Şurası muhakkak ki insanlar Kıyamet günü niyetleri üzere diriltilecekler.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Bir kimse, iflâs edenin yanında malını aynen bulmuş ise, bu mala o, herkesten daha ziyâde hak sâhibidir.


..:: Linkler ::..
dedektor, football news, Çiçek, Online Strateji Oyunu, Dergi, Kredi

..:: Reklam ::..
Daha çok kişiye ulaşabilmemiz için
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Genel Makaleler » GÜL KOKULU YAR


GÜL KOKULU YAR
 
 

                                               GÜL KOKULU YAR


 


 


 


             İşte geliyor.Çok ötelerden gelen bir nur halesi görüyorum.Deflerin eşiğinde “taleal bedru aleyna”sedaları arasında bekleştiğim o dakikalar bana o kadar uzun geliyor ki…Dayanamıyorum,sabrımın sınırlarını zorluyorum artık.Rabbim!Ne kadar da zormuş bu zaman mahkumiyeti.Vuslat anına ramak kalmışken,ben hala yersiz şüpheler içerisindeyim.Ya gelmezse,ya geri dönerse,ya O’nu göremezsem.Hayır!Hayır!Bunu aklıma getirmek bile istemiyorum.Boncuk,boncuk terler alnımdan yüzüme damlarken;ellerim nöbete tutulmuşçasına titrerken,gözbebeklerim alabildiğince büyürken önümdeki kalabalık küçülüyordu sanki.Evet gerçekten geliyordu,görüyordum,tam karşımdaydı.Hayalini bile kuramadığım,kurgulamakta aciz kaldığım,anlatmakta zorlandığım,ışıltısıyla nefesimi kesen o yüce peygamber yanımdaydı.Bana gülümsüyordu adeta.Yanına gitmek istiyorum ama o kadar utanıyorum ki..Yüzüm kan gibi kıpkırmızı.Kendime dokunuyorum,hissedemiyorum benliğimi.Donmuş,bir o kadar da yanmış bir vaziyetteyim.Allah’ın Resulü bana doğru geliyor.Bense hala kendimde değilim.Ne oluyor bana Rabbim!Ben,ben olmaktan çıkmış gibiyim.İki buçuk adım sonra yanımda.Gözlerimi bir türlü yerden kaldıramıyorum.Ne derim,ne yaparım,nasıl bakarım O’nun o mübarek yüzüne.O’nu kendimden sakınırım ben.Kıyamam,yapamam bunu O’na.Birden çok tatlı bir ses kulağıma ilişti.”Selamün aleyküm ve rahmetullahi ve bereketuhu”.Başımı hafifçe yukarı kaldırdım,çok kısık ve titrek bir sesle karşılık verdim Habibullah’a:”Aleykümüsselam ve rarahmetullahi ve bereketuhu”.Sanki her taraf sallanıyordu,büyük bir depremin eşiğindeydim.O ne rahmet fırtınasıydı böyle.Çölün her yerini kasıp,kavuruyordu adeta.O an yığılıverdim yere,hakimiyeti elden bıraktım,tamamen teslim olmuş bir vaziyette dizlerimin üzerine çöktüm.Herkes yardımıma koştu.Beni ayıltmaya,kendime getirtmeye çalışıyorlardı.Ama ben öylesine kasmışı ki kendimi,kalbim neredeyse dışarı fırlayacaktı.Yüreğime söz geçirtemiyorum,içimde kıyametler kopuyor,kalbim hançerlere saplanmış,kaburgalarım çatırdıyor,onu daha fazla zaptedemiyecek.Öleceğimi hissettim bir an!Beynim dumura uğramış,bakışlarım rotasını kaybetmiş,dudaklarım birbirine vakumlanmış gibi.Konuşamıyorum,idrak edemiyorum,göremiyorum ve daha da önemlisi nefes alamıyorum.Dizlerimin bağı çözüldüğü için kaldıramıyorlar beni bir türlü yerimden.İçim adeta eriyordu.Yok oluyordum,bitiyordum,soluklarım kesik kesik geliyordu.Elimi kaldırıp tam kalbimi sökecekken yerinden,biri dokundu omuzlarıma.Kalbimin yaşını silmek istemiştim oysa ben.Çağlayan gibi akıp duruyordu göz pınarları.Oysa ki alıp yerinden fırlatacakmışım ki haberim yok olup bitenden.Tüm uzuvlarım galeyana gelmişti,engel olamıyordum onlara,susturamıyordum yanık seslerini.Ta ki bana bir el dokununcaya kadar.Resulullahtı,Habibullahtı,Nebiyyullahtı,kainatın efendisiydi,Allah’ın biricik sevgilisiydi O!Yeryüzü, O’nun şerefine yaratılmıştı.O olmasaydı bizler yoktuk.Biz bir hiçtik.O’nun yüzü suyu hürmetine biz bu evren vardı.”Kalk ve biraz su iç “dedi Resulullah(a.s).Sadece ağladım ve ağladım yana yakıla hem de.Bir zaman sonra gözlerimi yeni açabildim.Bayıldığımı söylüyorlardı çevreme doluşmuş kimseler.Yerde öylece uzanıvermişim.Silkindim,biraz doğrulup oturdum.Aklım başıma gelince hemen Habibullah’ı sordum.Orda dediler,ikindi namazını eda ediyor.Hemen ayaklandım,ağır aksak yürüyen ayaklarımı ellerimle getirip,götürüyordum.Üstüm,başım o kadar dağınık ki.O’nun huzuruna bu vaziyette nasıl varırım diye telaşlandım.Kendime biraz çeki düzen verdim.Yüreğime dokundum çıt yoktu,sessiz sessiz uyuyordu.Gözlerim kan çanağı gibi olmuştu.Saç ve sakalım birbirine karışmıştı.Yüzüm solgun ve yorgundu.Üzerimden yük dolusu bir deve geçmişti sanki.Öyle bitap düşmüştüm ki,her an yere yığılıverebilirdim.Tam kendimi düzeltecekken Resulullah(a.s) çıkıverdi mescitten.Ben yine kayıplar şehrine gittim.Rabbim!Ne kadar güzel,ne kadar mübarek bir insan dedim kendi kendime.Dur bir dakika sağındaki H.z Ali (r.a),arkasındaki de sadık dostu H.z Ebubekir olmalıydı.Ay parçası gibi ışıl ışıl parlıyorlardı.Az ilerde masum bir çoçuğu gördüğünü fark ettim.O’nun yanına gitti.Elleriyle yetim çocuğun başını okşadı.Rahmet kokan kucağına alıp biraz sevdikten sonra,ona hayır dualarda bulundu.Hediyesini verip,yanından ayrıldı.”Kendi yetimine veya başkasının yetimine bakan kimse,cennette işte böyle yan yanayız”dediğini duydum yanındaki sahabelere.Kedilerin efendisi Ebu Hureyre(r.a)tebessüm ediyordu.Onları takip etmeye devam etim.Hala heyecanım devam ediyordu.Beni fark etmelerinden korkuyordum.Kadınlar ve çocuklar koşuşuyorlardı Nebi geldi diye!O an aklıma H.z Aişe validemizin bir sözü geldi:”Zeliha,H.z Yusuf(r.a.)için’Kadınlar O’nu görmüş olsalardı,parmaklarını keserlerdi ‘demişti oysa ki H.z Muhammed (a.s)ı görmüş olsalardı,bıçağı kalplerine saplarlardı.”İşte O,öylesine mükemmel ve her yönüyle güzel bir peygamberdi.O’nu ifade etmeye kelimeler kifayetsiz kalırdı.Karşıdan H.z Hasan’la H.z Hüseyin ve biricik anneleri H.z Fatıma(r.a)geliyorlar.Resulullah,kollarını açarak çocuklara sarıldı.Her birisinin alnından öptü,sizler benim ehl-i beytimsiniz dedi onlara.Çocukları öyle bir kucaklayışı vardı ki!Allahım ne olurdu ben de O!na bu şekilde sarılsam.ayaklarına kapansam,avuçlarını öpsem,çarıklarının bastığı yerlerde iz olsam.O,benim gül kokulu yarimdi.Hasan ve Hüseyin sevinçlerimden O’nun etrafında dolaşıveriyorlardı.H.z Fatıma (r.a) de hasret dolu gözleriyle peygamberimize bakıyordu.O da,fendimizin ellerinden öptü,biraz sitem dolu sözlerde bulundu.H.z Fatıma’nın evine buyuretti.Bense hala dışarıda bekliyorum.İçeride olup biteni o kadar merak ediyorum ki.O’ndan bir lahza ayrılmaya dayanamıyorum,bu kısa ayrılığa bile kalbim katlanmıyor.Biraz etrafa bakındım,karşımdaki kapıyı sürekli kolluyordum.Yanlış bir hareket yapıp,O’nu kaçırmak istemiyordum.Uzun bir müddet sonra kapı açıldı.Beraberindekilerle dışarı çıkıp vedalaştı kızı ve torunlarıyla.Duvarın yan tarafına saklanmıştım beni görmesinler diye.H.z Ömer (r.a)de geldi yanlarına,her zaman ki haşmetiyle.Akşam vakti olmak üzereydi.Bilal-i Habeşi’nin o billur sesi yankılanmaya başladı Medine semalarında.Bizleri namaza davet ediyordu.Onlar önde,ben arkada mescide doğru ilerliyorduk.Arka saflarda yerimi aldım,akşam namazını eda ediyorduk.Her tarafımız meleklerle kuşatılmış gibiydi.Gökten rahmet damlaları yağıyordu  üzerimize sanki.Allah katından sürekli sekine iniyordu.Bana yine  bir şeyler olmaya başlamıştı.O’na çok daha yakın olmayı isterdim,lakin çok çekiniyordum.Ben ki çok günahkar biriydim.Böyle bir şeyi kendime yakıştıramıyordum.Kendimden utanıyordum,O’nunla aynı safta olmak bana çok uzak geliyordu.Sadece sarığını görebiliyordum.İçerisi çok kalabalıktı,saflar çok sık ve aralıksızdı,adeta şeytanlar püskürtülüyordu.Başım dönmeye başladı birden,önümü göremiyordum,gözlerim kararmıştı,kalbim çok hızlı atmaya başlamıştı,zelzeleye yakalanmış gibiydim.Avuçlarımı hissedemiyordum,içimde öyle bir sarsıntı vardı ki dayanamadım,birden seccadenin üzerine yığılıverdim.Beynim zonkluyordu,başım neredeyse çatlayacaktı.Herkes meraklı bakışlar içinde bana bakıyordu.Onlar da bana ne olduğunu anlamaya çalışıyorlardı.Bense yerde çırpınıyorum,can çekişiyorum,eriyorum ve yok oluyorum.İçimde öyle bir ateş var ki,kor bir ateş.Söndüremediğim,gittikçe alevlenen,yanan,tutuşan bir ateş.İçim  parçalanıyor,yüreğim kan ağlıyor gerçekten kan ağlıyordu bu kez.Ellerimi zorlaya zorlaya göğsüme doğru götürdüm,gömleğimi açtım her tarafım kan içindeydi.Kalbim hakikaten de dışarı fırlamıştı.Etrafımdakiler kaçışmaya başladı.Bir panik,bir heyecan,bir korku…Her yer inliyordu.Kalbim bu aşka daha fazla dayanamamıştı,kendini adeta dışarı atmıştı,intihar etmişti.Ve kalbim yanmıştı…Yanık kokusu tüm mescidi kaplamıştı.Gördüklerim karşısında ne yapacağımı bilemedim.Sadece O’nu görmek istiyordum,son bir kez gül kokusunu  duymak istiyordum.O,tam yanıbaşımdaydı.Ağlıyordu,gözlerinden yaşlar damlıyordu.”Ağlama,ne olursun ağlama Ya Nebi!”dedim yarım kalmış nefesimle.Kıyamazdım O’na.O,benim gül kokulu yarimdi,tek sevgilimdi.Ölüyordum,hayatım son bulmak üzereydi.Kalbimle beraber O’da ağlıyordu.Tek hatırladığım bu.Gözlerimi kapamadan önce son bir kez efendime baktım.İsteğim gerçekleşmişti.O’na hiç çekinmeden bakabilmiştim bu kez.Çünkü artık dayanamayan bir yüreğim yoktu.Kaybedecek hiçbir şeyim yoktu.Baktım,doyasıya baktım ve sonra ötelerin ötesine…


 


 


 


 





medine

10 Haziran 2008 Salı
11:36:12
 ESSELAMU ALEYKUM GÜZEL KARDEŞİM GÖZYAŞLARIMI TUTAMADIM ÇOK GÜZEL RABBİM DEVAMINI GETİRSİN İNŞAALLAH ALLAHA EMANET OL .....(Medine`ye hasret Medine)


admin

09 Haziran 2008 Pazartesi
15:41:19
 Kardeş Ellerine Saglık Allah Razı Olsun .Gerçekten Çok Güzel Bir Yazı Olmuş Kim Yazdıysa Helal Olsun
Sanırım Yeni Üye Oldunuz Sizlerin Yazılarını Görmek Gercekten Beni Mutlu Ediyor.Umarım Her Zaman Yazarsınız.

Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13
Yazıyı Ekleyen : george56
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 448 kez okundu.
george56 bugüne kadar toplam 10 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Son yorumlananlar ::..

Yasasin Boykot Kardesligimiz..!!

uyku adabı

Gazzede yaşanan vahşet

*** BEY *** Okuyun lütfen herkes birgün yanlız kalacak (sizi biraz hüzünlendirecek)

göz yanılması çok ilginç


..:: Günün Yazıları ::..

İLGİNÇ

Namaz vakitleri saatleri cuma namazı vakti

israil mallarına boykot‏

merhamet resim

Dünyanın enleri


Bugün Hiç Okunmadılar..

İslamda Tesettürün Temelleri

28 mektup

Güneş ve rüzgar..

ebru

Kıyametin dehşetleri


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
24erzincan , jeacklien , death , semih , alpalp1907 , MİRACC ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

salih amelleezelhz lokmanmabudhalilzuhrufecelekrHZ.MUHAMMEDhad

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   mehmet nurşah AFAK
   kalpsiz
   kızılcıklı katil
   hızır
   seda

Tefekkür Yazarları
Ayşe Üzümcü , Şükran Taşdelen ,Zeynep Işık ,Nurcan Hazyadaranlı Emine Güneş

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. kendi yazınızı yazıyor iseniz adınızı belirtmek zorunda değilsiniz kullanici adiniz yazınızın altında yayınlanacaktır. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını saglayablirler. islamiyazilar.com yazarlarin kendi goruslerine saygi duymakla birlikte suc unsuru teskil eden yazilari yayinlamama veya yayinlanmiş olanlari yayından kaldırma hakkını saklı tutar.


eXTReMe Tracker
hosting