Nafaka için harcananın hepsi Allah yolunda harcanmış gibidir, bina için harcanan müstesna, bunda hayır yoktur.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Cuma gününde öyle bir saat vardır ki, şayet bir müslüman kul o saate rastlar da Allah’tan bir hayır isterse, Allah onu kendisine mutlaka verir.


Yazı eklemeye vaktiniz yoksa
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Genel Makaleler » MEV'UDE:


MEV'UDE:
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...

anneler kız çocuklarını hep ağlayarak sevdiler.
ağlayarak süslediler ölüme...
ağlayarak hadi dayına gidiyorsun dediler.
sen yokken sultânım,
canlı canlı toprağa gömülmenin adıydı dayıya gitmek.
anne yüreğinin çıldırtan çaresizliğiydi.
ve yavrusunun ölüme gidişini seyretmesiydi...


sözlerine sahip dursun ali erzincanlı şiiridir. dursun ali erzincanlının yorumu ise zaten tartışılamayacak kadar güzeldir.



MEV' ÛDE; küçükken diri olarak gömülüp öldürülen kızcağız demektir ki, ve’d kökünden türetilmiştir. Ve' d aslında evd gibi ağır basmak manasıyla ilgili olup cahiliye Araplarının kız çocuklarını diri diri toprağa gömme şeklindeki âdi âdetlerine denilir. Tefsircilerin yazdıklarına göre cahiliye Araplarında bu çirkin âdet yaygın idi ve bunu türlü türlü yaparlardı. Kimisi kızlar yüzünden bir ar gelmek korkusuyla yapar, kimisi parasızlık ve besleyememek korkusuyla yapar, kimisi de melekler Allah' ın kızlarıdır, dediklerinden dolayı kızlarını da meleklere katmak üzere, Allah' a daha layıktırlar diye yaparlardı. Alûsî' nin yazdığına göre, bir değil birçok kişi şöyle demiştir:
Bir adamın bir kızı doğduğu vakit öldürmeyip, hayatta bırakmak istediği zaman ona yünden veya kıldan bir cübbe giydirir, çölde koyun veya deve güttürürdü. Öldürmek istediği takdirde de bırakır, altı yaşlarına doğru gelince anasına, "bunu temizle, süsle, hısımlarına gezmeğe götüreceğim" der, oysa çölde bir kuyu kazmıştır, onu oraya götürür, "bak şunun içine" der, sonra arkasından iter ve üzerine toprağı yığar, kuyuyu yerle dümdüz edene kadar örterdi. Bir de gebe kadın, vakti yaklaştığı zaman bir kuyu kazar, ağrısı tutunca başına gider, kız doğurursa kuyunun içine atar, oğlan doğurursa alıkoyardı, denilmiştir. Kâmus Şârihi der ki: Cahiliye devrinde Araplar kız çocuklarını açlık veya ar gelme korkusundan kabre gömerdi. Bazıları açlık korkusundan erkek çocuğunu dahi gömerdi. "Diri diri toprağa gömülen kıza sorulduğunda" âyeti bu konuyla ilgili olarak inmiştir.



MEV’ÛDE*

I.
En sondan bir önce, annemin elleri okşamıştı uzun saçlarımı. Bütün kirlerinden arındırmış, ipek gibi taramıştı. Öyle büyük bir kuvvetle atmıştı ki örgünün ilmeklerini, saç diplerimde bıraktığı sızı hala taptaze… Annemin gözlerinde donup kalmış hayallerimizin solgunluğu, sessizce dokunmuştu yüreğime. Sanki bana bir şeyler anlatmayı diliyordu. Ve o an, belki de hayatta en çok isteyebileceği bir şeydi bu. “Olmadı” deyip, saçlarımı her defasında yavaşça, incitmeden çözüşü ve yine, yeniden örmeye başlaması, zamandan birkaç dakika daha koparabileceğini düşündürüyor olmalıydı ona. Oysa sadece yanımda kal dese… Kalacaktım…
Ama ne yazık! Kalamadım anne affet beni…
II.
Ve en son babamın avuçlarına değdi ellerim. Son bir defa kapıdan çıkarken dönüp ardıma baktığımda, annemin gözlerine değdi yüreğim. “ Hadi kızım dayına gidiyorsun” kelimeleri nasıl döküldü dillerinden anne? Nasıl bir araya geliverdi dudakların da ses tellerin o en büyük acıyı maddeleştirdi? O öpülesi, bal dillerinden duymalı mıydım bu cümleyi?
Verme ellerimi hain törelere anne…!
Tut beni sımsıkı, o pak sinende kokla. Yavrum de, evladım de… Yeter ki konuş benimle yine eskisi gibi. Ezilen bütün anaların dili ol, yüreği ol, ateşi ol… Senden başka hiç kimsenin eline düşürmeden koynunda sakla. Peki ama neden yapamadın anne? Beni nasıl koruyacağını öğretmediler mi sana? Bir ceylana baksaydın, bir kartala, ya da vahşi ormanlarda var olan, ama inadına yavrusunu koruyan kaplanlara, aslanlara… Ah! N’olurdu? Senden başkasının eline düşürmeseydin beni…
Bırakmazlardı biliyorum. Çağımız Cahiliye… Kendisine kız çocuğu müjdelendiğinde yüzü öfkeden simsiyah kesilen babaların duyduğu utancı taşıyor benim babamda… Bu sebeple, mutlaka kurtarmalıyım sizi bu utançtan. Kız olarak doğmanın bedelini ben de ödemeliyim. Fakat benden sonra gelecek asırların hangisinde rahat edecek kız çocukları bilmeliyim. Benim ödediğim bedelle, dinecek mi sence bu zulümler… ?
Anneciğim! Sen üzülme yeter ki… Ben dayıma gitmediğimi bilsem de, öyle bir mutlulukla koşup tutacağım ki babamın avuçlarını. Düğüne gider gibi, dayıma gider gibi… Üzme kendini…

III.
Yüreğim gibi, ellerim de küçücüktü halbuki… Babamın sıktığı ellerim… Onun kocaman avuçları içinde kaybolur giderdi…
Susuyorum…
Üzerimde bayramlarda giyindiğim o güzel elbisem. Günün birinde babamın öylesine pazarda görüp satın aldığı, getirip avuçlarıma bıraktığı o elbise. Ondan aldığım tek hediye bu. Nasıl aldığını anlayamamıştım bile. Bir nebze de olsa babam olduğunu hissettirdiği o gün… Bayramların, özel günlerin, düğünlerin, sevinçli günlerin dışında annem kıyamazdı giydirmeye… Niye giydirdi ki bu elbiseyi suçlu bedenime? Bundan sonra hiçbir işe yaramayacağını biliyor. Zaten benden sonra bir başka kız çocuğu da giysin istemiyorum. Belki bu son olur diyorum. Belki ben son kurban olurum.
IV.
Son kez yürüyoruz el ele… Ellerim babacığımın ellerinde. Üzerinde hala sıcaklığı, ıslaklığı duruyor. Ve yanağımda annemin kondurduğu son öpücüğün gizemi yaşıyor… Geldiğimiz yerler dayımdan çok uzaklarda. Dayıma da gitmek istemem. Onun da var bir utancı. Onun da var bir kız evladı.
Ellerimin yerine büyük bir kazmayı tutuyor babam. Toprağı hızla, kan ter içinde kalarak kazıyor sonra… Ah! Babacığım… Üstün başın toz toprak içinde kalmış. Bırak da temizleyeyim. Sana bir şey olmasın sakın… Bırak da beni koyu topraklar sarmalasın ana kucağımın yerine. Düşsün tertemiz bedenim toprağa… Diri diri gömüleyim… Gözlerimde annemin sessiz haykırışları kalsın bir tek, ellerimde senin son dokunuşun. Üzülmeyin sakın, siz üzülmeyin yeter ki… Sizi üzmeyi hiç istemezdim… Annem ağlamasın ardımdan. Affedin beni…
Ve kefenim olsun bu bayramlık elbisem…
Diri diri gömüldüğüm günde…
V.
Adım Mev’ûde’ dir artık… Ne Fatma, ne Ayşe, ne de Meryem… Diri diri toprağa gömülen bütün kız çocuklarıyla paylaştığım ortak kaderimin yanında, ortak bir isimle de adlandırılıyorum artık.
Sol yanımda duran acı taze… Ölümün acısı değil, ele verilmenin acısı bu.
Kaç anne ele verdi yavrusunu benden sonra? Diri diri gömülmenin suçu yüklendi mi onlarında omuzlarına? On dört asır sonra bile devam eden kaç gömülüş yaşandı geçen dakikalarda?

VI.
Ana rahminden kazınıp, parça parça edilen bebeklerin suçu da benimkiyle aynımıydı?
Töre cinayetlerine kurban verilen bedenler…
Başörtüsü yasağı sebebiyle, kızların başlarından sıyırdıkları safiyet ve kimliklerinin bedeli kimde? Başörtülü kız evlatları da dini kimliklerini, yaşam şekillerini diri diri toprağa gömmüş olmuyorlar mı? Her zorba değişimin, diğer adı gömülüş olmalı…
Peki ama, podyumlarda üç beş kuruşa satılan masumiyetlerin bedelini kim ödeyecek?
Diri diri toprağa gömülen kız çocuğuna, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğunda, tüm bunların cevabını kim verecek…?



Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 15.06.2009 19:02:46
Yazıyı Ekleyen : zuvay
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 1518 kez okundu.
zuvay bugüne kadar toplam 268 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

KIYMETLİ KADIN İSİMLERİ

umre ve cuma namazı

Kuran Arapçadır, Ama Hükümleri Evrenseldir


Bugün Hiç Okunmadılar..

SAKLASAM OLMUYOR YAZSAM OLMUYOR

Her İnsan Ölecek Yaştadır..

bana ceza

GÜLÜN ÖLÜMÜ...

YILBAŞINI KUTLAMAK GÜNAH MIDIR???


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
duygu , nureddinbayram , parola27 , blacklion_107 , asfalt_kovboyu , tuum , ayferkanw , SEVGİEKİZLER , yaren yaman ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

tebarekegooglemescitSamirisahabelermembersseyfullahbokziyaretreci

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   askbiryalan
   ya_resullah
   canpare
   Hazarbeyoğlu
   kalpsiz

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.