Bir kimse, iflâs edenin yanında malını aynen bulmuş ise, bu mala o, herkesten daha ziyâde hak sâhibidir.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Himmet yönüyle insanların en yücesi hem dünya hem de ahiret işine himmet gösteren mü'mindir.


Sitemizi destekleyin
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Genel Makaleler » CUMANIZ MÜBAREK OLSUN


CUMANIZ MÜBAREK OLSUN
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...















Dîne hizmet etmek bir şirket gibidir,
buraya ismini dâhil etmek gerekir.
Hizmete iştirak edenlere bir pay
düşer.







 Mübarek Cumanızı tebrik eder, müstecâb dualarınızı istirhâm
ederiz efendim

 






Büyükler buyuruyorlar ki; Kalbinde sıkıntısı
olan, ilimle uğraşsın.

İlimle uğraşmak, kalbe ferahlık verir. İlm çok
önemlidir. İlmin rütbesi, derecesi, derecelerin en yükseğidir. 
  







İlim çok önemlidir: fakat mal ile
desteklenirse.



      Peygamberimiz ‘sallallahü aleyhi vesellem’ buyuruyorlar
ki; Ben dünyada şu iki insana gıpta ediyorum. Birincisi: âlimdir, eserleriyle
insanlara faydalı olur. İkincisi: zengindir, varlıklıdır, fakir-fukaraya yardım
eder. Büyükler buyuruyorlar ki; "İlim çok önemlidir: fakat mal ile
desteklenirse". Allah adamlarından, çok zengin veli bir zât varmış. Birisi bunu
duymuş. Bu kadar mal bir Allah adamında olmaz, nasıl olurda hem dünya malı hemde
evliyalık aynı anda olur deyip, o zâtın yanına (incelemek için) gitmeye karar
vermiş. Gittiği yerlerde, buralar kimin diye sormuş, hep falan zâtın demişler.
Gelen adam, olmaz böyle şey diyor ve  en sonunda bu mübarek zâtın yanına gelip,
sohbetine oturmuş. Bir müddet sonra bu mübarek zât bunun yanına gelip, “Eğer,
bir mü’minin kalbinde saman çöpü kadar dünya sevgisi varsa, o kişinin Allahü
tealayı tanıması mümkün değildir”,"Allahü teala dünyayı değil, dünyanın
sevgisini kötülüyor. Bu dünya mel’undur, bu dünyada Allah için olmayan her şey
de mel’undur. Allah sevgisi varsa, dünya malı zarar vermez. Dünyanın kendisi
değil, sevgisi kötülenmiştir." buyurmuş... araştırmağa gelen adam hepden
şaşırmış... Peki bu kadar mal, mülk niçin diye düşünmeğe başlamış... Bu mübarek
zat buyurmuşki; İnsan bu dünyada malını iki şekilde kullanır. Birincisi, Allahü
tealanın dinine hizmet etmek için. İkincisi, Allahü tealanın fakir kullarını
doyurmak için demiş. Yaptığımız ibadetin kabul olduğu veya olmadığı belli
değildir, ama yedirilen yemek, rızk muhakkak kabul olmuştur buyuruluyor.
İnsanların açlığı iki şekildedir. Birincisi; midesi aç olur, ikinciside kalbi aç
olur. Yani açlık iki manaya gelir; kalp açlığı, mide açlığı. İnsanların midesini
doyurmak elbette çok kıymetlidir. Fakat kalbini doyurmak kıyaslanamayacak kadar
daha kıymetlidir... kalbini doyurursanız, o kişi cennete gider. Kalbin gıdası
ilimdir. Büyükler buyuruyorlar ki; Kalbinde sıkıntısı olan, ilimle uğraşsın.
İlimle uğraşmak, kalbe ferahlık verir. İlm çok önemlidir. İlmin rütbesi,
derecesi, derecelerin en yükseğidir.

       Eskiden Ramazan-ı şerif geldiği zaman imamlar köylere
vaaz-ü nasihate giderlermiş. Birisi de bir köydeki camiye gitmiş, ey cemaat! ben
size dini anlatmağa, islamiyyetten bahs etmeğe geldim demiş. Herkes çekip
gitmiş, geriye bir kişi kalmış. Vaiz efendi; Sen tek kaldın, şimdi sana vaaz
vermeye değermi değmezmi demiş. O kişi de, ben seyisim, at bakıcısıyım, bizim
orada bütün atlar gitse, bir tek at kalsa bile ben o ata yem veririm demiş. Vaiz
efendi anlatmaya başlamış, saatlerce sürmüş. Bitince gelmiş bu kişinin yanına,
vaaz nasıldı, beyendinmi diye sormuş. O da, biz ata yem veriyoruz, ama doyacak
kadar veriyoruz, çatlatacak kadar vermiyoruz demiş... Demekki herkese anladığı
kadar anlatmak lazım.

     

     Bu dînin ikitane ayağı vardır.
Birincisi öğrenmektir, ikinciside öğretmektir.

       Dîne hizmet etmek bir şirket gibidir, buraya ismini
dâhil etmek gerekir. Hizmete iştirak edenlere bir pay düşer. Hizmetde ismi
olmayanlar ahiretde çok pişman olur.

       Karınca İbrahim ‘aleyhisselamın’ ateşinin sönmesi için
su taşıyormuş. Senin taşıdığın bu su ile hiç ateş sönermi demişler. Karınca da
demiş ki; Ben de ateşin sönmeyeceğini biliyorum, ama ben tarafımı belli
ediyorum. Yusuf ‘aleyhisselam’ köleymiş ve pazarda satılıyormuş, ama çok da
güzelmiş. İnsanlar cüzdanlarını doldurmuş onu satın almaya gidiyorlarmış.
İhtiyar bir kadın da üç tane eski ipi boynuna asmış, onunla satın alacakmış. Sen
dur bakalım, bütün zenginler, padişahlar bu köleyi satın almaya geliyor, sen de
bu üç tane iple mi satın alacaksın demişler. O da demiş ki; İsmim yazılsın
yeter. Süleyman ‘aleyhisselam’ da hem Peygamber hem de padişahmış. Her yerden
hediyeler geliyormuş. Bir karınca da bir çekirge bacağını kapmış, Süleyman
‘aleyhisselamın’ sarayına gitmiş. Karıncaya, nereye gidiyorsun demişler.
Hediyemi götürüyorum demiş. Sen dalga mı geçiyorsun? Herkes büyük hediyelerle
gelirken, sen bu çekirge bacağını mı götüreceksin demişler. Karınca; orada
bacağa bakmayacaklar, kim hediye getirdi diyecekler, listeye girmek için
gidiyorum, ismimi listeye yazdırayım yeter demiş.

         Dolayısıyla, ehlisünnet itikadını anlatan bir kitabı
alıp, başkalarına vermelidir. Çünki bu dinin iki tane ayağı vardır. Birincisi
öğrenmektir, ikincisi de öğretmektir. Eğer bize ecdadımız dinimizi
öğretmeselerdi, biz şimdi kim bilir ne olurduk?  Eğer onlar canlarıyla,
mallarıyla kanlarıyla, bol fedakarlıklar göstermeselerdi, hiç birimiz
islamiyyeti bilemezdik. Peki bizden sonra gelecek olan nesiller; sizler bize
bunları niçin öğretmediniz derlerse halimiz ne olur? Onun için az da olsa bir
şeyler yapmalıyız.

      

       Kim olduğun değil, kiminle olduğun
önemlidir.

       İmam-ı rabbani hazretleri ‘kuddise sirruh’ buyuruyorlar
ki; Allahü teala bir kuluna iki şeyi vermişse, ona her şeyi vermiştir.
Birincisi, Ehl-i sünnet vel cemaat itikadı. İkincisi, ilim öğrendiği zatın Allah
adamı olması. Allah adamı olmak çok zordur. Padişaha yazdıkları bir
mektuplarında İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyorlar ki; Bütün vaazların, bütün
nasihatlerin özü, Allah adamlarıyla beraber olmaktır. Çünki bu dünyada kim ile
beraber olunursa, kim sevilirse, ahirette de onunla beraber olunacaktır.
Peygamberimiz ‘aleyhisselatü vesselam’ buyuruyorlar ki; Kişi sevdiği ile
beraberdir. El mer’ü mea men ehabbe buyuruyorlar. Allah korusun, bir Allah
düşmanına muhabbet beslenirse, onunla beraber, onun gittiği yerde olunur. Bir
Allah dostuna muhabbet beslenirse, onunla beraber cenette olunur. Yani, son
nefesde iman, bu sevgiye bağlıdır.
         Kim olduğun değil, kiminle
olduğun önemlidir...bize sen kimsin demezler, kiminle idin derler.

       

           Eshab-ı kiramın kıymeti, boyanın kumaşa
işlemesi gibidir.

         Eshab-ı kiram hazretleri, günahsız oldukları
içinmi kıymetli oldular?.. Onların kıymeti, beraber bulundukları kimseden,
kimselerden dolayı idi. Peygamber efendimizi bir defa görmekle bütün nimetlere
kavuştular. Boya, nasıl boyaya batırılan kumaşın her zerresine kadar işliyorsa,
Peygamber efendimiz aleyhisselatü vesselam ile bulunmakla kıymetli olmak,
muhterem olmak onların her hücresine kadar işlemişti. Kim olduğun değil kiminle
olduğun önemlidir. İmam-ı Rabbani hazretleri “Ahirette sen kimsin değil,
kiminlesin diye soracaklardır. Bizi tanıyanlar kıymetlidirler, muhteremdirler” 
buyuruyor. Bu büyükleri tanıyanlar kıymetlidirler. Günah işleseler de
kıymetlidirler, muhteremdirler. 

Abdülkadir-i Geylani hazretleri buyuruyor ki; “Sıkıntılı
anlarda bizi anın yeter, gerisini biz hallederiz” buyuruyor.  Yani “Ya Gavs”
deyin, gerisine karışmayın buyuruyor.

Bu büyükleri sevenlere müjdeler olsun... mübarek olsun
efendim.

 

    Allahü tealaya emanet olunuz
efendim.
 

           İslamiyazilar ailesinin muhterem üyelerinin,
Cuma gününü tebrik ederiz, müstecâb dualarınızı istirham ederiz
efendim. 







 

Ey lâtifler lâtifi, ey kalblerin meliki,
 
İlim, takva ehlinin
reisi, ehl-i sünnet varisi.
 
İnsanların üstünü, doğru yolun
rehberi,
 
hayât esrarını çözen, âriflerin serveri.


 
Asrın müceddidi, o vâris-i enbiyâ...
 
Yürekler dayanır
mı Sizden ayrı kalmağa?
 
 
Her kelamında rûhlara, âb-ı hayât
akıyor,
 
her sözü, kalblerden, pasları kaldırıyor.
 
Aşkıyla
tutuşup da, yanıp kavrulmayanlar,
 
ne büyük zarardadır, nasibi
olmayanlar!
 
Yapayalnız bir insan ulaşır mı felaha?
 
Yürekler
dayanır mı Sizden ayrı kalmağa?
 
 
Vurulmamak ne mümkün! Nur akan
simanıza,
 
seçilmişler vâsıldır, hizmete zatınıza.
 
Mümkün olamaz
karşılık, bizdeki hakkınıza,
 
cana minnet biliriz, kulluğu
kapınıza.


 
Onun hürmetine yâ Rab, bizi Ondan ayırma!
 
Yürekler
dayanır mı Sizden ayrı kalmağa?
 
 
Resûlullahı, gösteren aynadır
bizatihi!
 
Abdülhakim efendinin göz nurudur kendisi!
 
Kurtarır
layık olsak, teveccühünüz bizi,
 
neler kazanmazdık ah! tanıyabilsek
sizi...


 
Ey gönüller sultanı, canım dayanmaz daha,
 
Yürekler
dayanır mı Sizden ayrı kalmağa?
 
 
Gözlerimi kapayıp, derin
düşünüyorum,
 
hayâlimde, rûhumda, bir Işık görüyorum.
 
Kalbleri
pak eden, bakışlar önündeyim,
 
fakat bu, rü’yâ değil, bilmiyorum
nerdeyim.


 
Sevdamız bu Işığadır, rûhların tek
matlûbuna...
 
Yürekler dayanır mı Sizden ayrı
kalmağa?
 
 
Doğrusu bu cihanda, başkaca Işık yoktur,
 
Olsa bile
sönüktür, ziyasız ve donuktur.
 
Sizi bilenler bilir, bilmeyene söz
yoktur.
 
Bu nadide sofrada, kırıntı bize çoktur.


 
Bu Işık kavuşturmuş , âşıkları ma’şûka...
 
Yürekler
dayanır mı Sizden ayrı kalmağa?
 
 
Bizden sadır olanlar, sizi sena
edemez,
 
boş laftan, yanlış sözden, daha öte gidemez.
 
Hakire
sükut düşer, karga nağme edemez!
 
Sizi meth-ü senaya, diller de kafi
gelmez.


 
Sevenlerin ne yapsın, zulmet dolu dünyada...
 
Yürekler
dayanır mı Sizden ayrı kalmağa?
 
 
Sevenleriniz ardınızdan yetim
kaldı,
 
Sizi seven âşıkların ciğeri parçalandı.
 
Kararan gönüllere
ilim meşalesiydiniz,
 
İlim, takva ehlinin şüphesiz
reisiydiniz.
 


Unutulmaz sessiniz, ehl-i sünnet yoluna
 
Yürekler dayanır mı
Sizden ayrı kalmağa?
 
 
Bir teveccühle, gaflet perdelerini
gideren,
 
bir tebessümle, sonsuz se’âdetleri veren.
 
İlm, irfân,
kerâmet, hârikalar menba’ı,
 
bu dünyâ nazarında, sanki örümcek
ağı.
 


Ebedî sultân olur, bende olan Onlara.
 
Yürekler dayanır mı
Sizden ayrı kalmağa?
 
 
Alimlerin rehberi, âşıklar
sığınağı,
 
Dünya zulmette iken, kurtardınız etrafı.
 
Sel gibi aktı
yaşlar, sevenin gözlerinden.
 
Ölüm size düğündür, biz olduk elem
çeken.
 


sevenlerin ne yapsın zulmet dolu dünyada?
 
Yürekler dayanır
mı Sizden ayrı kalmağa?
 
 
Bizimki övmek değil; nafile bir
gayrettir,
 
Belki birkaç söz ile, güneş’i tarif etmektir.
 
Aşığa
gönül gerek, bizlerdeki yürektir.
 

Bu yolda makbul olan, kendini
hiç bilmektir.


 
Bu dünyayı terk ettiniz, kavuştunuz maşuğa.
 
İslamiyazilar ailesi dayanır mı Sizden ayrı kalmağa?.





Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 28.11.2008 08:30:27
Yazıyı Ekleyen : admin
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 2537 kez okundu.
admin bugüne kadar toplam 3487 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

KIYMETLİ KADIN İSİMLERİ

İLGİNÇ

Sıkıntı anında çekilecek tesbihler..


Bugün Hiç Okunmadılar..

Vuslat Heyecanı

MUTLULUK YOLU

insan vav gibi doğar....

ARZU

RESİMLİ HADİS


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
gülşen , tarihci , scorpioTR , serhatcan , Elnur , Cevahir ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

islami resimlerHZ HARUNseni seviyorumbulmacaallah diyenebirrtunarefendimdursoy

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   hak
   NURAY
   BritneyS
   esra_erat
   alparslan

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.