Biri diğerine ihanet etmediği müddetçe iki ortağın üçüncüsü ben olurum. Biri arkadaşına ihanet etti mi ben aralarından çekilirim.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Bir kimse, iflâs edenin yanında malını aynen bulmuş ise, bu mala o, herkesten daha ziyâde hak sâhibidir.


..:: Linkler ::..
dedektor, football news, Çiçek, Online Strateji Oyunu, Dergi, Kredi

..:: Reklam ::..
İnternete güvenli bir başlangıç yapın
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Genel Makaleler » dinimizi dogru kaynaklardan ogrenme..


dinimizi dogru kaynaklardan ogrenmeliyiz‏
 
 
Zındıklar, yimesi harâm olan şeyleri de, halâl demeğe, halâl olanları harâm demeğe kalkışıyorlar.
(Müslim) ve (Ebû Dâvüd) bildiriyorlar ki, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” (Yırtıcı hayvanlardan köpek dişi olanları ve pençesi ile avlıyan kuşları yimeği harâm etdi). Haşereleri, ya’nî toprak içinde yuvası olan küçük hayvanları yimek halâl değildir. Fâre, kertenkele, kirpi, yılan, kurbağa, arı, pire, bit, sivrisinek, kara sinek, kene yimek harâmdır. Çünki haşeredirler. İnsanlar arasında yaşıyan ehlî merkeb eti de halâl değildir. Dağlarda yaşıyan vahşi merkebin eti ve sütü halâldir. Katır eti halâl değildir. Sırtlan, tilki, kaplumbağa, leş kargası, akbaba, kurt, fil, dağkeleri, tarla fâresi, gelincik, kartal, kedi, sincab, samur, sansar gibi hayvanlar ve kanı olmayan böcekler, meyvenin, peynirin ve
etin kurdları yinmez. Dağ keleri, kertenkele gibidir. Arabîde (Dab) denir. Tarla kargası halâldir. Çünki, harman dâneleri yir. Tavşan etini yimek de halâldir.
(Mültekâ) kitâbında diyor ki, tavşan yimek halâldir. Mekrûh değildir. (Mecmâ’ul-enhür) bunu açıklarken, (Tavşan yimek halâldir. Çünki, Peygamber efendimize tavşan eti kebabı hediyye getirdiler. Eshâbına, (Bunu yiyiniz!) buyurdu) diyor. (Dürr-ül-müntekâ) kitâbında, (Tavşan eti yimek halâldir. Çünki, tavşan yırtıcı hayvan değildir) buyuruyor.
(Kudûrî) kitâbının yazarı “rahmetullahi teâlâ aleyh”, her çeşid tavşan eti yimek halâldir, diyor. (Cevhere) bunu şerh ederken, (Tavşan etini yimek halâldir. Çünki tavşan yırtıcı hayvan değildir ve leş yimez. Tavşan, geyik gibidir) diyor.
Şâm kâdısı Mevlânâ Abdülhalîm efendi “rahmetullahi aleyh”, (Dürer) hâşiyesinde buyuruyor ki, (Erneb, ya’nî tavşan etinin mubâh olduğu sözbirliği ile bildirilmişdir. Çünki tavşan yırtıcı hayvan değildir ve leş yimez. Geyik gibidir. Ot yir. Fıkh kitâbları, tavşanın
halâl olduğunu açıkça yazıyorlar. Böylece, harâm diyenleri redediyorlar.) Görülüyor ki, tavşan etini yimek, sözbirliği ile halâldir. Hiçbir islâm âlimi, tavşan etine harâm, hattâ mekrûh bile dememişdir. Peygamber efendimiz, tavşan etini yiyiniz diyerek emr verdikdensonra, bir müslimân, tavşan eti, yinilmez diyebilir mi? Elbette, hiçbir müslimân tavşan etine harâm diyemez. Tavşan yinilir, tavşan yinilmez diye müslimânlar arasında hiç ihtilâf olmamışdır. Bunlar, tavşan yinmez diyorlar. Bunların bu sözlerine hiç bir müslimân aldanmamışdır. Asrlardan beri bütün müslimânlar tavşan yimişdir.
Peygamberimizin “sallallahü aleyhi ve sellem” tavşanı yiyiniz, buyurması, bütün müslimânlara ışık tutmuşdur. Bunun üzerinde durmağa değmez. Peygamber efendimiz bu mes’eleyi hâl etmişdir. Hurûfîlerin dedikoduları, Peygamberimizin emrini değişdirmez.
Tevrâtda tavşan yinilmez, dediği için, yinilmezmiş. Müslimânlar her işlerinde Kur’ân-ı kerîme ve Peygamber efendimizin emrine uyar. Tevrâta uymaz. Kur’ân-ı kerîm, Tevrâtın çok emrlerini nesh etmiş, yürürlükden kaldırmışdır. Hem de bugün, Allahü teâlânın gönderdiği doğru Tevrât hiçbir yerde yokdur. Yehûdîlerin uydurduğu Tevrâtlara bakarak tavşan yinmez demek, müslimâna yakışır mı? Fekat, Yemenli Abdüllah bin Sebe’ yehûdîsinin yolunda olan hurûfîler, onun gibi, Tevrâta çok önem veriyorlar. Bekara sûresinin kırkbirinci âyetinde meâlen, (Sizde bulunan Tevrâtı, Allahın birliğinde ve azâb ve sevâb ve îmân bilgilerinde doğrulıyan Kur’âna inanın!) ve altmışüçüncü âyetinde meâlen, (Ey İsrâîl oğulları! Size verdiğimiz kitâba hurmetle sarılın, demişdik) buyurulmuşdur. Bunlar, Tevrâtın Kur’ân olduğunu göstermez. Doksanbirinci âyetinde meâlen, (O Kur’ân hakdır. O zemânda bulunan Tevrâtı tasdîk eder) buyuruldu. Evet îmân edilecek bilgiler, Tevrâtda ve Kur’ân-ı kerîmde ve bütün semâvî kitâblarda başka başka değildir. Fekat, ibâdetler ve halâl, harâm olanlar, her kitâbda başkadır. Doksanyedinci (Kur’ân, önce gelmiş olan kitâbları tasdîk edicidir) âyeti de, değişdirilmemiş kitâblarda, îmân edilecek şeylerin hep aynı olduğunu bildirmekdedir.
Mâide sûresinin kırksekizinci âyetinde meâlen, (Sana Kur’ânı hak olarak indirdik. Önce indirilmiş olan kitâbları tasdîk edicidir) buyuruyor. Ahkâf sûresinin onikinci âyetinde meâlen, (Kur’ândan önce, uyulacak yolu gösteren ve uyanlara rahmet olan, Mûsânın kitâbı Tevrât indirilmişdi. Bu Kur’ân da, zâlimleri Cehennemle korkutmak ve iyilik yapanlara Cenneti müjdelemek için arabî dil ile indirilmiş, Tevrâtı tasdîk eden bir kitâbdır) buyuruldu. Tefsîr âlimi imâm-ı Beydâvî “rahmetullahi teâlâ aleyh” buyuruyor ki, [Bu âyet-i kerîmelerde bildirilen, Kur’ân-ı kerîmin Tevrâtı tasdîk etmesi demek, Kur’ân-ı kerîmin, Tevrâtın haber verdiği kitâb olduğunu bildirmekdir. Evet, îmân edilecek şeyler, kıssalar, haberler, Cehennem azâbları, Cennetin ni’metleri ve ibâdeti, adâleti emr etmek ve çirkin işlerden sakınmağı istemek, her iki kitâbda da aynıdır. Fekat, halal ve harâmların çeşidleri ve ibâdetlerin şeklleri aynı değildir. Başka zemânlarda yaşıyan insanlar için bunlar aynı olamaz. Her ümmetin kitâbında, onlara uygun fâideli olan şeyler bildirilmişdir. Peygamberimiz, (Mûsâ “aleyhisselâm” şimdi sağ olsaydı, bana uymakdan başka birşey yapmazdı) buyurdu].
Âl-i İmrân sûresinin ellinci âyet-i kerîmesi, hurûfîlere kesin cevâb veriyor. Allahü teâlâ, Îsâ aleyhisselâmın sözlerini bildirerek meâlen buyuruyor ki, (Benden önce Tevrâtda bildirilmiş olanları tasdîk edici geldim. Size harâm edilmiş olanları halâl etmek için geldim.) Bu âyet-i kerîme açıkça gösteriyor ki, Îsâ aleyhisselâmın İncîli, Mûsâ aleyhisselâmın Tevrâtını hem tasdîk etmekde, hem de, ondaki harâmlardan ba’zılarını halâl yapmakdadır. İşte bunun gibi Kur’ân-ı kerîm de, hem Tevrâtı tasdîk etmişdir. Hem de, Tevrâtdaki halâl ve harâm hükmlerini değişdirmişdir. Bu değişikliklerin çoğunu, islâm âlimleri, kitâblarında bildirmekdedir.
İbni Sebe’ yehûdîsinin yolunda olanlara hurûfî denir. Bunlar, âyet-i kerîmelere ve hadîs-i şerîflere yanlış ma’nâ veriyorlar. Kur’ân-ı kerîme yanlış ma’nâ veren kâfir olur. Meselâ, Cum’a sûresinin beşinci âyetinde meâlen, (Tevrâta inanmıyanlar, sırtına kitâb yükletilmiş eşeğe benzetilir) buyuruldu. Hâlbuki, tefsîr kitâblarında, bu âyet-i kerîmeye, (Tevrâtın ahkâmını yüklenmeğe emr olunmuş iken, yalnız okuyup emrlerine ve yasaklarına uymıyanlar, [ya’nî yehûdîler] ilm kitâblarını yüklenip, boşuna eziyyet çeken eşeğe benzer) denilmekdedir. Müslimânlar, Tevrâtın, Allahdan gelen kitâb olduğuna inanırız. Fekat, şimdi yehûdîlerin ellerinde bulunan kitâbın, o Tevrâtın kendisi olduğuna inanmayız. Yehûdîler, o Tevrâtın çok yerlerini bozdular, değişdirdiler. Mâide sûresinin onbeşinci âyeti bunu haber vermekde, (Allahın kitâbındaki, ya’nî Tevrâtdaki kelimeleri değişdirdiler) buyurmakdadır. Bekara sûresinin yetmişbeşinci âyetinde meâlen, (Yehûdîlerden bir kısmı, Tevrâtı işitirlerdi. Ondaki emrleri, yasakları anladıkdan sonra, değişdirirlerdi) buyuruldu.
Taberânînin “rahime-hullahü teâlâ” bildirdiği ve (Künûz)da yazılı hadîs-î şerîfde, (İsrâîl oğulları, kendi yazdıkları din kitâbına uydular. Mûsâ aleyhisselâmın Tevrâtını terk etdiler) buyuruldu. Bu hadîs-i şerîf, şimdi yehûdîlerin elinde bulunan (Telmûd) ve (Mişnâ) ve (Gamârâ) adındaki Tevrâtlarının, Mûsâ aleyhisselâmın kitâbı olmadığını haber vermekdedir. Hangi hayvan yinilir, hangileri yinilmez? Müslimânlar, bunu Kur’ân-ı kerîmden ve hadîs-i şerîflerden öğrenir. Yehûdîler ve zındıklar da, elde bulunan bozuk Tevrâtlardan okurlar. İslâm dîni, leşi, akıcı kanı, domuz etini ve köpek dişi veyâ pençesi ile avlıyan hayvanların etini ve haşereleri yimeği harâm etmişdir. Bunlardan başkası halâldir. Halâl olanlar Allahü teâlâdan başkasının ismi ile kesilirse veyâ bunları kitâbsız kâfir keserse, bunları yimek de harâm olur. En’âm sûresinin yüzkırkbeşinci âyetinde meâlen, (Söyle ki, Kur’ânda yimesi harâm olanlar, leş ve akıcı kan ve pis hınzır ve Allahdan başkasının adı ile kesilmiş olandır) buyuruldu. Bu âyet-i kerîmede dört şeyin harâm olduğu bildiriliyor. Bundan başka altı şeyin harâm olduğu da, Peygamber efendimiz tarafından bildirilmiş
dir. Resûlullahın, köpek dişi olan yırtıcı hayvanları ve pençesi ile avlıyan kuşları harâm etdiğini Abdüllah ibni Abbâs haber verdi. Âyet-i kerîmedeki akıcı kan, cânlı veyâ kesilen hayvanın damarlarından akan kan demekdir. Et, karaciğer, dalak, kanlı olarak yinmeleri halâldir. O hâlde, koyun, sığır, tavşan etleri, kanlı ise de, yinmesi halâldir. Tavşan bütün kandır, demek doğru değildir. Kan akdıkdan sonra, kalan tavşan eti pişirilir veyâ kebâb yapılır. Âfiyet ile yinir. Nitekim, Peygamber efendimiz “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem”, Eshâbına tavşan eti yidirdi.
En’âm sûresinin yüzkırkaltıncı âyetinde meâlen, (Yehûdîlere her tırnaklıyı harâm etdik. Koyunun ve sığırın iç yağını da harâm etdik) buyuruldu. Yehûdîlere iç yağının harâm olduğunu Kur’ân-ı kerîm haber veriyor. Onlara harâm olduğu için müslimânlara da harâm olur, demek doğru olur mu? Elbet doğru olmaz. İslâmın iç düşmanları olan zındıklar tırnaklı hayvanlar harâm olduğu için, tavşan da harâmdır, diyerek müslimânları aldatıyorlar. Tırnaklı hayvanları müslimânlara harâm imiş gibi gösteriyorlar. Hâlbuki, Kur’ân-ı kerîm, tırnaklı hayvanların yehûdîlere harâm edilmiş olduğunu haber veriyor. Müslimânlara harâm olduğunu bildirmiyor. (Şekli şemâilinde kerâhet bulunan hayvanın eti yinmez) sözleri de yalandır. Böyle bir hadîs-i şerîf yokdur. Hurûfîler, bu sözlerine dayanarak, tavşanın eti, eşek etine benzediği için kerîhdir, yinmez, diyorlar. Sorarız bu zındıklara: Hani tavşan bütün kan idi? Kanı gidince, kemikden başka birşey kalmazdı? Şimdi ise, tavşan eşek eti gibi etli oldu? Görülüyor ki, zındıkların sözleri birbirini tutmuyor. Bir kimse, tavşan etini sevmiyebilir. Fekat, sevmediğine harâm demek ve bu yalanını isbâtlamak için âyet-i kerîmelere yanlış ma’nâ vermek ve hadîs-i şerîf uydurmak, zındıklığı, islâm düşmanlığını gösterir. Tavşan etinin halâl olduğunu âyet-i kerîme ile ve hadîs-i şerîflerle isbât etmiş bulunuyoruz. Kur’ân-ı kerîmi ve hadîs-i şerîfleri bırakarak, yehûdîlerin uydurdukları Tevrâtı ve islâm düşmanlarının bozuk kitâblarını okumamalı, onlara aldanmamalıyız



Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 24.06.2008 10:34:44
Yazıyı Ekleyen : admin
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 101 kez okundu.
admin bugüne kadar toplam 3030 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Son yorumlananlar ::..

İstanbulun fethi gemi batırma oyunu

TEPKİ MESAJI ATIN

melunların yaptığı soysuzluk

Başörtüm,özgürlüğümün adı…

İSRAİLE NALETALLAH


..:: Günün Yazıları ::..

Namaz vakitleri saatleri cuma namazı vakti

İLGİNÇ

melunların yaptığı soysuzluk

Hz. PEYGAMBER’E KARŞI VAZİFELERİMİZ

CENNETLE MÜJDELENENLERDEN ABDURRAHMAN IBN AVF


Bugün Hiç Okunmadılar..

HZ Muhammed'in (SAV) peygamberlik dönemi 2

Yaptığımız işi ver görevi düzgün yapmak

D U A ..!!

Küçük itfaiyeci

Bir defa dahâ söyle


..:: Online Üyeler ::..

zuvay , türkan ,

Doğum Günü Bugün Olanlar
24erzincan , jeacklien , death , semih , alpalp1907 , MİRACC ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

sen ve sonveda hutbesiayetelduyitirafKubaallah sevgisiEVLILIKpeygamberlikmevlid kandili

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   ERGULLU
   tiry@ki
   hewidar
   tulan
   hasret555

Tefekkür Yazarları
Ayşe Üzümcü , Şükran Taşdelen ,Zeynep Işık ,Nurcan Hazyadaranlı Emine Güneş

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. kendi yazınızı yazıyor iseniz adınızı belirtmek zorunda değilsiniz kullanici adiniz yazınızın altında yayınlanacaktır. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını saglayablirler. islamiyazilar.com yazarlarin kendi goruslerine saygi duymakla birlikte suc unsuru teskil eden yazilari yayinlamama veya yayinlanmiş olanlari yayından kaldırma hakkını saklı tutar.


eXTReMe Tracker
hosting