Devamlı herkesle kavga ve çekişme halinde olman, günah olarak sana kafidi
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Diline sahip ol. Evin sana dar gelmesin. Günahların için ağla.


Sitemizi destekleyin
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Genel Makaleler » HADİS-İ ŞERİFLER


HADİS-İ ŞERİFLER
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...

Ana, baba yaşlılığa ulaştığında ...


 


Ebû Hureyre anlatıyor (radıyallahu anh):


 


Peygamberimiz aleyhissalâtu vesselâm bir gün:


 


– Burnu sürtülsün, burnu sürtülsün, burnu sürtülsün, dedi.


 


– Kimin burnu sürtülsün? diye sorulunca, şu açıklamayı yaptı:


 


– Ana-babasından her ikisinin veya sadece birinin yaşlılığına ulaştığı halde, onlara (saygı ve hizmetle) rızalarını alarak cennete giremeyenin...


 


(Müslim/Bir 45)


 


Yaşlı ana-babaya hürmet ve hizmetin, çocuğa cennet yolunu açtığı gibi; onları rencide edip gönüllerini kırmanın da cennetten mahrumiyete sebep olduğu anlaşılmaktadır.


 


 


Allah Teâlâ kıyâmette üç sınıf insanla konuşmaz...


 


Ebû Hureyre’den (radıyallahu anh):


 


Peygamberimiz aleyhissalâtu vesselâm şöyle buyurmuştur:


 


– Allah Teâlâ kıyâmette üç sınıf insanla konuşmaz. Onları aklamaz. Rahmet nazarı ile bakmaz. Onlar için şiddetli azab vardır:


 


1 - Sefahete ve zinâya devam eden ihtiyar,


 


2 - Yalancı hükümdar,


 


3 -  Kibirli fakir.


 


(Müslim)


 


Görüldüğü gibi, yaşlı kişilerin, ölümü düşünüp ahirete hazırlık yapacak yerde, sefahete ve zinaya devam etmeleri, onları Allah’ın rahmetinden mahrum bırakacak bir haldir.


 


 


Körlere çok büyük bir müjde ...


 


Resulu Ekrem aleyhissalâtu vesselâm buyurdu ki:


 


Allah Teâlâ Azze ve Celle, Cebrâil’e (aleyhisselâm):


 


– Ey Cebrâil, iki gözü kör olan bir mü’min, bu haline sabrederse, mükâfatının ne olacağını bilir misin? buyurdu.


 


Cebrâil (aleyhisselâm):


– Allah’ım! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim. Biz ancak bize bildirdiğini bilebiliriz, dedi.


 


Allah Teâlâ da:


– Onun mükâfatı, ebedî olarak cennette kalmak ve Benim Cemâlime doya doya bakmaktır, buyurdu.


 


(Taberânî)


 


Hadiste, Allah’ın görme nimetini elinden aldığı kullarına ahirette vereceği büyük mükafata işaret vardır.


 


 


Selamlaşın, tokalaşın, hediyeleşin ...


 


İbn-i Mes’ud’dan (radıyallahu anh):


 


"Allah Resûlü (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki:


 


– El sıkışmak (tokalaşma-musafaha), selamı tamamlar."


 


(Tirmizi/İsti’zan 31)


 


 


Ata-i Horasanî’den (radıyallahu anh):


 


"Allah Resûlü (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki:


 


– Musafaha yapınız ki, Aranızdaki kırgınlıklar gitsin.


 


Hediyeleşiniz ki, birbirinize sevgi doğsun. Aranızdaki düşmanlıklar (hoşnutsuzluklar) yok olsun."


 


(Muvatta/Hüsnü’l-Hulk 16)


 


 


Kardeşliğe Dair ...


 


Hazreti Enes’den (radıyallahu anh):


 


"Allah Resûlü (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki:


 


– İki müslüman karşılaşır, birbirlerinin ellerini tutar, müsafaha yaparlarsa, Allah mutlaka onların bu halde iken yaptıkları dualarını kabul eder. Ellerini birbirinden ayırmadan günahlarını affeder."


 


(Ahmed, Bezzar)


 


 


Ebu Hureyre’den (radıyallahu anh):


 


"Allah Resûlü (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki:


 


– Müslümanlar karşılaştıklarında, müsafaha yapar, birbirlerinin hal ve hatırını sorarlarsa, Allah onlara bu halde iken 100 rahmet indirir. Doksan dokuzu daha güler yüzle ve daha samimiyetle kardeşinin halini ve hatırını sorana, biri de diğerine verilir."


 


(Taberani)


 


 


Allah' ı celle celaluhu kullarına sevdirin ki ...


 


Efendimiz aleyhissalâtu vesselâm buyurdu ki:


 


"Allah’ı kullarına sevdirin ki, Allah da sizi sevsin."


 


(Ramuzu’l Ehadîs)


 


İnsan, Allah’ı bilmek (Marifetullah) ve onu sevmekle (Muhabbetullah) mükelleftir.


 


İnsan, kendisi Allah’ı sevdiği gibi, başkalarına da Allah’ı sevdirmeye çalışmalıdır. Bu takdirde o, Allah’ın sevgisini, rızasını kolayca kazanır.


 


Rivayete göre, Allah Tealâ Davud (aleyhisselâm)’a:


 


– Beni kullarıma sevdir, buyurmuştur.


 


Davud (aleyhisselâm) da:


 


– Bunu nasıl yapayım? diye sorunca,


 


Allah Tealâ ona şu açıklamayı yapmıştır:


 


– Kendilerine verdiğim nimet ve ihsanlarımı, onlara hatırlat. Çünkü onlar, ancak iyiliklerini gördüklerini severler.


 


 


Mü' min dünya nedeniyle yakınmaz ...


 


Resulu Ekrem aleyhissalâtu vesselâm buyurdu ki:


 


"Mü’min, dünyada başına gelen şeyler sebebi ile, kat’iyyen yakınmaz. Kâfir ise, en ufak meseleyi dert edinir."


 


(Ramuzu’l-Ehadis)


 


Mü’mine, imanı, olumsuz hadiselere karşı sabır ve direnç gücü verir.


 


Diğer taraftan, her şeyin Rabbinden olduğunu, her şeyde mutlaka bir hayır ve hikmet bulunduğunu düşünerek, maruz kaldığı olaylardan dolayı şikayet edip yakınmaz.


 


Her şeyin güzel ve iyi bir tarafını görüp teselli bulur.


 


Kâfir ise, imanın verdiği bu güçten ve teselliden mahrumdur.


 


Dünyanın en ufak bir acısı bile, onu dertlendirir. Yakınmaya sevkeder.


 


 


Bu bulut, Yemen' in Darîh vadisini sulayacaktır...


 


İbn-i Abbas’tan (radıyallahu anh):


 


"Bir gün, üzerimizden bir bulut geçti.


 


Allah Resûlü aleyhissalâtu vesselâm:


 


– Bu bulut, Yemen’in Darîh vadisini sulayacaktır. Buluta müvekkel olan melek, bana öyle haber verdi, dedi.


 


Daha sonra Yemen’den gelenler, aynı gün Darîh vadisine yağmur yağdığını söylediler.


 


(Beyhakî)


 


Kainattaki her olay, kesinlikle tesadüfî, kendi kendine, başıboş, rastgele değildir. Büyük bir plân ve şaşmaz bir düzen içinde cereyan ederler. Bu planı tatbik ve düzeni teminle vazifeli melekler vardır.


 


İslâmiyet mü’mini, Allah’ın kainata koyduğu bu düzene ve kanunlara boyun eğmekle yükümlü tutmuştur.


 


 


Allah celle celaluhu cehalet özrünü kabul etmez ...


 


"Allah kimseyi, cehille azîz kılmamıştır.


Allah kimseyi de, ilimle zelîl yapmamıştır."


 


(Ramuz)


 


 


"Öğrenin.


Cahiller olarak ölmeyin.


Allah cehalet özrünü kat’iyyen kabûl etmez."


 


(Ramuz)


 


 


Allah kuluna bir nimet ihsan ettiğinde kul, Elhamdülillah derse ...


 


Resulu Ekrem aleyhissalâtu vesselâm buyurdu ki:


 


"Allah kuluna bir nimet ihsan ettiğinde kul, Elhamdülillah derse, bu hamd, o nimetten daha faziletli ve hayırlı olur."


 


(Ramuzu’l-Ehadîs)


 


Her nimet, hamd ve şükür gerektirir.


 


Ama ne yazık ki, nimet sahipleri, çoğu zaman bu gerçekten gâfildirler. Sahip oldukları nimete şükretmeyi unuturlar. Tersine nankörlük yaparlar.


 


Bu sebeple, bir kulun sahip olduğu nimetlere karşı Elhamdülillah diyerek hamdetmesi, şükür vazifesini yerine getirmesi, büyük bir lütuf ve mazhariyettir.


 


Hatta nimete şükür, nimetin kendisinden çok daha hayırlı ve faziletlidir. Ondan daha büyük bir nimettir.


 


 


Allah' ın en sevdiği dua...


 


Resûl-i Ekrem aleyhissalâtu vesselâm buyurdu ki:


 


"Allah’ın en sevdiği dua, kulun şöyle demesidir:


 


– Allah’ım! Ümmet-i Muhammed’in hepsine, merhametinle muamele eyle."


 


(Râmuzu’l-Ehadîs)


 


Rabbimiz, sadece kendini düşünen, kendi iyiliğini isteyen bencil insanlardan hoşlanmaz. İslâmiyet kendi nefsine başkasını tercih ahlâkı asıldır. Diğergâmlığı telkin eder.


 


"Nefsî, nefsî" değil, "Ümmetî, ümmetî" diyen, yani kendinden önce ümmetini düşünen bir Peygamberin yoludur.


 


Müslüman, İslâm’ın bu ümmetçi, toplumcu ve bütüncü ruhunu idrak ettiği, ferdiyetçilik ve bencillikten, şahsî çıkarcılıktan sıyrıldığı nisbette, Allah’ın rızasına nail olur. Rabbini kendinden hoşnud eder.


 


 


Yetimin ağlamasından sakının ...


 


"Yetimin ağlamasından (çok) sakının. Zira insanlar uykuda iken, o ağlama gece yürür (seher vakti Allah’a yükselip kendisini ağlatandan şikayette bulunur)."


(Esbehani)

Yetimin canının yakılıp ağlatılması, gereken ilgi ve şefkatin gösterilmemesi, hele yetim malının haksız yere yenilmesi; İslâm’da büyük bir günah, ağır bir zulümdür.

Bilinçli bir mü’min böyle bir günaha ve zulme yanaşmaz. Hadiste, yetimin ağlamasının gece sessizliğinde yükselip Allah´a ulaşacağına, yetime zulmedenin başına bela ve musibet olarak geri döneceğine işaret vardır.




Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 05.08.2008 12:58:51
Yazıyı Ekleyen : S@LİH
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 1135 kez okundu.
S@LİH bugüne kadar toplam 319 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

KIYMETLİ KADIN İSİMLERİ

Avlanmak günahmıdır avcılık günahmıdır harammıdır

Sıkıntı anında çekilecek tesbihler..


Bugün Hiç Okunmadılar..

Bunların hepsi gerçek..

Manay-i harfi ve manay-i ismi

müminler ancak kardeştir

TAKVALI GENÇ

Kuran'da Sembolik Anlatım


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
veteriner , 26kızılcıklı26 , ffahriyer , kullum , memetto , ASO , mehmetali , 30464501126 , surali , talha. , vedat aydın , ubeyde , çınar ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

alkolbaşörtükabirKuransekeratsubhanekehutbeimanduhan suresiSURELER

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   Fuat Türker
   gülümse
   zengune
   gül tohumu
   cosmicisin

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.