Bağışını geri alan kimsenin durumu şu köpeğin durumu gibidir: Yalını yer, iyice doyunca kusar. Sonra kusmuğuna tekrar dönüp onu yer.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Bir kısım insan vardır, Allah'ın mülkünden haksız bir surette mal elde etmeye girişirler. Halbuki bu, Kıyamet günü onlara bir ateştir, başka değil.


..:: Linkler ::..
dedektor, football news, Çiçek, Online Strateji Oyunu, Dergi, Kredi

..:: Reklam ::..
Gün'e islamiyazılar ile başlayın
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Bayram & Kandil Mesajları » MİRAÇ KANDİLİ


MİRAÇ KANDİLİ
 
 








Hicretten bir yıl önce, Receb ayının
27' sinde
Cuma gecesi vuku bulan bu mucizeye Mirac
denir. Resulullah "aleyhisselâm", miraca, ruh ve bedeni ile uyanık bir halde
çıktı. Mirac gecesinde O' na nice ilahi hakikatler gösterildi ve beş
vakit namaz bu gecede farz kılındı.
Mirâc’dan önce, yalnız sabah ve
ikindi namazı vardı. Mirâc gecesi, akşam namazı 3 rekât, öteki namazlar 2 rekât
farz oldu. Medine-i Münevvere’de ikinci emirle sabah ve akşamdan başkası 4
rekâte çıkarıldı. Hicretin 4. yılında bunlar, misafir için, yine 2’ye indirildi.
Ezân okumak da hicretten önce Mekke’de, Mirâc Gecesi başladı. Hicretin 1.
senesinde, namaz vakitlerini bildirmek için emrolundu. Ayrıca Bekara suresinin
son iki ayet-i kerimesi ihsan edildi. Mirac; Kur' an-ı kerimde, İsra ve
Necm suresi
ile bazı hadis-i şeriflerde bildirilmektedir.

 

İslâm âlimleri buyurdu ki: “Mirâc ruh ve ceset ile birlikte
oldu. Âyet-i kerîme ile sabit olduğundan, Mekke' den Kudüs' e götürüldüğüne
inanmayan kâfir olur. Göklere, bilinmeyen yerlere götürüldüğüne inanmayan ise
sapık olur.”
 
Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, Mirâc’da
Cenneti, Cehennemi, sayısız şeyleri görüp, Kürsî, Arş ve Ruh âlemlerini geçip,
bilinmeyen, anlaşılamayan, anlatılamayan şekilde, mekânsız, zamansız, cihetsiz,
sıfatsız olarak Allahü teâlâyı gördü.
Hiçbir mahlûkun bilemeyeceği,
anlayamayacağı nimetlere kavuşup bir anda, Kudüs' e ve oradan da Mekke-i
Mükerreme’ye geldi. 

........

Peygamber Efendimize; "Rabbini sena eyle!" buyrulduğunda,
O hemen; "Ettehiyyatü lillahi vessalevatü vettayyibat" (yani,
bütün lisanlar ile olan medhler, övgüler ve senalar, beden ile olan hizmetler ve
taatler, mal ile olan iyilikler ve ihsanlar Allahü teâlâ için olsun)
dedi.
Önce Allahü teâlâ, Habibine gözsüz, kulaksız, vasıtasız, mekansız
olarak; "Esselamü aleyke eyyühennebiyyü ve rahmetullahi ve
berekatüh...
(Ey Resulüm! Selamım, bereketim ve rahmetim senin üzerine
olsun)" buyurarak, selam verdi.
Peygamber efendimiz; "Esselamü
aleyna ve ala ibadillahissalihin...
(Ya Rabbi! Bize ve salih kullarına
da selam olsun)" diye cevap verdiler.
Bunu işiten melekler, hep bir ağızdan;
"Eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühu ve
resulüh...
(Gözümle görmüş gibi bilir ve inanırım ki, Allahü teâlâdan
başka ilah yoktur. Muhammed aleyhisselam O' nun kulu ve resulüdür)"
dediler.
Allahü teâlâ buyurdu ki: "Ey Habibim! Benim misafirimsin.
İste benden ne istersen!.."
Resulullah efendimiz; "Ümmetimi
isterim ya Rabbi"
dedi.
Hak teâlâ, bu suali yedi yüz defa
tekrarladı. Resulullah efendimiz hepsinde; "Ümmetimi isterim"
diye cevap verdi.
Allahü teâlâ; "Hep ümmetini istersin"
buyurunca, O; "Ey Rabbim! Dileyen benim, veren sensin. Cümle ümmetimi
bana bağışla"
diye taleb etti.
Cenab-ı Hak; "Eğer ümmetinin
hepsini şimdi sana bağışlarsam, benim rahmetim ve senin izzetin zahir olmaz. Bir
kısmını şimdi sana bağışladım. İki kısmını tehir ettim. Kıyamet günü sen
dileyesin, ben bağışlıyayım. Ta ki, benim rahmetim ve senin izzetin

(şerefin) belli olsun" buyurdu.
 
Sevgili
Peygamberimiz "aleyhisselâtü vesselâm" bir hadis-i şeriflerinde buyurdular
ki:

 

"O gece (Mirac gecesi), Allahü
teâlâdan cümle ümmetimin hesabını bana ısmarlamasını istedim.
Hak teâlâ
buyurdu ki:
"Ya Muhammed! Bundan muradın odur ki, hiç kimse,
ümmetinin kabahatlerine muttali olmasın. Benim muradım odur ki, sen şefkatli
peygambersin, yabancılara olduğu gibi, senden dahi kabahatleri ve çirkin işleri
örtülü olsun.
Ya Muhammed! Sen onların yol göstericisisin. Ben onların
rabbiyim. Sen onları yeni gördün. Ben evvelden ebede onlara nazar ettim ve nazar
ederim.
Ya Muhammed! Eğer senin ümmetin ile söyleşmeği sevmeseydim, kıyamet
günü onları hesaba çekmezdim. Büyük ve küçük hiç bir günahlarını
sormazdım."

........

Resulullahın "aleyhisselâm" sualleri
:
 
Peygamber Efendimiz Miracda Cenab-ı Hakka sorduğu
sualleri ve aldığı cevapları bir hadis-i şeriflerinde şöyle anlatır:

 

Dedim ki: "Ya Rabbi! Cebrail' e altı yüz bin kanat verdin.
Buna karşı bana olan ihsanın nedir?"
Hak teâlâ buyurdu ki: "Senin bir kılın
bana Cebrail' in altı yüz bin kanadından sevgilidir. Senin bir kılın sebebiyle,
binlerce asi günahkarı kıyamet günü azad ederim. Ya Habibim! Cebrail kanadını
açsa, doğu ile batı arasını doldurur. Sen şefaat etsen, doğu ile batı arası asi
dolu olsa, hepsini sana bağışlarım."

 

Dedim ki: "Pederim Âdem' e (aleyhisselam) karşı melekleri
secde ettirdin. Buna karşı, bana olan ikramın nedir?"
Hak teâlâ buyurdu ki:
"Meleklerin, Âdem' in önünde secde etmeleri, senin nurunun, onun alnında olması
sebebiyledir. Ya Habibim! Sana ondan üstün şey verdim. İsmini ismime yakın
eyledim ve Arş-ı ala üstüne yazdım. O zaman Âdem yaratılmamış idi, namı ve
nişanı yok idi. Senin ismini gökler kapısında, hicablar üzerinde, Cennetler
kapısında, köşkler ve ağaçlarda, Cennet' in her yerinde yazdım. Cennet' te,
üzerinde "La ilahe illallah Muhammedün resulullah" yazılmış olmayan hiçbir şey
yok idi. Bu mertebe, Âdem' e verilen mertebeden daha üstündür."

 

Dedim ki: "Ya Rabbi! Nuh' a (aleyhisselam) gemi verdin. Buna
karşı bana ne ihsan eyledin?"
Buyurdu ki: "Sana Burak verdim ki, bir gecede
yerden Arş' a eriştirdim. Cennet ve Cehennem' i gördün. Ümmetine de mescidler
verdim ki, kıyamet günü gemilere biner gibi ümmetin o mescidlere binip, Sırat' ı
göz açıp yumacak kadar zamanda geçip Cehennem' den halas olurlar."

 

Dedim ki: "Ya Rabbi! İsrail oğullarına kudret helvası ile
bıldırcına benzer kuş eti indirdin."
Hak teâlâ buyurdu ki:
"Sana ve
ümmetine, dünya ve ahıret nimetini ihsan ettim. Ya Habibim! Sana bir sure verdim
ki, ona benzer bir sure Tevrat' ta ve İncil' de yoktur. O sure Fatiha' dır. Her kim
o sureyi okusa, vücudu Cehennem' e haram olur. O okuyan kimsenin ana ve babasının
azabını hafifletirim.
Ya Habibim! Ben, senden ekrem (kıymetli, üstün,
şerefli) kimse yaratmadım.
Ya Habibim! Her kim benim birliğimi kabul ederse
ve bana ortak koşmaz ise Cennet onlarındır. Böyle olan ümmetine Cehennem' i haram
ettim. Ümmetine karşı rahmetim, gadabımı aşmıştır.
Ya Habibim! Benim katımda
cümle halktan ekremsin, şereflisin. Kıyamet günü sana o kadar ikramlar yaparım
ki, cümle alem hayret eder.
Ey Habibim! Sen Cennet' e girmeyince, diğer enbiya
giremez. Senin ümmetin girmeyince, gayri ümmet giremez.
Ya Habibim! İster
misin ki, senin ve ümmetin için neler hazırladım göresin?"
"İsterim ya
Rabbi!" dedim.

İsrafil' e hitab edip; "Ey İsrafil! Kulum ve eminim ve
resulüm Cebrail' e de ki, Habibimi Cennet' e iletip, Habibim ve ümmeti için
Cennet' te neler hazırladım ise göstersin. Ta ki, mübarek hatırı endişeden halas
ola"
buyurdu."





Nasıl sevmiyeyim ki, bedenimde canımsın,  
Hürmetine var oldum,sebebi
hayatımsın. 
Damarımda kanımsın, bana benden yakınsın,
 Sen âşıklara
mâ’şûk ve hep canlara cânân.
                   
Her derde devâ sensin,
her rûha şifâ sensin,
Göze sürme, başa tâç, kalblere cilâ
sensin.
Habîbullahsın, fevk-i mele-i a’lâ sensin,
Başka kapı çalamaz,
seni biraz tanıyan.


........


Herkim geldi cihâna ve herkim ki gelecektir,
Hepsinin üstünde Sen,
serdârsın yâ Resûlallah!
 
Cihân bağında insan, ağaçtır  gayriler
yaprak,
Nebîler meyvedir, özü Sen yâ Resûlallah!
 

Şefâ’atin olmasa, hâlimiz hârâb günahdan,
Herderdimize dermân, hep
Sensin yâ Resûlallah!





Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 29.07.2008 10:09:23
Yazıyı Ekleyen : admin
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 714 kez okundu.
admin bugüne kadar toplam 3021 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Son yorumlananlar ::..

Yasasin Boykot Kardesligimiz..!!

uyku adabı

Gazzede yaşanan vahşet

*** BEY *** Okuyun lütfen herkes birgün yanlız kalacak (sizi biraz hüzünlendirecek)

göz yanılması çok ilginç


..:: Günün Yazıları ::..

İLGİNÇ

israil mallarına boykot‏

Namaz vakitleri saatleri cuma namazı vakti

merhamet resim

Dünyanın enleri


Bugün Hiç Okunmadılar..

Aşk ve Secde

TENBiHAT 1

Genel Mesaj

KUSS BİN SÂİDE, EFENDİMİZİN PEYGAMBERLİĞİNİ HABER VERİYOR

Güzel Dini Sözler


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
24erzincan , jeacklien , death , semih , alpalp1907 , MİRACC ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

dogakabir sualialak suresiecelbokssalih amelleezelhz lokmanmabudhalil

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   DİLŞADE
   admin
   polat
   asva
   kar

Tefekkür Yazarları
Ayşe Üzümcü , Şükran Taşdelen ,Zeynep Işık ,Nurcan Hazyadaranlı Emine Güneş

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. kendi yazınızı yazıyor iseniz adınızı belirtmek zorunda değilsiniz kullanici adiniz yazınızın altında yayınlanacaktır. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını saglayablirler. islamiyazilar.com yazarlarin kendi goruslerine saygi duymakla birlikte suc unsuru teskil eden yazilari yayinlamama veya yayinlanmiş olanlari yayından kaldırma hakkını saklı tutar.


eXTReMe Tracker
hosting