|
..:: Bir Ayet ::..
|
|
Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah,
va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir
|
|
..:: Bir Hadis ::..
|
|
Nafaka için harcananın hepsi Allah yolunda harcanmış gibidir, bina için harcanan müstesna, bunda hayır yoktur. |
|
|
Gün'e islamiyazılar ile başlayın
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın
Namaz dinin direğidir.
|
 |
| |
|
|
| |
|
Hamd âlemlerin Rabbine salat ve selam onun Resûlü (Sallallah u Aleyhi ve Sellem)’e ve onun âline ve ashabınadır. Namaz gibi büyük bir ibadeti kullarına farz kılarak onları huzuruna kabul eden Allah’a hamd olsun! Namazı, müminlerin miracı, salihleri n göz nuru ve kalp huzuru kılan Yüce Allah’a hamd olsun!
Namaz! Dinimizin direği. Şahadet kelimesin den sonra islamın en önemli rüknü… Edâsı cennetin anahtarı, ebedî kurtuluş ve saâdet… Günahların kefareti. .. Rabbin rızası… Terki ise Rabbin gazabı. Namaz kulluğun en büyük ifadesidi r. Diğer bütün ibâdetlerin kabûlünün kendisine bağlı olduğu büyük bir ibâdettir. İSLAMDA NAMAZIN YERİ Namaz, ibadeti çok eski zamanlard an beri bilinen bir ibâdettir. Bu ibâdet bütün semâvi dinlerce farz kılınmıştır.
İslam dini namaz ibâdetine çok büyük bir önem vermiştir. Namaz ibadetini n önemi Kur’an ve sünnette yer alan emirlerle vurgulana rak kulların onu asla terk etmemeler i konusun da uyarılmışlardır.
v Namaz dinin direğidir. v Namaz cennetin anahtarıdır. v Namaz amellerin en hayırlısıdır. v Namaz, kıyamet günü kişinin ilk önce hesaba çekileceği ibadettir . Allah bütün Peygamber lerine ve gönderildikleri kavimlere namaz ibadetini farz kılmış peygamber lerin sonuncusu olan Hz Peygamber imize de bu emri şu şekilde vermiştir:
“Kitaptan sana vahyedile ni oku, namazı kıl.”
v Felaha erecek olan mümin kulların en büyük özelliklerinden biri de namazı huşu içinde eda etmektir.
“Müminler felaha ermişlerdir. Onlar ki huşu içinde namazlarını kılarlar…”(Mu’minun:1-2)
v Savaşta, barışta, hastalıkta, sağlıkta, korkuda, emniyette, yolcu olduğumuz veya olmadığımız durumlard a, -hasılı durum ve şartlar ne olursa olsun- namazı edâ etmek her müslümanın üzerine farzdır. Namaz kılmak içinde bulunduğu durum ve şartlara göre kolaylaştırılmıştır. Allahu Teâlâ şöyle buyurur: “Şâyet korku içindeyseniz yürüyerek veya binek üzerinde (namazınızı eda ediniz” v Savaş ve korku halinde yürürken veya koşarken rükû ve secde yapmadan da namaz kılınabilir. Böyle durumlard a kıbleye dönmek farz değildir. Allahu Teâlâ şöyle buyurmakt adır:
“Doğu da Allah’ındır batı da. Nereye yönelirseniz onun yüzüne yönelmiş olursunuz .” (Bakara :115) Allahu Teâlâ namazını vaktin çıkıncaya kadar tehir ederek bu konuda gaflet gösterenleri çok şiddetli bir şekilde uyarmıştır. “O namaz kılanlara yazıklar olsun. Onlar ki namazları konusunda gaflet içindedirler..” (Maun:4-5)
NAMAZIN FAZİLETİ Namaz kılmak islamın şartlarından ikincisid ir ve iki şahadetten sonra en önemli şarttır. Başka bir âyette Allahu Teâlâ şöyle buyurur: “Gerçekten müminler kurtuluşa ermişlerdir. Onlar ki namazlarında huşu içindedirler.” (Mu’minun:1-2)
Namaz, kul ile Rabbi arasında bir bağdır. Allah’ın Resûlü (Sallallah u Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurur:
“Sizden biri namazında Allah’a yalvardığında; Yüce Allah bir kutsi hadiste beyan edildiği üzere şöyle buyurur: Namazı kendim ile kulum arasında ikiye ayırdım, kuluma dilediğini veririm; kulum “El-hamdü lillahi Rabbi’l- âlemin” dediğinde “Kulum bana hamd etti” derim. Kulum, “Er-Rahmanirrahim” dediğinde; kulum beni övdü derim. Kulum, “Maliki yevmiddîn” dediğinde; kulum beni yüceltti” derim. Kulum, “İyyake na’budü ve iyyake nestaîn” dediğinde, derim ki; bu kulumla benim aramdadır, kulumun istediği kabuldür. Kulum, “İhdina s’sırada l’müstagîm, sıradallezine en’amte aleyhim, ğayrilmadûbi aleyhim veladdâlîn” dediğinde; bu kulum içindir ve kulumun isteği kabuldür derim.” [1]
Namaz ibadetler in bahçesidir. Onda her türlü ibâdeti görmek mümkündür. Namaz insanın başı daraldığında ona yardımcı olur, her türlü kötülük ve ahlaksızlıklardan insanı alıkoyar. Allahu Teâlâ şöyle buyurur: “Sabır ve namaz ile Allah’tan yardım isteyin.” (Bakara:153)
Başka bir âyette şöyle buyurulur: “Sana Rabbinden vahyedile ni oku ve namazı kıl, muhakkak ki namaz bütün fahişeliklerden ve kötülüklerden korur.” (Ankebut:45)
Namaz, müminlerin kalplerin in huzuru gözlerinin nûrudur. Peygamber imiz (Sallallah u Aleyhi ve Sellem söyle buyurmakt adır: “Namaz gözümün nuru kılındı.” [2]
Namaz hataları siler günahlara kefaret olur. Allah’ın Resûlü (Sallallah u Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurur:
“İçinizden birinin evinin önünde bir nehir olsa da günde beş defa burada yıkansa onda bir kir kalır mı? Dediler ki: Onda hiç bir kir kalmaz. Dedi ki: İşte aynı bu şekilde Allah, beş vakit namaz ile kişinin hatalarını siler götürür.” [3]
Başka bir hadiste Allah’ın Resûlü (Sallallah u Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurur: “Beş vakit namaz kendi vakitleri arasında meydana gelen günahlara ve iki Cuma da ikisi arasındaki vakitler içinde meydana gelen günahlara kefâret olurlar.” [4]
İbn-i Ömer’in Allah’ın Resûlü (Sallallah u Aleyhi ve Sellem)’den rivayet ettiği hadiste şöyle buyurulur: “Cemaatle kılınan namaz fert olarak kılınan namazdan yirmi yedi kat daha faziletli dir.” [5]
İbn-i Mesud (Allah ondan razı olsun) şöyle der: Kim ki müslüman olarak yarın Allah’ın huzuruna çıkmak isterse (mahşerde onlarla çağrılacağı) şu namazlarını gereği gibi kılsın. Allah sizin Peygamber inize hidâyet yolları (sünnetleri) tayin etmiştir, işte bu namazlar hidayet yollarındandır . Şayet siz şu geri kalan gibi namazlarınızı evinizde kılarsanız peygamber inizin sünnetini terk etiniz demektir ve şayet Peygamber inizin sünnetini terk ederseniz dalalete düşersiniz. İçinizden biri temizleni r (abdest alır) ve bunu en güzel bir şekilde yapar da daha sonra mescitler den birine namaz kılmaya giderse Allah onun attığı her adım için bir sevap yazar, derecesin i yükseltir ve günahlarını siler. Bizim içimizde ancak nifakları belli olanlar (cemaatle kılınan) namazdan geri kalırlardı. İçimizde öyle kişiler vardı ki ancak iki kişiye yaslanmak suretiyle namaza dursa da (cemaatle kılınan) namazdan geri kalmazlar dı.” [6]
NAMAZI TERK ETMENİN HÜKMÜ Namaz terk etmenin hükmü konusunda çok eskiye dayanan kuvvetli bir ihtilaf vardır. Ahmed Bin Hanbel şöyle der: “Namazını terk eden kişi islam dininden çıkartan bir küfür ile küfre girer. Tevbe edip namaza başlamadığı takdirde öldürülür. İmamı Ebu Hanîfe, İmamı Şafii ve İmamı Malik namazını terk edenin fâsık olacağını fakat kafir sayılmayacağını ifade etmişlerdir. Daha sonra bu alimler kendi aralarında namaz kılmayanın cezası konusunda ihtilafa düşmüşlerdir. İmamı Malik ve Şafii namazı terk edenin had cezasına çaptırılarak öldürüleceğini söylemişlerdir. Ebu Hanife böyle bir kişinin had cezasına çarptırılacağını fakat öldürülmeyeceğini ifade etmiştir. Şeyh Muhammed Bin Useymin (r.a.) “Namazı Terk etmenin Hükmü” adlı eserinde namazı terk etmenin islam milletind en çıkaran küfür olduğunu bildirere k bu konuda kitabı ve sünneti hakem tayin etmenin gerekliliğini vurgulama ktadır. Onun bu konu ile sunmuş olduğu delilleri n bir kısmını sizlere aktaralım. Kuranı Kerimden sunduğu delillerd en bazıları şunlardır:
“Şayet namazı kılar, zekatı verirsele r onlar sizin kardeşlerinizdir.” (Tevbe:11)
Bu ayette müşriklerle aramızda kardeşlik olabilmes i için onların şirkten tevbe etmeleri gerektiğini, namazı kılmaları gerektiğini ve zekâtı vermeleri gerektiğini şart koşmuştur. “Nihayet onların peşinden öyle bir nesil geldi ki, bunlar namazı bıraktılar, nefisleri nin arzularına uydular. Bu yüzden ileride sapıklıklarının cezasını çekeceklerdir. Ancak tevbe ederek iman edip salih amel işleyenler cennete girecekle r ve en ufak bir şekilde dahi olsa bir zulme uğramayacaklardır.” (Meryem:59-60)
Bu âyette namazı terk edip şehvet bataklığına batanların felaha ermeleri için tevbe edip iman etmeleri gerektiği bildirilm ektedir. Onlar bu üç şartı yerine getirmedi kçe kardeşimiz olamazlar . SÜNNETTEN BAZI DELİLLER: 1. Cabir Bin Abdullah Allah’ın Resûlü (Sallallah u Aleyhi ve Sellem)’ den şöyle buyurur:
“Kişi ile şirk ve küfür arasında namazı terk etmek vardır.” [7]
2. Büreyde Bin Husayb (Radıyellahü Anhü) Allah’ın Resûlü (Sallallah u Aleyhi ve Sellem)’den şöyle buyurur: “Bizim ile onlar arasındaki sözleşme namazdır kim namazı terk ederse küfre düşmüştür.” [8] Buradaki adı geçen küfür dinden çıkartan küfürdür. Zira namaz mümin ile kâfir arasında bir ayraç kılınmıştır. [1] Müslim rivayet etmiştir. [2] Ahmed ve En-Nesaî [3] Buhari ve Müslim. [4] Müslim. [5] Buhari ve Müslim. [6] Müslim. [7] Müslim. İman kitabı. |
| Eklenme Tarihi: 13.09.2010 22:48:48 |
| Yazıyı Ekleyen :
güneş gözlüm |
| Bu yazı Bugün 4 kez okundu. |
| Bu yazı Toplam 609 kez okundu. |
| güneş gözlüm bugüne kadar toplam 263 yazı ekledi. |
|
|
|
| |
..:: Son yorumlananlar ::.. |
|
|
|
..:: En Son Arananlar ::.. | |
|
yemek tarifi,
uyuyanlar,
tesbihat,
tende,
son namaz,
sohbet,
sevap,
KUL HAKKI,
sarp,
sami yusuf,
|
|
..:: Rasgele 5 Üyemiz ::.. | |
|
|
|
| Tefekkür Yazarları |
| Ayşe Üzümcü , Şükran Taşdelen ,Zeynep Işık ,Nurcan Hazyadaranlı Emine Güneş |
|
|
Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı
yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. kendi yazınızı yazıyor
iseniz adınızı belirtmek zorunda değilsiniz kullanici adiniz yazınızın altında
yayınlanacaktır. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar
suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının
kaldırılmasını saglayablirler. islamiyazilar.com yazarlarin kendi goruslerine
saygi duymakla birlikte suc unsuru teskil eden yazilari yayinlamama veya
yayinlanmiş olanlari yayından kaldırma hakkını saklı tutar. |
|
|