Cuma gününde öyle bir saat vardır ki, şayet bir müslüman kul o saate rastlar da Allah’tan bir hayır isterse, Allah onu kendisine mutlaka verir.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Biri diğerine ihanet etmediği müddetçe iki ortağın üçüncüsü ben olurum. Biri arkadaşına ihanet etti mi ben aralarından çekilirim.


..:: Reklamlar ::..
football news, Çiçek,

..:: Reklam ::..
İnternete güvenli bir başlangıç yapın
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Genel Makaleler » MİRAÇ GECESİ İLE İLGİLİ YAZI


MİRAÇ GECESİ İLE İLGİLİ YAZI
 
 
1)
Receb ayının yirmiyedinci gecesidir.
Mirâc,
merdiven demekdir. Resûlullahın göklere çıkarıldığı, bilinmiyen yerlere
götürüldüğü gecedir.


Mekke ehâlîsi îmân etmiyor. Müslimânlara çok sıkıntı
veriyordu. İşkenceye başlamış, işi azdırmışlardı. Resûlullah çok üzüldü.
Hicretden bir yıl önce, elliiki yaşında idi. Zeyd bin Hâriseyi alarak Tâife
gitdi. Tâif halkına bir ay nasîhat eyledi. Hiç kimse îmân etmedi. Alay etdiler.
İşkence yapdılar. Yuhâladılar. Çocuklar taşa tutdular. Ümmîdsiz, üzüntülü,
yorgun geri dönerken, mubârek bacakları yaralandı. Zeydin başı kan içinde kaldı.
Çok sıcak bir sâatde, yol kenârında, bitkin hâlde oturdular. Orada bulunan bağ
sâhibi, Rebî' a oğulları zengin Utbe ve Şeybe adında iki kardeş, köleleri Addâs
ile, birer salkım üzüm gönderdi.
Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem"
üzümü yirken Besmele okudu. Addâs "radıyallahü teâlâ anh", o zemân hıristiyan
idi. Bunu işitince şaşırdı. (Yıllarca buralardayım. Kimseden böyle söz duymadım.
Bu nasıl sözdür?) dedi.
Resûlullah: Sen neredensin?
buyurdu.
Addâs: Nineveliyim, dedi.
Resûlullah: Yûnüs
aleyhisselâmın memleketinden imişsin,
buyurdu.
Addâs: Sen Yûnüsü
nereden tanıyorsun? Onu, buralarda kimse bilmez, dedi.
Resûlullah: O
benim kardeşimdir. O da, benim gibi Peygamber idi,
buyurdu.
Addâs:
Bu güzel yüzün, bu tatlı sözlerin sâhibi yalancı olmaz. Ben inandım ki, sen
Allahın Resûlüsün, dedi. Müslimân oldu. Yâ Resûlallah "sallallahü teâlâ aleyhi
ve sellem"! Yıllarca bu zâlimlere, bu yalancılara kulluk ediyorum. Herkesin
hakkını yiyorlar. Herkesi aldatıyorlar. Hiç iyi tarafları yok. Dünyâlık
toplamak, şehvetlerini yapmak için her alçaklığı göze alıyorlar. Onlardan nefret
ediyorum. Sizinle birlikde gitmek, size hizmetle şereflenmek, câhillerin,
ahmakların size yapacağı saygısızlıklara hedef olmak, mubârek vücûdünüzü korumak
için fedâ olmak istiyorum, dedi.
Resûlullah, tebessüm buyurdu: Şimdi
efendilerinin yanında kal! Az zemân sonra, adımı her yerde işitirsin. O zemân
bana gel,
buyurdu. Bir müddet istirâhat edip, yaralarını, kanlarını
sildiler. Mekkeye yürüdüler. Karanlıkda şehre girdiler. Her taraf düşman idi.
Gidecek bir yer yokdu. Birkaç ay Mekkede çok sıkıntılı geçdi. Bir gece
[Receb ayının yirmiyedinci gecesi] amcası Ebû Tâlibin kızı
Ümm-i Hânînin Ebû Tâlib mahallesinde bulunan evine geldi. Ümm-i Hânî, o zemân
îmân etmemişdi. Kimdir o? dedi.
Resûlullah: Amcan oğlu
Muhammedim
"sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem". Kabûl edersen,
müsâfir geldim
buyurdu.

 

Ümm-i Hânî "radıyallahü teâlâ anhâ": Senin gibi doğru sözlü,
emîn, asîl, şerefli müsâfire can fedâ olsun. Yalnız, teşrîf edeceğinizi önceden
bildirseydiniz, birşeyler hâzırlardım. Şimdi yidirecek birşeyim yok, dedi.

Resûlullah "sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem": Yiyecek, içecek istemem.
Hiçbiri gözümde yok. Rabbime ibâdet etmek, yalvarmak için bir yer bana yetişir,
buyurdu.

 

Ümm-i Hânî, Resûlullahı "sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem"
içeri alıp, bir hasır, leğen, ibrik verdi. Gelen müsâfire ikrâm etmek, onu
düşmandan korumak, arablar için en şerefli vazîfe sayılırdı. Bir evdeki müsâfire
zarar gelmesi, ev sâhibi için büyük yüzkarası olurdu. Ümm-i Hânî düşündü. Bunun
Mekkede düşmanları çok. Hattâ öldürmek istiyenler var. Şerefimi korumak için,
sabâha kadar Onu gözeteyim, dedi. Babasının kılıncını alıp, evin etrâfında
dolaşmağa başladı. 
 





Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 29.07.2008 10:24:06
Yazıyı Ekleyen : admin
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 124 kez okundu.
admin bugüne kadar toplam 2888 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Haftanın Konuğu ::..

Bu haftanın konuğu "sky", üyelerimizin sorularını bekliyoruz.

..:: Son yorumlananlar ::..

; AZRAİL; :)

BAŞÖRTÜLÜ KIZIN İBRET ALINACAK RÜYASI

daha kuran ne desin!

ÇOK GÜZEL VE ANLAMLI BİR YAZI

islami sözler (resimli)


..:: Günün Yazıları ::..

İLGİNÇ

namaz

Efendimiz'i (s.a.v) Hayatimiza Rehber Edelim mi?

Duyuyor musun abdest alırken dökülen günahların çığlıklarını?

Onlar gidendi´bense Kalmayan


..:: Online Üyeler ::..

admin ,

Doğum Günü Bugün Olanlar
gülşen ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

bazenseninhelal haramsemudALKOLhz.haruncenab-itebarekebayram hocaduyuru

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   ThaLeBe
   ozkent
   türkoğlu12
   kangal
   tulan

Tefekkür Yazarları
Ayşe Üzümcü , Şükran Taşdelen ,Zeynep Işık ,Nurcan Hazyadaranlı Emine Güneş

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. kendi yazınızı yazıyor iseniz adınızı belirtmek zorunda değilsiniz kullanici adiniz yazınızın altında yayınlanacaktır. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını saglayablirler. islamiyazilar.com yazarlarin kendi goruslerine saygi duymakla birlikte suc unsuru teskil eden yazilari yayinlamama veya yayinlanmiş olanlari yayından kaldırma hakkını saklı tutar.


eXTReMe Tracker
hosting