|
..:: Bir Ayet ::..
|
|
Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah,
va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir
|
|
..:: Bir Hadis ::..
|
|
Cuma gününde öyle bir saat vardır ki, şayet bir müslüman kul o saate rastlar da Allah’tan bir hayır isterse, Allah onu kendisine mutlaka verir. |
|
|
Yazı eklemeye vaktiniz yoksa
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın
KUREYS NE ZANNEDIYOR
|
| |
|
| |
Allahın Sevgilisi ve sahâbe-i kirâm, Yolun yarılarına varmışlar idi ki tam, Haber için, Mekkeye giden "Bişr" hazretleri, Dönüp, Resûlullaha getirdi şu haberi: Dedi: (Geldiğimizi, Kureyş haber alarak, Tedbîre başvurmuşlar korkuya kapılarak. Etrâf kabîlelere, adamlar göndermişler, Onlardan, savaş için yardım talep etmişler. O kabîleler dahî, ederek hep ittifak, "Ebtah" denen mevkîde yapmışlar bir yığınak. Hattâ sokmamak için Mekkeye mü' minleri, Toplanıp, bu husûsta yemîn etti herbiri. Ve "İkiyüz kişi"lik birliği, bir an önce, Keşf için bize doğru çıkardılar hemence.) Bu haberi Resûle verince "Bişr bin Süfyân", Allahın Sevgilisi çok üzüldü o zaman. Buyurdu: (Bu, Kureyş' i helâk eden bir iştir, Zâten harpler, onları yiyip de bitirmiştir. Onlar, kendilerini ne zannediyorlar ki, Ellerinin altında kuvvet ve güç mü var ki? Rabbimin gönderdiği bu dîni, Vallahi ben, Ayrılıncaya kadar şu başım bedenimden, Onlarla çarpışmaktan, geri durmıyacağım, Ve bu dîni, tam hâkim ve üstün kılacağım.) Sonra da eshâbına döndürdü yüzlerini, Bu bâbda, onların da sordu fikirlerini. Onlar da, cevâbında arz ettiler ki hemen: (Allah ile Resûlü, iyi bilir bizlerden. Canımız, mallarımız fedâ olsun uğruna, Biz, umre niyetiyle çıktık Kâ' be yoluna. Kimseyi öldürmeğe, yok aslâ niyetimiz, Beytullahı ziyâret etmektir tek gâyemiz. Lâkin bu ziyârete, mâni olurlar ise Çarpışıp, ulaşırız yine hedefimize.) Eshâbı kirâmdaki bu tam karârlı hâli, Görünce, Resûlullah memnûn oldu bir hayli. Buyurdu: (Ey eshâbım, beni sevindirdiniz, Allahın izni ile haydi ilerleyiniz.) Eshâb, Resûlullahın etrâfında giderek, Yürüyüşe geçtiler, "Tekbîr"ler getirerek. Sonra mola verildi, öğlen olduğu zaman, Ve "Bilâl-i Habeşî" okudu çıkıp ezân. O esnâda Kureyşin, o "İkiyüz kişi"lik, Birliği de, oraya yetişti hemencecik. Mekke ile eshâbın arasına girerek, Bir hücûm vaziyeti aldılar dizilerek. Buna rağmen korkmayıp, Allahın Sevgilisi, Ardında saf saf olmuş "Bindörtyüz" sahâbîsi, Ezânı müteâkip, hep "Namâz"a durdular, Müşriklerin bâzısı, bundan duygulandılar. O "Bindörtyüz" kişinin, birden eğilmeleri, Daha sonra doğrulup, secdeye inmeleri, Görülmeğe değer bir manzaraydı bu olan, Sanki bir "Dağ" doğrulup, eğiliyordu o an. |
| Eklenme Tarihi: 18.06.2008 10:49:07 |
| Yazıyı Ekleyen :
admin |
| Bu yazı Bugün 0 kez okundu. |
| Bu yazı Toplam 32 kez okundu. |
| admin bugüne kadar toplam 3021 yazı ekledi. |
|
|
|
| |
..:: Son yorumlananlar ::.. |
|
|
|
..:: En Son Arananlar ::.. | |
|
doga,
kabir suali,
alak suresi,
ecel,
boks,
salih amelle,
ezel,
hz lokman,
mabud,
halil,
|
|
..:: Rasgele 5 Üyemiz ::.. | |
|
|
|
| Tefekkür Yazarları |
| Ayşe Üzümcü , Şükran Taşdelen ,Zeynep Işık ,Nurcan Hazyadaranlı Emine Güneş |
|
|
Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı
yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. kendi yazınızı yazıyor
iseniz adınızı belirtmek zorunda değilsiniz kullanici adiniz yazınızın altında
yayınlanacaktır. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar
suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının
kaldırılmasını saglayablirler. islamiyazilar.com yazarlarin kendi goruslerine
saygi duymakla birlikte suc unsuru teskil eden yazilari yayinlamama veya
yayinlanmiş olanlari yayından kaldırma hakkını saklı tutar. |
|
|