Allah bir kulu sevdi mi, onu dünyadan korur. Tıpkı sizden birinin hastasına suyu yasaklaması gibi.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

“Daha vakti var, ilerde yaparım” demek, şeytanın mü’minlerin kalplerine bıraktığı bir vesvesedir.


Yazı eklemeye vaktiniz yoksa
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Genel Makaleler » SİYASİ MÜZAKERE TERÖRLE MÜCADELE HU..


SİYASİ MÜZAKERE TERÖRLE MÜCADELE HUSUSUNDA FİKİR VE GÖRÜŞLERİMİ SAYIN BAŞBAKARA ARZ EDİYORUM
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...



SİYASİ MÜZAKERE, TERÖRLE MÜCADELE HUSUSUNDA,
FİKİR VE DÜŞÜNCELERİMİ, SAYIN BAŞBAKANA ARZ EDİYORUM.



 



Sayın
Başbakan, ülkenin huzur ve selameti için, “Hem siyasi müzakerelere hem de
terörle mücadeleye devam edilecektir” buyurmuşlardır.  Bu cümle sırdan söylenen bir cümle değildir.
Siyasi ve diplomasi yönü ağır basan, mücadele metodunun değişeceğine işaret
eden, üzerinde ciddi düşünülmesi gerek bir cümledir.



Geniş
kapsamlı siyasi müzakerelerle birlikte, terör örgütünün ve teröristin
anlayamayacağı mücadele edilecektir. Siyasi müzakereler, içte tüm siyasi
partilerle, dışta başta ABD ve diğer batılı ülkelerle görüşülerek dünyadaki
terör olaylarının önüne geçilmeye çalışılacaktır.



Siyasi
müzakereler yapılırken, aynı zamanda terörle de mücadele edilmelidir. Bu mücadelede
güvenlik güçlerimiz, siyasi partilerimiz, medyamız ve sivil toplum örgütlerimiz
birlikte hareket ederek,  teröristlerin
oksijeni kesilmeli e teröre son verilmelidir. Böyle bir çalışma bütün dünya
ülkelerinin iç barışına dünya insanlığının huzur ve emniyetine büyük katkısı
olacaktır.



Sayın
Başbakan diyor ki, “Ülkenin huzur ve istikrarı, milletin refahı için yaptığımız
iç ve dış çalışmalarımızı benimsemeyenler, fikir ve düşüncelerini açıkça
söylesinler ki, bizde istifade edelim. Gazetelerde yazılanları aktarmak, kendi
düşünceleriymiş gibi konuşmak çözüm değildir. Zaten biz yazılanları okuyor ve
değerlendiriyoruz”



Doğrusunu
konuşmak gerekirse Sayın Başbakan’a katılıyorum. Muhalefet çözüm üretmiyor.
Çözüm olarak ne yapılması gereği konusunda hükümette teklif sunmuyor, kamuoyunu
bu hususta bilgilendirmiyorlar. Yaptıkları iş hükümet sizsiniz gereğini siz
yapacaksınız çözümü de siz üreteceksiniz diyerek kısır bir muhalefetin kurbanı
oluyorlar.



Hükümet
terörle alakalı gizli oturum istiyor. Muhalefet halka açık olsun diyor. Millet
can derdinde muhalefet siyasi rant peşinde. Terörle ilgili ne yapılması
gerektiği hususunda gizli konuşulması gerekirken, muhalefet yapılanları herkes
işitsin gibi bir mantıkla hareket etmesi çok düşündürücü



Muhalefetin
yapamadığını halk yapmalı, hükümette halkın sesine kulak vermelidir. Halk,
sadece oy deposu olmadığının bilinciyle hareket ederek, fikir ve düşüncelerini
üst makamlara hükümet yetkililerine ve siyasi parti temsilcilerine bildirme
gibi bir milli bir görevlerinin olduğunu da bilmelidir.



         Sade bir vatandaş olarak, milli görevi yerine getirmek için,
fikir ve düşüncelerimi devlet ve hükümet yetkililerine duyurarak kamuoyu ile
paylaşmak istiyorum.



 



 



 



A-SİYASİ MÜZAKERELER KİMLERLE NASIL YAPILMALI



1-
Siyasi müzakereler; iç ve dış siyasi müzakereler olarak ele alınmalıdır. İç
siyasi müzakereler, meclis içi ve dışı siyasi partilerin genel başkanlarıyla,
Devletin en üst bürokratlarıyla, Genelkurmay başkanı ve kuvvet komutanlarıyla
birlikte ele alınarak karara bağlanmalıdır. Alınan karardan, halkın ne kadar
bilmesi gerektiği hususu da diploması bir üslupla anlatılarak, halk bilgisiz
bırakılmamalıdır.  



*-İç siyasi müzakerelerin sağlıklı
yürümesi için;



a-BDP
liler, öncelikle Kürt ve Türk vatandaşlarımızdan, daha genel bir ifade ile 75
milyon insanımızdan özür dilemelidirler. Terörü açıkça kınamalı ve
lanetlemelidirler.



b-
BDP liler, PKK terör örgütüyle ve diğer dış şer mihraklarla bağlantılarının
olmadığını açıkça kamuoyuna deklere etmelidirler.



c-Şuursuzca
ve bilgisizce terörle yapılan mücadeleyi “bu bir savaştır” diyerek meclis
kürsüsünden konuşanlara, hukukçularımız İç hukuk ve uluslar arası hukukun ne
olduğunu, bu bayan ve bay milletvekillerine anlatmalıdırlar. Kendilerine şu
sorular sormalıdırlar.  Teröristlere
savaş esiri muamelesi mi yapılmalıdır. “Bu bir savaştır” diyenlere siz hangi
taraftasınız sorusu solduktan sonra verilen cevaplara göre cezai müeyyideler
uygulanmalıdır.



ç-
BDP liler Siyasi düşünce olarak, 
Kapitalist, Sosyalist, Komünist, faşist gibi sistemlerden hangisiyle
tanınmak istendiklerini,  fikir ve inanç
olarak, Laik, Kemalist, etnik milliyetçi, demokrat, dindar, ateist, muhafazakar
veya başka bir inancı mı benimsediklerini açıkça ifade etmelidirler.



d-BDP
liler demokratik özerklikle ve demokratik özgürlüklerin genişletilmesiyle ne
anlatmak istediklerini hiçbir iç ve dış baskı altında kalmadan net cümlelerle
yazılı bir metin haline getirip, kamuoyuna açıklamalıdırlar. Aynı metin siyasi
müzakerelere katılan heyete takdim ederek, olumlu ve olumsuz yönlerinin müzakere
edilmesine açık olmalıdırlar.



e-
Kürt meselesi bölge sorunu sadece Kürt kökenli milletvekillerinin veya vatandaşlarının
sorunu olmadığını topyekun Türk milletinin meselesi olduğunu tüm siyasiler
birlikte seslendirerek ele almalıdırlar.



f-
Ülkemizin siyası sosyal ve ekonomik bakımından en büyük katkıları olan
MNP-MSP-RP-ve FP yi kapatmak için aslan kesilen, bir kısım Cumhuriyet savcıları
ve medya, bugün BDP nin kapatılması ve BDP li milletvekillerine siyası yasak
getirilmeleri hususunda harekete geçmelidirler. Suçlu olanların milletvekilliği
ve emekli maaşları kesilmelidir.



2-
siyasi müzakerelere katılan heyetten hiç biri, fikir, inanç düşünce, etnik
köken ve parti farlılıklarından doğan ön yargılarıyla masaya oturmamalıdırlar.
Tek düşünceleri, vatanın ve milletin milli menfaatlerine düşünerek birbirlerini
anlamaya çalışarak birlikte çözüm üretmelidirler. Müzakereler sırasında çıkan
aykırı sesler kamuoyuna duyurulmamalıdır.



3-  İç ve dış siyası müzakerelerin ışığı
doğrultusunda Muhalefet milli bir reflekse Türk milleti adına hükümetin elini
kuvvetlendirmelidir.



         *Dış siyasi
müzakereler



         a- Dış siyasi müzakereleri Başbakan ve Dış işleri Bakanı
yürütmelidir. Gerekli görüldüğünde Cumhurbaşkanı devreye girmelidir.



b-
Yapılan müzakerelerden kuvvet komutanlarına iç işleri bakanlığına ve meclise
bilgi verilmelidir.



         c-
Dış siyasi müzakereler yapılırken terör örgütüne verilen silah, cephane ve
diğer lojistik destekler belgeli bir şekilde ilgili devletlerin önüne
konmalıdır.



         d- Bölge ülkeleriyle ciddi 
ve gizli olarak görüşmeler yapılmalı ülkelerimiz üzerinde oynanan
oyunlar belgeli bir şekilde oturup konuşulmalıdır.



B- TERÖRLE NASIL MÜCADELE
YAPILMALI



         1- yeni ve özgürlükçü bir anayasanın hızlı bir şekilde
yapılarak hayata geçirilmesi için siyasilerimiz birlikte ellerini taşın altına
koymalıdırlar. Yapılacak olan yeni anayasa hiçbir partinin kar hanesine değil
milletin kar hanesine yazılmalıdır.



2-  Güçlü bir istihbarat teşkilatı kurulmalıdır.
İçten ve dıştan gelen istihbarat bilgileri suratlı bir şekilde ciddi bir
elekten geçirilerek bilgi kirliliği önlenmelidir.  



3-
Terör örgütünün, zorla veya isteyerek beslendiği ve saklandığı evler köyler,
mahalleler, kasabalar. Şehirler çok yetenekli ve eğitimli istihbarat elemanları
ile jandarma ve polis güçleri tarafından halka, eziyet etmeden tesbit edilmeli
bu ve diğer bölgeler kontrol altına tutulmalıdır.



4-
Terörün ekonomik olarak beslendiği iç kaynakların kesilmesi için; içteki iş
adamlarımız ve esnaf ciddi bir şekilde korunmalı. İsteyerek ve kendi rızasıyla
terör örgütüne eleman veren, ekonomik yardım yapan, fikri destek verenler kamuoyuna
açık bir şekilde tanıtılarak gerekli olan caydırıcı cezalar verilmelidir.



5-
Terörün her türlü dış kaynağını kesmek için; bölge ülkelerinin liderleri (İran,
Irak, Suriye) bir araya gelmelidir.  Basit
ve geçici menfaatlerin, mezhep ve etnik çatışmaların, bölge ülkelerine ve İslam
dünyasına ne gibi kalıcı yaralar açtığını enine boyuna konuşmalıdırlar. 



Dış
şer güçlerin bu karışıklıklardan iştahlarının nasıl kabarttığını birlikte ele
alarak, İslam dünyasının siyaset ovalarına şer güçlerin Müslümanların eliyle
ektikleri nifak tohumlarına müsaade etmemek için birbirlerini anlamaya
çalışmalıdırlar,



6-
Teröre son vermek ve terör batağını kurutmak için, öncelikle kandırılarak veya
isteyerek dağa çıkan teröristi etkisiz hale getirmek olmamalıdır.



a-
Öncelik, dağa çıkarılan teröristleri eğiten, beyinlerini yıkayan terörist
başlarını etkisiz hale getirmenin çalışması yapılmalı.



b-
Terör karargahlarını tespit ederek, coğrafi keşiflerini yaparak güzel bir
planlamayla muhasara altına almak.



c-
Çok iyi Kürtçe bilen güvenilir ve insanları eğiterek, terör yuvalarına
sızmalarını sağlayarak terörist başlarını etkisiz hale getirmek.



ç-
Dağa çıkan veya çıkmaya hazırlanan teröristi etkisi hale getirmek için Ana,
baba. Kardeş, hısım, akraba ve komşularından istifade etmenin yolları
aranmalıdır.  



d-
Bölge ülkeleriyle paylaşılması gereken istihbaratla, batılı ülkelerle
paylaşılan istihbaratların haricinde, özel bir istihbaratı da devreye sokarak.



e-
Hükümet sözcüleri, kuvvet komutanları, jandarma ve emniyet güçleri, İç işleri
ve dış işleri Bakanları güçlü bir istihbarat kabiliyetine sahip olmalıdırlar,
siyasi beyanatlardan uzak durmalıdırlar.



7-
Dış şer güçlerin yaldızlı sözlerine kanarak, siyaset meydanında tedbirsiz
yürümemeliyiz. Tehditlerden korkarak dik duruşumuzdan vazgeçmemeliyiz. Tünelin
ucu gözüktü, Türkiye iyi yolda diyen şer güçlerin sözüne itibar edilmemelidir.



*Girdiğimiz
virajlı siyasi tünelin trafik kuralarına uyarak, emin bir şekilde yol
aldığımızı gören şer güçler, tünelin ortasında bir ışık yakarak, işte tünelin
ucu diyerek ülkeyi karanlığa sürükleyebilirler.



*Devlet
ve hükümet yetkilileri tünelin iki ucundan harekete geçmelidir. Daha açık bir
ifadeyle nasırımıza da basılsa, hiçbir ülke ile özelikle İslam ülkeleriyle
sıcak soğuk bir çatışmaya meydan vermeden doğu ve batı ülkeleriyle ciddi siyasi
antlaşmalar yaparak karanlık tüneli emin adımlarla geçmeye çalışmalıyız.



8-
Yılardır milletimizin başını ağırdan, terör belasından kurtulmak için, tüm
vatandaşlarımız teröre ve terörist e karşı güç birliği yapmalıdırlar.



Anneler babalar amcalar
dayılar teyzeler halalar komşular akrabalar, evlatlarının dağa çıkmasına engel
olmalıdırlar engel olamıyorlarsa emniyet güçlerine haber vermelidirler.



Devlet
yetkilileri de; kandırılmış gençlere, şefkat elini uzatarak, gençlerin
düşürülmek istendikleri tuzaktan kurtarmalı, hem de annelerin babaların gönlünü
almalıdırlar.



9-
BDP’ ve PKK terör örgütünün siyasi argümanlarına, demokratik özgürlük
taleplerine çözüm bulmak için;



a-
BDP li ve değer partilerden seçilmiş Kürt kökenli Milletvekilleri birlikte
televizyon ekranlarına çıkarak Kürtlerin ve bölgenin sorunlarını
konuşmalıdırlar.



b-Bir
başka programda Türklerin ve diğer etnik kökenli vatandaşlarımızın sorunlarını
ele alarak birlikte çözüm aramalıdırlar.



c-
Bir diğer programda, Türk ve Kürt kökenli milletvekilleri birlikte 75 milyon
insanımızın meselelerini ve tüm Türkiye’nin kalkınmasının nasıl olması
gerektiği hususunda ki fikir ve düşüncelerini açık yüreklilikle beyan
etmelidirler.



d-
geçmişte ve bugün karşılıklı olan yapılan hatalar üzerinden konuşarak meseleyi
siyasi veya etnik bir kan davasına çevirmekten uzak durarak kalıcı çözüm
üretmeye çalışılmalıdır.



e-
Kürt ve Türk kökenli milletvekilleri birbirini çocukça tehdit ederek
çözümsüzlük üretmemelidirler. Her insanın bir tahammül sınırının olduğunu iki
tarafta sağlıklı bir kafa ile düşünerek hareket etmelidirler. Basra harap
olduktan sonra pişmanlığın hiç kimseye fayda vermeyeceğini düşünemeyen
insanlara siyaset yolu açılmamalıdır.



f-
Türkiye geneline dağılmış Kürt kökenli ilim adamları, kanaat önderleri, sivil
örgüt temsilcileri, iş adamları, aydın ve yazarlar televizyon ekranlarına çıkıp
fikir ve düşüncelerini açıkça ifade etme imkanı bulmalıdırlar. Bu görevi de
tarafsız bir şekilde medyamız yerine getirmelidir.



10-
Siyasi müzakereler ve terörle mücadele konuları teröristlerin başıyla veya
onların ağzı olan kişilerle müzakere edilmemeli ve konuşulmamalıdır.
Teferruatla ilgili incelikler ve stratejiler belirlemek için Devletin mili
istihbarat teşkilatlarının devreye girmesini hiçbir siyasi parti istismar
ederek, halkı aldatarak siyasi ranta çevirmemelidir.



Çözüm
üretmeyen veya üretemeyen siyasiler, iktidarda oldukları zaman ne yaptıklarını,
iktidara geldiklerini ne yapacaklarını milletimiz çok iyi bilmektedir. Çözüme
katkı sağlamayan sadece işin istismarını yapan siyasilere artı bir fayda
getirmediği gibi, dolaylı bir şekilde şer güçlerin ve terörün işine geldiğini
anlamalıdırlar.



11-
Siyasi parti Genel başkanları ve Başbakan siyasi danışmanlarını çok iyi
seçmelidirler. Siyası danışmanlar, iç ve dış dünyadaki ekili ve yetkili
kişilerle konuşarak veya onların yazdıklarını okuyarak, fikir sahibi oldukları
için yaptıkları siyasi analizlerinde iyi niyetli olarak yanılabilirler. Genel
Başkanlar, özelikle Sayın Başbakanımız siyasi analizleri önce kendi vicdan
terazilerinde tartmalıdırlar. Daha sonra kabiliyetlerine ve ferasetlerine
güvendiği özel danışmanlarıyla tartışarak karara bağlamalıdırlar.



Sonuç
olarak Ülkemizin başını ağırdan meselelerin çözümünü iktidara havale ederek,
siyasi polemiklerle iktidardaki partiyi yıpratmanın devri kapanmıştır.
İktidarları değiştiren güç halkı ikna eden doğru ve isabetli çözümlerdir.
Gerisi ağız yorgunluğu ve zaman israfıdır.



 



Not: Başbakanın isteğiyle
yazdığım bu fikir ve düşünce makalemiz ilgili danışmanlar aracılığıyla Sayın
Başbakanın önünde konulmalıdır. Bu Makale internet sitelerinde
yayınlanmaktadır.



 



                         



                                                                              20-Ekim-2011



                                                                              Alaettin
KÖKSAL



                                                                             
Kocaeli








Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 20.10.2011 21:39:07
Yazıyı Ekleyen : mrv
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 1498 kez okundu.
mrv bugüne kadar toplam 118 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

Şahitlikte Bir Erkeğe İki Kadın Olmasındaki Hikmetler

Mirasta Erkeğe İki, Kadına Bir Pay Olması Haksızlık mı?

umre ve cuma namazı

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

NEFSİ TERBİYE ETME YOLLARI


Bugün Hiç Okunmadılar..

Hem aglarim,Hem gulerim!

Bollukla da İmtihan Olunur Yoklukla da

Bayram geldi..hoş geldi inşallah

peygamber efensimiz mübarek ayak izi

ÇOK GÜZEL DİNİ HİKAYE


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
yılmaz , eylül 13 , nur , nur1 , taekwondocu_1580 , HATICE BACIM , ıboo , cankan , deda , YILMAZ42 , engin , phenomenon , 3562765831 , SAHADET_61 , duygusal , yağız ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

, islamkırk hadisadem sevgifatmahz.hasankutsalEL ACgömüaşure günüaşkındandır

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   ubeydmehmet
   Alaattin
   ybil
   ramazan42
   cem güler

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.