Devamlı herkesle kavga ve çekişme halinde olman, günah olarak sana kafidi
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Yardıma ihtiyacı olanlara sadaka dağıtmak vehayır yapmak istediğinde, hemen yap(geciktirme)


Yazı eklemeye vaktiniz yoksa
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Mektuplar » EN DEĞERLİ DOSTA MEKTUP


EN DEĞERLİ DOSTA MEKTUP
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...

dost




Sevgili Dostum,



Sabit fikirliyiz diye mi oluyor bütün bunlar? Düşüncemiz demirden kazıklarla çakılacak mı hep böyle yere? Ne güzel demiş çekici erken vuran yargıcılar için Voltaire: “Ben önyargıyı kişinin başkaları hakkında bilgisizliğine değil, kendi hakkındaki bilgisizliğine yoruyorum!” diye. Bana öyle geliyor ki dostum, bizler çevremizdeki insanların yekûnuyuz. Onlarca ihtimali barındıran birini karşımıza aldığımız vakit, kendimizin penceresinden ona sarkıyoruz ilkin. Cazibeye şayan bulduğumuz şeyler, karşımıza aldığımız kişinin kendimizle ilgili gizleri. Kendi sınırımız dışında kalanlar ise(yani bizle eşleşmeyen karakter özellikleri) bizi karşımızdan uzaklaştıracak olan ayrıntılar. Nietzsche: “Dostunu korkutup kaçırmak mı istiyorsun? Ona, durma içini göster!” derken sanırım tam da bundan bahsediyordu. Bana öyle geliyor ki, kalubeladan bu yana insana işlenen ortak motiflere, insanın dünyada kendi için işlediklerini ekleyince ayrılıklar zuhur ediyor. Yani her geçen gün dünyadan bize nüfuz eden şeyler, kendimize ait kılamıyor olsak bile onları, sanki bize aitmişçesine birtakım karakteristik özelliklerimizi belli ediyor. Ah sevgili dostum, oysa insanın tek bir hali vardır, öyle değil mi!?



Peki, aramızda tesis ettiğimiz samimiyete ne demeli? Her şeyin zahiri olduğu fikriyle yaşamak elbet güzel. Şiir biraz da buradan doğuyor. Görünene yüklediğimiz anlamlar bir başka gözün gördüğü ile bitiştirilince; ben, “öteki” oluveriyor. Fakat şahit olduğumuz güzellikleri de reddetmek tehlikesiyle karşı karşıya olmuyor muyuz aynı zamanda? Yani bir dost olarak seni seçmiş olmamdaki “sahihlik” henüz yetişemediğim bir “sarihlik” makamına vardığında sona mı erecek acaba? Öyle umut etmiyorum. Benim umut ettiğim yol, seninle sahip olduğumuz ayrılıkları da kendimize ilhak etmemiz gerektiği fikrinden geçiyor. Seninle giriştiğimiz bu dünya maceramıza kendimize yetecek kadar sevgi alarak başladıysak eğer, gazabın ve nefsin diğer halleri bize galip gelemeyecek kadar eksik olsa gerek. Bize yanlış ile doğru arasındaki kontrast değerleri gösterecek bir akıl bahşedildi. Ama daha da mühimi, bize yanlış olanı kendimiz için dönüştürecek bir “yürek” de tahsis edildi. İşte bu sebepten dostum, önyargılarımızın tetiğini çekmeden evvel çokça düşünmemiz gerekecek. Neyin “kırmızı” olduğu hususundaki yargılarımız, unutma ki, neyin “mavi” olduğu hususundaki yargılarımızdan bağımsız değil. Bütün renklerin siyah ve beyaz zıtlığından mütevellit birer “gri” türevi olduğunu unutmamalıyız. Ama yargılarımız illa ki siyahın ya da beyazın yolunu tutmak hususunda ısrarlı iseler, imkânsızın bizim için hiç var olmayacağının ümitsiz bir kabulü sayılabilir bu. Her şeyin bir toz bulutu iken şeklolduğu söyleniyor. Her şeyin bir toz bulutu ile sona ereceği de… Burada dikkat etmemiz gereken nokta; büyük neticelerin, sağlandığı o basınç ve sıcaklık ortamlarından geçerek oluştuğu fikrine binaen sahip olmamamız gereken iyelik! Kıyamet ya da “Big Bang”, yıkım yahut yapım; tıpkı dimağımızda aniden toplaşan ve dağılan düşüncelerimiz gibi süratli bir yapıbozumun olmazsa olmaz sınırlarıdırlar. Sadece başta ve sonda edinmemiz gereken yapım ve yıkım hallerimizin, bu iki nokta arasında hayatımızı idame ettiriyorken biz, bir yapıbozum halinde kendini meydana getirmesine müsaade et. O vakit, düşüncelerimiz sebat etmeyi bırakıp tefekkürümüz için kendine başka düşünceler arama yoluna düşüp beraat edeceklerdir.



Dostum, zincirin birer halkası gibi kurmuş olduğumuz düşüncelerimizin, yeri ve zamanı geldiğinde, o zincirden boşanacağı fikrinden ötürü ürperme! Cesur olmak en çok bunun için gerektir ikimize. Sen, her zaman olduğun ve olacağın halinle, yüreğine sımsıkı bastırdığın inancından şüphe etme yeter. Dünya değişiyor ve düşüncelerimiz de bu dünyanın birer izleği olarak kendini o inancın peşinde koşturmakla yükümlü saymışsa eğer, sevgili dostum, yüreğinde şüphenin ve korkunun zerresini bulamayacaksın. En dar vakitlerinde bir dostun olduğunu hatırla, bir inancın olduğundan ötürü değil; insanın insana bahşettiği bağışlamaklar sebebi ile. Seni bağışlayanların en yücesine emanet ediyorum, sağlıcakla kal!







canfeda

20 Haziran 2008 Cuma
17:17:59
 Slm Kardes güzel bir Mektup...
Ellerine saglik
tsk ler.

Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 20.06.2008 15:29:30
Yazıyı Ekleyen : admin
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 4622 kez okundu.
admin bugüne kadar toplam 3487 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

KIYMETLİ KADIN İSİMLERİ

itaat

umre ve cuma namazı


Bugün Hiç Okunmadılar..

MÜSLÜMAN KEMİKLERİNDEN KLİSE

HAİN ABBAS ANKARADA PROTESTO EDİLDİ

Kurtuluşun teminatı nedir?

Dua almaya bakın!

Melek Grupları ve Meleklerin Vazifeleri


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
ccoşkun_123 , GİZOŞŞ , reyyan , ömer özsöz , berk , ahiskalı , necm , ati.istanbul , Osmanlı kadını ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

ayetmaunkardangönültelaAdminANAMrezilnefsistidrac

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   eyyupp
   kolcu
   reyyan.server
   mthn
   GALİP ERSOY GÜNGÖR

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.