Kim günah işleyip de tövbe eden kimseyi, işlediği o günahtan dolayı kınarsa, kendisi o günahı işlemeden ölmez
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Bir kimse, iflâs edenin yanında malını aynen bulmuş ise, bu mala o, herkesten daha ziyâde hak sâhibidir.


İnternete güvenli bir başlangıç yapın
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Genel Makaleler » Dersten çıkan ders..


Dersten çıkan ders..
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...

 


 


,,Bir arkadaşım ODTÜ felsefe bölümünde okurken bir dönem bilim felsefesi dersini almaya başlıyor. Dersin hocası da konusunda Türkiye çapında bir kişi. Ancak inançsız. Ve daha ilk dersinde " arkadaşlar" diyor, "Allah`ın varlığı bir varsayımdan ibarettir, aslında böyle bir şey yok, ama müslümanlar işlerine geldiği için bir Allah`a inanmış, sonra da bütün düşüncelerini bu varsayım üzerine bina etmişler. Aslında bu, temelde sadece bir kabulden ibarettir. "


Bunun üzerine arkadaşım itiraz ediyor ve "hocam" diyor, "sizin dediğiniz gibi değil. Biz müslümanlar akıl ve mantıkla iman ediyoruz. Ve Allah`ın varlığını, birliğini aklen, mantıken ispata hazırız. "


Hoca "hele bir ispat et bakalım, nasıl yapacaksın?" diyor. Ve arkadaşım anlatmaya başlıyor:


-Bir harf katipsiz olmaz, bir iğne ustasız olmaz, bir köy muhtarsız olmaz, değil mi?


-Evet ?


-Öyle ise, bir harf bile katipsiz olmuyor da, nasıl olur şu muhteşem kainat kitabının bir yazarı olmaz? Bir iğne bile ustasız olmuyor da nasıl olur şu kainat fabrikasının mükemmel bir ustası olmaz? Bir köy bile muhtarsız olmuyor da nasıl olur şu koca kainat şehrinin bir yüce idarecisi olmaz?


O yaratıcıyı tanımanın yolu da çok basit. Mesela bir mektup, dikkatli bir okuyucu için, onu yazanı tarif eder. Mektubu yazanı görmesek de kişiliğini, isteklerini, ruh halini, ilgi alanlarını, mesleğini, mevkiini mektubundan anlayabiliriz. Tabii usulünü biliyorsak. Aynen öyle de; bu kainat, Allah`ın bizlere kendisini tanıttırmak için yazdığı mektuplarla doludur. Her bir ağaç, bulut, çiçek, hayvan, yani gördüğümüz her şey bize yaratıcısını tarif ediyor. Okumasını bilirsek tabii.


Hoca beklemediği bu izah karşısında şaşırıyor. Sonra da "Ama bu yaptığınız bilimsel bir izah değil. " diyor. Arkadaşım ise bir karşı soru ile konuyu açmaya devam ediyor.


-Hocam siz atomun varlığına inanıyor musunuz?


-Herhalde, niye sordun ki?


-Peki deliliniz nedir? Atomu gördünüz mü, veya gören var mı?


-Tabii ki atomu gören yok, zaten biz atomun varlığını direkt değil, indirekt yoldan biliyoruz. Mesela Rutherford ve Geiger altın plakaya çarpan alfa taneciklerinin izlerine bakarak atomun yapısını anlamışlardır. Yani atomu oluşturan parçacıkların iz ve etkilerinden hareketle atomun varlığını ve yapısını anlıyoruz. Bu tarz ispata da çıkarım (inference) yolu diyoruz.
Hocanın bu açıklaması üzerine arkadaşım gülerek "açıklamalarınız için teşekkür ederim hocam. Demek ki az önce Allah`ın varlığını ispat için anlattığım delil de, atomu ispat için kullanılan delil gibi, çıkarım (inference) yolu ile ispat oluyormuş ve bilimsel bir ispatmış" diyor.


Hoca şaşırıyor "yani bunlar aynı şey mi?"


-Tabii ki aynı hocam. Neresi farklı ise söyleyin. Siz altın plakadaki etki ve izlerden atom ispat ve tarif edilebilir dediniz; ben de kainattaki varlıklardan, onlarda görünen özellik ve faaliyetlerden Allah`ı ispat ve tarif edebiliriz dedim.


-Yani aynı şey mi bunlar? diye tekrar soruyor hoca.


Bu esnada herhalde tartışmanın gidişinden memnun olmayan bazı talebeler söze girip, "hocam bırakalım bunları, nereden geldik bu bahse?" diyorlar ve konu kapanıyor.


Bundan sonraki derslerde de hoca ile arkadaşım arasında dini konularda tartışmalar devam ediyor. Hoca hangi dini inancı tenkit etse mantıklı cevaplar alıp susuyor.


Sonunda ikinci yarı yıl başladığında hoca iyice düşünüp taşınmış, kafa yormuş ve artık bu işi kendince halledeceği bir yol bulacağına inanmış olsa gerek ki, ilk derste konuyu yine dine getirip kendinden emin bir şekilde arkadaşıma hitaben diyor:


-Bugün bu meseleyi bitireceğiz ve artık gündeme getirmeyeceğiz.


-Tabii hocam, bitirelim.


-Yalnız bu meseleyi bilimsel çerçevede görüşebilmemiz için bazı kriterlere uymamız lazım. Şöyle ki: Bilimsel bir teori, geçerli olduğu sınırı, şartları, çerçeveyi çizmek zorundadır. Eğer bir teori için, "her şart altında doğrudur, gelişmeler ne yönde olursa olsun, araştırmalar nasıl çıkarsa çıksın bu teori doğrudur" denilirse, o teori bilimsel olmaz, olsa olsa inanç veya ideoloji düzeyinde kalır.


Yani, bir teori ortaya atıldığında "eğer şu olay şöyle gelişirse, şu incelemenin sonucu şöyle çıkarsa, şu şöyle ise bu teori doğrudur, aksi takdirde bu teori yanlıştır" denilebilmesi lazımdır, o teoriye bilimsel diyebilmek için. Oysa siz müslümanlar Allah`ın varlığını ispatlarken bir şart getirmiyor, alternatif bir kapı bırakmıyorsunuz. "Her hal-ü karda, her durumda Allah vardır" diyorsunuz. Bu da bilimsel bir ispat olmuyor tabii.


Eğer Allah`ın varlığını gerçekten bilimsel bir şekilde ispat etmek istiyorsanız, diyebilmelisiniz ki; "şu şu şartlarda Allah vardır, bu bu şartlarda da Allah yoktur". Eğer böyle şarta bağlı bir ispat getirebilirseniz o zaman o şartları tartışırız ve yaptığınız ispat da bilimsel olabilir.


Ve hoca arkadaşımı mağlup ettiği düşüncesi ile sözünü bitirip, muzaffer bir eda ile cevap bekliyor. Anlaşılıyor ki hoca bilim felsefesi üzerine bütün bilgilerini irdeleyip uzun düşünceler sonrası böyle kritik bir soru hazırlamış. Kritik bir soru, zira hiç bir müslümanın "şu şartlarda Allah vardır, bu şartlarda Allah yoktur" diyemeyeceğini düşünüyor. Hakikaten de zor bir soru, ama arkadaşım kısa bir düşünme sonrası tefsirlerde okuduğu bir örneği hatırlıyor ve cevap veriyor:


-Peki hocam istediğiniz şartı yerine getireyim. Şöyle ki: Biz diyoruz ki: Kainatta atomlardan yıldızlara dek uzanan, hükmeden mükemmel bir düzen var. Bu düzenin gerçekleşmesi için,


1- Ya diyeceksiniz ki; her bir varlık, atomlardan ta yıldızlara kadar, bu mükemmel düzeni biliyorlar ve bilerek, görerek, şuurla hareket ediyorlar; ki bu durumda Allah yoktur diyebilirsiniz,


2- Ya da diyeceksiniz ki bu atomlar, gezegenler, unsurlar vs. akılsız şuursuzdur; öyleyse tüm bu kainatı, zerrelerden yıldızlara dek idare eden ilim, hikmet ve kudret sahibi bir yaratıcı vardır.


Birinci şıkkı kabul edeceğinizi zannetmiyorum; zira taşa-toprağa, bitkiye-hayvana, atoma-yıldıza akıl, fikir, şuur vermenin "animizm" diye adlandırıldığını, ilk çağlarda ortaya atılmış batıl bir inanış olduğunu siz söylemiştiniz. Demek ki ikinci şıkkı kabul edeceksiniz.


Hoca şaşırıyor, "anlamadım?"
-Bir örnekle açıklayayım hocam. Mesela güneşli bir öğlen vakti denizin yüzünde, su birikintilerinde, aynalarda, camlarda, parlak şeylerde oluşan akisleri, pırıltıları, ışık yansımalarını;


1- Ya diyeceksiniz ki; bunların hepsi kendinden ışık saçıyor,


2- Ya da diyeceksiniz ki; bunların kendisinde ışık yoktur, bu pırıltılar yansımadır, gökteki güneşin ışığının akisleridir.


Aynen onun gibi, yeryüzünde, tüm kainatta gördüğümüz ve ilim, hikmet, kudret, irade gibi sıfatları gerektiren eserler, olaylar; ya bütün kainatın her bir zerresinde akıl, mantık, güç, irade bulunması ile mümkün olabilir, ya da sonsuz bir ilim, hikmet, kudret, irade sahibi bir yaratıcının faaliyetlerinin yansımaları, akisleri, neticeleridir.


Hoca derin bir düşünme sonrası apar topar sınıftan çıkıyor...





evliya

05 Şubat 2009 Perşembe
21:47:47
 odtü yapı itibariyle bu düşüncede insanların bol olduğu bir yer bir örnekle bir hatırlatmada bulunayım.Rahmetlik Aydın Güven Gürkan eski bir siyasetçi ve parti başkanı.Tiyatrocu eşinin anlattığı bir yazıda okumuştum,rahmetlik kanserden ölmüştü.o güne kadar belkide yaklaşmadığı Kuranı Kerime ve namaza son günlerde yaklaşıyor.ve büyük ilgi duyuyor rahatlıyor.İç dünyamız itibariyle bu yönlenmeler mutlaka olacaktır.çünki elest bezminde,kalu bela gününde şimdiye kadar gelmiş yaşayıp ölenler ve şu anda yaşayanlar ve daha doğmamış olanlar herkez ÜÇ VÜCUT OLARAK ALLAHIMIZIN huzurunda bulunduk ve YEMİN,MİSAK VE AHD verdik.fizik vücut ruh ve nefs bu üçlü insan yapısı ALLAHIMIZIN huzurunda bulunup sözler verdik.Ve tekrar ona döneceğimize dair sözümüz var.İSPAT ETMEYİ BIRAKIN ALAHIMIZLA YETKİYİ ELDE ETTİĞİMİZ TAKTİRDE HUZURUNDA BİLE OLACAĞIZ,VUSLAT OLACAK.herkezin bu şartlara ulaşabilmesi dileğiyle daha nice ataist insanla ALLAHIMIZ bizi buluştursunki kulaklarına kar suyu kaçsın.UNUTMAYALIM MÜMİN KULAĞINDAN SULANIR.

Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 01.02.2009 22:21:14
Kaynak : Alıntı
Yazıyı Ekleyen : dinmeyenyas
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 1159 kez okundu.
dinmeyenyas bugüne kadar toplam 496 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

KIYMETLİ KADIN İSİMLERİ

Sıkıntı anında çekilecek tesbihler..

Göz Alıcı kareler


Bugün Hiç Okunmadılar..

HAZRET_İ OSMAN_I ZİNNUREYN

ÜÇ Gece

ALLAHA GÜVENMEK

SiYONiST KATiL KANA DOYMAMIS. HAHAMLAR DAHA COK KAN iSTiYOR

Beraat


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
dilara_gülşeni , tezin , eatas , halide , kunduz , asılbekova , asilbekova , faruk bin samet , canercansu özanlı ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

annadedimkiallahimdertEvlilikadetHadissen ve sonibni sebehukuk

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   fersahzade
   ynşt
   hak_dostu
   tulan
   meçhul-19

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.