Bir kimse, iflâs edenin yanında malını aynen bulmuş ise, bu mala o, herkesten daha ziyâde hak sâhibidir.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin


İslamiyazılar gözünüzün önünde olsun
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Ahlak Bilgisi » islam ahlakı


islam ahlakı
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...


       Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah (c.c.)’a aittir.


       Salat ve selâm, Allah (c.c.)’ın elçisi olarak ve Yüksek İslâm Ahlâkı ile gönderilen Hz. Muhammed (s.a.v.)’in üzerine olsun.


       Dünyanın bütün hak dinlerinin temeli, güzel ahlâk üzerine kurulmuştur. Allah (c.c.)’ın yeryüzüne gönderdiği bütün peygamberler ve eğitimciler, kötü eylemlerin insanlar tarafından yapılmaması ve güzel eylemlerin yaygınlaşması için çalışmışlar ve ahlâki değerlerin güçlenmesi için çabalar göstermişlerdir. Cenâb-ı Hak, en son olarak Hz. Muhammed (s.a.v.)’i, iman, ibadet, hukuk ve ceza konularında olduğu gibi ahlâk konularını da ıslah ve mükemmele ulaşmak için müjdeleyici ve korkutucu bir elçi olarak göndermiştir.


       İnsanın Allah (c.c.)’a karşı olan görev ve sorumlulukları, iman ve ibadet esaslarıyla belirlenmiştir. Ancak iman ve ibadet esaslarını yerine getirme görevi, ahlâkî olmaktan çok dinî bir karakter taşımaktadır. Özünde dini olmakla birlikte, iman ve ibadet esaslarının çok önemli ahlâkî fonksiyonları da vardır.


       Allah (c.c.)’a karşı görev ve sorumluluklardaki temel amaç; başka insanlara karşı olan yükümlülüklerinde insanı duyarlı olacak hale getirmek ve onu ruhsal yönde yükseltmek ve geliştirmektir. Örneğin İslâm’da hac, umre, zekât, fitre, öşür, sadaka vermek gibi mali ibadetler, Allah (c.c.)’ın emri olarak ve ibadet niyetiyle yapılırken,  başka insanlara verildiğinden dolayı o insanları ilgilendirdiği gibi, kişinin insanlara yardım etmek, nimetleri bölüşmek, şükretmek gibi ahlâki erdemleri de birlikte taşımaktadır.


       İman ve ibadet esaslarını yerine getiren insan, bununla ahlâki görev ve sorumluluklarını kolayca gerçekleştirebilecek güzel bir karakter yapısı kazanır. Onun için de insanın ahlâkî eğitiminde, ‘Allah (c.c.)’a Karşı Görevler’ içinde görülen iman ve ibadet esasları son derece büyük rol oynarlar.


       İnsanın temel ahlâkî sorumlulukları, yaratılmış varlık dünyasıyla girmiş olduğu ilişkilerde ortaya çıkar. Varlık dünyası ile olan ilişkilerinde ahlâkî olanı gerçekleştirebilmesi için, insanın önce kendisini ahlâken eğitmesi gerekir.


       İnsanın kendisini ahlâk eğitimine tabi tutmasının bir başka adı, güzel ahlâk sahibi olmasıdır. Çünkü en genel anlamıyla ahlâk; iyi ve kötü, doğru veya yanlış diye nitelendirilen eylemler ile ilgilenir. İnsanın her eylemi, ahlâki bir eylem olarak değerlendirilmeyebilir.


       Birey olarak insan söz konusu olduğunda ahlâk, insanı önce kendi içinde ve kendisiyle uyumlu konuma getirmeyi hedefler. İnsanın kendi kendisiyle barış ve uyumunu sağlayabilmek için, ona bir dizi ilkeler koyar ve bunlara uyulmasını ister.


      Ahlaki değeri olan eylemin ayırıcı özellikleri şu şekilde sınıflandırılır: Bir eylem, ahlâkî bir nitelik kazanabilmesi için, öncelikle onun yapan insan tarafından özgür olarak seçilmiş olmalıdır. İkinci olarak, eylemde bulunan insan, yapmakta olduğu şeyin bilincinde olmalıdır. Ayrıca eylem, şekillenmiş ve sabit bir karakterin ifadesi olmalıdır.


       Görüldüğü gibi ahlâkî eylem ile karakter arasında son derece sıkı bir ilişki söz konusudur. Çünkü eylem hakkında verilen ahlaki bir hüküm, aynı zamanda insanın karakterini de yargılamaktadır. Bu açıdan karakter, bir insanı    diğerinden ayıran işaret durumundadır. Bu sebepten insanın ahlâki olanı gerçekleştirebilmesi için, kendisini bir karakter eğitimine tabi tutması kaçınılmaz hale gelir. Karakterin  eğitilmesi ile ahlâkın güzelleştirilmesinden aynı şey anlaşılmaktadır. Ahlakın güzelleştirilmesi, öncelikle, insanı her zaman kötülüklerden kaçınan ve iyiliklerden haz duyan bir karakter kazanması ile mümkün olabilir. İnsana sözünü ettiğimiz yapıda bir karakter kazandırabilmek için İslâm dini, iman esasları yanında namaz, oruç, zekat ve hac gibi ibadetleri koymuştur.


       İslâm dininde iman esasları; iyilikleri işlemeye, kötülüklerden kaçınmaya ve yükümlülüklerini  gerçekleştirmeye teşvik eden itici bir kuvvet durumundadır. İbadetler ise, insanı Yaratıcı’sına kulluk ve ahlâk yönünden olgunlaştıran ve onu kötülüklerden uzaklaştıran birer araç gibidir.


       İnsanı güzel ahlâk sahibi kılmak için, teorik bilgilerle yapılan bir eğitim, yeterli olamamaktadır. Bunun için de gerekli olan şey; teori kadar pratiğe de önem veren köklü bir eğitim, uzun bir çalışma ve sürekli bir uygulamadır. İşte bütün bunlar İslâm ahlâkında mevcuttur. İslâm’ın iman ve ibadet esasları, sözünü ettiğimiz kalitedeki ahlâk eğitiminin sağlam alt yapısını oluşturmaktadır.


       Ahlâkta esas olan yaşantıdır. Ahlâkî olanı yaşantı haline getirebilmesi için insanın, aynı zamanda hem ruhsal hem de bedensel sağlığını koruması gerekir. Bunun için de insan, bedensel yetilerine olduğu gibi, ruhsal yetilerine de zarar veren sarhoş edici ve uyuşturucu olan her şeyden uzak durmalıdır.
 


       İnsan; sosyal bir varlık olduğu için, bir toplum içinde yaşamak zorundadır. Bunun için de ahlâkî bir çalışma; birey olarak insanı olduğu kadar, toplum içindeki insanı da ele almak zorundadır. Bu açıdan ahlâk; insanı, kendisiyle olduğu gibi, içinde yaşadığı toplumla da barışık hale getirmeyi amaç edinir.


       Ahlâk; insanı, toplumdaki başka insan veya insan gruplarıyla uyumunu sağlayabilmek için, ortaya belirli değerler koyar. Bu ahlâki değerleri ve onlara bağlı olarak ortaya çıkan ilkeleri yaşantı haline getiren insan, hem kendisi hem de toplumuyla uyumlu olur.


       İnsanın ilişkiler dizisi; kendisi, yaratıcısı ve toplumuyla da sınırlı değildir. Çünkü insanın, içinde yaşadığı fiziki ve sosyal çevreyle ilişkileri de söz konusudur. Herhangi bir ahlâk çalışmasının, özellikle de İslâm ahlâkı ile ilgili çalışmanın, insanın bu fizikî ve manevi çevresiyle olan ilişkilerini kapsam dışı tutması kuşkusuz büyük bir eksiklik olur.       


       Yüksek İslâm Ahlâkı kitabımız, üç cilt ve oniki bölüm olarak hazırlandı.


Birinci ciltteki birinci bölümde, ‘İslâm’ın Temel Esasları’; ikinci bölümde, ‘Ahlâk ve Ahlâk İlmi’; üçüncü bölümde, ‘İslâm Ahlâkının Özellikleri’; dördüncü bölümde, ‘İslâm Ahlâkı Eğitimi’; beşinci bölümde, ‘Güzel Ahlâk ve Bunları Kazanma Yolları’ alfabetik sıraya göre ve maddeler halinde yazıldı.


       İkinci ciltteki altıncı bölümde, ‘Kötü Ahlâk ve Bunlardan Kurtuluş Yolları’ aynı şekilde alfabetik sıraya göre maddeler halinde hazırlanmıştır.


       Üçüncü ciltteki yedinci bölümde, ‘Dinî Ahlâk’; sekizinci bölümde, ‘Aile Ahlâkı’; dokuzuncu bölümde, ‘Ticaret Ahlâkı’; onuncu bölümde, ‘İş Ahlâkı’; onbirinci bölümde, ‘Devlet Ahlâkı’;  onikinci bölümde ‘Savaş Ahlâkı (Cihad)’ incelenmiştir.


       Aynı anlamı taşıyan maddeler için diğer maddeye yönlendirilmiştir.      


       Çağlar üstü bir özellik taşıyan ve aynı zamanda tüm insanlık için kıyamete kadar bir hukuk ve ahlâk bildirgesi olan Peygamberimiz (s.a.v.)’in ‘Veda Hutbesi’, her cildin sonuna konmuştur. ‘Veda Hutbesi’, her zaman üzerinde düşünülecek, konuşulacak ve okunacak ölümsüz bir metindir. Bir hitabet metni olarak da yüksek sesle okunarak dinletilmeli ve gençlerimize ezberletilmelidir. Evlerimiz ve iş yerlerimizde Tezhibli ve güzel bir çerçeve içerisinde her an okunabilecek duvarlara asılmalıdır.                                                


      Bu kitap, temel İslâm Kaynakları ile önceki yüzyıllar ve günümüz İslâm ahlâkçılarının en çok bilinen eserleri incelenerek, uzun süren yoğun bir çalışma ile hazırlanmıştır. Kitabın, bütün ilköğretim, lise ve dengi okullarımızdaki Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi ve İmam-Hatip Liseleri Meslek dersi öğretmenlerine, Din Görevlilerine, Üniversite ve Yüksek okullarımızdaki öğretim elemanlarına ve öğrencilerimize, her görev ve konumdaki hukukçularımıza, kurumlardaki insan kaynakları sorumlularına ve kısaca İslâm Ahlâkı konusunda araştırma ve okumayı seven herkes için bir başvuru kaynağı; cami ve mescidlerimizde, evlerimiz ve iş yerlerimizde yapılacak dinî ve ahlâkî sohbetlerde herkes tarafından okunabilecek bir ‘Baş ucu kitabı’ olacağı ümidini taşıyoruz.


       Kitapta ahlâk terimlerinin önce sözlükteki karşılıkları açıklanmış ve daha sonra İslâm kültüründe kullanıldıkları (ıstılahi) anlamları verilmiş ve tanımları yapılmıştır. Sonra Kur’an ve Sünnet ışığında ele alınıp gerekli bilgiler verildikten sonra İslâm bilginleri ve tasavvufçularının konu hakkındaki sözlerine yer verilmiştir. Kavramlarda ve özel isimlerde imlâya değil, aslî yazılışlarına uyulmaya çalışılmıştır.


       Ayet-i Kerime ve Hadis-i Şerif anlamları, daha belirgin olması için kalın ve italik karakterde yazı ile yazılmıştır. Ayet-i Kerimelerin yeri, sûre adı, sûre numarası ve âyet numarası ile hadislerin kaynakları her sayfada dipnotlar halinde verilmiştir. Aynı şekilde kaynaklardan yapılan alıntıların yeri de dipnotlarla verilmiştir. Okuyucularımızın kolaylığı için Arapça ve Farsça kökenli kelimelerin yazımında transkripsiyona başvurulmamıştır. Ancak dilimize yerleşmiş ve kullanılmakta olan terimler aynen alınmıştır. Uzatma ve inceltme harflerinin bulunduğu kelimelerde, uzatma, inceltme ve nisbet işareti olarak (^) kullanıldı. Kelime ve cümle tekniğinde ise, günümüzde herkesin rahatlıkla anlayabileceği yaşayan Türkçemiz esas alınmıştır.


       Kaynaklara ulaşılması, kitabın yazımı, dizgisi, sayfa düzeni ve basımında emek ve göz nuru olan bütün kardeşlerime teşekkür ediyor, kendilerine her iki dünya saadeti diliyor, bu eseri benim yetişmemde emeği olan bütün hocalarıma ve aile büyüklerime ithaf ile bu çalışmayı rızasına uygun kılmasını Cenâb-ı Hak’tan niyaz ediyorum.


       Çalışmak ve gayret bizden, tevfik ise Allah (c.c.)’tandır





eren

(Eski Mesaj)
 ben bu siteyi çok beğendim yapanlardan allah razı olsu teşekkürler

Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13
Yazıyı Ekleyen : admin
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 4278 kez okundu.
admin bugüne kadar toplam 3487 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

Avlanmak günahmıdır avcılık günahmıdır harammıdır

KIYMETLİ KADIN İSİMLERİ

Sıkıntı anında çekilecek tesbihler..


Bugün Hiç Okunmadılar..

ACI ACIYLA BESLENİR,SEVİNÇLE KARŞILASINCA GERİ ÇEKİLİR...

Ana sözü dinlememek

KAÇ TANE ÇEMBER VAR??

Güneşin dehşete düşüren fotoğrafları

tesettür ile ilgili hadisler


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
sevgi , KÜBRA , sağlam , silahlı , rüzgar , poyraz2061 , ali yelligedik , herşey , mustafakaratay , aylakar ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

animasyon4444SAHABELERibretivatanticaret yapmanuhun gemisiallah deefendimizinkamet

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   adem
   abcabc
   aysel aysel kılıc
   seyma
   loss_love06

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.