Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Bir kimse, iflâs edenin yanında malını aynen bulmuş ise, bu mala o, herkesten daha ziyâde hak sâhibidir.


Yazı eklemeye vaktiniz yoksa
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Genel Makaleler » milli görüşün mimarı erbakan


milli görüşün mimarı erbakan
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...

         MİLLİ GÖRÜŞÜN MİMARİ ERBAKAN


         HAFIZASI OĞUZHAN.


         Milli görüş zihniyetine ve teşkilat yapılanmasına kısaca bakmak gerekirse, öncelikli olarak şunları söyleyebilirim.


         Milli görüş: zihniyet yönüyle ahlak ve maneviyatta önem veren, saf bir fikir, samimi bir düşünce ve ihlâsa dayalı bir inanç aksiyonudur.


         Milli görüş: kuvveti, çıkarı, menfaati, imtiyazı, çoğunluğu üstün tutmayı değil hakkı ve haklıyı üstün tutan bir görüştür.


         Milli görüş: materyalizme boyun eğmeyen maneviyatta değer veren maneviyatçı bir anlayışın ürünüdür.


         Milli görüş manevi kaynaklı olduğu için, dünyada var olan tüm yaratılmışlara merhametle yaklaşır. Mahlûkatın şereflisi olarak yaratılan insanlara adaletle muamele etmeyi görev bilir.


         Milli görüş: maneviyatçılığı yönüyle maddeyi putlaştırmaz. Dünyada lazım olan, her bir maddi kuvveti, Yüce Allah’a teslim olmuş kullara bir zahit şuuru ile ellerinde tutmalarını, asla kalplerine koymamalarını tebliğ ederek öğretir.


         Milli görüş zihniyetini benimseyen teşkilatların durumuna kısaca bakacak olursak, siyasi sosyal, ekonomik ve kültürel alanlarda yaptıkları birçok icraatlar, ülkenin ve milletimizin yararına olduğu kadar İslam âlemine ve dünya insanlığının huzur ve barışına önemli katkılar sağlamıştır. Bu hususta yapılan önemli icraatları takdir edersiniz ki bir makalenin içinde sıkıştırarak anlatmak mümkün değildir.


         Bildiğiniz ve yaşadığınız birkaç örneği hatırlatarak, bu konuyu engin ferasetinize havale etmek istiyorum.


         Milli görüşçüler, önce ahlak ve maneviyat diyerek yola çıktılar. Maddi ve manevi kalkınma projeleriyle, ağır senayı hamlesiyle, ülke insanını yatırımcı, daha sonra girişimci olmaları hususunda medeni cesaretlerini güçlendirdiler.  Çok zor şarlarda yapılan Kıbrıs barış harekâtıyla, Türk milletinin varlığını bütün dünyaya ilan ettiler. Havuz sistemiyle iç rantiyecilerin hortumlarını keserek halkı zenginleştirerek ekonomiyi canlandırdılar % 9,5 gibi kalkınmanın lideri odular. D-8 projesiyle İslam dünyasını hareke geçirerek, sömürücü, faşist ve işgalci güçlere dur denilmiştir. Ülkemizde olumlu yönde gelişen her alandaki başarının temelinde milli görüşçülerin özelikle Erbakan Hocanın ödediği bedeller vardır.


          Bu önemli icraatlarla ve değişmez ilkelerle yola çıkan Milli görüşçüleri çok iyi anlayan dış şer güçler amansız hileler ve tuzaklar kurarak, milli görüşçüleri ayrıştırmak suretiyle, siyasi alandan uzaklaştırmaya çalışmışlar ve halende çalışmaktadırlar. Üzülerek ifade edelim ki, milli görüşü anlamak istemeyen içteki bazı kesimlerin, soydaşların ve dindaşların, yalan üzerine bina ettikleri acımasız muhalefetleriyle, ayrıca mili görüşçü olduğunu söyledikleri halde, milli görüş bünyesinde fütursuzca iç karışıklık çıkartarak,  dış şer güçlerin hileli planlarını bilerek veya bilmeyerek alet olmuşlardır.


         Milli görüşçüler,  vatanı milleti ve mukaddes değerleri uğrunda, dıştan gelen baskılara karşı, yıllarca göğüslerini gererek mücadelelerine devam ettiler ve edeceklerdir. Lakin içten yetikleri darbelerin, aldıkları yaraların acısını anlatmak kolay değildir.  Kan kusarcasına sesiz ve derinden ağlayan samimi genel merkez yetkililerine ne bu haliniz denildiğinde, tabandaki milli görüşçülerin morali bozulmaması, dış şer güçlerin ve içteki şuursuz siyasi muarızlarının sevinmemesi için her defasında kızılcık şerbeti içtiklerini söylediler.


         Bu sabrı ve tahammülü istismar ederek, yanlış ve maksatlı beyanatlarla hasbi milli görüşçüleri, farklı yönlendirmeye çalışan iç darbeciler, şu hususu çok iyi bilmelidirler. Hiçbir şey yapanın yanında kar kalmaz er veya geç mazlumun ahi yakalarına yapışır.


         Tavandaki milli görüşçüler şuurlu bir şekilde kenetlenmiş tuğla taşları gibi yan yana durduklarında, tabanda aynı şekilde saffını sıkı tutuyordu. Refah partisi kapatılıp, Erbakan Hoca siyasi yasaklı konumuna getirilince işler değişmeye başlamıştır.  Parti içi fikir ayrılıkları, lider arayışları, arkasından ayrılıklar ve bölünmeler yaşanmıştır. Bugüne kadar yaşadığımız pek çok olay bizleri yaralamış ancak belimizi bükememiş başımızı eğememiştir. Ancak hiç gereği yokken 11-Temmuz-2010 tarihinde yapılan Saadet partisini 4. olağanüstü kongresi milli görüşçülerin moralini ve ayarını bozmuştur.


         4. olağanüstü kongresi milli görüşçü teşkilatlarının içinde sersem bir mayın gibi dolaşmaktadır. Bu şuursuz sersem mayının ne zaman kime nasıl çarpacağını bilmemek aptallıktır. Bu mayın Saadet partisinin içinde patlatılmak isteniyor. Kontrolden çıkmış bu mayını patlatmak suretiyle etrafa siyasi ve ekonomik pis bir bilgi kirliliği yayarak milli görüşçülerin, milli görüşe ve Erbakan Hocaya olan bağlılıklarını koparmak istiyorlar.  “çamur at tutmazsa izi kalsın” babından beyinleri ve kalpleri ifsat etmeye çalışıyorlar. 


         Bilindiği gibi her bir partinin, cemaatin, tarikatın, sendikanın, sivil örgütün, bir planlayıcı mimarı, birde hafızası vardır. Milli görüşün planlayıcı mimarı Erbakan Hoca, hafızası da Oğuzhan Asıltürk dür. Erbakan Hocadan sonra gelen parti genel Başkanları Milli görüş liderine bağlı olarak görevlerini yaparlarken, hafızaya zaman-zaman karşı geldiyseler de asla hakkına tecavüz etmediler.


         Kırk yıllık süreç içinde genel başkan olmak isteyenler bazı önemli şahsiyetler Milli görüş liderine ve hafızaya ısrarlı bir şekilde görev bize verilmelidir dedikleri halde verilmeyince ayrılarak başka bir merkezde yer almışlardır.


         Bazıları da  yeni merkez kurarak, kendilerinin planladıkları veya önlerine koyulan, planlamış yoldan yürümeyi uygun görmüşlerdir.  Milli görüş evinden ayrılan arkadaşlar, ayrılırlarken büyüdükleri evden tabir caizse bir kısım eşyaları da alıp götürmüşlerdir.


        


 


         Tabanın ve bazı iç ve dış çevrelerin baskısıyla, Erbakan Hocamızın ilkeli onayı ile Sayın Numan Bey Saadet partisinin Genel başkanlığına getirilmiştir. “Zan’ın birçoğundan kaçınınız..” ayeti gereğince  az bir zanla şunu söyleyebilirim. Tabanın ve bir kısım iç ve dış çevrelerin gücüyle Genel başkanlığa getirildiğine inanan, bazı art niyetli istismarcılar, Sayın Numan Bey’e 4. olağan üstü kongreyi yaptırarak kendiside bu plana alet olarak partiyi karıştırdılar.


         Saadet partisinin bölünmeden büyümesi için Genel Başkanlık kodluğuna oturan şahsın ve partinin merkez yürütme kurulunda görev alan şahsiyetler, dıştan içeriye sokulmak istenen şu düşüncelere itibar etmemelidirler Milli görüş liderinin makamına hiç birinin gözü olmamalıdır.   Partinin hafızası olan şahsiyetin fikirlerine hırsla karşı gelinmemelidir. Başından itibaren Milli görüş lideri Erbakan hocanın yanında bulunan insanlara dolaylı ve dolaysız hakaretlerde ve piyasada dolaştırılan temelsiz uydurma dedikodulara müsaade edilmemelidir. Milli görüşün temel aldığı ana kaynaktan asla taviz verilmemelidir. İlkesiz bir Saadet partisinin diğer partilerden hiçbir farkının olamayacağını düşünerek taşınan misyona zarar vermemelidirler.


         Milli görüşün ana çekirdeğinde yanlış ve hata yapan insanların olduğunu düşünsek bile, bu insanları elimize geçen ilk fırsatta tasfiye etmek, Erbakan Hocaya hakaret olduğunu düşünmeliyiz.   Milli görüşün ana merkezini atom çekirdeğine benzetirsek ki öyledir. Nasıl ki atom çekirdeğinin etrafında negatif yüklü elektronlar ile pozitif yüklü protonlar varsa ve onlarsız da atom olmuyorsa aynı şekilde negatif ve pozitif enerji vermeyen insanlar, Milli görüşün ana çekirdeğinde olmazsa istediğimiz sağlıklı bir fikri ve enerjiyi üretemeyiz. Pozitif ve negatif enerji taşıyan insanlar milli görüş liderinin kontrolün de olduğunu da bilmeliyiz. 


         Merkez karar yönetim kurulunda görev alan negatif ve pozitif fikir yüklü insanlar,  fikir üretirlerken, milli görüş ilkelerinden asla taviz vermemelidirler. Ana ilkelerden ayrılmayan insanları, şuurlu taban sen neden negatif veya pozitif yüklüsün diyerek sevemezlik yapamaz. 


          Milli görüş teşkilatlarının içinde hiçbir fikir ürütmeyen, sadece dışarıdan içimize sokulan, tahribatı uzun vadeli olan cümleleri, şuursuzca kullanan beylerin dikkati çekilmelidir. Mesela “ Ben hümanistim, ideolojim yoktur. Her bir fikre ve düşünceye açığız diyorsak, bu düşünce ve inanç gruplarını çekirdek kadronun içinde yer vermekten çekinmemeliyiz. İçimizde elbette fikir ayrılıkları olacaktır. “ACILIM” kelimesi ile içimize sokulan, bu ve benzeri fikir ve düşünceler, Milli görüşün ilkelerinin bozulmasına, dolayısıyla tavanda ve tabanda ayrışmalara sebebiyet vermiştir. Acılımla aralanan kapıdan içeriye doğru giren ilkesiz insanların tutumlarına sesiz kalarak göz yumanlarda ayrıca hesaba çekilmelidir. 


         Sonuç olarak birlik ve beraberliğimiz için, Milli görüş lideri Erbakan Hocanın himayesinde ve Oğuzhan’ın hafızasında yeniden bir araya gelinmelidir.13-9-2010


Selam ve dua ile.


                                                                                             Alaettin KÖKSAL




Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 14.09.2010 11:20:08
Kaynak : alıntı
Yazıyı Ekleyen : mrv
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 1448 kez okundu.
mrv bugüne kadar toplam 118 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

KIYMETLİ KADIN İSİMLERİ

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

Ölüme rüya, kabir azabına kabus demek doğru mudur?

Kadın-gözyaşı


Bugün Hiç Okunmadılar..

MÜFTABİN NEDEMEKTİR?

İHTİYARLIK NİMETİ

Serdardan mısralar

Bollukla da İmtihan Olunur Yoklukla da

Tek Bir Tuz Tanesi Bile Allah’ın Yüce Varlığını Görebilmek İçin Yeterlidir


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
kubuş , aysel , cahit , erem , asudenaz 35 , rümeysa , derman , iklimma , 06oguz06 ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

selimcanimHorasanibnisiteetekkalmazharam aylarzilzalEZAN

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   nursevval
   meçhul-19
   17emregs
   *(zeynep_1)*
   BritneyS

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.