|
..:: Bir Ayet ::..
|
|
Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah,
va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir
|
|
..:: Bir Hadis ::..
|
|
Allah bir kulu sevdi mi, onu dünyadan korur. Tıpkı sizden birinin hastasına suyu yasaklaması gibi. |
|
|
Yazı eklemeye vaktiniz yoksa
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın
DİNİ HİKAYELER
|
| |
|
| |
|
BENİ KENDİNLE MEŞGÛL EYLE
Râbia-i Adviyye hazretleri "rahmetullahi aleyha",
çok oruç tutardı. Bir defâsında bir hafta hiç yiyecek bulamadı.
Sekizinci gece açlığı iyice şiddetlendi. Nefsine eziyet ettiğini düşünürken
birisi kapıyı çaldı. Bir tabak yemek getirdi, o da yemeği alıp, yere koydu. Mum
getirmeğe gitti, gelince bir kedinin yemeğini dökmüş olduğunu gördü. Su
bardağını almaya gitti. Mum söndü. Su içmek isterken bardak düşüp kırıldı. O da;
“Yâ Rabbî! Bu zavallı kulunu imtihan ediyorsun, fakat âcizliğimden
sabredemiyorum.” diyerek bir âh çekti. Bu âhtan neredeyse ev yanacaktı. Bir ses
duyuldu: “Ey Râbia, istersen dünyâ nîmetlerini üstüne saçayım. İstersen,
üzerindeki dert ve belâları kaldırayım. Fakat bu dertler, belâlar ile dünyâ bir
arada bulunmaz.” Bu sözü işitince; “Yâ Rabbî! Beni kendinle meşgûl eyle
ve senden alıkoyacak işlere bulaştırma.” diye duâ etti. Bundan sonra dünyâ
zevklerinden öyle kesildi ki; kıldığı namazı; ”Bu benim son namazımdır.” diye
huşû ile kılar, hep Allahü teâlâ ile meşgûl olurdu. Hattâ birisi gelip kendisini
Allahü teâlâ ile meşgûliyetten alıkoyar korkusuyla; “Yâ Rabbî! Beni kendinle
meşgûl eyle de, kimse senden alıkoymasın.” diye duâ ederdi.
|
Rebî bin Haysem hazretleri "rahmetullahi aleyh" kimseye bedduâ
etmezdi. O, her şeyi Rabbinden bilir, O’ndan gelene sabr eder, tevekkülünü
bozmazdı. Bir gün namaz kılarken, yirmi bin dirhem değerindeki atının
çalındığını gördü. Fakat ne namazı bozdu, ne de üzüldü. Yanında bulunanlar:
“Nasıl oldu bu iş, yazık oldu atına!” diye kendisini teselli ediyorlardı. O ise;
“Atın yularını çözerken çalan adamı görmüştüm” dedi. Onların; “O halde niçin
mâni olmadınız?” demeleri üzerine; “Atımdan daha sevimli olan bir şey ile, yâni
namaz kılmakla meşguldüm. Onu kaçıramazdım.” dedi. Adamlar hırsıza bedduâ etmeye
başlayınca, Rebî; “Hayır, bedduâ etmeyin. Ben atımı ona hediye ettim. Sadakam
olsun” dedi | |
|
| Eklenme Tarihi: 20.10.2008 21:47:21 |
| Yazıyı Ekleyen :
admin |
| Bu yazı Bugün 0 kez okundu. |
| Bu yazı Toplam 159 kez okundu. |
| admin bugüne kadar toplam 3030 yazı ekledi. |
|
|
|
| |
..:: Son yorumlananlar ::.. |
|
|
|
..:: En Son Arananlar ::.. | |
|
yorum yaz,
fetih,
hz.hasan,
Muhammed,
ortaklik,
save,
salih amelle,
seyma,
HZ. YUSUF,
nebe,
|
|
..:: Rasgele 5 Üyemiz ::.. | |
|
|
|
| Tefekkür Yazarları |
| Ayşe Üzümcü , Şükran Taşdelen ,Zeynep Işık ,Nurcan Hazyadaranlı Emine Güneş |
|
|
Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı
yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. kendi yazınızı yazıyor
iseniz adınızı belirtmek zorunda değilsiniz kullanici adiniz yazınızın altında
yayınlanacaktır. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar
suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının
kaldırılmasını saglayablirler. islamiyazilar.com yazarlarin kendi goruslerine
saygi duymakla birlikte suc unsuru teskil eden yazilari yayinlamama veya
yayinlanmiş olanlari yayından kaldırma hakkını saklı tutar. |
|
|