|
..:: Bir Ayet ::..
|
|
Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah,
va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir
|
|
..:: Bir Hadis ::..
|
|
Şurası muhakkak ki insanlar Kıyamet günü niyetleri üzere diriltilecekler. |
|
|
Sitemizi destekleyin
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın
HENDEĞİ NEREDE KAZALIM
|
| |
|
| |
Resûlullah, eshâbtan birkaç kişi alarak Keşfe çıktı birlikte, etrâfı dolaşarak. Hendeğin, nerelere kazılması bâbında, İstişâre eyledi eshâbı arasında. Medînenin güneyi, "Sık ağaçlık" idi hep, Düşman saldıramazdı buradan bundan sebep. "Benî Kureyzâ" kavmi vardı ki doğuda hem, Onlarla, bir andlaşma yapmıştı Fahr-i âlem. Batı ve kuzey ise, "Açık arâzî"lerdi, Düşmanlar, bu yönlerden saldırabilirlerdi. Hendeğin, bu yerlere kazılması bâbında, Bir karâra varılıp ve başlandı ânında. Her sahâbî, "Üç metre" bir yeri kazacaktı, Derinlik, iki adam boyunda olacaktı. Genişliğe gelince, sür' atle koşan bir at, Yetirememeliydi geçmeğe güç ve tâkat. Lâkin zaman pek azdı, zîra düşman, Mekkeden, Çıkmış ve Medîneye varırdı çok geçmeden. Peygamber Efendimiz, gelerek kendi bizzât, Vurdular ilk kazmayı, "Besmele"yle o sâat. Kahramân eshâbını teşvîk etmek için de, Bizzât çalışıyordu hendek kazma işinde. Sahâbîler dedi ki Ona: (Yâ Resûlallah! Canımız, herşeyimiz fedâdır sana Vallah. Hendek kazma işini, bizler hâllediyoruz, Sizin çalışmanızı biz arzû etmiyoruz.) Şöyle buyurdular ki Resûlullah eshâba: (Ortak olmak isterim, ben dahî bu sevâba.) Mevsim "Kış" olduğundan, çok soğuktu havalar, Hem "Kuraklık" ve "Kıtlık" var idi o aralar. Bu yüzden Resûlullah, hem de eshâbı kirâm, Müthiş "Açlık" içinde bulunuyorlardı tam. Taş bağlıyorlardı da karınlarına hattâ, Gevşeklik yapmazlardı, yine hendek kazmakta. Resûlullah, kendini aslâ düşünmüyordu, Eshâbının hâlini görüp üzülüyordu. Bir yanda kış ve "Soğuk", bir yanda "Açlık" vardı, Yine de aşk ve şevkle hep çalışıyorlardı. Zîra canlarından çok sevdikleri Peygamber, Gece gündüz, onlarla çalışırdı berâber. Gördükçe o arslanlar, Onun nûrlu yüzünü, Hemen unuturlardı her sıkıntı ve hüznü. Resûlullah, bakarak eshâbının hâline, Çok duâ ediyordu âlemlerin Rabbine. Diyordu ki: (Yâ Rabbî, eshâbıma yardım et, Muhâcir ve ensârı, eyle af ve mağfiret.) Çalışma, sabahleyin başlıyordu erkenden, Geç vakitlere kadar sürerdi hergün hemen. Ayağı yaralandı sahâbeden birinin, Yanına getirdiler o zâtı Peygamberin. Mübârek elleriyle, sığadı onu bir an, Derhâl kesiliverdi ayağından akan kan. Hem de Resûlullahın bir mûcizesi ile, Yarası iyi oldu ve geçti tamâmiyle. |
| Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13 |
| Yazıyı Ekleyen :
admin |
| Bu yazı Bugün 0 kez okundu. |
| Bu yazı Toplam 62 kez okundu. |
| admin bugüne kadar toplam 3021 yazı ekledi. |
|
|
|
| |
..:: Son yorumlananlar ::.. |
|
|
|
..:: En Son Arananlar ::.. | |
|
fatiha,
doga,
kabir suali,
alak suresi,
ecel,
boks,
salih amelle,
ezel,
hz lokman,
mabud,
|
|
..:: Rasgele 5 Üyemiz ::.. | |
|
|
|
| Tefekkür Yazarları |
| Ayşe Üzümcü , Şükran Taşdelen ,Zeynep Işık ,Nurcan Hazyadaranlı Emine Güneş |
|
|
Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı
yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. kendi yazınızı yazıyor
iseniz adınızı belirtmek zorunda değilsiniz kullanici adiniz yazınızın altında
yayınlanacaktır. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar
suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının
kaldırılmasını saglayablirler. islamiyazilar.com yazarlarin kendi goruslerine
saygi duymakla birlikte suc unsuru teskil eden yazilari yayinlamama veya
yayinlanmiş olanlari yayından kaldırma hakkını saklı tutar. |
|
|