Dünya işlerinizi yolunuza koyunuz. Ve yarın ölecekmiş gibi de ahiretinize çalışınız.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Kişinin malayani (boş) şeyleri terki İslam'ının güzelliğinden ileri gelir



Daha çok kişiye ulaşabilmemiz için
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Genel Makaleler » CUMA GÜNÜ İLE İLGİLİ YAZI


CUMA GÜNÜ İLE İLGİLİ YAZI
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...















İki salih müslüman birisi hakkında iyiliğine şahitlik yapsa

Allahü teala onu afveder ve cennete koyar





Sabretmek, ferahlamanın anahtarıdır.







 

   Mübarek Cumanızı tebrik eder, müstecâb dualarınızı istirhâm ederiz efendim

 





Büyükleri sevenler, itaat edenler, onlardan istifade ederler



   Bir ilm yuvasında mübarek bir zat talebelerine ders verirken, kitab bitmeden vefat etmiş.... Talebeler başka bir hoca aramışlar...ve bir hoca bulmuşlar, dersimize devam ettirirmisiniz diye sormuşlar. Hoca efendi, hayır demiş, kendi hocanızdan devam edin diye nasihat vermiş. Talebeler, hocamız vefat etti deyince, hoca efendi diyorki; "Onlar vefat etmez. Hocanızın kabrine gidin, derse devam edin. Eğer hocanız gelmezse, biz geldik deyin". Talebeler kitabı eline alıyor ve kabre gidiyorlar, hocam biz geldik diyorlar. Ne gelen var, ne giden. Ertesi gün yine gidiyorlar. Yine gelen giden yok. Üçüncü gün yine hiç kimse yok. Dördüncü gün hocam biz geldik deyince mübarek zat kabirden kalkıyor. Kitap nerde, kaldığımız yerden devam edelim diyor. Talebelerinden bir tanesi; "hocam madem gelecektiniz, niye dört gün bizi beklettiniz" diyor. Hocaları diyorki; "dört gün mü geçti,..? buradan bir müslüman geçiyordu, üç ihlas bir fatiha okudu, bütün ruhlara gönderdi, o kadar çok sevap dağıtıldı ki, bana ancak sıra geldi" diyor.

        Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretleri buyurdu ki; Mahzar-ı Can-ı Canan hazretleri bir kabrin önünden geçerken, kabirde yatan kadının halini görüyor. Kadın kabirde ateşler içince yanıyormuş... Kabrin başına oturup, Yarabbi, nezdimde okunmuş bir hatmi tehlil’i ruhuna hediye ettim deyince, kadının azabı kaldırılmış, orası cennet bahçesi olmuş. 
        Bir gün Peygamber efendimiz ‘aleyhisselatü vesselam’  otururlarken, eshab-ı kiram, bir zattan bahsetmişler. Demişler ki; Ya Resulallah, bu zatın çok güzel  huyu var, çok iyi bir insan, çok hayırsever,... çok meth-ü sena etmişler. Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi vesellem başlarını önlerine eğip, "vacip oldu" buyurmuşlar. Biraz sonra başkaları gelip, başka bir zattan bahsetmişler. Ya Resulallah, bu zat çok zulm ediyor, çok sıkıntı veriyor, kan kusturuyor... Peygamber efendimiz yine başlarını önlerine eğip  "vacip oldu" buyurmuşlar. Eshab-ı kiramdan biz zat; anlayamadık efendim, ikisine de vacib oldu buyurdunuz ama ne vacib oldu diyor. Resulullah efendimiz sallallahü aleyhi vesellem buyurmuşki; "D
inimizde şahitlik çok mühimdir. Siz ilk zat hakkında iyi şahitlikte bulundunuz. Cenabı Hak’ta kabul etti ve cennetlik oldu. İkincisinde anlattığınız kişinin kötülüğüne şahit oldunuz. Allahü teala şahitliğinizi kabul etti ve cehennem vacip oldu". İyi ahlaklı olmağa ve iyi geçinmeye çalışmak lazım ki, insanlarda hakkımızda iyi şahitlik yapsınlar.
      Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi vesellem buyuruyorlar ki; "iki salih müslüman birisi hakkında iyiliğine şahitlik yapsa Allahü teala onu afveder ve cennete koyar".
      Büyükler buyuruyorlar ki; dine ait bir meseleyi öğretmek veya öğretmeye sebep olmak yüz ömre sevabından daha fazladır. Ehli sünnet itikadını anlatan bir kitabı başkalarına vermek çok kıymetli bir işdir. 
       Mübarek zâtlar herzaman muvaffak olmuşlar. Çünki kendilerinde üç mühim haslet vardır. Bu üç hasletden dolayı herzaman muvaffak olmuşlar. Birincisi; hiçkimseyi kötülemezler, şikayet etmezler. Hiçbir zaman kalblerinde başkalarına karşı kötülük duygusu bulunmaz, hücrelerinde kötülük duygusu yoktur. Zaten kötülük yapamazlar. İkincisi; Onlarda anlaşılamaz bir sabır vardır. Hadis-i şerif de buyuruldu ki; Sabretmek, ferahlamanın anahtarıdır. Üçüncüsü ise; güleryüz-tatlı dildir. Bir zamanlar savaş aleti ok idi. Ondan sonra kılıçlar çıktı. Daha sonra tüfekler toplar çıktı. Atom bombası yapıldı. Bunlar insanların başarılı olmak için kullandıkları aletlerdir. Fakat şimdi başarılı olmak için bunlara lüzum kalmadı. Atom bombasının yerini, tatlı dil güler yüz aldı. Buna diplomasi denir. 
        Bir başka büyük zât muvaffak olmanın üç sebebini anlatırken buyuruyorki;   birincisi, Hocasını çok sever, herzaman hocasından bahseder, her zaman hocasına itaat ederler. İtaat arttıkça sevginin gerçeği artar. Sevginin gerçeği arttıkça itaat artar. Ve en sonunda sevenle sevilen bir kişi olur.  İkincisi; Zamanını en iyi kullanırlar. Onların defterinde "sonra" kelimesi yoktur, helekel müsevvifun hadis-i şerifine tam uyarlar. Üçüncüsü; çok vefakardırlar. Elli sene önce çay veren birisini dahi unutmayıp rahmetle anarlar.
        Büyükler buyuruyorlar ki; Sevgi itaattir, kim Allahü tealanın emirlerine ne kadar çok itaat ediyorsa, o kadar çok seviyor demektir. Kim Resulullah efendimizin emirlerine çok uyuyorsa resulullah efendimizi o kadar seviyordur. Kim ne kadar hocasının emirlerine itaat ediyorsa o kadar hocasnı seviyordur. 
        Medine-i münevvereden yayılan nurlar bazı istasyonlarda toplanır, birikir, o istasyonlardan yayılmağa devam eder. İmam-ı Rabbani hazretleri, Mevlana Halid-i Bağdadi hazretleri, Abdülhakim Arvasi hazretleri birer istasyondur. Nurlar buralarda birikip tekrar buradan yayılır.  Bu büyüklerin yolunda bulunanlar, bu büyükleri sevenler, bu büyüklere itaat edenler, yayılan bu nurlardan istifade ederler. 

    Allahü tealaya emanet olunuz efendim.


Ey lâtifler lâtifi, ey kalblerin meliki,

 

İlim, takva ehlinin reisi, ehl-i sünnet varisi.

 

İnsanların üstünü, doğru yolun rehberi,

 

hayât esrarını çözen, âriflerin serveri.

 

Asrın müceddidi, o vâris-i enbiyâ...

 

Yürekler dayanır mı Sizden ayrı kalmağa?

 

 

Her kelamında rûhlara, âb-ı hayât akıyor,

 

her sözü, kalblerden, pasları kaldırıyor.

 

Aşkıyla tutuşup da, yanıp kavrulmayanlar,

 

ne büyük zarardadır, nasibi olmayanlar!

 

Yapayalnız bir insan ulaşır mı felaha?

 

Yürekler dayanır mı Sizden ayrı kalmağa?

 

 

Vurulmamak ne mümkün! Nur akan simanıza,

 

seçilmişler vâsıldır, hizmete zatınıza.

 

Mümkün olamaz karşılık, bizdeki hakkınıza,

 

cana minnet biliriz, kulluğu kapınıza.

 

Onun hürmetine yâ Rab, bizi Ondan ayırma!

 

Yürekler dayanır mı Sizden ayrı kalmağa?

 

 

Resûlullahı, gösteren aynadır bizatihi!

 

Abdülhakim efendinin göz nurudur kendisi!

 

Kurtarır layık olsak, teveccühünüz bizi,

 

neler kazanmazdık ah! tanıyabilsek sizi...

 

Ey gönüller sultanı, canım dayanmaz daha,

 

Yürekler dayanır mı Sizden ayrı kalmağa?

 

 

Gözlerimi kapayıp, derin düşünüyorum,

 

hayâlimde, rûhumda, bir ışık görüyorum.

 

Kalbleri pak eden, bakışlar önündeyim,

 

fakat bu, rü’yâ değil, bilmiyorum nerdeyim.

 

Sevdamız bu Işığadır, rûhların tek matlûbuna...

 

Yürekler dayanır mı Sizden ayrı kalmağa?

 

 

Doğrusu bu cihanda, başkaca Işık yoktur,

 

Olsa bile sönüktür, ziyasız ve donuktur.

 

Sizi bilenler bilir, bilmeyene söz yoktur.

 

Bu nadide sofrada, kırıntı bize çoktur.

 

Bu Işık kavuşturmuş , âşıkları ma’şûka...

 

Yürekler dayanır mı Sizden ayrı kalmağa?

 

 

Bizden sadır olanlar, sizi sena edemez,

 

boş laftan, yanlış sözden, daha öte gidemez.

 

Hakire sükut düşer, karga nağme edemez!

 

Sizi meth-ü senaya, diller de kafi gelmez.

 

Sevenlerin ne yapsın, zulmet dolu dünyada...

 

Yürekler dayanır mı Sizden ayrı kalmağa?

 

 

Sevenleriniz ardınızdan yetim kaldı,

 

Sizi seven âşıkların ciğeri parçalandı.

 

Kararan gönüllere ilim meşalesiydiniz,

 

İlim, takva ehlinin şüphesiz reisiydiniz.

 

Unutulmaz sessiniz, ehl-i sünnet yoluna

 

Yürekler dayanır mı Sizden ayrı kalmağa?

 

 

Bir teveccühle, gaflet perdelerini gideren,

 

bir tebessümle, sonsuz se’âdetleri veren.

 

İlm, irfân, kerâmet, hârikalar menba’ı,

 

bu dünyâ nazarında, sanki örümcek ağı.

 

Ebedî sultân olur, bende olan Onlara.

 

Yürekler dayanır mı Sizden ayrı kalmağa?

 

 

Alimlerin rehberi, âşıklar sığınağı,

 

Dünya zulmette iken, kurtardınız etrafı.

 

Sel gibi aktı yaşlar, sevenin gözlerinden.

 

Ölüm size düğündür, biz olduk elem çeken.

 

sevenlerin ne yapsın zulmet dolu dünyada?

 

Yürekler dayanır mı Sizden ayrı kalmağa?

 

 

Bizimki övmek değil; nafile bir gayrettir,

 

Belki birkaç söz ile, güneş’i tarif etmektir.

 

Aşığa gönül gerek, bizlerdeki yürektir.

 

Bu yolda makbul olan, kendini hiç bilmektir.

 

Bu dünyayı terk ettiniz, kavuştunuz maşuğa.

İslam ailesi dayanır mı Sizden ayrı kalmağa?



Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 24.06.2008 10:44:06
Yazıyı Ekleyen : admin
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 5716 kez okundu.
admin bugüne kadar toplam 3487 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
halı yıkama
nasıl gidilir
metal detectors
ilginç videolar
karikatürler

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

HİCRİ YILBAŞI

yemek tarifleri resimleri

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

Avlanmak günahmıdır avcılık günahmıdır harammıdır


Bugün Hiç Okunmadılar..

İnsanı Düzelttim (İnsanı Düzelttiğim Zaman, Dünya Kendiliğinden Düzelmişti)

SEVGİLİ PEYGAMBERİM

Âdem oğlu aç gözünü

SEKİZ AYLIKKEN KONUŞTU

İLK İSLAM DEVLETİ


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
asgdgtdfg , george56 , Y.AKBAY , dine kurban , ÖZGÜR20 , mehmett , askname , elifakç ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

ONURahhamnerdesinillahiiyiHz.Muhammedkulcımaciceklercahiller

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   trevego13
   canman
   Enes97
   rabia44
   Gül bahçemse solmaz ebedi bahar

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.