Resulullahın Medine' ye hicret için yola çıktığı işitilmişti. Bu sebeple Ensar, birkaç gündür Medine dışına kadar geliyor ve sıcak iyice bastırana kadar Peygamberin yolunu gözleyip geri dönüyorlardı...
Rabiül evvel ayının sekizinci Pazartesine rastlayan 622 Miladi senenin 20 Eylül günü kuşluk vakti insanlığın kurtarıcısı Büyük ve Şanlı Peygamber, yol arkadaşlarıyla beraber Medineye bir saat mesafedeki Kuba köyüne girdiler. Hicretin bu birinci Pazartesi günü Müslümanlar için Hicri Şemsi yılbaşı oldu.
Aynı senenin onaltı Mayısına denk gelen Muharrem ayının birinci gününün Hicri kameri yılbaşı olarak kararlaştırılması ise Hazreti Ömer zamanında olacaktır...
Hicret' de insanlığın baştacı ellidört yaşında bulunuyordu.
Bu seneye "senetül izin" izin yılı denilir.
Külsüm Bin Hidun radıyallahü anhın evinde konakladılar...
Sevgili Peygamberimiz Kuba' da kaldıkları zaman zarfında, Kuba Mescidini yaptırdılar. Temele ilk taşı koyan bizzat kendileri... Bu sebeple Mescid-i Kuba, Kur' an-ı Kerim' de Tevbe Suresi' nin 108. ayeti kerimesinde; "...temeli takvâ üzre atılan mescid" diye övülmektedir.
O Kuba ne kadar bahtiyardır ki ilk mescid kendi toprağında yükselmiştir.
Mekke' de üç gün kalan Hazreti Ali, Emanetleri sahiplerine teslim ettikten sonra gündüz saklanıp gece yol alarak Kuba' ya geldiğinde ayakları şerha şerha yarılmış kanıyordu. Öyle ki Kuba' ya kadar gelmiş, ancak artık Resulullahın huzuruna çıkacak mecali kalmamıştı. Bunu işiten Efendimiz, kendileri Ali kerremallahü vecheh efendimize gelerek O' nu göğüslerine bastırdılar ve ayaklarını elleri el sığayarak dua ettiler.
-İnsanların öyleleri vardır ki Allahü teâlâ' nın rızası için nefsini feda eder.
Bekara Suresi 207. Ayeti kerimesinin Hazreti Ali' nin hayatını hiç tereddüt etmeden Peygamberi uğruna kahramanca ortaya koyması üzerine geldiği söylenmiştir.
....
Sevgili Pegamberimiz ve yüz kadar refakatçi bir Cuma sabahı Kuba' dan ayrıldılar.
Kuba vadisinde Rânûna denilen yere geldiklerinde vakit öğlendi. Bu esnada Cuma namazı kılmak farz oldu. İlk Cuma namazı bu mevkide kılındı ve ilk hutbe de Resulullah tarafından burada irad buyuruldu:
-Ey insanlar. Hayatta iken ahiretiniz için tedarik görünüz. Cenabı hak, kıyamet günü soracak ki: Sana benim Resulüm gelip de tebliğ etmedi mi? Ben sana mal verdim, sana lütuf ve ihsan ettim. Sen kendin için ne hazırladın? O kimse sağına soluna bakacak bir şey görmiyecek. Önüne bakacak cehennemden başka bir şey görmiyecek. Öyle ise her kim, kendisini velevki yarım hurma ile olsun ateşten kurtarabilecek ise hemen o hayrı işlesin; onu da bulamazsa bari güzel sözle kendini kurtarsın. Zira onunla bir hayra on mislinden yediyüz misline kadar sevap verilir.
.....
Evet; özet olarak ilk hutbe...
.....
İlk hutbeyi okuduktan sonra ikinci hutbeyi buyurdular:
....Allah' a hamd ederim ve ondan yardım isterim. Nefslerimizin şerlerinden ve kötü amellerimizden Allah' a sığındık. Allahın hidayet ettiğine kimse kötülük yapamaz, Allahım istemediğine de kimse hidayet edemez. Kelamın en güzeli kitabullah' dır. Kur' an-ı Kerim, kelamların en güzeli ve en beliğidir.Allahın sevdiğini seviniz. Allahı canü gönülden seviniz. Allahın kelamından ve zikrinden usanmayınız. Kelamullah, her şeyin âlâsını ayırıp seçer. Amellerin hayırlısını ve kulların güzidesi olan Peygamberleri ve kıssaların iyisini zikreder. Ve haram ve helali beyan eyler. Allaha ibadet ediniz ve O' na bir şeyi ortak koşmayınız. Ondan hakkıyla sakınınız. Aranızda kelamullah ile sevişiniz. Muhakkak bilmelisiniz ki, Allahü teâlâ ahdini bozanlara gazap eder...
.....
Hutbenin son cümlesi, anlayanlara gerekli işareti veriyor ve "dikkatli olunuz" diyor. Çünkü Ensar, Akabe' de Sevgili Peygamberimiz, Medineye geldiği takdirde O' nu korumak hususunda teminat vermiş ve yemin etmişlerdi. Şayet onlar da bir hata işlerlerse bu kendilerinin de, insanlığın da aleyhine olurdu. Mesele bu çapta hassastı.
.....
Medine eşrafı, Kubaya kadar gelerek Resulullahı karşılayıp "Hoş geldiniz" demişlerdi; şimdi birlikte medine' ye dönüyorlardı. Bunlardan biri de meşhur şair Hasan İbni Sabit, radıyallahü anh' dır. Efendimizin hicretine dair bir kaside yazmış; şükür ve sevinci dile getiren bu şiiri Allah' ın Peygamberine takdim etmişti:
Sizden iyisini görmedi gözler asla
Sizden güzelini doğurmadı analar
Her ayıp ve kusurdan uzak yaratıldınız
Sanki...Nasıl dilediyseniz öyle yaratıldınız.
...
Medinei Münevverede; aydınlıklar ve aydınlar beldesinde ahali kadın, erkek, çoluk, çocuk yollara pencereler dökülerek, ağaçlara, damlara çıkarak Resulullahın teşrifini gözlemeye devam ediyorlar.
...bütün şehir tek vücut ve tek kalb olmuştu. Her evde ve herkesde aynı mes' ud heyecan hakimdi. Kadirşinas Medineli O' nu, Allah' ın sevgilisini bekliyordu; O' nu bağrına basacak, O' nu başına tac, gönlüne sultan yapacaktı.
.....
-Geliyorlar... İşte... Resulullah geliyor!....
Haberi ile Medine ayağa kalktı.
Herkes koştu en temiz urbalarını giydi, çocuklara en yeni kıyafetleri yakıştırıldı, erkekler atlanıp silahlandı...Medine tam bir bayram havasına girdi... Ensar, Medineliler sevinçten ağlıyorlar.
Peygamber devesi Kusva, üzerinde Resuller Resulü sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem olduğu halde ahenkli adımlarla ilerlerken kadın ve çocuklar, bir kaside söylüyorlardı ki belki de o ânı en güzel bu şiir terennüm ve tarif eder. Bir de Enes bin Malik radıyallahü anh' ın şu sözü:
-Resulullah' ın Medine-i Münevvereye girdiği günden daha güzel ve neş' eli birgün görmedim.
...Evet, Sevgili Peygamberimizi karşılayan bahtiyar insanları dinliyoruz:
TALEAL BEDRÜ
Taleal bedru aleyna
Minseniyyeti-l veda'
Vecebbeşşükrü aleyna
Mâdeâ lillahi de' a
Eyyühel meb' usu fîna
Ci' te bilemril muta'
Ci' te şerraftel medîne
Merhaben yâ hayreda'
Ente şemsun, ente bedrun
Ente nûrun âlâ nûr
Ente misbe has süreyya
Ya habîbi, ya Rasul
Kadle bisnâ sevbe izzin
Ba' de esvâbı-rrika'
Vereda' nâ sedye mecdin
Ba' de ayyâm-iddeya'
Kalet ehmâru-ddeyâcî
Kulli erbâbil İslâm
Küllü men yetbe' Muhammed
Yenbağî en lâ yüdâm
Veteâhednâ cemîen
Yevme eksemne-l yemîn
Lennehûne-l ahde yevmen
Ve-ttehazne-ssadkadîn
Lestü vallahi neziyyen
Mâ yukasihi-l ibâd
Meşheden yâ necme emnîn
Zû vebâin ve vidâd
***************************************
AY DOĞDU ÜSTÜMÜZE
Nerde kaldın sevgili, gözlerimiz yoruldu
Ufuklar haber verin kanadımız kırıldı...
Kuşlar, yalvarıyoruz, bize müjde getirin
Nerde kaldı sevgili, yüreğimiz kavruldu...
Çıkın damlara çıkın, gözleyin dörtbir yanı
Ey gençler, ey çocuklar bekliyoruz o ânı...
Şu karşı tepelerden ay doğdu üstümüze
Bu ni' met büyük devlet, şükr vâcib oldu bize...
Şükürler olsun Rabbim, nihayetsiz şükürler
Şu karşı tepelerden ay doğdu üstümüze...
Emir ve yasakları insanlara bildirdin
Medine' ye hoş geldin, hoşgeldin safa geldin.
Olmaz olsun şu putlar, cahillikten kurtulduk
Senin yolun ne güzel eskiye pişman olduk.
Bedr doğdu üstümüze; o nurlu, parlak, aydınlık
Yırtıldı karanlıklar, hakikati anladık.
Medine Selâma dur, yemin et dönme asla
Tek rehber O' dur ancak sarıl ebedi dosta.
İşte huzurlu günler, şahidsiniz yıldızlar
Tek Rehber Resûlullah sarıl ebedi dosta.