|
..:: Bir Ayet ::..
|
|
Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah,
va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir
|
|
..:: Bir Hadis ::..
|
|
Nafaka için harcananın hepsi Allah yolunda harcanmış gibidir, bina için harcanan müstesna, bunda hayır yoktur. |
|
|
İslamiyazılar gözünüzün önünde olsun
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın
| Evlilik |
| |
|
| |
Evlilik
Kadın ve erkeklerin bir araya gelmesinden kendilerinin ve içerisinde
yaşadıkları cemaatin çıkarlarını ilgilendiren birtakım ilişkiler
meydana gelir. Bunlar; toplumda alış-veriş, icare ve vekalet gibi
işleri yerine getirmek için bir araya gelişlerden kaynaklanan
problemlerin dışındaki işlerdir. Bu ilişkilerin sadece evlilikten
ibaret olduğu akla gelebilir. Hakikatte evlilik, bu ilişkilerin bir
tanesidir. İlişkiler sadece evliliği değil, daha birçok şeyleri de
kapsamına alır. Bunun için nevi içgüdüsünün tek görüntüsü sadece cinsi
birleşme değildir. Analık, babalık, kardeşlik, oğulluk, dayılık,
amcalık gibi hususların hepsi nevi içgüdüsünün tezahürleridir. Bundan
dolayı erkek ve kadınların bir araya gelmelerinden meydana gelen
ilişkiler, analık, babalık ve diğer hususları da içine alır. İctimai
nizam, evliliği kapsadığı gibi bu hususları da kapsar. Şeriat; oğul
olma, ana ve baba olma ile ilgili hükümler getirdiği gibi evlilikle
ilgili hükümler de getirmiştir.
Ancak bu ilişkilerin aslı evliliktir. Diğer hususlar bu aslın dalları
konumundadır. Evlilik olmadığı zaman babalık, oğulluk, analık ve diğer
müesseseler meydana gelmez. Bundan dolayı evlilik bütün bu hususların
aslını teşkil eder. Düzenleme açısından diğer hususlar bu temelden
kaynaklanır. İhtiyacı hissetmek, insanı doğal olarak bu ihtiyacı
doyurmaya sürüklediği gibi bu duygu aynı zamanda insanı cinsi
birleşmeye de sürükler. Analık ve evlatlık duyguları da aynen cinsi
duygular gibi tatmin olmak isteyen duygulardır. Hepsi karşılanmak
ister. Evlilik, analık, babalık ve evlatlık gibi duyguların hepsi nevi
içgüdüsünün tezahürlerindendir. Bu türden duyguların tümü nevi
içgüdüsünden kaynaklanan duygulardır. Cinslerin birbirleri hakkındaki
düşünceleri ile birbirlerine karşı yöneliş olur.
Evlilik; erkeklik ve kadınlık ilişkilerinin düzenlenmesidir. Diğer bir
ifade ile erkek ve kadın arasındaki cinsi birleşmenin özel bir nizam
ile düzenlenmesidir. Bu özel düzen; erkek ve kadın arasındaki cinsi
ilişkilerin muayyen bir şekilde düzenlenmesini ve nesillerin yalnızca
bu özel düzenlemenin ürünü olmasını gerektirmektedir. İnsan türünün
çoğalması bu nizam ile gerçekleşir. Yuva, bu nizama göre kurulur. Özel
hayatın tanzimi, bu esasa göre cereyan eder.
Bu nedenledir ki İslâm, evliliği teşvik etmiş ve emretmiştir. İbni
Mes' ud' dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (s.a.v.) şöyle
buyurmuştur:
"Ey gençler topluluğu; sizden kim evlenmeye güç yetirirse evlensin.
Zira evlenmek, gözü ve mahrem yeri en çok koruyandır. Kim de evlenmeye
güç yetiremezse oruç tutsun. Zira oruç şehvetten uzaklaştırır, şehveti
kırar." Katede' nin Hasan' dan, onun da Semure' den rivayet ettiğine göre:
"Nebi (s.a.v.) evlenmemeyi yasaklamıştır." Katede: "Şüphesiz biz,
sizden önce peygamber gönderdik ve onlara zevce ve çocuklar verdik"
mealindeki ayeti okudu. Hadiste yer alan kelimesi, nikâhlanmamak yani
evlenmemek anlamına gelmektedir. Ebu Hureyre Nebi (s.a.v.)' den şunu
rivayet etmektedir:
"Üç kişiye yardım etmek Allah' ın üzerindeki bir haktır: Allah yolunda
cihad eden kimse, namuslu olmayı arzu ederek nikahlanan (evlenen)
kimse, borcunu ödemek isteyen sözleşmeli köle." Yine Rasulullah
(s.a.v.) şöyle buyurmaktadır:
"İslamda ruhbanlık yoktur." Ruhbanlık ve evlenmemek; kadınlarla cinsi
ilişkiyi koparmak, Allah' a ibadetle meşgul olmak amacıyla nikâhı yani
evlenmeyi terk etmek demektir. Oysa Kur' an' da evlenmeyi emreden sarih
ayetler vardır. Yüce Allah şöyle byurmaktadır:
"Kadınlardan; ikişer, üçer ve dörder evleniniz."
"İçinizden bekarları ve kölelerinizden, cariyelerinizden salih olanları evlendirin."
İslâm; bâkire, doğuran ve dindar olan kadın ile evlenmeyi teşvik
etmiştir. Enes (r.a.), Nebi (s.a.v.)' in evlenmeyi emrettiğini,
evlenmeyip bekar yaşamayı şiddetle yasakladığını rivayet eder ve şöyle
der:
"Çok seven ve doğurgan kadınlarla evlenin. Çünkü ben (kıyamet günü)
diğer nebilere karşı sizin çokluğunuz ile övüneceğim." Ma’kıl b.
Yesar' dan: Dedi ki:
"Bir adam Nebi (s.a.v.)' e geldi ve şöyle dedi: Ben nesebi ve güzelliği
olan bir kadına aşık oldum. Fakat o, doğurmuyor. Onunla evleneyim mi?
Allah' ın Rasülü: Hayır, dedi. İkinci kez gelerek, yine aynı şeyi
söyleyince, yine: Hayır, dedi. Üçüncü kez, ona geldi ve aynı şeyi
sordu. Allah' ın Rasülü: "Çok seven ve doğurgan kadınlarla evlenin.
Çünkü ben (kıyamet günü) sizin çokluğunuz ile övüneceğim." Cabir' den:
Nebi (s.a.v.) şöyle dedi:
"Ey Cabir, sen bakire ile mi yoksa dul ile mi evlendin? dedi. Cabir:
Dul ile, dedi. Bunun üzerine Allah Rasülü: Bakire ile evlenseydin ya.
Sen onunla oynar, o da seninle oynardı." buyurdu. Ebu Hureyre Nebi
(s.a.v.)' den şu hadisi rivayet etmektedir:
"Kadın, dört şeyi için nikâhlanır: Malı, nesebi, güzelliği ve dini
için. Sen, dindar olanı tercih et ki ellerin toprağa değsin
(fakirlikten kurtulasın)"
Evlenmek isteyen erkeğin; bakire, soyu sopu belli bir aileden ve dindar
olanını seçmesi mendubtur. Ayrıca nefsini koruyabilmesi için, güzel
olanını tercih etmesi lazımdır. Faziletli, takva ve şerefli olanı
tercih ideal olanıdır. Fakat bunlar, nikâhın şartları olmayıp, müstehab
ve efdal olanıdır. Yoksa erkek, hoşuna giden kadını seçme yetkisine
sahip olduğu gibi kadın da razı olacağı erkeği seçme hakkına sahiptir.
Kadın ve erkeklerin bir araya gelmesinden kendilerinin ve içerisinde
yaşadıkları cemaatin çıkarlarını ilgilendiren birtakım ilişkiler
meydana gelir. Bunlar; toplumda alış-veriş, icare ve vekalet gibi
işleri yerine getirmek için bir araya gelişlerden kaynaklanan
problemlerin dışındaki işlerdir. Bu ilişkilerin sadece evlilikten
ibaret olduğu akla gelebilir. Hakikatte evlilik, bu ilişkilerin bir
tanesidir. İlişkiler sadece evliliği değil, daha birçok şeyleri de
kapsamına alır. Bunun için nevi içgüdüsünün tek görüntüsü sadece cinsi
birleşme değildir. Analık, babalık, kardeşlik, oğulluk, dayılık,
amcalık gibi hususların hepsi nevi içgüdüsünün tezahürleridir. Bundan
dolayı erkek ve kadınların bir araya gelmelerinden meydana gelen
ilişkiler, analık, babalık ve diğer hususları da içine alır. İctimai
nizam, evliliği kapsadığı gibi bu hususları da kapsar. Şeriat; oğul
olma, ana ve baba olma ile ilgili hükümler getirdiği gibi evlilikle
ilgili hükümler de getirmiştir.
Ancak bu ilişkilerin aslı evliliktir. Diğer hususlar bu aslın dalları
konumundadır. Evlilik olmadığı zaman babalık, oğulluk, analık ve diğer
müesseseler meydana gelmez. Bundan dolayı evlilik bütün bu hususların
aslını teşkil eder. Düzenleme açısından diğer hususlar bu temelden
kaynaklanır. İhtiyacı hissetmek, insanı doğal olarak bu ihtiyacı
doyurmaya sürüklediği gibi bu duygu aynı zamanda insanı cinsi
birleşmeye de sürükler. Analık ve evlatlık duyguları da aynen cinsi
duygular gibi tatmin olmak isteyen duygulardır. Hepsi karşılanmak
ister. Evlilik, analık, babalık ve evlatlık gibi duyguların hepsi nevi
içgüdüsünün tezahürlerindendir. Bu türden duyguların tümü nevi
içgüdüsünden kaynaklanan duygulardır. Cinslerin birbirleri hakkındaki
düşünceleri ile birbirlerine karşı yöneliş olur.
Evlilik; erkeklik ve kadınlık ilişkilerinin düzenlenmesidir. Diğer bir
ifade ile erkek ve kadın arasındaki cinsi birleşmenin özel bir nizam
ile düzenlenmesidir. Bu özel düzen; erkek ve kadın arasındaki cinsi
ilişkilerin muayyen bir şekilde düzenlenmesini ve nesillerin yalnızca
bu özel düzenlemenin ürünü olmasını gerektirmektedir. İnsan türünün
çoğalması bu nizam ile gerçekleşir. Yuva, bu nizama göre kurulur. Özel
hayatın tanzimi, bu esasa göre cereyan eder.
Bu nedenledir ki İslâm, evliliği teşvik etmiş ve emretmiştir. İbni
Mes' ud' dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (s.a.v.) şöyle
buyurmuştur:
"Ey gençler topluluğu; sizden kim evlenmeye güç yetirirse evlensin.
Zira evlenmek, gözü ve mahrem yeri en çok koruyandır. Kim de evlenmeye
güç yetiremezse oruç tutsun. Zira oruç şehvetten uzaklaştırır, şehveti
kırar." Katede' nin Hasan' dan, onun da Semure' den rivayet ettiğine göre:
"Nebi (s.a.v.) evlenmemeyi yasaklamıştır." Katede: "Şüphesiz biz,
sizden önce peygamber gönderdik ve onlara zevce ve çocuklar verdik"
mealindeki ayeti okudu. Hadiste yer alan kelimesi, nikâhlanmamak yani
evlenmemek anlamına gelmektedir. Ebu Hureyre Nebi (s.a.v.)' den şunu
rivayet etmektedir:
"Üç kişiye yardım etmek Allah' ın üzerindeki bir haktır: Allah yolunda
cihad eden kimse, namuslu olmayı arzu ederek nikahlanan (evlenen)
kimse, borcunu ödemek isteyen sözleşmeli köle." Yine Rasulullah
(s.a.v.) şöyle buyurmaktadır:
"İslamda ruhbanlık yoktur." Ruhbanlık ve evlenmemek; kadınlarla cinsi
ilişkiyi koparmak, Allah' a ibadetle meşgul olmak amacıyla nikâhı yani
evlenmeyi terk etmek demektir. Oysa Kur' an' da evlenmeyi emreden sarih
ayetler vardır. Yüce Allah şöyle byurmaktadır:
"Kadınlardan; ikişer, üçer ve dörder evleniniz."
"İçinizden bekarları ve kölelerinizden, cariyelerinizden salih olanları evlendirin."
İslâm; bâkire, doğuran ve dindar olan kadın ile evlenmeyi teşvik
etmiştir. Enes (r.a.), Nebi (s.a.v.)' in evlenmeyi emrettiğini,
evlenmeyip bekar yaşamayı şiddetle yasakladığını rivayet eder ve şöyle
der:
"Çok seven ve doğurgan kadınlarla evlenin. Çünkü ben (kıyamet günü)
diğer nebilere karşı sizin çokluğunuz ile övüneceğim." Ma’kıl b.
Yesar' dan: Dedi ki:
"Bir adam Nebi (s.a.v.)' e geldi ve şöyle dedi: Ben nesebi ve güzelliği
olan bir kadına aşık oldum. Fakat o, doğurmuyor. Onunla evleneyim mi?
Allah' ın Rasülü: Hayır, dedi. İkinci kez gelerek, yine aynı şeyi
söyleyince, yine: Hayır, dedi. Üçüncü kez, ona geldi ve aynı şeyi
sordu. Allah' ın Rasülü: "Çok seven ve doğurgan kadınlarla evlenin.
Çünkü ben (kıyamet günü) sizin çokluğunuz ile övüneceğim." Cabir' den:
Nebi (s.a.v.) şöyle dedi:
"Ey Cabir, sen bakire ile mi yoksa dul ile mi evlendin? dedi. Cabir:
Dul ile, dedi. Bunun üzerine Allah Rasülü: Bakire ile evlenseydin ya.
Sen onunla oynar, o da seninle oynardı." buyurdu. Ebu Hureyre Nebi
(s.a.v.)' den şu hadisi rivayet etmektedir:
"Kadın, dört şeyi için nikâhlanır: Malı, nesebi, güzelliği ve dini
için. Sen, dindar olanı tercih et ki ellerin toprağa değsin
(fakirlikten kurtulasın)"
Evlenmek isteyen erkeğin; bakire, soyu sopu belli bir aileden ve dindar
olanını seçmesi mendubtur. Ayrıca nefsini koruyabilmesi için, güzel
olanını tercih etmesi lazımdır. Faziletli, takva ve şerefli olanı
tercih ideal olanıdır. Fakat bunlar, nikâhın şartları olmayıp, müstehab
ve efdal olanıdır. Yoksa erkek, hoşuna giden kadını seçme yetkisine
sahip olduğu gibi kadın da razı olacağı erkeği seçme hakkına sahiptir.
|
| Yazıyı Ekleyen :
admin |
| Bu yazı 270 kez okundu. |
| admin bugüne kadar toplam 2203 yazı ekledi. |
|
|
|
..:: Son yorumlananlar ::.. |
|
|
|
..:: En Son Arananlar ::.. | |
|
resim,
hzmuhammed,
sex,
kURAN,
ALLAHU TEALA,
FOTO,
oru,
ehli beyt,
elac,
ilahi kitaplar,
el kuddus,
sevgili peygamberim,
mucize,
senai,
boks,
fakir,
tevbe,
gel,
mevlid kasidesi,
cenab-i hak,
LEBBEYK,
nisan,
hak,
kulluk,
BESMELE,
iftira,
UYAN,
sevme,
resimler,
hz.muhammed,
yakma,
sivilce,
cuma saatinde,
tekbir,
serpil,
kabir gecesi,
t,
ruh,
resimleri,
evlilik,
400,
zikir,
boy,
islamda,
Genclik,
kefen,
ilk vahiy,
mescid,
sevgiyle ilgili ayet,
senin ravzan,
lar,
kibir,
k,
kral,
kader,
|
|
|
..:: Rasgele 5 Üyemiz ::.. | |
|
|
| Bir Reklam.. |
 |
|
|
Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı
yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. kendi yazınızı yazıyor
iseniz adınızı belirtmek zorunda değilsiniz kullanici adiniz yazınızın altında
yayınlanacaktır. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar
suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının
kaldırılmasını saglayablirler. islamiyazilar.com yazarlarin kendi goruslerine
saygi duymakla birlikte suc unsuru teskil eden yazilari yayinlamama veya
yayinlanmiş olanlari yayından kaldırma hakkını saklı tutar. |
|
|