Bir kimse, iflâs edenin yanında malını aynen bulmuş ise, bu mala o, herkesten daha ziyâde hak sâhibidir.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

“Daha vakti var, ilerde yaparım” demek, şeytanın mü’minlerin kalplerine bıraktığı bir vesvesedir.


Sitemizi destekleyin
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Genel Makaleler » ONUN GİBİ SEVEBİLİRMİYİZ


ONUN GİBİ SEVEBİLİRMİYİZ
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...

ONUN GİBİ SEVEBİLİR MİYİZ??
Adı:Sümeyra…Orta yaşlı bir kadın. Uhud Savaşına kocası ve kardeşini yollamış. Müminler ciddi bir bozgun yaşamışlar, Rasülün öldüğü haberi yayılmış Medine’ye.Şehitler gömülüyor bir bir. Kadınlar, çocuklar eşlerini, babalarını arıyor kan gölleri arasında. Cepheye koşan Sümeyra da onlardan biri. Hikayesini şair Erdem Bayazıt’ın dizelerinden okuyalım:

Uhud' dan
Koşup gelen
Birkaç müslüman:
Eyvahlar olsun, eyvahlar olsun
Yeryüzü efendisini kaybetti
eyvahlar olsun!

Sümeyra kadın ekmek yapıyordu
Elleri sakindi
Gözleri dalıp gidiyordu
Sanki maverayı seyrediyordu
İçinde bir mahşer kaynıyordu
Yüreğinde Uhud dalgalanıyordu.

Apansız sıçradı
Çocukların göz nuru gençlerin yürek aydınlığı
İhtiyarların dilde duası gönülde umudu
Evrenin efendisine ne olmuştu.
Ona bir hal mi olmuştu.

Sıçradı kalktı Sümeyra kadın
Başörtüsü havada dalgalanıyordu
Unlar toprağa saçıldı, küller hamura karıştı
Medine sokakları hızla kayıyordu
evler bir bir tükeniyordu
Sümeyra kadın bendinden boşanmıştı
Bağrını döğüyordu.

Sonra Uhud göründü
Sonra müminlerden bir kalabalık gördü
Koştu yanlarına erişti
-Rasulullah nerede ?
Dediler:
-Ey Sümeyra başın sağolsun
Bilmiyoruz Rasulullah nerede
Ama bu gömdüğümüz kardeşindir,
Allah katında Şehittir.
Sümeyra dedi:
Allah Rahimdir
Ona bu rütbe
Mubarek olsun
ama ben Rasulullahı soruyorum.

Sümeyra seğirtti
Gitti gitti
Yeniden bir topluluk gördü
Durmayıp sordu:
-Rasulullah nerede ?
Dedi Müminler:
-Bilmiyoruz ama gömdüğümüz erkeğindir
Muradına erendir
Elbisesiyle gömülendir.
Dedi Sümeyra :
-Hamd olsun, ona şehitlik kutlu olsun
Ama bir haber verin
Rasulullah nerede ?

Sonra gördü Onu
-Hamd olsun
Dostlarını gördü
-Hamd olsun
Buluştular
Görüştüler
Biliştiler Müminler
-Hamd olsun
Yaratana Hamd olsun

Yaratıp imtihan edene
İmtihandan geçirip zafere erdirene
Bilinçleri bileyip sabırlar verene
Rahman olana
Rahim olana
Muin olana
Hamd olsun.



Onun gibi sevebilir misiniz Rasülullahı? Yoksa çok mu abartılı buldunuz?.. Aslında Rasülullah hepimizden istiyor bu sevgiyi. İstiyor ki;imanımız tam olsun. İşte hadis:

"HİÇBİR KUL, BEN KENDİSİNE AİLE EFRADINDAN, MALINDAN VE BÜTÜN İNSANLARDAN DAHA SEVGİLİ OLMADIKÇA İMAN ETMİŞ OLMAZ."(Müslim- 62)


BİLAL EZAN OKURSA: Onu tanırsınız.Siyah inci Bilal hani. İşkencenin en ağırına maruz kalan Habeşli köle. Göğsüne konan kaya parçası altında “Ahad- Ahaaad” diye inleyen, imanından taviz vermeyen yiğit insan. Mekke işkencesinin ödülü olarak Medine’de Rasülullahın ilk müezzini payesini alan Bilal.

Rasülullah ahrete intikal edince bir daha ezan okumaz. Kim ısrar ederse etsin okumaz. ”Eşhedü enne Muhammeden Rasülullah” demeye dayanamaz yüreği. Halife Ömer Onu Şam eyaletine vali tayin eder.
O dönemde siyah tenli olmak, fakir olmak, soylu bir aileye mensup olmamak vali olmaya engel değildir!..

Şam’dan Medine’ye geldiği bir gün sahabe rica eder Bilal’e ezan okusun diye. Okumaz bütün ısrarlara rağmen. Bir heyet Ömer’e çıkar: ”Ey Halife, biz isteyince okumuyor, sen halife olarak emredersen okur, seni kıramaz.” Ömer çağırır ve: ”Emrediyorum, ezan okuyacaksın!” der. Bilal mescidin damına çıkar, başlar yanık sesiyle okumaya. ”Eşhedü enne Muhammeden Rasulullah” yankılanınca Medine sokaklarında, kadın-kız-çoluk-ç ocuk, bağdaki- dağdaki, çarşıdaki- pazardaki ne kadar insan varsa koşar mescide. Mescid mahşer olur adeta. Ezan bitince ahaliye sorar halife: ”Ne oldu ki, bu kadar akın ettiniz?” Gözü yaşlı halk cevap verir hep bir ağızdan: ”Bilal müezzin ise; Rasülullah imamdır!... Rasülullah Ravzadan kalktı da namaz kıldıracak sandık. O’nu görmeye geldik!..” Adaletin demir yumruğu Ömer de başlar ağlamaya.

Bilal gibi özdeşleşebilir miyiz Rasülle?..Tavrı mız, halimiz, lisanımızla insanlara Peygamberi hatırlatacak çapta sevebilir miyiz Rasülü?...

DÜNYANIN EN NASİPLİ ÇOCUĞU: Mekke’de kurulur Ukaz panayırı.. Ülkelerden, şehirlerden getirilen köleler, cariyeler satılmakta yiyecek, giyecek mallarla birlikte. Henüz 9-10 yaşlarında zeytin gözlü, beyaz tenli bir çocuk terliyor sıcak altında. Ne olduğundan habersiz efendisini, alıcısını bekliyor… Soylu bir adam yaklaşıyor ona:

-Senin adın ne oğlum?

* Zeyd.

- Babanın adı?

* Hâris, efendim!

- Nerelisin?

* Yemen’li.

- Hangi kabîledensin?

* Kudâa kabîlesinden.

-Karnın aç mı?

*Evet efendim.

-Benimle gelir misin, yemek yesek.

*Sizinle yemek olmasa da gelirim efendim.

Adam Hakim b.Hizam’dır. Hakim; Hz.Hatice’nin amca oğludur. Hatice’ye hediye eder minik köleyi.

Zeyd’in Mekke serüveni böyle başlar. Hatice evlendikten sonra Muhammed’ine hediye eder Onu. Allah Rasül’ü azat edip evlat sayarak bağrına basar. Bu sıralarda henüz İslamiyet gelmemiştir.

İşte o günlerde ailesi Zeyd’i arıyor, Yemen’deki evde anne-babası evlat acısı ile ağlıyordu. Çocuktan aylardır haber yoktu. Yemenliler tavafta Kabe yanında gördüler Zeyd’i. Aile bu haberi alınca babası koştu Mekke’ye.

Haris, ağlamaklı biçimde konuştu Rasülullah’a:”Ey Abdülmuttalib torunu, Ey bu kavmin Ulusu; biz evlat diye yanarız, ne olur ver onu bize! Ücreti neyse ödeyelim..” Rasülullah tebessüm ederek buyurdu:
-Meraklanmayı n. Zeyd bizimle.. Çağırıp kendisine durumu bildirelim.Onu serbest bırakalım. Şâyet size gelmeyi tercih ederse, bir şey vermenize gerek kalmadan,onu alıp götürebilirsiniz. . Şayet beni tercih eder, yanımda kalmayı isterse, Allah’a yemin ederim ki,BENİ TERCİH EDENİ KİMSEYE TERK ETMEM, yanımda kalır.

Baba şaşkındı. Ümitle bekledi. Zeyd geldi. Sordular…Kimle kalacaktı. Şu sözler döküldü çocuktan:

-Bir yanda babam, bir yanda kainatın en merhametli, en şefkatli, en babacan insanı!.. Vallahi ben ondan gördüğümü öz babamdan göremem. Kimseden göremem… Kusura bakma babacığım, ben onunla kalıyorum!..

Baba feryat etti, isyan etti. Yıkımdı bu bir baba için. Rasülullah teskin etti babayı, hediyeler verdi ve etrafına dönerek:

-Şahit olunuz ey insanlar. Zeyd bundan sonra benim oğlumdur. Onu evlat ediniyorum. O bana, ben ona varisim.

Haris sükunete erdi ve ne zaman isterse Zeyd’i görebileceği teminatını alarak döndü Yemen’e.

Kölelerden ilk müslüman olan kişi olarak İslam Tarihine geçen Zeyd,ömür boyu Rasülullahın hizmetinde bulundu. Rasülülallah’ın vefatı ile yıkılanlardan, ağzını bıçak açmayanlardan biri de O idi. ”Rasülden ne aldın?” diye sordular Ona. Şöyle diyecekti: ONDAN İKİ KAP İLİM ALDIM. BİRİNİ İNSANLARA ANLATTIM.DİĞERİNİ ANLATACAK OLSAM VALLAHİ BOYNUMU VURURDUNUZ!. ..

Zeyd klasik din ilimlerinden farklı olarak LEDÜNNİ İLİMden;Hızır(a. s) ile sembolize olan sırlar bilgisinden bahsediyordu. Onu halkın bilmesine, anlamasına imkan yoktu. O sadece seçilmişlere, özel insanlara, Hak Dostlarına ihsanıydı Allah’ın…

***

Ya Rasülallah!..

Şehitler verse de dönüp bakmayacak derecede sana tutkun Sümeyra olamayız belki. Bilal gibi, adın geçtiğinde kendini kaybedecek kadar aşkını hissedemeyebiliriz. Zeyd gibi, ailesini terk edecek çocuksu bir sevda da nasip olmadı bize…

Ama bil ki Ya Rasülallah;
Allah deyince, Rasülullah deyince, Kabe ve Ravza deyince gizli gizli ağlayan yanık yürekler vardır ümmet içinde...

”Beni tercih edeni kimseye bırakmam” buyurdun. Biz seni tercih ettik, bırakma Ya Rasülallah, bırakma ellerimizi, bırakma yüreklerimizi….




güneş gözlüm

16 Aralık 2009 Çarşamba
22:25:25
 Ya Rasülallah!..

Şehitler verse de dönüp bakmayacak derecede sana tutkun Sümeyra olamayız belki. Bilal gibi, adın geçtiğinde kendini kaybedecek kadar aşkını hissedemeyebiliriz. Zeyd gibi, ailesini terk edecek çocuksu bir sevda da nasip olmadı bize…

Ama bil ki Ya Rasülallah;
Allah deyince, Rasülullah deyince, Kabe ve Ravza deyince gizli gizli ağlayan yanık yürekler vardır ümmet içinde...

”Beni tercih edeni kimseye bırakmam” buyurdun. Biz seni tercih ettik, bırakma Ya Rasülallah, bırakma ellerimizi, bırakma yüreklerimizi…
BİZ SENİ BIRAKTIĞIMIZDA SEN BİZİ BIRAKMA ALLAHIMIMM

Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 30.07.2008 16:16:22
Yazıyı Ekleyen : S@LİH
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 1116 kez okundu.
S@LİH bugüne kadar toplam 319 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

umre ve cuma namazı

itaat

Kuran Arapçadır, Ama Hükümleri Evrenseldir


Bugün Hiç Okunmadılar..

Cennet, Allahü teâlâdan korkanlar için hâzırlandı

peygamber mescidinde bir kaç uzun saniye

SARIK VE SAKAL

anzaklı ömerin hikayesi

Türbe Ziyaretlerinde Öllülerden Medet Umamlara Cevap


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
rojin , bnm , doğan , gül sevdalısı , adem8286 , coolgaripce , neriman , nurdan elif ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

ana baba hakkidilek duasımirac mucizesikuranikerimsevdiklerimizamentbitatkahrbikinilar

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   muhammet27
   rolexx84
   SARIHUKUK
   Muzaffer Alev
   okutan

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.