Bir kimse, iflâs edenin yanında malını aynen bulmuş ise, bu mala o, herkesten daha ziyâde hak sâhibidir.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Himmet yönüyle insanların en yücesi hem dünya hem de ahiret işine himmet gösteren mü'mindir.


Başlangıç sayfanıza talibiz
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Allah'ın İsimleri » La İlahe İllallah Sözü Ne Zaman Fay..


La İlahe İllallah Sözü Ne Zaman Fayda Verir?
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...

“La ilahe illallah” ın fayda verebilmesi için söyleyen kimsenin bu kelimenin manasını bilip, bu mana gereğince amel etmesi gerekir.

Bazı insanlar birtakım naslardan delil getirerek “La ilahe illallah” ın sadece telaffuz edilen bir sözden ibaret olduğunu iddia ediyorlar.

Şeyh Süleyman b. Abdullah bu iddiaya şu şekilde cevap veriyor:

İtban’dan (r.a.) Rasulullah (s.a.v.) şöyle dedi:
“Allah kendi rızasını kazanmak için ‘La ilahe illallah’ diyen kimseye Cehennemi haram kıldı.” (Buhari, Rikaak: 6; İstitabe: 9; Müslim, İman: 47; Tirmizi, İman: 17; Ahmed b. Hanbel, Müsned: 4/44.)

Muaz b. Cebel (r.a.) binek üzerinde yolculukta Allah Rasulü’ne (s.a.v.) arkadaşlık ettiğinde Nebi(s.a.v.) ona:
“Ya Muaz!” diye nida etti.

Muaz b. Cebel:
“Buyur Ya Rasulullah! Hazırım” dedi.

Rasulullah (s.a.v.):
“Allah, Allah’tan başka ibadete layık ilah olmadığına ve Muhammed’in onun kulu ve elçisi olduğuna şehadet eden her kula muhakkak ateşi (Cehennemi) haram kılmıştır.” (Buhari, Cihad: 46; Rikaak: 36; Müslim, İman: 49.)


Ubade b.Samit’den (r.a.) Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Her kim La ilahe illallah ve enne Muhammedun Rasulullah şehadetini getirirse Allah ona ateşi (Cehennemi) haram eder.” (Buhari, Enbiya: 47; Tefsir: 5/17; Müslim, İman: 46; Tirmizi, Kıyame: 10; Ahmed b. Hanbel, Müsned: 2/436, 5/292.)

Ebu Hureyre Rasulullah (s.a.v.)’tan şöyle buyurdu:
“Allah’tan başka ibadete layık ilah olmadığına ve benim de Allah’ın Rasulü olduğuma şehadet ederim. Her kim hiçbir şüpheye yer bırakmaksızın bu iki kelimeyle Allah’ın huzuruna çıkarsa Cennet’e girer. (Müslim, İman: 10.)

Rasulullah’ın (s.a.v.) “La ilahe illallah diyen kimse ateşe (cehenneme) girmez” (Buhari, İlim: 105; Müslim, İman: 10.) hadisi ve benzeri hadisler, bir çokları tarafından yanlış yorumlanmış, bazıları ise hadisler karşısında zorlanmış, hatta bunlara mensuh diyenler bile olmuştur.

Çünkü tevhid (La ilahe illallah) kelimesi; Allah’tan (c.c.) başka tapınılan ve saygı gösterilenleri reddetmeyi, Allah (c.c.) sevgisini, Allah’ın (c.c.) tüm emirlerine boyun eğmeyi ve teslimiyeti, Allah’a (c.c.) kamil manada itaati, samimi ve ihlaslı olarak şirkten uzak bir şekilde ibadet etmeyi, yasakladığını yasaklamayı, ver dediğini vermeyi, onun için sevmeyi, O’nun için buğzetmeyi gerektirir.

“La ilahe illallah” kelimesini dille söyleyen bir kimsenin bütün amellerini şirkten temizlemesi gerekir.

***

Şunu kesinlikle bilmemiz gerekecektir ki: Amaç, sadece bu kelimenin (La ilahe illallah’ın) lafızlarını saymak veya ezberlemek değildir.

Nitekim Vehb b. Münebbih kendisine “La ilahe illallah Cennetin anahtarı değil midir?” diye soran bir kimseye şu cevabı vermiştir:

“Elbette öyledir, ancak açacak olan anahtarın dişleri varsa! Bilindiği gibi hiçbir anahtar dişsiz değildir. Ancak dişleri olan bir anahtar getirirsen senin için Cennetin kapısı açılır, aksi takdirde açılmaz.

İşte bu anahtarın dişleri, “La ilahe illallah” kelimesinin manasını bilip, şartlarını yerine getirerek amel etmektir. Bunlardan bazıları şunlardır:

1. La ilahe illallah kelimesinin red ve ispat anlamında taşıdığı tüm manaları gereğince bilmek.

2. Şüpheye yer bırakmayan gerçek anlamda iman. Bu kelimeyi söyleyen kimse, şek ve şüphe bulunmaksızın kelimenin neye delalet ettiğini ve içeriğinin ne olduğunu bilmelidir. Çünkü iman denilince, onda zannın yeri yoktur, onda kesin bilgi şarttır.

3. Bu kelimenin gerektirdiği tüm şartları, diliyle ve kalbiyle kabullenip teslim olmak.

4. Bu kelimenin gerektirdiği şeylere boyun eğmek ve buna aykırı olan her şeyi terketmek.

5. Doğruluk. Amellerin kalbin söylediği ve dilin ifade ettiğiyle uyumlu olması.

6. İhlas. Şirk şaibelerinden ve kötülüklerinden arınarak halis bir niyetle amel etmek.

7. La ilahe illallah kelimesini söyleyip gereğince amel edenleri sevmek, yerine getirmeyip çelişki içinde olanlardan da nefret etmek.

8. Müminleri dost edinmek, kafirlerden uzak durmak ve tağutu reddetmek.

İbn-i Teymiyye ve bazılarının şu sözü, bu konu hakkında söylenecek sözlerin en güzelidir.

“Tüm bu hadisler, şehadet kelimesini söyleyen ve bu hal üzere ölen kimseler hakkındadır.”

Bu hadisler, diğer rivayetlerde “doğrulamak, manasını bilmek hiçbir şekilde şüphe etmemek, kalbinden halisane bir yakinle söylemek” gibi kayıtlarda da görülmektedir.

Şüphesiz tevhidin hakikati, ruhu tümden Allah’a (c.c.) yönelterek Allah’tan (c.c.) başka ibadete layık ilah olmadığına şehadet etmektir. Böyle bir kimse sözünde doğru olduğu takdirde Cennete girecektir. Çünkü ihlas, tüm günahlardan gerçekten tevbe ederek kalbi Allah’a (c.c.) yöneltmektir. Kul bu hal üzere öldüğü takdirde Cennete nail olacaktır.

Mütevatir hadislerde kalbinde bir arpa veya hardal tanesi ya da toz zerresi kadar da olsa imandan eser bulunan kimsenin, ateşte ebedi olarak kalmayacağı, “La ilahe illallah” üzere ölenin, cezasını çektikten sonra Cehennemden çıkacağı ve ateşin Allah (c.c.) için namaz kılıp secde eden ademoğlunun secde izlerini yakmayacağı bildirilmiştir.

Bütün bu açıklamalardan, Allah’tan (c.c.) başka ibadete layık ilah olmadığına ve Muhammed’in (s.a.v.) Allah’ın (c.c.) kulu ve elçisi olduğuna şehadet eden kimse için Cehennemin haram kılındığı anlaşılmaktadır.Ancak önemli kayıtlarda bunun şartları da belirtilmiştir. Dolayısıyla ihlastan, yakinden uzak olan ve manasını idrak etmeksizin bilmeden kelime-i şehadeti söyleyen kimsenin, ölümü sırasında bununla imtihan olacağından korkulur; bu durumda şehadetten ayrılarak, şehadet üzere ölmeyebilir.

***

Firuzdak’ın hanımı öldüğünde, defnedilirken Hasan (r.a.) Firuzdak’a şöyle sordu:
“Bu günün için sen ne hazırladın”

Firuzdak:
“Yetmiş yıldan beri söyleyegeldiğim “La ilahe illallah” diye cevap verdi.

Bunun üzerine Hasan (r.a.):
“Bu ne güzel hazırlık! Fakat La ilahe illallah için bilinmesi ve uyulması gereken bir takım şartlar vardır. Ayrıca iffetli kadınlara iftira etmekten sakın” dedi.

Hasan’a (r.a.) denildi ki:
“İnsanlar La ilahe illallah diyen kimsenin Cennete gireceğini söylüyorlar. Ne dersin?”

Hasan (r.a.):
“Kim La ilahe illallah der ve onun hakkını verir yani gerekleriyle amel eder, onu bozucu şeylerden kaçınıp şartlarını hakkıyla eda ederse Cennete girer.”

Veh bin Münebbih’e “La ilahe illallah Cennetin anahtarı değil midir?” diye soran kimseye o şöyle cevap verir:
“Evet. Fakat, her anahtarın dişleri vardır. Eğer dişli anahtar getirirsen kapı sana açılır. Anahtarın dişleri yoksa açılmaz.” (Buhari, Cenaiz: 1.)

İlim ehlinden nakletmiş olduğum bu sözler, bence bu zan ve şüphelere reddiye olarak yeterlidir.

“La ilahe illallah” diyen salih bir kimse, sihir yapmak ve sihir ehlini doğrulamak, Allah’tan (c.c.) başkasının gaybı bildiğini iddia etmek, kafir ve müşrikleri dost edinmek, din ehliyle alay etmek, din adamlarını Rab edinmek, Allah’tan (c.c.) başkasına kurban kesmek, hakimiyeti Allah’tan (c.c.) başkasına vermek, Allah’tan (c.c.) başkasına dua etmek ve Allah’la (c.c.) kendisi arasında vasıtalar edinmek vb. şeyleri yaparsa “La ilahe illallah”sözü ona hiçbir şekilde fayda vermez.

Cahiller kendilerine delil olarak mücmel (kapalı) nasları alır, bunun yanında tamamen açıklanmış nasları terkederler. Bunların hali kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkar edenlerin haline benzer.

Allah Teala bu çeşit insanlar hakkında şöyle buyuruyor:

“Kitab’ı sana indiren O’dur. O kitabın bir kısmı muhkem ayetlerdir; bunlar Kitab’ın aslıdır. Diğerleri ise müteşabih ayetlerdir. Kalplerinde eğrilik bulunan kimseler, fitne çıkarmak ve (heveslerine uygun) tevilini yapmak için müteşabih olan ayetlere tabi olurlar. Oysa müteşabihin tevilini Allah’tan başkası bilmez. İlimde yüksek dereceye erişmiş olanlar ise: ‘Biz ona inandık, hepsi de Rabbimiz katındadır.’ derler. Bunu, akıl sahiplerinden başkası düşünmez.”

“Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi (bu yoldan) saptırma ve bize kendi katından bir rahmet bağışla; şüphesiz bağış sahibi olan yalnız Sensin.”

“Rabbimiz! Geleceğinde şüphe olmayan Kıyamet Gününde insanları toplayacak olan muhakkak Sensin. Allah, elbette vaadinden dönmez.” (Al-i İmran: 3/7-9)

Ey Allah’ım! Bizi hakkı hak bilip, ona tabi olan ve batılı batıl bilip ondan sakınanlardan eyle.




dinmeyenyas

(Eski Mesaj)
 amin güzzel kardeşim.. AMİN..

Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13
Yazıyı Ekleyen : admin
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 1065 kez okundu.
admin bugüne kadar toplam 3487 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

Sıkıntı anında çekilecek tesbihler..

SALAVAT I ŞERİF İN ANLAMI NEDİR?

KIYMETLİ KADIN İSİMLERİ


Bugün Hiç Okunmadılar..

Oruc, vucudu zararli aliskanliklardan kurtariyor

AĞAÇLAR VE KAYALAR ŞAHİDİMDİR

HOCALI SOYKIRIMI

ESMA_ÜL HÜSNA VE ŞERHİNDEN SAMED

Azerbaycan'ın Uğradığı Tehcir ve Soykırımla


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
gülşen , tarihci , scorpioTR , serhatcan , Elnur , Cevahir ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

ekraLLAHnamaz resimtezeksahabebekhayvansibelHadisOCAK

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   nuresma
   zülal
   özlm001
   SARIHUKUK
   mavis

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.