kiracıyız kendimizin sandığımız evimizde
kimbilir kaç yıl kaç ay veya kaçgün sürecek bu kiracılık
evin tapusu elimizde, ya ömrümüzün tapusu ?
en hamalımız demek en zenginimiz demek
yükü en çok taşıyanlar ömrün sonuna
allah rızası dışında çekilecek dert değil doğrusu
güzelliklerle dolu bu hayat içinde
kardeşlerim bugünde yine uyumadan birkaç fikrimi beyan etmek istedim yüksek müsadenizle, bu kadar güzel insan arasında birşeyler söylemek zor olsada.
hepimizin bildiği fakat kanıksadığımız birkaç gerçeği dile getirip hatırlatmak istedim kendime.
dinimizde zenginlik ve fakirlik konusu
ilk olarak;
Zengin veya fakir cahil veya alim her insanın çok değerli bir varlık olduğunu ve kalbini kırmanın kabeyi yıkmaktan daha kötü bir davranış olduğunu unutuyoruz bazen.
daha önce yazdığım bir konuda değinmiştim sokaktaki tinerciden üstün olan yanımız nedir?
veya gördüğümüzde sinir olduğunuz komşumuzdan ne farkımız var
veya sokakta rastladığımız görünüşünden bile "basit,sıradan" bir insan dediğimiz kişilerden ne üstün yanımız var?
kardeşlerim hiçbir insan basit değildir
her insan çok değerli ve çok önemlidir her insan kendisi için ve rabbimiz için çok değerlidir rabbimiz son nefesini almadığı birinden ümit kesmeyip tövbe
etmesini beklerken biz kimseye alelade bir insan diyemeyiz
malesef bu devirde insanların değerini paraları belirliyor. büyük hocamız Hoca Nasreddin' in dediği gibi ye kürküm ye dünyası şuan toplumun en ücra köşelerine kadar girmiş durumda kendi davranışlarımız bile para sahibi birine başka fakir birine başka, makam sahibi birine başka işsiz birine başka başka olmuş ama
belkide rabb katında asıl değerli olan işsiz olan o kardeşimizdir belkide parasız olan o kardeşimizdir kişi fakirliği ile aşağılanamayacağı gibi zenginliği
ilede aşağılanmamalı toplum arasında kutuplaşma olmamalıdır zengin zenginliğinin fakir fakirliğinin birer imtihan olduğunu unutmamalıdır ki aslında zenginin
imtihanı fakirin imtihanından daha zordur çünkü zenginin günah işlemeye ortamı ve durumu daha elverişlidir
müslüman zenginmi olmalıdır fakir mi ?
büyüklerimizden hep duyarız "aza kanaat etmeyen çoğu bulamaz" "azıcık aşım kaygısız başım" "haline şükret otur oturduğun yerde" " zenginler öbür dünyada malının hesabını verene kadar fakirler cennete girer"
aslında buna benzer hatta daha yaygın olan çok söz var şuan aklıma gelmeyen bu sözlerin çoğunun gönlüne mal mülk sevgisi düşmüş gençleri ikaz amaçlıdır ama!
işin aması şu ki evet gençler çok istekli oluyor bu konuda fakat gençleri iyi dinlemeli iyiye yönlendirmelidir
zenginlik kötü birşey değildir
hatta müslümanların zengin olması, imanlı insanlarda paranın olması dünya saadeti demektir.
bu yüzden gençlere nasihat verirken paradan soğutmak yerine imanlarını arttıracak nasihatlerde bulunmak daha uygun olur kanaatindeyim
18-19 yaşındaki bir genç paralı olmayı etrafında güzel arabalara binen akranları gibi güzel arabalara binmeyi güzel yerde oturmayı arkadaşlarıyla otururken
cebinde yi para olmasın ister elinde mevcut olmasada gönlünde bu istekleri olur
bu gence bak kardeşim paran yok ama elin ayağın tutuyor sağlığın yerinde haline şükretmelisin senin durumunda olmak isteyen o kadar çok insan varki diye
nasihat vermek o genci karşı savunmaya geçirir kendinden yukarıya bakma kendinden düşük durumda olanlara bak demek te bakmakla görmek arasındaki farkı gencin
bilinçaltına yerleştiriverir lakin yanlış bi söz değildir. insan kendinden düşük durumda olanlara bakıp şükretmelidir ama karşınızda istekleri olan hayata
yeni başlayan bir geç varsa onun bu isteklerini sivriltmeden konuşmalısınız
"şunun yaşı küçük altındaki arabaya bak ya hele şu kıza ne demeli" bu sözleri kullanan bi genci zaten vereceğiniz nasihatler aaa evet hadi ben kendimden
düşüklere bakıp mutlu olayım demesini sağlamaz :)
peki ne yapmalıyız öncelikle ona güzel evde oturmanın güzel arabaya binmenin günah olmadığını hatta ailesine karşı geçimlik kazanımını ve zaruri
ihtiyaçlarını gidermenin çok sevap olduğunu anlatmakla işe başlayabiliriz
güzel evde oturmak günah değildir
iyi arabaya binmek daha güvenli bir araç kullanmak günah değildir. elin hangi işe yatkınsa gönlünde hangi işe yer varsa o işi yap azimle çalışıp allaha
(c.c.) güven. birgün sahip olacağın herşeyi geride bırakacağını bilerek çalış güzel evde otur güzel arabaya bin hatta güzel kardeşim işini öyle geliştirki
fakirlere yardım et aklından allah korkusunu çıkarmadan çok para kazan bu senin en doğal hakkın lakin para kazanmak seni rabbinden ayırmasın işte en büyük
zarar o olur rabbinden ayrılmadan onun ismini zikrederek bi an kalbinden çıkarmadan en zengin sen ol bu günah değildir çok sevaptır öbür dünyada da bunların
çok faydasını görürsün malın sırattan geçmene mani olmaz malın seni cennete taşır.
bir sanaatı biliyorsan o işi yap ama en güzeli ticarettir ticarette bereket vardır hatta yapabiliyorsan veya şartları zorlasan yapabileceksen ihracat yap
yurtdışına mal gönderirsen yurduna para girer böylece yurdunda bir kaç yetim daha doyurabilirsin. gençlerin eğitimine önem ver yatırım yap ve en önemli
konulardan biride pahalıda olsa kendi vatanında üretilen ürünleri kullan. ki senin gibi üretim yapan marangozlar kumaşçılar mobilyacılar da geçimliğini sağlayabilsin çalışanlarının evine parayla gitmesini sağlayabilsin fazladan bir kaç işçi çalıştırabilsin. patron-işçi değil işçi-işveren ilişkisi kur işçiysen patronun yerini kendi yerin gibi bil ve anlayışla çalış işini en güzel şekilde yaparsan her zaman kazanırsın takdir allahındır ya bu dünyada ya öte dünyada alırsın karşılığını mutlaka elin boş kalmaz. haksızlığa boyun eğme ama eşkıyalıkta yapma hak hukuk dairesi içinde hakkını sonuna kadar ara gönlünde rabb sevgisi ve korkusu oldukça bu zaten bilinçaltına yerleşir ve zulüm yapamaz olursun allah korkusu en güzel otokontroldür.
çok kazanalım çok üretelim çok öğrenelim işimizi en güzel şekilde yapalım
dua ile..