Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

İyilik insanlar arasında kesintiye uğrayabilir. Fakat iyiliği yapanla, Allah arasında hiçbir kesinti olmaz.


Yazı eklemeye vaktiniz yoksa
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Genel Makaleler » insanların ilk yaratılışları


insanların ilk yaratılışları
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...















 







                 www.galubela.com


Kur' an' da İnsanın İlk Yaratılışı


Biz de, Müslümanlardan bir kişi olarak, Kur' an' da insanın yaratılışını, sadece ayetler ile izaha çalışalım.















Kategori  Kategori : Bölüm-2
Yorumlar  Yorum Sayısı : 1
Okunma  Okunma : 1289
Tarih  Tarih : 04 Temmuz 2008 16:52



 

Biz de, Müslümanlardan bir kişi olarak, Kur’an’da insanın yaratılışını, sadece ayetler ile izaha çalışalım. Allah’ın, bu fakirin bu açıklamada, istemeyerek yapmış olabileceği hatalarını bağışlayacağını umuyorum. Her şeyin en doğrusunu hakkıyla ancak Allah bilir. Doğruyu ilham eden Allah’dır. Muvaffakiyet de Allah’dandır.


 


Allah, insanı yaratma kararını, meleklere açıkladığı zaman, O’na ruh verildiğinde, yaratılan insana derhal secde etmelerini emir buyurdu. İnsanın yaratılması için gerekli olan toprak arz’dan (gezegenimiz olan bu dünyadan) alındı. Çünkü ilk defa, bu dünyanın dışında, başka bir mekânda, başka bir deyişle Allah’ın, insanların tamamına “ Ben sizin Rabb’iniz değilmiyim” dediği yerde, yaratıldık. İlk yaratıldığımız mekânın tesbitini yapalım.

 

 تَنزِيلًا مِّمَّنْ خَلَقَ الْأَرْضَ وَالسَّمَاوَاتِ الْعُلَى 4
 


                                                                           
 


20 – Ta-Ha - 4. arzı ve yüksek gökleri yaratan zat tarafından tedricen indirilmiştir


 


Kur’an’da, gökler ve yer arada başka kelime olmaksızın birlikte anıldıklarında, gökler önce ve yer sonra anılmıştır. Sadece yukarıdaki ve aşağıdaki ayette arz, göklerden önce zikredilmiştir. Bir de bu arzın göklerinin yüksek kelimesiyle sıfatlandırılması bir tek bu ayettedir. Dolayısıyla yukarıdaki iki ayette bildirilen yüksek gökleri olan arz, bu arzdan başka bir arzdır.


 


 يَوْمَ تُبَدَّلُ الأَرْضُ غَيْرَ الأَرْضِ وَالسَّمَاوَاتُ وَبَرَزُواْ للّهِ الْوَاحِدِ الْقَهَّارِ 48



 


14 – İbrahim - 48. O günde ki, arz başka bir arza değiştirilir ve gökler de. Bir ve gücüne karşı durulmaz olan Allah Teâlâ' nın huzuruna çıkmış olurlar.


 


Yani, kıyametten sonra hesap vermek üzere diriltilip Allah’ın huzuruna çıkacağımız Arzdır. Yani ilk yaratıldığımız ve hesaba çekileceğimiz arzdır. (dünya)


 


وَلَقَدْ جِئْتُمُونَا فُرَادَى كَمَا خَلَقْنَاكُمْ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَتَرَكْتُم مَّا خَوَّلْنَاكُمْ وَرَاء ظُهُورِكُمْ وَمَا نَرَى مَعَكُمْ شُفَعَاءكُمُ الَّذِينَ زَعَمْتُمْ أَنَّهُمْ فِيكُمْ شُرَكَاء لَقَد تَّقَطَّعَ بَيْنَكُمْ وَضَلَّ عَنكُم مَّا كُنتُمْ تَزْعُمُونَ 94



 


6 – Enam - 94. And olsun ki, siz bizim huzurumuza ilk evvel yarattığımız gibi teker teker geldiniz. Ve size verip içine daldırdığımız şeyleri arkalarınızın gerisine atıp terk ettiniz.


 


Yukarıdaki ayetlerin delaletiyle hesap vereceğimiz yüksek semaları olan arzda yaratıldık. Bu arza (dünyaya) gönderildik. Kıyametten sonra da, yedi Âdem ve nesli hesap vermek üzere geri yani ilk defa yaratıldığımız yüksek semaları olan arza döndürüleceğiz. Muhakkak ki her şeyin en doğrusunu hakkıyla ancak Allah bilir.


 


Biz bu mekâna, halkın dilinde de meşhur olan bezm-i elest tabirini kullanacağız. Zaten burada anlatılan hadiselerin hepsi bezm-i elest’te meydana gelmiştir. Allah insanı, bir yaratmadan başka bir yaratmaya geçirerek, aşama, aşama yaratmıştır. Önce, arz’dan alınan toprağa su katılıp çamur elde edilmesiyle yaratma işlemi başladı.

 

  7الَّذِي أَحْسَنَ كُلَّ شَيْءٍ خَلَقَهُ وَبَدَأَ خَلْقَ الْإِنسَانِ مِن  طِين

 

32 – Secde – 7. O ki, yarattığı her şeyi güzel yarattı ve insanın yaradılışına çamurdan başladı.


 


إِنَّا خَلَقْنَاهُم مِّن طِينٍ لَّازِبٍ 11



 


37 – Saffat – 11. muhakkak ki, biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık.


 


وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ مِن سُلَالَةٍ مِّن طِينٍ 12



 


23 - Mü’minun - 12. Ve and olsun ki, insanı çamurdan bir sülaleden yarattık.


 


وَلَقَدْ خَلَقْنَا الإِنسَانَ مِن صَلْصَالٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ 26



 


15 – Hicr – 26. Muhakkak ki, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.


 


خَلَقَ الْإِنسَانَ مِن صَلْصَالٍ كَالْفَخَّارِ 14



 


55 – Rahman - 14. İnsanı pişmiş çamurdan yapılmış çanak gibi kurumuş, ses veren bir balçıktan yarattı.


 


وَلَقَدْ خَلَقْنَاكُمْ ثُمَّ صَوَّرْنَاكُمْ...  11



 


7 - A' raf – 11. And olsun ki, sizi yarattık, sonra size şekil verdik…


 


فَجَعَلَ مِنْهُ الزَّوْجَيْنِ الذَّكَرَ وَالْأُنثَى 9



 


75 - Kıyame - 39. Sonra ondan erkek ve dişi iki sınıfı -var- kıldı.


 


Suyu artırılarak cıvıklaştırılan çamur süzülerek insanın yaratılmasında lazım olan elementler ayrıldı. Bu, suyu süzülmüş balçık halindeki çamurdan, insan sureti verilip tesviye edilmiş halde yaratılacak olan insanların erkek ve kadın olarak tamamının bedenleri çamur halinde heykel misali, bir sıra erkek, bir sıra kadın olmak üzere yedi çift sıra olarak oluşturuldu. Sonra kurutulup, saksı, güveç gibi pişirilmiş toprak eşyaların özelliğini aldı. Her çift sıranın başındakiler Âdem ve Havva olarak takdir edildiler.


 


خَلَقَهُ مِن تُرَابٍ ثِمَّ قَالَ لَهُ كُن فَيَكُونُ 59



 


3 - Ali - İmran - 59.  O’nu (Âdemi) topraktan yarattı, sonra ona ol dedi, o da oluverdi.


 


مَّا خَلْقُكُمْ وَلَا بَعْثُكُمْ إِلَّا كَنَفْسٍ وَاحِدَةٍ إِنَّ اللَّهَ سَمِيعٌ بَصِيرٌ 28



 


31 - Lokman - 28. Sizin yaratılmanız da, tekrar diriltilmeniz de ancak bir tek kişi -yi yaratıp iâde etmek- gibidir. Şüphe yok ki, Allah hakkıyla işiticidir, görücüdür.


 


وَعُرِضُوا عَلَى رَبِّكَ صَفًّا لَّقَدْ جِئْتُمُونَا كَمَا خَلَقْنَاكُمْ أَوَّلَ مَرَّةٍ بَلْ زَعَمْتُمْ أَلَّن نَّجْعَلَ لَكُم مَّوْعِدًا 48



 


18 - Kehf - 48. Ve Rabb’ine bir saff olarak arz edilmişlerdir. Muhakkak ki, siz, kendinizi ilk defa yarattığımız gibi bize gelmiş oldunuz. Fakat size kıyamet için yaptığımız vaadi yerine getirmeyeceğimizi sanmıştınız, değil mi?


 


Sonra Allah pişirilmiş toprak özelliğinde olan yedi saf (sıra) halindeki bütün bedenlere hitab ederek onlara “OL” dedi. Bu “OL” emriyle toprak halindeki bedenler, Etten ve kemikten meydana gelen mevcut bedenlerimiz, birinci sıra erkek, ikinci sıra kadın; olmak üzere verilen suretlere göre, birinci sıra erkekler, ikinci sıra kadınlar olarak yaratıldı. Sonra, nesil olacak olanları, yani birinci Âdem babamızla birinci Havva anamız dışında kalan, ruh verilmemiş insan vücutlarına teker, teker işlem yapıldı.


 


ثُمَّ كَانَ عَلَقَةً ... 38



 


75 – Kıyame - 38. Sonra alaka (spermin yumurtayı döllediği hal) oldu.


 


إِنَّا خَلَقْنَا الْإِنسَانَ مِن نُّطْفَةٍ أَمْشَاجٍ نَّبْتَلِيهِ فَجَعَلْنَاهُ سَمِيعًا بَصِيرًا 2



 


76 – İnsan - 2. Şüphe yok ki: Biz insanı karışık bir nutfeden yarattık, onu imtihan ediyoruz, imdi onu işitici, görücü kıldık.


 


Şöyle ki: yedinci sıranın en sonundaki topraktan yaratılan bedenlerden en sonuncusu olan kadın ve erkek vücudu ayrı, ayrı küçültülerek, ana rahminde, oluşumun başlangıcı olan, spermin yumurtayı döllediği andaki haline getirildi.


 


ثُمَّ جَعَلَكُمْ أَزْوَاجًا 11



 


35 – Fatır – 11. Sonra sizleri çiftler kıldı.


 


Küçültülmüş olan bu kadın ve erkek insan bedeninden, kemikleri ve sinirleri meydana getiren elementleri ayırarak, kadın vücudundan bir adet, erkek vücudunda da bir adet olmak üzere iki tane sperm (Nutfe) yarattı. Geriye kalan kadın vücudundan bir adet, erkek vücudunda da bir adet olmak üzere de eti ve kanı meydana getiren iki adet yumurta (Nutfe) yarattı.


 


ثُمَّ جَعَلْنَاهُ نُطْفَةً فِي قَرَارٍ مَّكِينٍ 13



 


23 - Mü’minun – 13. Sonra onu sağlam bir karargâhta bir nutfe kıldık.


 


En son kadın ve erkeğin vücutlarının yarısı olan iki spermi, bir önceki erkek bedeninde, insanın en sağlam yeri olan göğüs kafesi içinde bir yere yerleştirdi. En son kadın ve erkeğin vücutlarının diğer yarısı olan iki yumurtayı da, bir önceki kadın bedeninde, göğüs kafesi içinde aynı yere yerleştirdi.


 


يَخْرُجُ مِن بَيْنِ الصُّلْبِ وَالتَّرَائِبِ 7



 


86 - Tarık - 7.  sulb  (sırt veya bel) ile göğüs kemikleri arasından çıkar.


 


Kendilerine nutfe (erkekteki sperm’in ve kadındaki yumurta’nın Kur’an’daki ortak adı) yerleştirilmiş bu iki insan bedeninde aynı işlem yapılınca, onlardaki nutfe de aynı oranda küçüldü. Sperm’in beş mikron, yumurtanın yirmi mikron olduğu bilinmektedir. Ortalama 170 cm olan bir insanın, sperm ve yumurtanın toplam boyu olan 25 mikrona, yani bir milimetrenin dörtte biri boyutuna getirildiğinde, kendisinde bulunan bir önceki bedenin küçüklüğü hesap edilemez.

 

Yedinci sıranın başındaki erkek ve kadın olan iki bedene kadar bu işlem devam etti. Yedinci sıradaki insanlar üzerinde bu işlem yapılınca, yedinci Âdem babamızla yedinci Havva anamızın bedenlerinde yedinci sıradaki bütün insanlar iç içe konulmuş nutfelerden meydana gelmiş birer nutfe halinde toplanmış oldu. Yedinci Havva anamız küçültülerek, insanın, rahimdeki kemik evresi haline gelince, yedinci Âdem babamıza (bu konu ile ilgili olan hadisteki ifadeye göre) kaburga kemiği olarak yerleştirildi. Yedinci Âdem babamız da küçültülerek, kendisi bir adet sperm ve bir adet yumurta haline getirildi. Yedinci Âdemin yarısını meydana getirecek olan yumurta, altıncı sıranın en sonundaki kadınının göğüs kafesi içinde aynı yere yumurta yerleştirildi. Diğer yarısını meydana getirecek olan sperm de altıncı sıranın en sonundaki erkeğin göğüs kafesi içinde aynı yere yerleştirildi. Altıncı sıradaki bedenlere de, yedinci sıradaki bedenlere yapılan işlem aynen tatbik edildi. Altıncı sıranın başındaki altıncı Âdem babamız ile altıncı Havva anamıza da, yedinci Âdem babamız ile yedinci Havva anamıza tatbik edilen usul aynen tatbik edildi. Bu işlem birinci âdem babamız ve birinci Havva anamıza kadar aynı usulde devam etti. Birinci Havva anamız küçültülerek, insanın, rahimdeki kemik evresi haline gelince, birinci Âdem babamıza kemik kaburga kemiği olarak yerleştirildi. Dünyaya gelecek olan insanların tamamı birinci âdem babamızda toplanmış oldu. Artık ilk insana ruh verilerek yaratılmasına sıra gelmişti.



 


VE İBLİSE, YEDİ ÂDEM’E AYRI, AYRI SECDE EMREDİLDİ


 


BİRİNCİ ÂDEMİN YARATILMASI


 


 



 


إِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَائِكَةِ إِنِّي خَالِقٌ بَشَرًا مِن طِينٍ 71



 


38 – Sad - 71. O zaman ki, Rabb’in meleklere demişti ki: Şüphe yok, ben çamurdan bir beşer yaratıcıyım.


 


ثُمَّ سَوَّاهُ وَنَفَخَ فِيهِ مِن رُّوحِهِ 9



 


32 – Secde - 9. Sonra onu düzeltti ve içerisine ruhundan üfürdü.


 


خَلَقَ الْإِنسَانَ 3



 


55 – Rahman - 3. İnsanı yarattı.


 


وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلآئِكَةِ اسْجُدُواْ لآدَ 61   



 


17 – İsra - 61. Ve o zaman ki, Âdem’e secde ediniz diye meleklere emrettik.


 


فَسَجَدَ الْمَلَائِكَةُ كُلُّهُمْ أَجْمَعُونَ 7



 


38 – Sad - 73. Bunun üzerine melekler hepsi birlikte secde ediverdiler.


 


إِلَّا إِبْلِيسَ اسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنْ الْكَافِرِينَ 74



 


38 – Sad - 74. İblis müstesna. O kibirlendi ve kâfirlerden oldu.


 


Birinci Âdem babamıza ruh verilip yaratılışı tamamlanınca, o makamda bulunan meleklerin hepsi, hemen secde ettiler. İblis secde etmedi. İblis cinlerdendi, bütün cinler gibi, o da ateşten yaratılmıştı. O makama kadar amel ederek yükselmişti. Dolayısıyla, o makamda bulunan meleklerle beraber, secde ile mükellef kılınmıştı.


 


كَانَ مِنَ الْجِنِّ فَفَسَقَ عَنْ أَمْرِ رَبِّه ِ 50



 


18 – Kehf - 50. Cin taifesinden idi. Rabb’inin emrinden çıkıverdi.


 


يَا أَبَتِ لَا تَعْبُدِ الشَّيْطَانَ إِنَّ الشَّيْطَانَ كَانَ لِلرَّحْمَنِ عَصِيًّا 44



 


19 – Meryem - 44. (İbrahim A.S.) Ey babacığım! Şeytana ibadet etme, şüphe yok ki: Şeytan, Rahmana âsi olmuştur.


 


Rabb’inin emrinden çıkan, Rabb’ine asi olmuş olur.


 


وَعَصَى آدَمُ رَبَّهُ فَغَوَى 121



 


20 – Ta-Ha - 121.  Ve Âdem Rabb’ine âsi oldu da yolunu şaşırdı.

 

Rabb’ine asi olan Allah’a varan yolunu şaşırır ve dalalete düşer. Yukarıdaki ayetin delâlaletiyle İblis de yolunu şaşırdı. Allah’a ibadet ve taat yolunu terk etti, kâfirlerden oldu. Ancak Âdem (A.S) tövbe etti.


 


قَالَ يَا إِبْلِيسُ مَا مَنَعَكَ أَن تَسْجُدَ لِمَا خَلَقْتُ بِيَدَيَّ أَسْتَكْبَرْتَ أَمْ كُنتَ مِنَ الْعَالِينَ 75


38 – Sad - 75. -Cenab-ı Hak- buyurdu ki: Ey İblis! İki elimle yarattığıma secde etmekten seni, ne şey alıkoydu? Kibirlendin mi, yoksa sen büyüklerden mi oldun?


 

Allah, iblisi uyardı. “iki elimle yarattığıma” diyerek Âdemi şereflendirdi. İblise sordu: “kibirlendin mi?” Yani kibirlendiysen bu senin hakkın değil. “Yoksa sen, büyüklerden misin”. ?Yani büyük meleklerin makamında mısın? Çünkü büyük melekler, Âdeme secde ile emir olunmamıştı. İblis o makama amel ederek yükselmişti. Amelini büyük gördü. Zannetti ki amelinden dolayı mevkiice daha yüksek yerde olmalıydı. Yine amelinden dolayı hiç amel etmemiş birinden, yani Âdem’den daha hayırlı olduğunu zannetti. Yine zannetti ki, ameli çok olan birisi hiç ameli olmayan birisine secde etmemesi gerekir. Yine zannetti ki, ateş topraktan hayırlıdır. Bu zannıyla cevap verdi.


 


قَالَ أَنَاْ خَيْرٌ مِّنْهُ خَلَقْتَنِي مِن نَّارٍ وَخَلَقْتَهُ مِن طِينٍ 12


7 – A’raf – 12. Dedi ki: Ben ondan hayırlıyım, beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın.


 

İblis “kibirlenmedim” veya “büyüklerdenim” demedi. Aklı sıra kibrini gizledi. İsabetsiz görüşünü gerekçe gösterdi ve Âdem’den hayırlı olduğunu iddia etti. Allah’a karşı yaptığı bu isyanından dolayı yapmış olduğu binlerce yıllık itaatini ve amelini kendisi boşa çıkardı.


 


قَالَ فَاهْبِطْ مِنْهَا فَمَا يَكُونُ لَكَ أَن تَتَكَبَّرَ فِيهَا فَاخْرُجْ إِنَّكَ مِنَ الصَّاغِرِين13


7 – A’raf - 13. Buyurdu ki: Artık oradan aşağı in, çünkü orada senin için böbürlenmek salâhiyeti yoktur. Artık çık, şüphe yok ki, muhakkak sen alçaklardansın.


Allah, iblisi makamından azil etti ve oradan kovdu.



 


قَالَ فَأَنظِرْنِي إِلَى يَوْمِ يُبْعَثُونَ 14


 

7 – A’raf - 14. Dedi ki: Bana tekrar dirilecekleri güne kadar mühlet ver. İblis hesap gününe kadar ömür istedi.


 


قَالَ إِنَّكَ مِنَ المُنظَرِينَ 15


 

7 – A’raf - 15. Buyurdu ki: Sen muhakkak mühlet verilmişlerdensin.


 


إِلَى يَومِ الْوَقْتِ الْمَعْلُومِ 38


 

15 – Hicr - 38. Bilinen günün vaktine kadar.

 

Allah, iblise süre verdi. Ancak, dirileceğimiz güne kadar değil de, son kıyametin kopacağı saate kadar.


 


وَعَلَّمَ آدَمَ الأَسْمَاء كُلَّهَا ثُمَّ عَرَضَهُمْ عَلَى الْمَلاَئِكَةِ فَقَالَ أَنبِئُونِي بِأَسْمَاء هَـؤُلاء إِن كُنتُمْ صَادِقِينَ 31



 


KELİME MANASI  (31)



 


2 - Bakara - 31.  (وَعَلَّمَ )Ve (Allah-u Tealâ) ziyadesiyle bildirdi. Kime? (ادَمَ ) Âdem  (Aleyhisselam) e neyi  (الْاَسْمَاءَ ) isimleri yani eşyanın (varlıkların) isimlerini (كُلَّهَا )hepsi­ni (ثُمَّ عَرَضَ ) sonra arz etti (sundu, gösterdi), neyi ?( هُمْ ) onları,  kime arz etti? (عَلَى الْمَلئِكَةِ ) meleklere (  فَقَالَ ) ve buyur­du. (اَنْبِؤُ ) haber verin kime? ( نى ) bana neyi?( بِاَسْمَاءِ هؤُلَاءِ ) bunların (mevcudatın) isimlerini (اِنْ كُنْتُمْ ) eğer olduysanız, nedir olduysanız? (صَادِقينَ ) sadıklar,


 

2 - Bakara - 31. Ve -Allahu Teâlâ- bütün eşyanın isimlerini Âdem’e bildirdi. Sonra da bu eşyayı meleklere göstererek bunların isimlerini bana haber veriniz. Eğer siz doğru söylüyor iseniz, diye buyurdu.


 


قَالُواْ سُبْحَانَكَ لاَ عِلْمَ لَنَا إِلاَّ مَا عَلَّمْتَنَا إِنَّكَ أَنتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ 32



 


2 - Bakara - 32. KELİME MANASI



 


قَالُوا ) dediler, yani melekler aciz kalınca şöyle dediler. (سُبْحَانَكَ ) Seni ten­zih ederiz, (لَاعِلْمَ ) hiç bir ilim yoktur. Kim için? (لَنَا ) bizim için, yani bildiğimiz hiç bir şey yoktur. (اِلَّا مَا ) Ancak o şey (ilim) vardır ki (عَلَّمْتَ ) bildirdin, kime? (نَا ) bize (اِنَّكَ ) muhakkak sen (اَنْتَ ) ancak sen (الْعَليمُ ) ziyade bilicisin, (الْحَكيمُ )ziyade hikmet sahibisin,


 

2 - Bakara - 32. Dediler ki; Seni tesbih ederiz, senin bize bildirdiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur. Şüphe yok ki âlim, hakîm olan sensin.


 


قَالَ يَاادَمُ اَنْبِئْهُمْ بِاَسْمَائِهِمْ فَلَمَّا اَنْبَاَهُمْ بِاَسْمَائِهِمْ قَالَ اَلَمْ اَقُلْ لَكُمْ اِنّى اَعْلَمُ غَيْبَ السَّموَاتِ وَالْاَرْضِ وَاَعْلَمُ مَاتُبْدُونَ وَمَاكُنْتُمْ تَكْتُمُونَ33



 


2 - Bakara - 33. KELİME MANASI



 


(قَالَ ) (Mevlâ Tealâ) buyurdu:  (يَاادَمُ ) Ey Âdem! (اَنْبِئْ ) haber ver.  Kime? (هُمْ ) onlara (meleklere) neyi ? (بِاَسْمَائِهِمْ ) şu şeylerin isimlerini (فَلَمَّا اَنْبَاَ ) ne zaman ki, (Âdem Aleyhisselâm) haber verdi, kime? (هُمْ ) onlara, neyi? (بِاَسْمَائِهِمْ ) o şeylerin isimlerini (قَالَ ) (Mevlâ Tealâ) buyurdu: (اَلَمْ اَقُلْ ) demedim mi? Kime? (لَكُمْ ) size



 


(اِنّى ) muhakkak ben (اَعْلَمُ ) bilirim, neyi? (غَيْبَ السَّموَاتِ ) göklerin gaybını daha?



 


(وَالْاَرْضِ ) yerin gaybını, yani göklerde ve yerde sizlerden gizli ve kapalı kalmış olan her şeyi.( وَاَعْلَمُ ) ve ben bilirim, neyi? (مَا ) o şeyleri ki, (تُبْدُونَ )   siz açıklıyorsunuz, daha?



 


(وَمَا )ve o şeyleri ki, (كُنْتُمْ ) oldunuz, (  تَكْتُمُونَ ) gizler. Ya­ni gizlediğiniz şeyleri.


 

2 - Bakara - 33. Buyurdu ki: Ey Âdem! O şeyleri adları ile bu meleklere haber ver. Âdem de o şeyleri adları ile haber verince -Cenâb-ı Hak- buyurdu ki; Size dememiş miydim ki, ben şüphesiz göklerin de, yerinde gizliliklerini bilirim. Ve sizlerin açıkça yaptığınız ve gizlediğiniz şeyleri de bilirim.

 

Burada isimler kelimesi ile anlatılmak istenen, ismi olan her şeyin incelikleri dâhil olsa gerek. Allah, her Âdem’e ve her insana ruh verdikten hemen sonra isimlerin tamamını öğretti. Her şeyin en doğrusunu hakkıyla ancak Allah bilir.


 


وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَ



 


(وَخَلَقَ ) ve yarattı kimden? (مِنْهَا ) Ondan, kimi? (زَوْجَهَا ) eşini.



 


4 - Nisa - 1. Ve ondan eşini yarattı.


 

Yukarıdaki ayette Havva anamızın, Âdem (A.S.)babamızdan meydana gelmesi yaratma fiiliyle ifade edilmiştir. Kur’an’da bu ifade bir tek buradadır. Diğer iki ayette “kılma” fiiliyle ifade edilmiştir. Dolayısıyla buradaki ifade bezm-i elestteki ilk yaratmadır.


 


وَإِذْ أَخَذَ رَبُّكَ مِن بَنِي آدَمَ مِن ظُهُورِهِمْ ذُرِّيَّتَهُم ْ ... 172


 

7 - A’raf - 172. Ve o zaman ki, Rabb’in âdemoğullarından, onların sırtlarından zürriyetlerini aldı…

 

Her Âdem yaratıldıktan sonra, kaburga kemiğinden eşi yani Havva yaratılıp zürriyetlerinin tamamı birbirinden çıkarılıp kâmil birer insan olduktan sonra, birinci Âdem ve birinci Havva anamıza öğretilenler, her yaratılan birine öğretildikten sonra, bir sonraki âdem ve neslinin yaratılmasına geçiliyordu. İlk Âdemden ve Havva kendilerinden çıkarılan ilk insanın meydana gelişinde Allah’a şirk koştular. Daha sonraki zürriyetler de babalarına tabi olarak istisnasız hepsi de Allah’a şirk koşmaya devam ettiler. Aşağıda izah edilecektir. İblis, her yaratılan insanın Allah’a şirk koştuğuna şahit olunca, kendisinin secde etmemesinin isabetli olduğunu zannetti.


 


İKİNCİ ÂDEMİN YARATILMASI



 


فَإِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ فِيهِ مِن رُّوحِي فَقَعُواْ لَهُ سَاجِدِينَ 29


 

15 – Hicr - 29. Artık ben ona şekil verdiğim ve ona ruhumdan üflediğim zaman siz hemen onun için secde ediciler olarak yere kapanın.


 


فَسَجَدَ الْمَلآئِكَةُ كُلُّهُمْ أَجْمَعُونَ 30


 

15 – Hicr - 30. Bunun üzerine bütün melekler hep birden secde ettiler.


 


إِلاَّ إِبْلِيسَ أَبَى أَن يَكُونَ مَعَ السَّاجِدِينَ 31


 

15 – Hicr - 31. İblis müstesna, o secde edenler ile beraber bulunmaktan kaçındı.


 


قَالَ يَا إِبْلِيسُ مَا لَكَ أَلاَّ تَكُونَ مَعَ السَّاجِدِينَ 32


 

15 – Hicr - 32. -Cenab' ı Hak- buyurdu ki: Ey İblis! Senin için  ne var ki, secde edenler ile beraber olmayasın?


 


قَالَ لَمْ أَكُن لِّأَسْجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقْتَهُ مِن صَلْصَالٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ33


 

15 – Hicr - 33. -Şeytan- Dedi ki: Kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yaratmış olduğun bir beşere ben secde edecek değilim.

 

İblis, ikinci Âdem’e de secde etmediği gibi sonraki Âdemlere de secde etmeyeceğini ilân etti.


 


قَالَ فَاخْرُجْ مِنْهَا فَإِنَّكَ رَجِيمٌ 34


 

15 – Hicr - 34. Hak Tealâ da -buyurdu ki: Artık çık oradan,- muhakkak ki, sen kovulmuşundur.


 


قَالَ رَبِّ فَأَنظِرْنِي إِلَى يَوْمِ يُبْعَثُونَ 36


 

15 – Hicr - 36. - İblis - dedi ki: Ey Rabb’im! Öyle ise kabirlerinden kaldırılacakları güne kadar bana mühlet ver.


 


قَالَ فَإِنَّكَ مِنَ الْمُنظَرِينَ 7


 

15 – Hicr - 37. Allah Teâlâ da -buyurdu ki: Muhakkak sen mühlet verilmişlerdensin.


 


ÜÇÜNCÜ ÂDEMİN YARATILIŞI



 


وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلئِكَةِ اسْجُدُوا لِادَمَ فَسَجَدُوا اِلَّا اِبْليسَ اَبى وَاسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ الْكَافِرينَ 34



 


2 – Bakara - 34. KELİME MANASI



 


(وَاِذْ قُلْنَا ) Ve dediğimiz vakit, kime?( لِلْمَلئِكَةِ ) meleklere, ne dediğimiz vakti ?



 


( اسْجُدُوا ) secde edin, kime?( لِادَمَ ) Âdem (Aleyhisselâm) e, (فَسَجَدُوا ) Onlar hemen secde ettiler. (اِلَّا اِبْليسَ ) İblis müstesna, (اَبى ) İmtina etti, yani emrolunduğu secdeden kendi isteğiyle çekindi.( وَاسْتَكْبَرَ )ve büyüklendi, yani kibrini açığa vurdu. (وَاسْتَكْبَرَ ) ve oldu. Kimlerden? (مِنَ الْكَافِرينَ ) kâfirlerden.


 

2 – Bakara - 34. Hani biz meleklere demiştik ki Âdem’e secde ediniz. Onlar da hemen secde edivermişlerdi. Yalnız şeytan kaçınmış, kibirlenmiş ve kâfirlerden olmuştu.


 


DÖRDÜNCÜ ÂDEMİN YARATILIŞI



 


وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَائِكَةِ اسْجُدُوا لِآدَمَ فَسَجَدُوا إِلَّا إِبْلِيسَ


 

18 – Kehf - 50. Ve o zaman ki: Meleklere demiştir ki: Âdem’e secde ediniz. Onlar da hemen secde ettiler. İblis müstesna,


 


BEŞİNCİ ÂDEMİN YARATILIŞI



 


وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَائِكَةِ اسْجُدُوا لِآدَمَ فَسَجَدُوا إِلَّا إِبْلِيسَ أَبَى 116


 

20 – Ta-Ha - 116. Ve o vakti ki, Meleklere dedik. Âdem’e secde ediniz. Onlar da hemen secde ediverdiler. İblis müstesna, o kaçındı.


 


قَالَ مَا مَنَعَكَ أَلاَّ تَسْجُدَ إِذْ أَمَرْتُكَ 12


 

7 – A’raf - 12. Buyurdu ki: Ben sana emrettiğim zaman seni secde etmekten ne men etti.


 


قَالَ أَأَسْجُدُ لِمَنْ خَلَقْتَ طِينًا 61


 

17 – İsra - 61. dedi ki: Ben çamurdan yarattığın bir kimseye secde mi ederim?

 

İblis isabetsiz görüşünde ısrar etti ve sonraki âdemlere de secde etmeyeceğini söyledi.


 


ALTINCI ÂDEMİN YARATILIŞI



 


فَإِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ فِيهِ مِن رُّوحِي فَقَعُوا لَهُ سَاجِدِينَ 72


 

38 – Sad - 72. İmdi onun yaradılışını tamamladığım ve içerisine ruhumdan üfürdüğüm zaman hemen onun için secde ediciler olun.


 


فَسَجَدُواْ إَلاَّ إِبْلِيسَ


 

17 – İsra - 61. onlar da hemen secde ettiler. Ancak iblis -secde etmedi-


 


قَالَ فَبِعِزَّتِكَ لَأُغْوِيَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ 82


 

38 – Sad - 82. -İblis - dedi ki: Senin mutlak kudretine yemin ederim ki, elbette onların hepsini azdıracağım.


 


إِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَصِينَ83 


 

 

38 – Sad - 83. Ancak onlardan ihlâsa erdirilmiş olan kulların müstesna.


 


قَالَ فَاخْرُجْ مِنْهَا فَإِنَّكَ رَجِيمٌ 77



 


38 – Sad - 77. -Allah Teâlâ' da- buyurdu ki: Hemen oradan çıkıver. Çünkü sen şüphe yok ki, kovulmuşsundur.


 


وَإِنَّ عَلَيْكَ لَعْنَتِي إِلَى يَوْمِ الدِّينِ 78


 


38 – Sad - 78. Ve muhakkak ki, lânetim kıyamet gününe kadar senin üzerinedir.


 


قَالَ رَبِّ فَأَنظِرْنِي إِلَى يَوْمِ يُبْعَثُونَ 79


 


38 – Sad - 79. -İblis de- dedi ki: Ya Rabb’i! Öyle ise bana tekrar diriltilecekleri güne kadar mühlet ver.


 


قَالَ فَإِنَّكَ مِنَ الْمُنظَرِينَ 80


 


38 – Sad - 80. -Cenabı Hak da- buyurdu ki: Haydi, sen muhakkak ki, mühlet verilenlerdensin.


 


إِلَى يَوْمِ الْوَقْتِ الْمَعْلُومِ 81



 


38 – Sad - 81. O bilinen vakit gününe kadar.


 


YEDİNCİ ÂDEMİN YARATILIŞI



 


وَلَقَدْ خَلَقْنَاكُمْ ثُمَّ صَوَّرْنَاكُمْ ثُمَّ قُلْنَا لِلْمَلآئِكَةِ اسْجُدُواْ لآدَمَ فَسَجَدُواْ إِلاَّ إِبْلِيسَ لَمْ يَكُن مِّنَ السَّاجِدِينَ 11



 


7 – A’raf - 11. And olsun ki, sizi yarattık, sonra size şekil verdik. Sonra da Âdem’e secde ediniz diye meleklere emir ettik, derhal secde ettiler. Ancak iblis, o secde edenlerden olmadı.


 


قَالَ أَرَأَيْتَكَ هَـذَا الَّذِي كَرَّمْتَ عَلَيَّ لَئِنْ أَخَّرْتَنِ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ لأَحْتَنِكَنَّ ذُرِّيَّتَهُ إَلاَّ قَلِيلاً 62



 


17 – İsra - 62. (İblis) Dedi ki: Sen kendini gördün mü, şunu ki, benim üzerime üstün kıldın yemin ederim ki, eğer beni kıyamet gününe kadar tehir eder isen elbette onun neslini, azı müstesna olmak üzere mutlaka hâkimiyetimin altına alırım.


 


قَالَ اذْهَبْ فَمَن تَبِعَكَ مِنْهُمْ فَإِنَّ جَهَنَّمَ جَزَآؤُكُمْ جَزَاء مَّوْفُورًا36


 

 

17 – İsra - 63. -Cenabı Hak da- buyurdu ki: Çık git, imdi onlardan her kim sana tâbi olursa artık şüphe yok ki, sizin cezanız cehennemdir. Tam mükemmel bir cezadır.


 


إِنَّ عِبَادِي لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌ وَكَفَى بِرَبِّكَ وَكِيلاً 65



 


17 – İsra - 65. Şüphesiz benim kullarım var ya, senin için onların üzerinde bir hâkimiyet yoktur. Vekil olarak da Rabb’in kâfidir.


 


لَأَمْلَأَنَّ جَهَنَّمَ مِنكَ وَمِمَّن تَبِعَكَ مِنْهُمْ أَجْمَعِينَ 85



 


 

38 – Sad - 85. Elbette cehennemi senden ve onlardan sana tâbi olanlardan, hepsinden dolduracağım.


Yedinci âdemin yaratılışında da secde etmeyen iblis, küfründe ileri gittiği için kâfir olarak kalbi mühürlendi ve ebedi cehennemlik oldu.



Altı Âdem ve eşleri yaratılıp onlardan zürriyetler alındığında istisnasız kendileri ve zürriyetleri Allah’a şirk koştular. Yedinci âdem ve zürriyeti de istisnasız evvelki Âdemler nesilleri gibi Allah’a şirk koştular. Biz yedinci Âdem ve neslinin yaratılışını inceleyelim.



 


خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ ثُمَّ جَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا



 


39 – Zümer - 6. Sizi bir tek kişiden yarattı, sonra eşini, O’ndan (Âdemden) kıldı.

 


Âdem babamıza kaburga kemiği olarak yerleştirilen Havva anamız, kemik olarak çıkarılıp, kemik evresinden sonraki safhaları geçirip, kadın olarak, olgun bir insan haline getirildi. O’na da ruh verilerek yaratılması tamamlandı. Âdem babamız onun yaratılışına, görerek şahit oldu.


 


وَإِذْ أَخَذَ رَبُّكَ مِن بَنِي آدَمَ مِن ظُهُورِهِمْ ذُرِّيَّتَهُم ْ ... 172



 


7 - A’raf - 172. Ve o zaman ki, Rabb’in âdemoğullarından, onların sırtlarından zürriyetlerini aldı…


 


Müfessirler, zürriyet kelimesine zerreler, yani, ancak mikroskopla görülebilen cisimler manası veriyorlar. Burada zürriyet kelimesiyle kastedilen, topraktan yaratıldıktan sonra nutfeler (spermler ve yumurtalar)  haline getirilen insanlardır. O zerrelerin mü’minun 14 deki evreleri geçirip olgun birer insan olmaları aşağıdaki ayetin ifadesiyle çok çabuk oldu.


 


أَلَمْ نَخْلُقكُّم مِّن مَّاء مَّهِينٍ 20



 


77 – Mürselad – 20. Sizi bir değersiz sudan yaratmadık mı?


 


إِنَّا خَلَقْنَا الْإِنسَانَ مِن نُّطْفَةٍ أَمْشَاجٍ نَّبْتَلِيهِ فَجَعَلْنَاهُ سَمِيعًا بَصِيرًا 2



 


أَلَمْ يَكُ نُطْفَةً مِّن مَّنِيٍّ يُمْنَى 37



 


75 - Kıyamet - 37. O ( İnsan ) dökülen meniden bir nutfe değil mi idi?

 


76 – İnsan – 2. Şüphe yok ki: Biz insanı karışık bir nutfeden yarattık, onu imtihan ediyoruz, imdi onu işitici, görücü kıldık.


 “Karışık nutfe” ifadesiyle kastedilen meni suyu içindeki erkeğin spermiyle, kadının yumurtasıdır.



 


ثُمَّ خَلَقْنَا النُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا الْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا الْمُضْغَةَ عِظَامًا فَكَسَوْنَا الْعِظَامَ لَحْمًا ثُمَّ أَنشَأْنَاهُ خَلْقًا آخَرَ فَتَبَارَكَ اللَّهُ أَحْسَنُ الْخَالِقِينَ 14



23 - Mü’minun - 14. Sonra o nutfeyi alaka yarattık, ardından o alakayı da bir parça et yarattık, ardından o et parçasını da kemikler yarattık, ardından kemiklere de bir et giydirdik. Sonra da onu başka bir yaratılışla inşa ettik. Yaratanların en güzeli olan Allah Teâlâ, pek mübarektir.



 


وَاللّهُ اَنْبَتَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ نَبَاتًا 17



 


71 – Nuh - 17. Ve Allah, yerden bitki bitirir gibi sizi yetiştirdi.


 


وَمِنْ آيَاتِهِ أَنْ خَلَقَكُم مِّن تُرَابٍ ثُمَّ إِذَا أَنتُم بَشَرٌ تَنتَشِرُونَ 20



 


30 – Rum - 20. Ve o' nun ayetlerindendir ki, sizi bir topraktan yaratmıştır, sonra siz beşer olup yayılmaktasınız.


 


“Ve Allah sizi, yerden bitki bitirir gibi yetiştirdi.” ve “Sonra siz beşer olup yayılmaktasınız.” İfadesiyle beşerin tarifi de yapılmaktadır. Beşer: doğurulmamış ve doğurtulmamış insan demektir. Anlaşılan odur ki, Âdem babamız ve Havva anamızdan alınan zerreler yani sperm ve yumurtalar rahimlerde değil de meydanda birleşerek insanlar, bitki gibi büyüyerek yayılmaya başladı.



Ceninin ana rahminde geçirdiği evreler, aynı sıra ile annelerinin ve babalarının gözleri önünde yani meydanda, bir kameranın hızlı çekimi gibi aynı evreleri geçirerek olgun birer erkek ve kadın olup yayılmaya başladılar.



 


لَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ فِي أَحْسَنِ تَقْوِيمٍ 4



 


95 – Tin – 4. Muhakkak ki: Biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.


 


وَصَوَّرَكُمْ فَاَحْسَنَ صُوَرَكُمْ   ...   3) …..



 


64 – teğabün -3.  …ve size suret verdi de suretinizi en güzel yaptı…


 


وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ النَّشْأَةَ الْأُولَى فَلَوْلَا تَذكَّرُونَ 62



 


56 – Vakıa - 62. Ve muhakkak ki, siz ilk yaradılışı bildiniz, o halde düşünmez misiniz?


 


Bu ayetlerin soru şeklinde olması gösteriyor ki biz bu ilk yaratılmayı görerek şahit olduk ve bildik.

 





evliya

18 Mart 2009 Çarşamba
23:30:23
 GALUBELA VE ADRESE DAYALI BİLGİLER BİZİ DAHADA AYDINLATIYOR.VERDİĞİMİZ YEMİN MİSAK VE AHDLERLE İLGİLİDE AÇIKLAMALAR YAPARSANIZ MEMNUN KALIRIZ.ALLAH SİZDEN RAZI OLSUN.GALUBELA.COM DA ÇOK GÜZEL BİR SİTE İNCELEMEYE BAŞLADIM.ALLAH RAZI OLSUN.


zülal

18 Mart 2009 Çarşamba
17:39:42
 allah razı olsun kardeşim emeğine sağlık

Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 18.03.2009 14:08:49
Kaynak : kuran
Yazıyı Ekleyen : kalemcan
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 1196 kez okundu.
kalemcan bugüne kadar toplam 2 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

KIYMETLİ KADIN İSİMLERİ

Avlanmak günahmıdır avcılık günahmıdır harammıdır

Hz:Muhammedin GÜLLERi..


Bugün Hiç Okunmadılar..

Başörtüsü Yasağı

Kimleri Tanıyorsunuz :)))

HANIMLARA

Hastalıkta sebebe yapışmak

Kitap ; Sözler : Sayfa 101,102,103,104,105,106,107,108,109,110 (İslâm üzerine)


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
erenn , sürgün , HUNTER54 , HAYATA; , mervos , kaanisa , selamay , Acizkul66 ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

tahaAnneBabahilinekKARDESECDEDENmemleketdervibendim efendimekleme

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   hakanbalıkçı
   emine deniz
   clubasya
   helenya
   kartal62

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.