Himmet yönüyle insanların en yücesi hem dünya hem de ahiret işine himmet gösteren mü'mindir.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Dünya işlerinizi yolunuza koyunuz. Ve yarın ölecekmiş gibi de ahiretinize çalışınız.


İslamiyazılar gözünüzün önünde olsun
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Genel Makaleler » Hurafeler ve batılı nasıl ayırabili..


Hurafeler ve batılı nasıl ayırabiliriz !
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...

Elim kaşınıyor para gelecek. Burnum kaşınıyor, kavga edeceğiz. Gözüm dalıyor, biri gelecek. Gece tırnak kesmek şeytanı çağırır. Tahtaya üç kez vurmak nazarı engellemektir. Üç kez kulak memesini çekmek, başa gelmesin, nazardan saklasın demektir.



Bir çırpıda akla gelen birkaç batıl inanç. Bunlar masum ve zararsız gibi görülenleri, temelde imana zarar vermeyenleri. Bir de öyle batıl inançlar ve itikatlar var ki, bütünüyle imana aykırı, dine ters.
“Öbür dünyaya kim gitmiş gelmiş? Her şeyi doğa yaratıyor. Seni, elimden Allah bile kurtaramaz. Azrail bu adamın canını yanlışlıkla aldı.” gibi sözler de ve imana zarar veren sözlerdir.



Fakat son yüzyıl içinde ilim, fen ve modernlik adına Batı’dan öyle sapkın ve batıl inançlar İslam toplumunun içine girdi ki, bunların bir kısmı ders kitaplarında yer aldı, bir kısmı sinema ve dizi filmlerde sıkça kullanıldı, bir bölümü de medya tarafından bazen kasten, bazen düşünülmeden kullanıldı.
Her şeyi doğaya, sebeplere ve tesadüfe bağlamadan tutun da, taş, tunç, bakır ve demir devri gibi saçmalıklara, insanlığın ilk hayatının vahşet ortamında başladığı, özellikle insanın maymundan geldiği inancına varıncaya kadar hurafe ve batıl düşünceler özellikle genç neslin imanına musallat olmuş durumda.
Batıl ve hurafelere bağlananlar, bir tek Yaratıcıyı kabul edip huzur bulmak gibi kolay ve rahat bir yol varken, her sevdiği ve her korktuğu şeyi tanrılaştıran bir inanç açmazına tıkanıp kaldılar.



Şairin dediği gibi, “Beşerin böyle dalaletleri (sapkınlıkları) var/Putunu kendi yapar, kendi tapar.” durumuna düştü.


“Hak geldi, bâtıl yok olup gitti”


Tarih boyunca batıl itikatlar ve hurafe inançlar şekil ve renk değiştirerek, temelde aynı olmakla birlikte toplumlara göre farklı görüntülerde ve uygulamalarda yaşama alanı bulabiliyor. Bugün sadece İslam toplumunda değil, “modern” batıda öyle saçma sapan inançlar, öyle ilme, fenne ve akla aykırı hurafeler var ki, bunlara bir din gibi inanılıyor ve uygulanıyor. Bu çeşit âdet ve alışkanlıklar medya aracılığıyla ülkemize de sızıyor ve insanlarımız “modernlik/moda” adına doğrusunu araştırıp sormadan hayatına geçiriyor.
İslam dini ise, ilk geldiği günden itibaren bu zamana kadar ve hatta kıyamete kadar hep bu batıl ve hurafe inançlarla mücadele etti, ediyor ve edecek. Batıla ve içinde küfür kokan bütün inançlara esaslı ve en kalıcı darbeyi Resul-i Ekrem Efendimiz vurdu.



Mekke’nin Fethi günü Allah Resulü Kâbe’nin içine girdiğinde, içerisi putlarla doluydu. Sıra sıra diziliydiler. Elindeki asâ ile putlara birer birer dokundu. “Hak geldi, bâtıl yok olup gitti.” buyurdu. Dokunduğu her put yere düştü ve yıkıldı. Kâbe’nin içi putlardan bütünüyle temizlendi. Daha sonra Bilal-i Habeşi Kâbe’nin damına çıktı, ezan okuyarak Tevhid’i (Allah’ın birliğini) ilan etti. Putların devrilip gitmesiyle birlikte diğer ne kadar batıl ve hurafeler varsa, hepsi birden yer ile yeksân oldu.



Böylece cahiliye toplumunun inanç temelleri yerle bir oldu. Bâtıl, hurafe ve bid’at kokan her şey temelden sökülüp atıldı. İnsan eliyle kutsallaştırılan hiçbir şeyin değerinin olmadığı anlaşıldı.
Çünkü İslam öncesi Arap toplumunda batılın her türlüsü, hurafenin her çeşidi, bağnazlığın ve taassubun her biçimi, ahlâk düşüklüğünün her şekli fazlasıyla mevcuttu, üstelik yaygın bir uygulama alanı da bulmuştu. Yüzyıllar boyunca atalarından, ecdatlarından nasıl görmüşlerse dozunu daha da arttırarak yaşatıyorlardı.



Öyle ki, insan haysiyet ve şerefinin ayaklar altında çiğnendiği, kadınların ve kız çocuklarının insandan sayılmadığı, faizciliğin ve tefeciliğin ekonomik hayatı batağa sürüklediği, içkinin sular gibi tüketildiği, zinanın en pespaye haliyle toplumu dejenere ettiği, cinayetin ve zulmün acımasızca işlendiği, bunların yanında ne kadar hurafe ve bâtıl âdetler varsa kutsallaştırıldığı bir toplumsal çöküş hâkimdi.
Böyle çürümüş, pörsümüş, kokuşmuş ve o nispette de paçavraya dönüşmüş bu yapıyı, İki Cihan Serveri Efendimiz (s.a.v.) kökünden yıkıp attı, mazi mezarına gömdü; yerlerine de yepyeni, berrak ve parlak bir medeniyet sarayı inşa etti.

Çözüm Kur’ân ve Sünnet çizgisi
Bediüzzaman’ın işaret ettiği gibi, Hz. Peygamber aleyhissalatü vesselam, büyük Arap yarımadasında vahşî, âdetlerinde bağnaz ve inatçı çeşitli kavimlerin her tür kötü ahlâklarını kökünden söküp attı. Onları güzel ahlâkın her türlüsüyle bezeyip süsledi, dünyaya ve medeni topluma rehber eyledi. Bunları yaparken de bir zorlama ve baskı kullanmadı. Öncelikle akılları, ruhları, kalbleri ve nefisleri fethetti, kendine bağladı. Sonunda da, kalblerin sevgilisi, akılların üstadı, nefislerin eğiticisi ve ruhların sultanı oldu.



Fakat, gerçek sütü annesinin memesinden emmeyen çocuk, plastik emzikle oyalandığı gibi, Kur’ân’dan, vahiyden, İlahi kaynaktan ve sünnetten beslenmeyen insan da, ne yazık ki, önüne kurulan batıl inançların, hurafe ve bid’atların tuzaklarından kurtulamaz, kendini çekip çıkaramaz.
Bunun için bid’atın farkına varmak, nelerin batıl inanç olduğunu anlamak, hurafe ve uydurma şeylerin neler olduğunu bilmek için, her şeyden önce Kur’ân çizgisinde, sünnet ölçüsünde ve itikat dairesinde mevcut olan bilgilere ulaşmak gerekiyor.



Ulaşmak gerekiyor, çünkü hakiki ve sağlam bir iman kalbe yerleşir, sünnet-i seniyye bir pusula gibi yol göstericiliği yaparsa, batıl inancın ve hurafelerin neler olduğunu ayıklamak kolay olacak, insan uydurması âdet ve alışkanlıklar yol bulup hayatımıza sızmayacaktır.
Yoksa bugün batıl inançları, hurafe ve bid’atları teker teker sayıp dökmeye, belirleyip ortaya çıkarmaya gerek de yoktur, ihtiyaç da değildir. Çünkü nasıl güneş çıkar da, karanlıkta ne olduğu belli olmayan şeylerin mahiyeti anlaşılırsa, toplumda var olan âdet, alışkanlık ve inançlar da hak mı/batıl mı olduğu İslam güneşi, Kur’ân ve sünnet ölçüsüyle anlaşılır ve ayırt edilir.
Rahman Suresinde Yüce Allah, adaletten ve dinin emirlerinden ayrılarak ölçüde sınırı aşmayalım diye, ölçüyü ve tartıyı adaletle yerine getirmemizi istiyor.
Bunun için Kur’ân’ın ve sünnetin ölçüleri şaşmaz, eskimez, zaman aşımına uğramaz, gündemden düşmez, insandan insana, toplumdan topluma değişmez. Zira dünyanın neresinde olursa olsun, insanlar oksijene ve temiz havaya muhtaç, susuz ve gıdasız yaşayamazsa; imanın yeri yurdu ve merkezi olan kalb ve bedeni ayakta tutan ruh da iman nurundan nasipsiz olarak ayakta ve hayatta kalamaz.





ZÜBEYDE

(Eski Mesaj)
 TEŞEKKÜREDERİM YAZIN İÇİN ŞUNU SÖYLEMEK İSTEDİM İKİ BAYRAM ARASI EVLENMEK SÜNNET BUNUDA HERKES DUYSUN SELAM DUAAAA


admin

(Eski Mesaj)
 OooOO Efendım Siz Buraya Ugrarmıydınız Acaba Bakıyorumda Bugün Bir Gelişme Var Aman Allahım Gözlerim Yaşaracak )

Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13
Kaynak : moral dergisi
Yazıyı Ekleyen : sinepüryan
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 3958 kez okundu.
sinepüryan bugüne kadar toplam 217 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

KIYMETLİ KADIN İSİMLERİ

şehid

Kuran Arapçadır, Ama Hükümleri Evrenseldir


Bugün Hiç Okunmadılar..

KIYÂMET SİNYALLERİ

Server-i Ser Bülendimiz

BU GERÇEKTEN ÖNEMLİMİ

Evliler İçin Güzel Geçim Usûlleri

Vatan ve bayrak (Yazan : İlhan Esen)


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
ahmet159 , skyne , nsa , seyhannet , ysmnkndmr , csn111 , yusuf14 , ebruli ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

somuncubabakralahysaidekranclubasyaincilgenmetabolizmapeygamberler

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   mnihatmalkoc
   abdullahatay
   ba_hadır_12
   hak_dostu
   zeekra

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.