|
..:: Bir Ayet ::..
|
|
Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah,
va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir
|
|
..:: Bir Hadis ::..
|
|
Bir kısım insan vardır, Allah'ın mülkünden haksız bir surette mal elde etmeye girişirler. Halbuki bu, Kıyamet günü onlara bir ateştir, başka değil. |
|
|
Sitemizi destekleyin
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın
Dereceni Bilmek İstersen
|
| |
|
| |
Mûsâ aleyhisselâmdan gelen bir
rivayetde; İsrâil oğulları Mûsâ
aleyhisselâma: - Rabbına sor, bizden ne ile râzı
olursa, biz de onu yapalım, dediler. Mûsâ
aleyhisselam: - Allah’ım bunların isteklerini sen
bilirsin, deyince, Allahü Teâlâ: - Onlar benden razı
olsunlar ki, ben de onlardan razı olayım. buyurdu.
Resûlü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz buyurur: - Allah katındaki mevkiini bilmek isteyen, Allah’ın kendi
indindeki mevkiine baksın! Zira Allahü Teâlâ kulunu, kulunun, kendisini
indirdiği mevkie indirir.” (Hakîm) Kulun Allah’a
karşı bağlılığı ne nisbetde ise, Allah katındaki mevkii de o
nisbetdedir. Dâvûd aleyhisselamın bildirdiğine
göre, Allahü Teâlâ: - Benim dostlarıma ne oluyor ki,
onlar dünyalığı düşünüyorlar? Halbuki dünya düşüncesi, benim münacaatımın
zevkini giderir. Ey Dâvûd! dostlarımdan istediğim, tamamen rûhânî olub, dünyalık
için gadâb etmemeleridir. Zeyd bin
Abdü’l-Vahid’e: - Burada elli yıldır ibadet eden bir
adam vardır, dediler. Abdü’l-Vâhid âbidin ziyaretine gitdi ve: - Bu amelinle, kanaat, ünsiyet ve rıza makamlarına yükselebildin mi?
diye sordu. Adam: - Hayır, hiç birine yükselemedim,
diye cevab verdi. Abdü’l-Vâhid: - Ya ne oldu? diye sorunca âbid: -
Azalarımla fazla namaz kıldım. Oruç tutdum, dedi. Abdü’l-Vâhid: - Kusura bakmaz isen ben sana söyleyeyim, kalbin kapalı olarak amel
etdin. Bunun için sen ancak ashab-ı yeminden olabilirsin, dedi. Dinde, noksanlık olan şeylere mutlak suretde rıza birşey ifade etmez,
değeri yokdur. Ancak Allahü Teâlâ’ya izâfetle ona rıza
gösterilebilir. Şu üç makamın hangisinin üstün
olduğunda âlimler ihtilaf etmişlerdir. Bunlar da şunlardır: 1. Bir an evvel Allah’a ulaşmak için ölümü sevmek. 2. Daha fazla ibâdet edib yaşamağı değerlendirmesini
sevmek. 3. Allahü Teâlâ’nın takdirine rıza gösterib
susmakdır. Bu mes’ele âriflere intikal ettirildi.
Âriflerden birisi: - En iyisi mukadderata rıza
gösterib susmasını bilendir. Çünkü boş lâflardan kaçınan böyle bir görüşe sahib
olur, buyurmuşdur. Birgün Süheyb, Süfyan-ı Sevrî ve
Yusuf b. Esbat hazerâtı bir araya toplandılar. Süfyan
Sevrî kuddise sirruh buyurdu ki: - Bu ana kadar âni
ölümden hoşlanmazdım. Fakat şimdi bir an önce, âni ölümü tercih
ediyorum. Yûsuf b. Esbat kuddise sirruh
buyurdu: - Niçin? Süfyan Sevrî: - Fitneden korkduğum için. Yûsuf bin
Esbat: - Fakat ben böyle düşünmüyorum, ben fazla
yaşamakdan hoşlanmıyorum. Süfyan Sevrî niçin? diye
sorunca Yûsuf: - Belki bir gün olur tevbe eder ve
salih ameller işlerim de, onun için, dedi. Sonra
Süheyb’e hitaben: - Sen ne dersin? diye sorduklarında
Süheyb: - Ben bir şey diyemem, Allahü Teâlâ hakkımda
neyi takdir etdi ise, ben onu sever ve kabul edirim, deyince Süfyan Sevrî
kuddise sirruh: - Kâbenin Rabbına yemin ederim, bu
adam ruhânîlerden ve maneviyat adamlarındandır. Söylediği doğrudur, diyerek
onun alnından öpdü. Abdülkâdir Geylânî’nin
Duâsı Gavsü’l-Azam, Kutbu’r-Rabbanî Abdulkadir
Geylânî kuddise sirruh hazretlerinin aşağıdaki duası ile konumuzu
sonuçlandırıyoruz: - Allahım bizi bize döndür. Bizi
kapında durdur. Allahım bizi, senin için sende ve seninle eyle. Bizi sana
hizmetle bahtiyar eyle. Almamız da vermemiz de senin için olsun. İçimizi senden
başkasının sevgisine mekan olmaktan temizle, nehyettiğin yerleri bize gösterme.
Emrettiğin yerlerde bizi, bize kaybettirme. Zahirimizi (dışımızı) sana
masiyetten (günah işlemekten), batınımızı (içimizi) da şirkten koru. Bizi
nefislerimizin elinden al, kurtar sana ulaştır. Bütün fiil ve hareketlerimiz
yalnız senin için olsun. Yalnız sana güvenelim, sana dayanalım. Senden başkasına
asla güvenmiyelim, dayanmayalım. Senden gafil olma bedbahtlığından bizi uyandır.
Bizi, sana taat, ibâdet, ve münacat elbiseleri ile giydir. Kalblerimize ve
özlerimize sana yakınlık zevkini tattır. Nasıl ki gök ile yer arasını ayırdı
isen, günahlarla bizim aramızı da aynen öylece ayır. Bizi günahlardan uzak tut.
Nasıl ki gözün siyahı ile beyazının arasını biri birine yakın etti isen, aynen
onun gibi, bizi de sana kulluğa, sana taate yakin et. Günahlarla bizim aramızı
aç. Tıpkı, sana masiyet bahsinde, Yûsuf aleyhisselâm ile Züleyha’nın arasını
açtığın gibi. Allahım! Bizi gaflet uykusundan
uyandır. Bizim kimimizi, kimimizden faydalandır. Bizi yalnız kendinle meşgul
eyle. Taki nefislerimiz islah olsun. Nefislerimize sana gelen yolu göster.
Ömrümüzün kalan kısmını, senin yolunda meşguliyetle geçirelim! Amin
|
gülgüzeli
13 Kasım 2008 Perşembe 10:30:51
|
AMİN ALLAH RAZI OLSUN KARDEŞİM
|
| Eklenme Tarihi: 12.11.2008 17:43:04 |
| Yazıyı Ekleyen :
admin |
| Bu yazı Bugün 1 kez okundu. |
| Bu yazı Toplam 355 kez okundu. |
| admin bugüne kadar toplam 3021 yazı ekledi. |
|
|
|
| |
..:: Son yorumlananlar ::.. |
|
|
|
..:: En Son Arananlar ::.. | |
|
salih amelle,
seyma,
HZ. YUSUF,
nebe,
anner,
efndimiz,
halil,
mabud,
midye,
lanet,
|
|
..:: Rasgele 5 Üyemiz ::.. | |
|
|
|
| Tefekkür Yazarları |
| Ayşe Üzümcü , Şükran Taşdelen ,Zeynep Işık ,Nurcan Hazyadaranlı Emine Güneş |
|
|
Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı
yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. kendi yazınızı yazıyor
iseniz adınızı belirtmek zorunda değilsiniz kullanici adiniz yazınızın altında
yayınlanacaktır. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar
suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının
kaldırılmasını saglayablirler. islamiyazilar.com yazarlarin kendi goruslerine
saygi duymakla birlikte suc unsuru teskil eden yazilari yayinlamama veya
yayinlanmiş olanlari yayından kaldırma hakkını saklı tutar. |
|
|