Diline sahip ol. Evin sana dar gelmesin. Günahların için ağla.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Kim günah işleyip de tövbe eden kimseyi, işlediği o günahtan dolayı kınarsa, kendisi o günahı işlemeden ölmez


Daha çok kişiye ulaşabilmemiz için
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Nasihatler » GÖLGEME SÖZ VERDİM


GÖLGEME SÖZ VERDİM
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...

Göklerde ve yerde kim varsa O' nundur. O' nun huzurundakiler O' na ibadette büyüklüğe kapılmazlar ve yorulmazlar.(Enbiya/22/19)


 


GÖLGEME SÖZ VERDİM


 


Bir bilmece:


Ben giderim o gider, ben dururum o durur.


Cevabını buldunuz mu?


Gölge mi?


Bu, bilmecenin bilinen cevabı.


Bir bilmece daha;


Ben giderim o gider. Ben dururum o durmaz!


Cevap: Yine gölge. Nasıl yani diyorsanız, lütfen okumaya devam edin.


Yaratan yaratılmışlara bakarak, kudretinin kuvvetinin farkında olmamızı istediği birçok gerçeği ayetleri ile haber vermiştir. Zaten kâinatta var olanların her biri ayet (işaret, delil) değil mi? İşte onlardan bazıları;


Etrafımıza baktığımızda gördüğümüz, göreme-diğimiz, görmekte zorlandığımız sayısız ayetler var.


En azından aynada yüzünüze gözünüze bakıyor-sunuzdur.


Bu gün baktınız mı hiç?


Bir zahmet kalk ve aynaya bak. Saçına bak, kaşına bak, ne gördün? İkisi de kıl. Kirpiğin gibi, sakalın gibi. Ama saçın uzuyor kaşın uzamıyor. Aynı tende aynı yerde aynı kan ve su ile besleniyor ama aynı cins olmakla beraber aynı davranmıyorlar.


Sizce birine dur diyen, birine de devam et diyen kim?


Tıpkı aynı denizde farklı tatlardaki balıklar gibi.


Aynı toprakta farklı lezzetler gibi.


Ağızın içinde dile, yediklerini test edip ne yediğini bildiren, dile bu özelliği veren kim?


İnsan var olanı anlamak ve farkına varmak için baktığında, her zerrede ve her kürrede hep aynı sesi duyar, söze dökülmüş hal dilinde:


Bizi Yaratan var ve bizi düzene koyan var. Bizi emri altına alan var diyen, haykırışı duyabilir.


Tabi, akıl sahipleri duymak isterse.


Bu kusursuz düzeni size kuran/sunan kim?


Halikı mutlak olan Allah(c.c.) !


Diyorlar.


Elini uzatıp kopardığın meyve bak sana ne diyor:


Beni sana Allah(c.c.) ikram etti beni rastgele yeme.


Duydun mu?


Ses gelmiyor mu?


Sese değil, hale bak. Hal ortada sese ne gerek.


Her birinin üzerinde Bir olanın mührü var. Her biri kendisine biçilen vazifeyi, şuurlu veya şuursuz; ama ölçülü olarak yerine getiriyor.


Şimdi bu gözle çevrene bir daha bak ne diyorlar? Hani meşhurdur halk arasın da söylenir ya:


Öküzün trene baktığı gibi bakma. Aslında burada öküze haksızlık var. Öküzün bakışını sorgulayanlar kendi bakış açısını unuttular mı yoksa?


Ey öküz:


Trene niçin bakıyorsun? Neler düşünüyorsun? di-ye.


Hiç kimse.


—Bakıyorum, Allah’ım, şu demir yığını bile iste­nilen hizmeti yerine getirirken, ben nasıl sana kulluk etmem ki diyordur.


Belki de trene değil de Rabbinden habersiz/haki-katten gafil içinde yolculuk yapan insanlara bakıyor­dur.


Bütün bunlar bir ihtimaldir. Sormadık tabi; ama sorsaydık yüklenilen manayı kabul etmezdi. Belki de siz insansınız da ne oldu? Her yerde zulüm var. Bizi zulüm yaparken veya zulmü alkışlarken gördünüz mü? Boğa güreşleri düzenleyip, bize zul-mediyorsunuz. Bizim acılarımız üzerinden eğleniyor-sunuz! Derdi ve muhtemelen eklerdi,


Ey insan! Beni bırak da, sen kendine bak. Be-nim nasıl baktığımın hesabı bana sorulmayacak; ama senin etrafa nasıl baktığının hesabı, sana soru­lacak diyecektir.


Biliriz ki her söz “sesle” söylenmez. Hal diliyle söylemekte iletişim biçimidir. Hatta yeri gelir sese dönüşmüş sözden, hal dili daha çok etki eder.  Ağla demekle insan ağlamaz; ama ağlayanı görünce başlar ağlamaya.


Mesela:


Sizi kızdıran olaylara karşı kaşınızı çatınca ne demek istiyorsunuz?


Veya olaylar karşısında yüzünüz gülüyorsa veya asıksa neyi ifade eder?


     Belli olan o ki her daim istenilenin anlatılması için sözün sese dönüşmesi gerekmez. Kâinatta biz­den farklı lisanları konuşan nice, in­sanlıkta eşlerimiz var. Hepsini ayrı ayrı, renk renk hatta parmak uçlarına kadar farklı Yaratan Rahman:”Ey insanlar! Sizi bir erkekle bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi soylara ve kabilelere ayırdık. Allah ka­tında en üstününüz en çok “takva sahibi” olanınızdır. Allah bilendir, (her şeyden) haberdar olandır. (Hucurat/49/ 13) buyurarak, O’nun katında değerin, gönüllerdeki imana göre olduğunu öğretiyor.


 


Farklı lisanı konuşan, bizim lisanımızla imanını ifade edemedi diye müslüman kabul et­meyecek miyiz? Ya da dili olmayan için hani ikrarın mı diyeceğiz?


Görmemiz istenen o ki,  yaratılmış olanlar, yara­tılış gayesinin ardında yürüyor.


Bunu gören ehl-i iman:


Kâinatta her şey emredilen vazifeyi yerine getirir­ken, bir mü' min, iman ettiği halde, ben nasıl bana verilen gayenin dışına çıkarım tembihini, ken-disine sıkı sıkı yapmalıdır. Havadaki sineği, kapıdaki köpeği gaye için yaratmış yaratan da beni gayesiz yaratır mı?


 


Göklerin ve yerin yaratılışı, dilleri­nizin ve renklerinizin farklılığı da O' nun ayet­lerindendir. Şüphesiz bunda bilenler için ib­retler vardır. ( Rum/30/22 )


 


Vardır Rabbimiz.


Yerdeki ottan gökteki buluta, havada uçan kuş­tan çarpan kanatlarına, esen rüzgârdan yağan yağmura, sineğin yaratılışından devenin hörgücüne, sonbaharda ölen ilkbaharda canlanan toprağa… Bakın diyen Kudret, bizden neyi görmemizi isti­yor acaba?


 


Ey insanlar! Sizin yaratılmanız da ve canlıların yeryüzünde yayılmasında, kesin olarak inanan kimseler için ibretler vardır. (Casiye/45/4)


 


Vardır  Rabbimiz.


Yeryüzünde ve gökyüzünde ne varsa bakmamızı istiyor Yaratan. Ne yapıyor. Neyi ortaya koyuyorlar? Bakanlarına nasıl sesleniyorlar?


 


Yedi gök, yer ve bunların içinde-ki­ler O' nu tesbih ederler. Hiç bir şey yoktur ki O' nu övgüyle tesbih etmesin. Ancak siz onla­rın “tesbihlerini” anlamıyorsunuz. Şüphesiz O hilim sahibidir, bağışlayandır. (İsra/17/44)


 


Anlamasak da iman ediyoruz ya Rabbi.


Öyle ki durmadan usanmadan her an Allah(c.c.) diyorlar Allah(c.c.) .


Sahibimiz Allah(c.c.)  diyorlar.


Yaratılmış varlıkların içinde “kıvamında” yaratılan biz insanlardan, Yaratan kendisine verilen nimetlerin karşılığında tesbih etmemizi ve takdis etmemizi isti­yor.


Ne diye? O’nun noksansız sıfatlarına değer katmak için mi?


Hâşâ!  


Bizim değer kazanmamız ve ta baştan karşılıksız verilen değerleri korumamız için.


Bize düşen nedir?


Karar vereceğiz.


Bastığımız toprak, tuttuğumuz yaprak Allah(c.c.) diyorken, ben Allah(c.c.) yokmuş gibi davranamam.


Çünkü biz yalnız değiliz.


Allah' ın göklerde ve yerde ne varsa bildiğini görmedin mi? Üç kişi arala­rında gizli konuşsa mutlaka dördüncüleri O' ­dur; beş kişi olsalar altıncıları O' dur. Bundan az da olsalar, çok da olsalar her nerede bu­lunsalar O kendileriyle beraberdir. Sonra kı­yamet günü yaptıklarını kendilerine haber ve­rir. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir. (Mücadele/58/7)


 


Ne yaptığımızı ne düşündüğümüzü ne hayaller kur­duğumuzu bilen Habir var. Hayallerimizin içinde ahirete dair hedeflerimizi de, bırakıp gideceğimiz dün­yaya dair, gitmeyecekmiş gibi kurulan hayallerimizi de bilen var.”Andolsun ki, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler verdiğini biliriz. “Biz ona şah damarından daha yakınız”. (Kaf/50/16) Hem de çok yakınımızda


 


İçtiğim su, Allah(c.c.) deyip, hal diliyle beni sana, Allah(c.c.) verdi deyip,”De ki: "Ne dersiniz, eğer suyunuz yerin dibine çekilecek olsa size kim bir akarsu getirebilir?"(Mülk /67/30) Ayetini hatırlatırken, yeryüzünde baktığım yeşillik Allah(c.c.) deyip:”Allah' ın gökten su indirdiğini ve böylece yeryüzünün yemyeşil olduğunu gör­medin mi? Şüphesiz Allah lütuf sahibidir, her şeyden haberdardır”. (Hacc/22/63) Ayetini hatırlatırken, sütünü içtiğim etini yediğim hayvanlar bana:”Kendileri için onlarda daha birçok yararlar ve içecekler var. Hâlâ şükretmezler mi”? (Yasin/36/73) Ayetini hatırlatırken, ben “şükretmem” diyemem!


Siz diyebilir misiniz?


Dalından düşen yaprağı elinize aldığınızda, bize, dalınızdan koparsanız yalnız kalırsınız demiyor mu?


Kul kullanırken isyan da bile olsa elini, el vazife­sini yapıyor. Kul kullanırken dilini isyanda, dil vazife­sini yapıyor. İrade sahibi olan insan, dilediği istika­mette, her haliyle Allah(c.c.) diyen kâinatın sesine katılarak Allah(c.c.) demenin gereğini yerine geti­rirse, bu büyük koroyla bütün olur.


Bilmez mi insan? Bin bir çeşit olan beden ülkesi, tek beyinden kontrol edilir. Eğer aksi olsa ayak başka yere, kol başka yere gider.


Bilmez mi insan?


Beyinle bağı kopan uzuv ne hale gelir.


Bilsin o zaman müslüman, kullandığı her şey tek olan Allah(c.c.)‘ın koyduğu ölçü ile hareket ederken, Allah(c.c.)‘tan bağımsız hareket edenler başsız be­dene dönerler. Bedeninden başı alanlarsa, başsız duramaz, başka başların emrine girer.          


İman ehli:


Allahım indirdiğine razıyım, benden istediğini yapmaya hazırım ve vadine güve­niyorum. Allahım sana ettiğim iman sözümde beni sadık kıl.


Diyerek,  Kur' an’a teslim olma iradesi ortaya koyandır.


Ve mü' min kulluğun gereğini hayatın ilk sırasına hala koyamamışsa:”İnananlar için hâlâ vakit gelmedi mi ki, kalpleri Allah’ın zikrine ve inen Kur’ân’a karşı saygı duyup yumuşasın ve bundan önce kendilerine kitap verilmiş, sonra üzerlerinden uzun zaman geçmekle, kalpleri katılaşmış, çoğu da yoldan çıkmış kimseler gibi olma­sınlar”. (Hadid/57/16) ayetiyle irkilmeli.


 


Kâinatta her şey, Yaratanına kullukta, cisimleri ve gölgeleri ile tesbih ve takdistedir.      Göklerde ve yerde olanların hepsi ister istemez, “gölgeleri” de sabah ve akşam, Allah' a secde eder”.(Rad/13/15) Gördünüz mü? Gölgeyi!


Ben eğilmesem bile bana eşlik eden gölgem Al­lah(c.c.) deyip secdeye varıyor. Bakınız gölgenize, siz dursanız bile o Allah(c.c.) demekten geri durmuyor.


Bilmecenin cevabını anladınız değil mi?


Gölge nasıl secde eder sorusuna:”Allah' ın yarattığı bir şeyin gölgelerinin nasıl sağdan ve soldan boyun eğmiş halde, Allah' a secde ederek döndüğünü görmediler mi?(Nah/16/48) cevabını verir Rahman.


           


Döne döne ömrünü sürdürürken, Allah(c.c.)  diyen koca dünyanın içinde, Rabbine dönmeyen yüzlere inat, bedenlerin gölgesine bak. Unutmayalım ki gölgemiz gölgelendiğimiz ağacın altında bize şahit. Hem gölgemiz hem gölgelendiğimiz bize şahit.


“Bırakın somut yaratılmışları, onların gölgeleri dahi secde ederken, biz secdesiz hayata razı olamayız diyorsanız.


 Yanından geçtiğim ağaç kendisi ve gölgesiyle secde ederken, gölgesine sığınıp Yaratan yokmuş gibi duramam diyorsanız.


 Nasıl ki gölgem rükûda, gölgem secdede, gölgem kıyamda, gölgem imanını ikrardadır. Hatta yazmak için tuttuğum kalem ve gölgesi tesbihatta iken, artık bundan böyle gölgemin Rabbine olan sadakatini görüp gölgeme ihanet etmeyeceğim diyorsanız.


 O halde gelin.


 Hep beraber Rabbimize olan biatimizi yenileyip, etrafımızdaki canlı/cansız her varlığın, var oluş gayesine yürüdüğünü görüp, en az havada uçan kuş kadar Allah(c.c.) rızasını gaye edinerek yaşayalım.


Üzerinde yürüdüğümüz, sofrasında büyüdüğümüz, koynuna gireceğimiz ey toprak! Ey gök ve içindekiler ve yanı başımızda, her daim eşlik eden gölgemiz.


Sana söz veriyoruz. Bizde her halimizi şüphesiz imanımızın şahidi kılacağız.


Ey gölgemiz, bize şahitlik et!


Ey gölgem:


Senin de benimde Rabbim olan Halik’a söz veriyorum diyenlere selam olsun.


 


 


 


 


 





Derviş

26 Ağustos 2010 Perşembe
14:33:39
 İSLAMİ YAZILARI OKUYAN,YAZAN,ZİYARET EDENLER,YÜCE YARATICIMIZ HEPİMİZE ŞİFA VERSİN.Her Şifasına muhtacım,acizim.Yukarıda toplasak kırk paragraflık satır satır yazılmış yazı için teşekkür ederiz.Okudum,kardeşlerimle.Ayetlerin yeraldığı hangi yazı güzel olmaz ki?Gölgelerimiz Secde etsin inşallah.


erkam

28 Şubat 2009 Cumartesi
18:56:34
 s.a emeğine sağlık kardeşim..aeo

Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 28.02.2009 18:55:30
Kaynak : GERÇEĞİMİZLE YÜZLEŞMEK/ M. KOLCU
Yazıyı Ekleyen : kolcu
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 1553 kez okundu.
kolcu bugüne kadar toplam 73 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

NEFSİ TERBİYE ETME YOLLARI

Sıkıntı anında çekilecek tesbihler..

Kuran Arapçadır, Ama Hükümleri Evrenseldir


Bugün Hiç Okunmadılar..

Doğumdan Sonra Hayat Var mı?!

KALBİ ILIK MI KILIBIK MI ?

islami yazılar 4

Dualar Mehtap TV

HUL' NE DEMEKTİR?


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
halil , forzalin , mmmm , emre28 , *seyma* , seherh ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

pixelMUHASEBEailesi3 aylarahiretcemistanbul bhalidfatiha suresikabenin

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   chemistry
   kalpsiz05
   GüLe_SeVdAlI
   meçhul19
   RAHMİ

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.