MİLLETE TEŞEKKÜR EDEN BAŞBAKAN’A
BİZLERDE TEŞEKKÜR EDİYORUZ.
Kim ne derse desin, ne yazarsa yazsın, Sayın Başbakan milletin gönlünde yer almayı başarmıştır. İnandığı doğrular üzerinden konuşmayı becerebilen, inandığı gibi yaşamaya çalışan, yaşadıklarını ve inandıklarını toplumla paylaşmak için mücadele eden bir Başbakan’a elbette teşekkür etmeliyiz.
Bir insana teşekkür etmek her söylediğini ve yaptığını kabul etmek değildir. İnsanların doğru ve yanlışlarına şuurlu bir şekilde evet veya hayır demek insan için ayrı bir erdemliktir. Onurlu insan her akşam kendini hesaba çekerek kendi- kendi eleştirebilmelidir.
Nefsin esaretinden kurtulamayan, siyasi hırs ve hasetle yola çıkanlar, milletin gönlünde yer bulamayacakları gibi ülkenin yararına da hizmette yapamazlar. Ayrıca kendilerine gönül veren insanları da uzun süre bir araya tutamazlar.
Şuurlu insanlar yazılan her makaleyi, ileriye sunulan her bir fikri ve düşünceyi önyargısız bir şekilde sabırla dinlemelidirler. Önyargılardan kurtulamayan karşı tarafı dinlemeden, söylediklerini anlamadan konuşanlar, doğru yaptıkları zannıyla çoğu kere yanlışa düştüklerini anlamalıdırlar.
Özelikle siyasi partiler birbirlerini dinlemelidirler. Hırs, haset ve hamasetle milletin huzuruna çıkarak milletin kafasını karıştırmamalıdırlar. Her bir siyasi parti milletin önüne ülkenin ve milletin yararına olan projeleriyle çıkmalıdır. İktidardaki partinin yanlışlarını ve doğrularını çekinmeden topluma anlatmalıdırlar. Bu şekilde davranabilen partiler milletin gönlünde yer bularak geleceğin iktidar adayı olurlar.
Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bugüne kadar katıldığı 7 seçimden başarılı çıkmanın sırrının ne olduğunu araştıranlar bana göre teferruata takılarak esastan uzaklaşmışlardır. Bana göre Sayın Başbakanın başarısı üç ana sebebe dayanmaktadır.
1- Yıllarca milletin inanç değerlerine, yaşam tarzlarına giyim ve kuşamlarına yapılan baskılar, ayrıca hür iradeleriyle seçtikleri insanlara yapılan saygısızlık ve haksızlıklardır.
2- Parlamento içinde ve parlamento dışında kalan siyasi partilerin, AK Partisinin hayırlarına motor, yanlışlarına fren olacak yapıcı ve etkileyici bir muhalefetin oluşturulamadığıdır.
3- Siyasi partilerimiz bir kısmı, milletin su anki düşünce yapısını iyice analiz etmeden, üredikleri siyasi söylemlerinden dolayı başarılı olamıyorlar. Millet muhafazakâr demokratlığa yakın bir düşüncededir. Bu düşünceyi iyice analiz eden AK Partisi bu doğrultuda siyasi fikir ürettiğinden başarılı olmuştur.
AK Partisi muhafazakâr demokrat bir parti olduğunu söyleyerek, kendine siyasi bir yol haritası çizmiştir. Bu haritada herkesin fikrine inancına saygılı olan liberallere, gerçek sosyal demokratlara, milliyetçilere ileri adım adamayan milli görüşçülere dini hassasiyetleri olan muhafazakârlara inanç gruplarına farklı ırk mensuplarına yer vererek Türkiye partisi olmayı başarmıştır. Bu yönüyle de Sayın Başbakan tebrik edilmelidir.
CHP Muhafazakârlıktan MHP milliyetçi muhafazakârlıktan uzak politikalarla halkın karşısına çıktıkları için başarılı olamıyorlar. Milli görüşçüler muhafazakârlığın daha ilerisini, milletin özünü seslendirdikleri halde, milletimiz bu görüşe itibar etmesine rağmen, şuan bu anlayışa evet diyerek geçit vermediği için, sayısal bir güce erişemiyor.
Milli görüşçüler, sayısal güç elde etmek için ilkelerinden taviz vererek Erbakan Hocamızın ifadesiyle 61. parti olmamalıdırlar. Yıllar yılı ilkeli duruşlarıyla iktidar ve muhalefete iken ileri sürdükleri fikirleriyle ve yaptıkları icraatlara milletin ufkunu açarak, siyasi partilerin söylem ve eylemlerini, milletin istek ve arzuları istikametine çevirme yönündeki başarılarını unutmamalıdırlar.
Milli görüşçüler, ilkesiz bir duruşla geriye doğru adım atarak iktidar olacaklarını düşünmemelidirler. Milletimiz er veya geç milli görüş çizgisine gelerek milli görüşe yol verecektir. Bilelim ki tüm siyasi partiler milli görüşün iktidarı için peşrev çekmektedirler. Bu yolda ciddi mesafeler alınmıştır. Milli görüş Türkiye ve dünya gündeminde yerini almıştır.
Başarının teferruatına boğulanlar özetle şu fikirleri ileri sürmektedirler. “ AK Partisi iktidar olmasına rağmen, düzenin statükocu ( mevcut durumu) anlayışını, bürokratik oligarşiyi eleştiriyor. Gelenekle modernliği bir arada yürütüyor. Halkla ilişkilerde başarılı olmuştur. Dünyadaki değişimi ülkemizdeki dönüşümü iyi okumuştur.”
Başarının sırrını sadece bu ve benzeri şeylerde görenler esası göremiyorlar veya esastan kaçıyorlar. Asıl olan milletin hür iradesine ve inanç değerlerine saygılı olmaktır. AK Partisi Asıl olan esasa ve teferruatlara sahip çıktığı için başarılı olmuştur.
İcraata gelince istenilen manada başarılı olamadıklarını Sayın Başbakan da söylüyor. Ayaklarına takılan prangaların kaldırılması için anayasa değişikliği için halkın onayına başvurdular. Yeni anayasa için millete söz verdiler. Millet de % 58 evet diyerek buyurun yolunuz açık olsun demek suretiyle onay vermiştir. Milletin evetlerini ve hayırlarını iyi okuyan Başbakan millete teşekkür etmiştir. Bizde kendisine teşekkür ediyoruz.
Milletin verdiği bu karara tüm siyasi partiler saygı göstermelidirler. Tüm siyasi partiler yeni bir anayasanın şart olduğunu söyledikleri için, saygının gereği olarak milletin isteklerine cevap verecek yeni bir anayasayı, siyasi partiler elbirliği yapmalıdırlar.16-Eylül-2010 -- Alaettin KÖKSAL