız yerlere melekler kanadını serdi. Niçin inanıyorum ben buna? Çünki hadîs-i şerîf bildiriyor: “Yâ Ebâ Hüreyre...” diye uzun bir hadîs-i şerîf var. “Yâ Ebâ Hüreyre, Allahın kullarına, Allahın dinini öğret. Onları öğretmeye giderken bastığın yere melekler kanatlarını serer. Gökteki melekler, yerdeki hayvanlar, havadaki kuşlar, denizdeki balıklar senin için düâ ederler. Kıyâmetde sana öyle bir makam ihsan olunur ki, Peygamberler gıpta eder.” diyor hadîs-i şerîf. Elhamdülillah, bu müjdeye mazhar olan kardeşlerimizsiniz siz. Onun için çok bahtiyarsınız kardeşim. Cenâb-ı Hakkın bu ni’metine karşı çok şükr edin. Evet, belki bu hizmetinizde çok sıkıntılar çektiniz, çok üzüldünüz. Çok ye’se düştüğünüz anlar oldu. Amma Evliyâ-yı kiramın, hatta Eshâb-ı kirâmın çektiği sıkıntılar daha fazla idi. Onlar sizin çektiğiniz sıkıntılardan kat kat fazlasını çektiler. Bu sıkıntılar hizmet edenlerin aşkını, hevesini arttırır efendim. Neş’e içindeyim elhamdülillah. Cenâb-ı Hakk, Habib-i ekremine minnet ediyor. Diyor ki, “Sana yardımcılar yaratdım.” Biz de sizin gibi kardeşlerimizle Rabbimize şükrediyoruz. Elhamdülillah ki, Rabbimiz sizleri seçmiş; bu hizmet şerefiyle şereflendirmiş. Bu hizmetin devamını arzu ediyoruz. Nasıl devam eder bu? Kolay. Allahü teâlâ ne buyuruyor? “Ni’metlerimine şükr ederseniz arttırırım” buyuruyor. Bundan büyük ni’met olur mu? Onun yolunda çalışmak, onun dinine hizmet etmekden büyük ni’met olur mu? Bu ni’metin devamı için şükr edeceğiz kardeşim. Rabimize şükr edeceğiz. Şükrün dereceleri var. Evvela, bizi bu hizmete sürükleyen kuvvetli îmânımıza şükr edeceğiz. Îmâna nasıl şükr edilir? Âyet-i kerîmeler bunu bildiriyor. Diyor ki, “Ey mü’minler, ey îmânla şereflenenler, bu ni’metin şükrünü ifâ edebilmek için birbirinizi seviniz. Ananızdan, babanızdan, kardeşinizden daha çok seviniz. Hele, onlar da bu yolda ise, elbette onları da böyle seveceksiniz.” Binaenaleyh kardeşim, bizi bu yola, bu hizmete sürükleyen îmân ni’metinin şükrünü ifâ etmek için hubb-i fillah ile şerefleneceğiz. Birbirimizi seveceğiz. Birbirimizin kalbini kırmakdan titreyeceğiz. Zaten mü’minin kalbini kırmak, mü’mini incitmek harâmdır. Hele böyle mübarek kardeşlerimizi incitmek, hele hele darılmak, münakaşa etmek; Allah muhafaza etsin. Bazen işitiyorum; falanca kardeşimizle falanca kardeşimiz birbirleriyle münakaşa etmiş, kalbleri kırılmış. Eyvah diyorum, ye’se düşüyorum. Ümmidsizliğe kapılıyorum. Çok üzülüyorum. Aman el hazer, el hazer, el hazer! Sakınalım birbirimizi incitmekden. Evet, Peygamberlerden başka, hepizimin kusuru var, hepimizin günâhı var. Bir toplulukta günâhı az olan da var, çok olan da var. Bana sorarsanız, günâhı en çok olan hangimiz biliyor musunuz? Benim, ben. Çünki benim yaşım hepinizden daha çok. Herbirinizin elini sıkarken Rabbime yalvarıyorum. Şu mübarek kardeşimin hürmetine benim günâhımı afv et ya Rabbi diyorum. Kalbimden hep böyle geçiriyorum. Yâ Rabbi diyorum, Senin için rahatını bir tarafa bırakarak, Senin dinini yaymak için kendini tehlükelere atan, bu fitne-fesat zemânında, bu îmân ve aşk ile çırpınarak uğraşan kardeşim hürmetine, şu mübârek genç hürmetine beni afv et ya Rabbi diye, hepinizin elini sıkarken kalbimden böyle geçirdim. Binaenaleyh, günâhsız insan olmaz; kusursuz insan olmaz. İşte, birbirimizin kusurlarını görmeyeceğiz, iyiliklerini göreceğiz. Birbirimizin iyilikleriyle birlik yapacağız, birleşeceğiz. Kusurlarımızı afv edeceğiz, hatta ikaz edeceğiz. Her zemân söylüyoruz, zâten münakaşa yasak, hatta bunun tercemesi, “Vehhâbîye nasihat” kitâbında var. Ordan okursunuz. Nasıl olur bir mü’min incitilir efendim. Muhammed Ma’sum hazretleri “Mektûbât”da buyuruyor ki, “Münakaşa etmeyiniz” diyor. Bir mü’minin, bir müslüman kardeşinin kalbini incitmenin Kâbeyi yedi kerre yıkmakdan daha günâh olduğunu dinimiz bildiriyor. Onun için, en çok dikkat edeceğimiz şey; birbirimizin kusurunu afv edeceğiz, sabr edeceğiz. Sabr edenin gideceği yer neresidir? Peygamber efendimiz, “Cennetdir” buyuruyor. Onun için, birbirimizi incitirsek dahi, karşıdakinin sabr etmesi lâzımdır. Ona düâ etmesi lâzım. Müslimânlık budur, kardeşlik budur." |
| Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13 |
| Yazıyı Ekleyen :
admin |
| Bu yazı Bugün 0 kez okundu. |
| Bu yazı Toplam 587 kez okundu. |
| admin bugüne kadar toplam 3030 yazı ekledi. |
|
|
|
| |
..:: Son yorumlananlar ::.. |
|
|
|
..:: En Son Arananlar ::.. | |
|
ecirne minennar,
ger,
korku,
ben,
maymun,
illallah derim,
suffa,
masumiyet,
eyazrail,
zengin,
|
|
..:: Rasgele 5 Üyemiz ::.. | |
|
|
|
| Tefekkür Yazarları |
| Ayşe Üzümcü , Şükran Taşdelen ,Zeynep Işık ,Nurcan Hazyadaranlı Emine Güneş |
|
|
Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı
yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. kendi yazınızı yazıyor
iseniz adınızı belirtmek zorunda değilsiniz kullanici adiniz yazınızın altında
yayınlanacaktır. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar
suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının
kaldırılmasını saglayablirler. islamiyazilar.com yazarlarin kendi goruslerine
saygi duymakla birlikte suc unsuru teskil eden yazilari yayinlamama veya
yayinlanmiş olanlari yayından kaldırma hakkını saklı tutar. |
|
|