Dünya hayatı muvakattır, günleri mahduttur, emniyete şayan değildir.Servet ve samanı ise emanettir.Geçicidir, gidicidir, aldatıcıdır.Gönül bağlamaya değmez.Lakin bir ahiret tarlası olduğu için, rıza-ı Bari' ye vesile olduğu için çok muhteremdir, çok mükerremdir.Dünya sayesinde ahiret kazanılır.Bu gaye için kullanıldığı zaman insana bir gemi olur, suyun üstünde yüzdürür.Gayesi haricinde kullanılırsa cehennemin dibine indirir.
Saadet-i ebediyyeyi kazanmak maksadıyla gayretlerini Cenab-ı Hakkın rızasına uygun olarak safredenler her iki dünyalarını da kurtarmış olurlar.
Dünya vasıta, ahiret gaye hayattır. Dünyanın cazip güzelliklerinin, gelip geçici tat ve lezzetlerinin insanı ALLAH yolundan alı koymaması ve gaye hayat olan ahireti unutturmaması gerekir.
Çoğu zaman yüz seneyi bile geçmeyen dünya hayatı ile sonsuzluğa tasavvur olunamayan ahiret hayatı mukayese edilirse, ehemmiyet dereceleri kendiliğinden ortaya çıkar.
Sahibimiz bizi kendisini bilmek ve ibadet etmek için , kendisiyle meşgul olmak için gönderdi.Hakk' tan gayrı her şeyi bırakan, her şeye nail olmuş olur.
Kalbi dünyaya bağlamış olanlar, topladıklarını bırakarak aniden gitmişlerdir. İşte dünyanın mahiyeti budur. Bizim de akıbetimiz böyle olacak.O bizi terketmeden biz onu terkedelim.Dünyadan sakınmanın çaresi ise:ölümü çok düşünmek, az yemek yemek, az uyumak, çok ibadet etmektir.
"Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya yarın ölecekmiş gibide ahiretine çalış"
"Kişi yemeği ne kadar azaltırsa içi o kadar huzur bulur"
"Dünyayı isteyen ahiretini kaybeder,Ahiretini isteyen 2 sinide kazanır"