Diline sahip ol. Evin sana dar gelmesin. Günahların için ağla.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Nafaka için harcananın hepsi Allah yolunda harcanmış gibidir, bina için harcanan müstesna, bunda hayır yoktur.


Sitemizi destekleyin
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Hadisler » HADİSLERLE İSLAMIN SÜNNETLERİ‏..


HADİSLERLE İSLAMIN SÜNNETLERİ‏
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...

ALLAH' IN KOYDUĞU SINIRLAR ve ONLARIN DOKUNULMAZLIĞI


 


وعن أبى ثَعْلَبَةَ الخُشَنِّى رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: قال رَسُولُ اللّه صلّى اللّهُ علَيْهِ وَسَلّمَ: إنَّ اللّهَ  تَعَالىَ فَرَضَ فَرَائِضَ فَلاَ تُضَيِّعُوهَا، وَحَدَّ حُدُوداً فَلاََ تَعْتَدُوهَا، وَحَرَّمَ أشْيَاءَ فَلاََ تَقْرَبُوهَا، وَتَرَكَ أشْيَاءَ عَنْ غَيْرِ نِسْيَانٍ فَلاََ تَبْحَثُوا عَنْهَا.. حديث حسن رواه الدَّارَقُطْنِيّ وغيرُه.. حَسَّنَه النووي رحمه الله تعالى، ووافقه عليه الحافظ العراقي، والحافظ ابن حجر، و صححه ابن الصلاح..


 


Ebu Sa' lebe el-Huşeni (ra) anlatıyor: "Resulullah (sav) buyurdular ki:


"Allah bir kısım farzlar koymuştur, siz bunları zayi etmeyin. Bir kısım da sınırlar koydu. Bunlara tecavüz etmeyin. Bazı şeyleri de haram kıldı, onlara yaklaşmayın. Bazı şeyleri de bırakmıştır. Bunları, unutarak bırakmış değildir. Öyle ise onları araştırmayın"


Hadisin Rivayet Boyutu:


Hadisimizi Darekutni Sünen adlı eserinde rivayet etmiş ve ' Hadis Hasen bir hadistir' demiştir. Ayrıca hadisi başkaları da rivayet etmişlerdir. (1) İmam Nevevi de Erbeıyn' inde (30) numara ile rivayet etmiştir ve Hasen saymıştır. Hafız Iraki, Hafız ibn-i Hacer de bu konuda ona muvafakat etmiş ve ibn-i Salah da bunu tashih etmiştir. Kütüb-i Sitte mütercimi de: ' Bu hadis, aynı hükmü ihtiva eden başka rivayetlerle takviye görmüş ve ' Hasen' mertebesine yükselmiştir' diye açıklama getirmiştir. (2)


Hadis-i Şerifi takviye eden diğer rivayetlerden bazıları hakkında ulema şu nakillerde bulunmuşlardır: Bezzar (rh.a) Müsned adlı eserinde, Hakim (rh.a) Sahih adlı eserinde, Ebu' d Derda (ra)' dan kaydettiği bir rivayette Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur:


مَا اَحَلَّ اللّهُ في كِتَابِهِ فَهُوَ حَلاَََلٌ وَمَا حَرَّمَهُ فَهُوَ حَرَامٌ وَمَا سَكَتَ عَنْهُ فَهُوَ عَافِيَةٌ فَاقْبِلُوا مِنَ اللّهِ عَافِيتَهُ فإنَّ اللّهَ لَمْ يَكُنْ لَيَنْسَى شَيْئاً..


"Allah, kitabında her ne helal kılmışsa o helaldir, her ne haram kıldı ise o da haramdır. Sükut buyurduğu şey de afiyettir. Allah' tan afiyetini kabul edin. Zira Allah herhangi bir şeyi unutucu değildir." (3)


Keza İbn-i Kesir (rh.a) (وَمَا كَانَ رَبُّكَ نَسِيّاً) "Rabbin unutkan değildir" (4) ayetinin tefsirinde bu hadisi Ebu' d Derda (ra)' den rivayet etmiş ve isnadını da İbn-i Ebi Hatim' e dayandırmıştır. (5) Diğer bir rivayette de Abdullah ibn-i Abbas (ra) şöyle demiştir:


كَانَ أهْلُ الْجَاهِلِيَّةِ يَأكُلُونَ أشْيَاءَ، وَيَتْركُونَ أشْيَاءَ تَقََذُّراً، فََبعَثَ اللّهُ تعالى نَبِيَّهُ صلّى اللّهُ علَيْهِ وَسَلّمَ، وَأنْزَلَ كِتَابَهُ، وَأحَلّ حَلاَلَهُ، وَحَرّمَ حَرَامَهُ، فَمَا أحَلَّ فَهُوَ حَلاَلٌ، وَمَا حَرَّمَ فَهُوَ حَرَامٌ، وَمَا سَكَتَ عَنْهُ فَهْوَ عَفْوٌ، وَتَلاََ قَوْلَهُ تَعالى: قُلْ لاََ اَجِدُ فِيمَا أُوحِيَ إلَيّ مُحَرَّماً عَلى طَاعِمٍ يَطْعَمُهُ إلاَّ أنْ يَكُونَ مَيْتَةً..


"Cahiliyye devri insanı bazı şeyi yiyorlar, bazı şeyleri de tiksinerek yemeyip terk ediyorlardı. Cenab-ı Hak, Peygamberini gönderdi. Kitabını indirdi. Helal kıldığını helal diye, haram kıldığını da haram diye bildirdi. Helal kıldığı helaldir, haram kıldığı da haramdır. Sükut edip bildirmediği ise, af edilmiştir. Ve şu ayeti okudu: (6)


قُلْ لاََ اَجِدُ فِيمَا أُوحِيَ إلَيّ مُحَرَّماً عَلى طَاعِمٍ يَطْعَمُهُ إلاَّ أنْ يَكُونَ مَيْتَةً..


"Ey Muhammed! De ki: Bana vahyolunanda, leş, akıtılmış kan, domuz eti, -ki pistir- ve günah işlenerek Allah' tan başkası adına kesilen hayvandan başkasını yemenin haram olduğuna dair bir emir bulamıyorum. Fakat darda kalan, -başkasının payına el uzatmamak ve zaruret miktarını aşmamak üzere- bunlardan da yiyebilir. Doğrusu Rabbin bağışlar ve merhamet eder" (7)


Hadisin Ravisi Hakkında Malumat


Hadisimizi ashabdan Ebu Sa' lebe Cürsum b. Naşir el-Huşeni (ra) tarafından rivayet edilmiştir. Ebu Nuaym Hilyetü' l-Evliya isimli kıymetli eserinde, bu Sahabe' yi Ebu Sa' lebe el-Haseni şeklinde takdim eder. Asıl adı Cürsum olup, künyesi Ebu Salebe' dir ve Huşeni kabilesine mensuptur. Resulullah (sav)' in ashabı arasında mertebesi oldukça yüksek bir zat olup, Resulullah (sav)' den sonra Şam' da ikamet etmiş ve hicret yılının 75. senesinde yine Şam' da vefat etmiştir.


Hadisin İhtiva Ettiği Mana


Hadisimiz; Cevamiu' l-Kelim olan Peygamberimiz (sav)' e, Allah (cc) tarafından özel olarak ihsan olunan en açık ve en veciz ifade üslubun ortaya koymaktadır. Çünkü bu hadiste; Resulullah (sav) Allah tealanın ahkamını dört kısma ayırmış bunlar: Farz olanlar, haram kılınanlar, hudutlar ve haklarında sükut buyurulan şeylerdir. Öyle ki; bunlar bu dinin hükümlerinin tamamı niteliğindedir.


Hadis Hakkında Gelen Eser


İbn-i Sem' ani dedi ki: Kim bu hadisle amel ederse sevabı alır, azaptan emin olur. Çünkü kim farzları yerine getirir, haramlardan kaçınır, sınırlarda durur (aşmazsa), kendine kapalı olanı araştırmazsa, fazilet kısımlarını tamamlar, dini haklarını yerine getirmiş olur. Çünkü kurallar bu hadiste zikredilen çeşitlerin dışına çıkmaz. (9)


Hadiste Geçen Kelimelerin İzahı


Hadiste geçen (إنَّ اللّهَ تَعَالىَ) ' Gerçekten yüce Allah' tabiri, Cenab-ı Hak' ka gösterilen saygı ve ta' zimin ifade tarzıdır. Allah' ın ismini anarken, böyle derin saygı içeren bir üslupla anmalıdır. Hz. Peygamber (sav) bu edebi bizlere öğretiyor. Bundan sonra Cenab-ı Hak' kın ne bildirdiğini açıklamak üzere buyurdu ki: (فَرَضَ فَرَائِضَ) ' Farzlarını farz kıldı' Allah teala bu ümmete yapılmasını istediği bütün hükümlerini farz kılmıştır. Allah teala bu ümmeti diğer ümmetlerden ayrı olarak mütalaa ettiğini ve bu ümmete bir çok ayrıcalık verdiğini kitabında belirtmektedir. Bir ayette şöyle buyurur:


وَكَذلِكَ جَعَلْنَاكُمْ اُمَّةً وَسَطًا لِتَكُونُوا شُهَدَاءَ عَلَى النَّاسِ وَيَكُونَ الرَّسُولُ عَلَيْكُمْ شَهيدًا ..


"And olsun ki sizi, insanlara şahit olmanız ve Peygamberin de size tam bir şahit olması için ' VASAT' bir ümmet kıldık." (9)


Ayette geçen (اُمَّةً وَسَطًا) ' Vasat Ümmet' tabiri ile, Hak tealanın murad ettiği topluluk kastedilmiştir. Her türlü aşırılıktan ve seviyesizlikten uzak bir topluluk demektir. Vasat; denge unsuru demektir. Ruh ve madde konusunda, dünya ve ahiret konusunda, toplumcu ve bireyci görüşün arasında ifrat ve tefridin arası demektir. Allah (cc) bu ümmeti denge unsuru yapmıştır.


Bu ümmet bilgiyle ameli, düşünceyle hayatı birleştiren bir ümmettir. Vasat ümmet; bir de hükmüne tüm insanlığın boyun eğmesi gereken ümmet demektir. Bu demektir ki; önderliğin İsrailoğullarından alınıp Muhammed ümmetine, müslümanlara verilmesidir bu. Böylece bu ümmet, bütün İlahi emirlerle muhatap kılınmıştır. Bir başka ayette de bu ümmetin üstünlüğü açıkça vurgulanırken şöyle buyurulmaktadır:


كُنْتُمْ خَيْرَ اُمَّةٍ اُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ تَاْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَتَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَتُؤْمِنُونَ بِاللّهِ ..


"Siz, insanlar için çıkarılmış hayırlı bir Ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten sakındırır ve Allah' a da iman edersiniz" (10)


Ayette geçen (خَيْرَ اُمَّةٍ) ' Hayırlı Ümmet' tabiri ile, bu Ümmet, yani Ümmet-i Muhammed kastedilmiştir. Çünkü bu ümmetin en bariz vasfı, ' İyiliği emretmek, Kötülükten sakındırmaktır.' Diğer ümmetler ise, her ne kadar Allah' a iman etseler de, bu ümmetin sahip olduğu özelliği üzerlerinde bulamamışlardır. Bu itibarla bu ümmet bu asil vazifeyi yerine getirmede Peygamberlerin mesleğini icra etmiş olmaktadır. İşte Allah' ın bu ümmete kıldığı farzlar hem ferdi alanda ve hem de toplumsal alanda alemşümul bir mahiyet arz etmektedir.


Bir Usul-i Fıkıh terimi olarak (فرض) Farz kavramı; ıstılahta şöyle tarif edilir: Yapılması Şarii Mübin tarafından emrolunduğu kat' i delille sabit olan herhangi bir vazifedir. (11) Bu farzlar da temel olarak Ayni ve Kifai olmak üzere iki kısımdır. Ayni farz; bütün mükellef kabul edilen herkese yapması gereken temel vazifelerdir. Kifai farz ise; bir kısım mükellefin yerine getirmesi ile, diğer mükelleflerin üzerinden sorumluluğu düşen vazifelerdir. Eğer bu farz yerine getirilmezse, her mükellef bu konuda mes' ul ve günahkar olur. Hadiste zikredilen farzlar, Allah tealanın kullarından yapmalarını istediği bir kısım görevlerdir ki; namaz, zekat, oruç, hac gibi vazifelerdir.


Hadiste geçen (فَلاَ تُضَيِّعُوهَا) ' Onu zayi etmeyiniz' ifadesinde buyuruluyor ki; o farzları yaşamamak sureti ile terk etmeyiniz. Yahut, sıfatını değiştirerek aslını bozmayınız. Veya bir kısım şeyler ilave ederek, yaşanmasını zorlaştırmayınız. Ya da bazı şeyleri eksilterek, Hak tealanın istediği hususların dışına çıkmayınız. Bundan maksat; o farzların orijinal bir şekilde ifa edilerek korunmasıdır.


Hadisimizin ikinci boyutu, Allah' ın çizdiği sınırlarla alakalıdır. Dinî bir terim olarak Had; Allah' ın hakkı olarak belirlenmiş ceza demektir. (12) Bundan maksat, çağların değişmesi ile, kişi ya da herhangi bir kurum tarafından değiştirilemeyen İlahi yasalar demektir. Bilginler ' Hudutla, suçun  kendisi de kastedilir' der ve şu ayeti misal gösterirler:


تِلْكَ حُدُودُ اللّهِ وَلاَ تَقْرَبُوهَا..


"Bu hükümler, Allah' ın sınırlarıdır. Sakın onlara yaklaşmayın" (13)


Kur' an-ı Kerim, hakkında takdir edilen hüküm bulunan fiillere de ' HUDUD' kelimesini kullanır.


وَتِلْكَ حُدُودُ اللّهِ وَمَنْ يَتَعَدَّ حُدُودَ اللّهِ فَقدْ ظَلَمَ نَفْسَهُ..


"Bunlar Allah' ın hudududur. Kim Allah' ın hududunu çiğneyip aşarsa, muhakkak ki kendisine yazık etmiş olur" (14)


Bu âyetler, helal ile  haramı ayırdıkları için bunlara ' HUDUD' denmiş olmaktadır. Bazı âyetler, fiilin yapılmasını zecrederken, (15) bazıları da fiile ziyade ve noksanda bulunmayı zecreder.  Hulasa; hadiste geçen (وَحَدَّ حُدُوداً) ' Bir kısım da sınırlar koydu' ifadesi ile, üstte belirtilen Hudutlar kastedilmektedir. Şer' î hududların genel anlamı, Allah' ın koyduğu helal-haram ölçüleridir. Öyleyse buna ne yapmak gerekir? (فَلاََ تَعْتَدُوهَا) ' Sakın bunlarda haddi aşmayın!' emri gereğince, bu sınırları çiğnememelidir. Allah' ın sınırlarını çiğneyip aşırılığa gidenler hakkında Kur' an' da korkunç vaid (16) vardır. Mesela bir ayette:


وَيَتَعَدَّ حُدُودَهُ يُدْخِلْهُ نَارًا خَالِدًا فيهَا وَلَهُ عَذَابٌ مُهينٌ..


"Kim Allah' ın hudutlarını aşarsa onu, içinde ebedi kalmak üzere cehenneme sokar ve alçaltıcı bir azaba uğratır" (17) buyurulur.


Kur' an, suçlar karşısında yer yer dünyevi cezaların yanında uhrevi cezalara da atıfta bulunur. Bununla birlikte, bazı hadislerde bu dünyada çekilen hukuki cezaların uhrevi cezalara keffaret teşkil edeceği belirtilir. Bunun karşılığında ise Allah' ın hudutlarını koruyanlara büyük mükafat vaad edilmektedir.


وَالْحَافِظُونَ لِحُدُودِ اللّهِ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِنينَ..


"Allah' ın hudutlarını koruyan mü' minleri müjdele" (18) Hulasa; hadiste Allah' ın çizdiği sınırları korumak emrediliyor.


Hadisimizin üçüncü kısmında ise: (وَحَرَّمَ أشْيَاءَ) ' Bir kısım şeyleri de haram kılmıştır' buyuruluyor. Haram; Şari' in (19) kat' i şekilde terkini talep ettiği şeydir. Bütün haramların belirleyicisi Allah' u Teala' dır. Bir şeyin helal ya da haram olduğunu belirlemek ancak Allah' ın yetkisi dahilindedir. Dolayısıyla Allah ve Resulünden kesin bir delil olmaksızın şu helaldir, bu haramdır demek, Allah' a iftira olmaktadır. Selef alimleri, hakkında kesin nass bulunmayan konularda haram sözünü kullanmaktan mümkün mertebe kaçınırlar ve onun yerine: ' Bu mekruhtur' yahut, ' Bu uygun değildir' veya, ' Hoş değildir' gibi ifadeleri tercih ederlerdi. Çünkü helal olan bir şeye haram demenin büyük bir vebal ve Allah' a iftira olduğunu biliyorlardı. (20)


Hadiste geçen (فَلاََ تَقْرَبُوهَا) ' Ona yaklaşmayınız' ifadesi ile, haramlardan kaçmak tavsiye edilmektedir. Bilindiği gibi haramların hürmeti kesindir. Bu hem Kur' an' da ve hem de Sünnette açık olarak belirtilmiştir. Her Padişahın belli koruları bulunduğu gibi, Haramlar da Allah' ın korularıdır. Bunlara kısaca şu ayetleri örnek olarak gösterebiliriz:


وَلا تَقْرَبُوا الْفَوَاحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ..


"Fuhşun gizlisine de açığına da yaklaşmayın" (21)


يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لا تُحَرِّمُوا طَيِّبَاتِ مَا أَحَلَّ اللَّهُ لَكُمْ..


"Ey iman edenler, Allah' ın size helal kıldığı, dünyanın güzel nimetlerinden yararlanın ve bunları kendinize daha dindar olabilme sebebiyle haram kılmayın." (22)


İslam, ruhu öldüren ve kalbi söndüren bütün haramların karşısındadır. Gayr-i meşru keyiflere ve lezzetlere asla izin vermediği gibi, meşru dairedeki zevk' u lezzetten de kimseyi alıkoymaz. Dahası, Allah' ın yasaklamadığı bazı nimetlere karşı tavır almayı da kesinlikle men eder. Ancak Zühd anlayışı bununla karıştırılmamalıdır.


Hadisimizin dördüncü kısmında (وَتَرَكَ أشْيَاءَ عَنْ غَيْرِ نِسْيَانٍ..) "..Unutma kastı olmaksızın bir kısım şeyleri de terk etmiştir" buyurulur ki, bu Allah tealadan kullarına bir rahmet olarak bir hafifletmedir. Zaten bu Dinin temel özellikleri Te' min-i Maslahat, Tevzi-i Adalet, Adem-i Haraç (Meşakkat), Az Teklif, Tedrice Riayet gibi, insan tabiatını her yönden kuşatan prensiplerdir.


Hadisimizin son kısmında ise (فَلاََ تَبْحَثُوا عَنْهَا..) "..onların künhünü araştırmayınız.." buyuruluyor ki, buradaki soru sorma yasağı, lüzumsuz soru sorma gayesine matuftur. Yahut Hak tealanın kullarına merhameten Teşri kılmadığı bir meselenin, soru sebebi ile yasallaşması ve bunun sonucunda da vaz' edilen hükmün şiddetinden çekindiği için Resulullah (sav) efendimiz fazla soru sormaktan, ümmetini sakındırmıştır. Bu makamda meydana gelmiş bir çok olay da buna örnek teşkil eder. Bütün bunları özetleyen bir hadiste buyurulmuştur ki:


عن عامر بن سعد بن أبي وقاص أنه سمع أباه يقول: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: أعظم المسلمين في المسلمين جرما من سأل عن شيء لم يحرم على المسلمين فحرم عليهم من أجل مسألته..


"Müslümanlar içerisinde en büyük suçlu o kimsedir ki, müslümanlara haram olmayan bir şeyi sorar da ve o sormasından dolayı o şey haram kılınır"


ذروني ما تركتكم، فإنما أهلك الذين من قبلكم كثرة مسائلهم واختلافهم على أنبيائهم..


"Ben size bir şeyi emretmediğim sürece, beni kendi halime bırakınız. Zira sizden önceki ümmetleri helak eden şeylerden biri de, çok soru sormaları ve Peygamberlerine muhalefet etmeleri olmuştur."


Konuyla alakalı olarak Kütüb-i Site mütercimi şu açıklamada bulunur:


"Hadislerde gelen sual yasağının mahiyet ve şümulü ile alakalı olarak Hattabi şu açıklamayı yapar: "Bu yasak, kişinin ihtiyacı olmadığı halde zoraki olarak abes nev' inden laf olsun diye sorduğu sorularla alâkalıdır. Zaruri bir ihtiyaç için sorulan soru bu yasağa girmez. Kur' an' da Beni İsrail' in kesilecek inek (Bakara) hakkındaki soruları, lüzumsuz sorunun örneğidir. Amma bir hükmün açıklanması için veya bir ilimden faydalanmak için sorulan sorular bu yasağa girmez. Nitekim ayet-i kerimede:


فَسَْلُوا اَهْلَ الذِّكْرِ اِنْ كُنْتُمْ لاَ تَعْلَمُونَ..


"Bilmiyorsanız ehl-i zikre sorun" (23) diye emredilmiştir." (24)


Allah teala bizleri emirlerini severek ifa eden, yasaklarından son derece sakınan, sınırlarını koruyan ve Dinin her hükmüne derin bir saygıyla sahip çıkan Salihler topluluğuna eriştirsin. Amin.




Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13
Yazıyı Ekleyen : admin
 Bu  yazı Bugün 1 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 1662 kez okundu.
admin bugüne kadar toplam 3487 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

Mirasta Erkeğe İki, Kadına Bir Pay Olması Haksızlık mı?

allahın 7 ismi

itaat


Bugün Hiç Okunmadılar..

Regaib Kandili

Müslüman güler yüzlüdür

bir kaç karikatür

şeytan Ve Vesvese

SEÇME KURAN KONULARI VE AYETLER (1)


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
merdo , merve i sefa , ezin , müjdat , gülenyağmur , rukiyye_temizel , karutlar ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

hz.hasanzengin biriUYANMEHMETkehfseymapicsmabud)tevhidahmedhulusi

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   yasin telli
   eyyupp
   seyda
   firtina
   türkan

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.