Nafaka için harcananın hepsi Allah yolunda harcanmış gibidir, bina için harcanan müstesna, bunda hayır yoktur.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Bir kimse, iflâs edenin yanında malını aynen bulmuş ise, bu mala o, herkesten daha ziyâde hak sâhibidir.


İslamiyazılar gözünüzün önünde olsun
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Genel Makaleler » cumanız mubarek olsun


cumanız mubarek olsun
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...

İman duayı bir vesile-i kat' iye olarak iktiza ettiği ve fıtrat-ı insâniyye, onu şiddetle istediği gibi;


Cenâb-ı Hak dahi «Duanız olmazsa ne ehemmiyetiniz var?» mealinde



قُلْ مَا يَعْبَؤُا بِكُمْ رَبِّى لَوْلاَ دُعَآؤُكُمْ


 


ferman ediyor. Hem


 


اُدْعُونِى اَسْتَجِبْ لَكُمْ


 


emrediyor.
Eğer desen: «Bir çok defa dua ediyoruz, kabûl olmuyor. Halbuki, âyet umumîdir..


her duaya cevab var ifade ediyor.»
Elcevab: Cevab vermek ayrıdır,


kabûl etmek ayrıdır.


Her dua için cevab vermek var;


fakat kabûl etmek, hem ayn-ı matlubu vermek Cenâb-ı Hakk' ın hikmetine tâbi' dir. Meselâ: Hasta bir çocuk çağırır:


«Ya Hekim! Bana bak.»


Hekim: «Lebbeyk» der..


«Ne istersin cevab ver?»


Çocuk: «Şu ilâcı ver bana» der. Hekim ise; ya aynen istediğini verir, yahut onun maslahatına binaen ondan daha iyisini verir,


 yahut hastalığına zarar olduğunu bilir,


hiç vermez.


İşte Cenâb-ı Hak, Hakîm-i Mutlak hâzır, nâzır olduğu için, abdin duasına cevab verir.


Vahşet ve kimsesizlik dehşetini, huzuruyla ve cevabıyla ünsiyete çevirir.


Fakat insanın hevaperestane ve heveskârane tahakkümüyle değil, belki hikmet-i Rabbâniyenin iktizasıyla ya matlûbunu veya daha evlâsını verir


veya hiç vermez.
Hem, dua bir ubûdiyyettir.


Ubudiyyet ise semeratı uhreviyyedir.


Dünyevî maksadlar ise, o nevi dua ve ibâdetin vakitleridir.


O maksadlar, gayeleri değil.


Meselâ:


Yağmur namazı ve duası bir ibâdettir. Yağmursuzluk, o ibâdetin vaktidir.


Yoksa o ibâdet ve o dua, yağmuru getirmek için değildir. Eğer sırf o niyyet ile olsa; o dua, o ibâdet hâlis olmadığından kabûle lâyık olmaz. Nasılki güneşin gurubu, akşam namazının vaktidir.


Hem Güneş' in ve Ay' ın tutulmaları, küsuf ve husuf namazları denilen iki ibâdet-i mahsusanın vakitleridir. Yâni gece ve gündüzün nuranî âyetlerinin nikablanmasıyla bir âzamet-i İlahiyeyi ilâna medâr olduğundan,


Cenâb-ı Hak ibâdını o vakitte bir nevi ibâdete davet eder. Yoksa o namaz,


(açılması ve ne kadar devam etmesi, müneccim hesabıyla muayyen olan)


Ay ve Güneş' in husuf ve küsuflarının inkişafları için değildir. Aynı onun gibi; yağmursuzluk dahi,


yağmur namazının vaktidir.


Ve beliyyelerin istilâsı ve muzır şeylerin tasallutu, Bâzı duaların evkât-ı mahsusalarıdır ki;


insan o vakitlerde aczini anlar, dua ile niyaz ile Kadîr-i Mutlak' ın dergâhına iltica eder.


Eğer dua çok edildiği halde beliyyeler def' olunmazsa denilmeyecek ki:


«Dua kabûl olmadı.» Belki denilecek ki: «Duanın vakti, kazâ olmadı.»


Eğer Cenâb-ı Hak fazl ve keremiyle belayı ref' etse; nurun alâ nur..


o vakit dua vakti biter, kaza olur. Demek dua, bir sırr-ı ubudiyyettir.
Ubudiyyet ise, hâlisen livechillah olmalı.


Yalnız aczini izhar edip, dua ile ona iltica etmeli.


Rububiyyetine karışmamalı.


Tedbiri ona bırakmalı.


Hikmetine itimad etmeli.


Rahmetini ittiham etmemeli. Evet hakikat-ı halde âyât-ı beyyinâtın beyânıyla sâbit olan:


 Bütün mevcûdât, herbirisi birer mahsus tesbih ve birer husûsî ibâdet,


birer has secde ettikleri gibi; bütün kâinattan dergâh-ı İlahiyeye giden,


 bir duadır.


Ya istidad lisaniyledir. (Bütün nebâtatın duaları gibi ki; herbiri lisan-ı istidadıyla Feyyaz-ı Mutlak' tan bir Sûret taleb ediyorlar ve


 Esmâsına bir mazhariyyet-i münkeşife istiyorlar. Veya ihtiyac-ı fıtrî lisanıyladır.


 (Bütün zîhayatın, iktidarları dâhilinde olmayan hâcât-ı zaruriyyeleri için dualarıdır ki;


her birisi


o ihtiyâc-ı fıtrî lisanıyla Cevvad-ı Mutlak' tan idame-i hayatları için bir nevi rızık hükmünde Bâzı metâlibi istiyorlar.


Veya lisan-ı ızdırarıyla bir duadır ki:


Muztar kalan herbir zîruh; kat' î bir iltica ile dua eder,


bir hâmi-i meçhulüne iltica eder,


belki Rabb-ı Rahîm' ine teveccüh eder. Bu üç nevi dua, bir mâni olmazsa daima makbuldür.
Dördüncü nevi ki; en meşhurudur,


bizim duamızdır.


Bu da iki kısımdır;


Biri, fiilî ve hâlî;


 diğeri, kalbî ve kâlîdir.


 Meselâ:


Esbaba teşebbüs, bir dua-yı fiilîdir.


Esbabın içtimaı; müsebbebi îcad etmek için değil, belki lisan-ı hal ile müsebbebi Cenâb-ı Hak' tan istemek için bir vaziyyet-i marziyye almaktır.


Hattâ çift sürmek hazine-i rahmet kapısını çalmaktır.


Bu nevi dua-yı fiilî, Cevvad-ı Mutlak' ın isim ve ünvanına müteveccih olduğundan,


kabûle mazhariyyeti ekseriyyet-i mutlakadır. İkinci kısım; lisan ile kalb ile dua etmektir.


Eli yetişmediği bir kısım metâlibi istemektir. Bunun en mühim ciheti, en güzel gayesi, en tatlı meyvesi şudur ki: «Dua eden adam anlar ki:


Birisi var; onun hâtırât-ı kalbini işitir, herşeye eli yetişir, her bir arzusunu yerine getirebilir, aczine merhamet eder,


fakrına meded eder.»
İşte ey âciz insan ve ey fakir beşer!


Dua gibi hazine-i rahmetin anahtarı ve tükenmez bir kuvvetin medârı olan bir vesileyi elden bırakma, ona yapış,


 â' lâ-yı illiyyîn-i insâniyete çık.


Bir sultan gibi bütün kâinatın dualarını, kendi duan içine al. Bir abd-i küllî ve bir vekil-i umumî


gibi


 


 اِيَّاكَنَسْتَعِينُ


 


de. Kâinâtın güzel bir takvimi ol.




Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 16.04.2009 21:12:44
Yazıyı Ekleyen : güneş gözlüm
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 948 kez okundu.
güneş gözlüm bugüne kadar toplam 263 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

KIYMETLİ KADIN İSİMLERİ

Avlanmak günahmıdır avcılık günahmıdır harammıdır

Sıkıntı anında çekilecek tesbihler..


Bugün Hiç Okunmadılar..

YABANCI ADAM

Bizi Boş Çevirmez

Adalet

kızlar

şeytandan mektup


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
veteriner , 26kızılcıklı26 , ffahriyer , kullum , memetto , ASO , mehmetali , 30464501126 , surali , talha. , vedat aydın , ubeyde , çınar ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

ashabıgönül dostlarısafa ve merveminelgeleyDoğum günügarip hadisSeccademgül resimleriolcay

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   aikut
   demirkan
   SİNEM
   RAHMİ
   mümin

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.