|
..:: Bir Ayet ::..
|
|
Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah,
va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir
|
|
..:: Bir Hadis ::..
|
|
Cuma gününde öyle bir saat vardır ki, şayet bir müslüman kul o saate rastlar da Allah’tan bir hayır isterse, Allah onu kendisine mutlaka verir. |
|
|
Sitemizi destekleyin
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın
RESİMLİ DOST MEKTUPLARI
|
| |
|
| |
|

Sevgili Dostum,
Yağmurun bir imlası vardır, bizim de var! Her şeyin , herkesin bir imlası var, neyin yok ki!? Dün eve dönerken iyice düşündüm bunu. Merdivenlerin üzerindeyken adımlarımın yerin imlasına harfiyen uyduğunu fark edip etrafımdaki her şeyi kurallı bir düzeneğin içinde buldum birden. Ve en nihayetinde sen ile beni… İkimizi aklıma getirmeden önce usumuzun tam da bunun için bize bahşedildiği fikrine kapıldım. Yani adımlarımın yerin imlasına uyduğunu algılayıp yüreğimi de usuma ekleyince sana varıyorum hemen. Bu demek oluyor ki dostum, senin güzelliklerle kurduğun avluya uzanan dehlizde usumu da heybeme doldurmalıyım. Yoksa ne sana vardığımı anlayabilirim, ne senden geçtiğimi... Bir çeşit yer ve yön tahlili olarak düşün, kaybolmamak ve nerede sıkıca durduğumu anlayabilmem için yani.
Usum ve hislerim arasındaki dengeyi gözetmek isterken, bu terazinin hepimiz için dengelenmesi gereken bir terazi olduğunu anladım. İnsanların usun şiddetiyle kurmuş oldukları inisiyatifsiz, duygusuz düzenleri düşünüp mutsuzluğumuzu bir çırpıda sebeplendirdim. Neden sonra imtihanımızın büyük ölçüde bu dengeden geçtiği fikrine vararak, hissiyatın ağır bastığı birer teraziye sahip olduğumuz için şükrettim. Öyle ya, birbirimizi sevmek yerine algılamayı seçmiş olsaydık daha mı iyi olurdu sanki? İnsanların şu an tabi oldukları bütün sistemleri düşünürsen eğer, hepsinin usun ateşinde kavrulmuş ve ancak duygusuz olunduğu ölçüde bizlere “başarı”yı vaat etmiş sistemler olduğunu göreceksin. Soğukkanlı birer hayvan gibi bizi uzun bir kış uykusuna programlıyorlar ve sonra da “başarı” zokasını yutturarak zahiri bir saadetin kapısını rüyalarla aralıyorlar. Friedrich Nietzsche’nin hayatının kayıp son on senesini de hep bu hissel dengesizliğe yormuşumdur. Usuyla, dahiyane fikirleriyle çağını sarsmayı beceren ve onun açgözlülüğüne kapılıp sonuna kadar onunla adımlamak isteyen Nietzsche, ruhunu o “us duvarı”nda parçalamıştır. Bir zamanlar, çıkmış olduğumuz yolu, usumuzu bırakarak adımlamamız gerektiği gafletine düşmüş olsam da, şimdi bunun bir yeri ve zamanı olduğu fikrine kandım. Ama böyle düşündüğüm o eski zamanlarda usumuzun başımıza neler açtığını hatırlıyorsun değil mi? İkimizi nasıl birer kuru “benlik” gibi ortada bıraktığını ve de elbet dünyaya hükümran o kösnül tavırlarımızı… Fuzuli’nin mısralarını hatırlıyorum birden: “ilm kesbiyle rütbe-i rifat / arzu-yi muhal imiş ancak / aşk imiş her ne var alemde / ilm bir kıyl ü kaal imiş ancak”
Şu halde insanları kabaca kategorize edecek olursak; hisleriyle adımlayan ve heybesinde kafi miktarda us bulunduran insanlar ve de uslarıyla adımlayan ve heybesinde his baskılayan insanlar diye konuşlandırabiliriz. Bizim birinci gruba dahil olmamızı temenni ediyorum. Ama ne yazık ki ikinci grupta yer alanların yönettiği bir düzene tabiyiz. Dimağımız usun kamçısını yemeden yüreğimizin zayıf taraflarına tutunmak en iyisi. Belki yukarıda yapmış olduğum tanımlamaları da usumun gölgesine yatıracaksın. Sakın bu yanılgıya düşme dostum, bu tıpkı adımlarımın yerin imlasına icbar olması gibi ama encamı sende, yani yüreğimde olan bir ileti. Ben, daha evvel bir şiirimde de yazdığım üzre, yağmura bakınca onun imlasını görmüyorum ilkin. Şükür ki hayretten henüz düşmedim. Usumun “alışmaklık” pasından geçmemesi için çaba sarf ediyorum. Her şeyi olağan kılmamak, önümüzdeki manzaraya alışmamak için dilersen sana “dinmeyen” şiirimin son iki mısrasıyla veda edeyim bu mektubumda. Umarım ikimiz için de dinmeyen bir şiir olur bu, Allah’a emanet ol!
“yağmura şaşıyorum hala bak
senelerdir yağıyor halbuki” |
| Eklenme Tarihi: 21.06.2008 12:24:26 |
| Yazıyı Ekleyen :
admin |
| Bu yazı Bugün 0 kez okundu. |
| Bu yazı Toplam 213 kez okundu. |
| admin bugüne kadar toplam 2948 yazı ekledi. |
|
|
|
| |
..:: Son yorumlananlar ::.. |
|
|
|
..:: En Son Arananlar ::.. | |
|
Hz. Muhammed,
eyvallah,
tambur,
sex,
hasbinallah,
yusuf emre,
tesettür,
sorular,
mehmet,
maniler,
|
|
..:: Rasgele 5 Üyemiz ::.. | |
|
|
|
| Tefekkür Yazarları |
| Ayşe Üzümcü , Şükran Taşdelen ,Zeynep Işık ,Nurcan Hazyadaranlı Emine Güneş |
|
|
Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı
yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. kendi yazınızı yazıyor
iseniz adınızı belirtmek zorunda değilsiniz kullanici adiniz yazınızın altında
yayınlanacaktır. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar
suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının
kaldırılmasını saglayablirler. islamiyazilar.com yazarlarin kendi goruslerine
saygi duymakla birlikte suc unsuru teskil eden yazilari yayinlamama veya
yayinlanmiş olanlari yayından kaldırma hakkını saklı tutar. |
|
|