|
..:: Bir Ayet ::..
|
|
Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah,
va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir
|
|
..:: Bir Hadis ::..
|
|
Bağışını geri alan kimsenin durumu şu köpeğin durumu gibidir: Yalını yer, iyice doyunca kusar. Sonra kusmuğuna tekrar dönüp onu yer. |
|
|
İslamiyazılar gözünüzün önünde olsun
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın
CİLBAB VE ÖRTÜNME ŞEKLİ
|
 |
| |
|
|
| |
CİLBAB
İslâmiyet’ten önce Araplarda örtünme adeti yoktu. Kadına saygı gösterilmez, kadınlar da erkeklerden sakınmazlardı. Evlilik dışı ilişkiler peşinde olan bir kısım ayak takımı, kadınların arkasına takılır, onları rahatsız eder ve suçlama altında bırakırlardı. Müslümanlar henüz tuvaleti icat etmeden önce kadınlar ihtiyaçlarını gidermek için evlerin arkasındaki boş sahaya doğru giderlerdi. Bunu gören kötü ahlaklı erkekler onları incitici davranışlara girerler. Kadınlar bağırınca geri çekilirlerdi. Durum Hz. Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem’e şikayet edilince Ahzab Suresinin 59. ayeti nazil oldu.[15]
“Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, cilbablarını üzerlerine sıkı örtsünler. Böylesi onların (iffetli olarak) tanınmaları ve rahatsız edilmemeleri için daha elverişlidir.”
Cilbab başörtüsünden büyük ve rida’dan küçüktür. Kadın onu başına sarar ve kalan kısmını göğsü üzerine sarkıtır.[16] Günümüzde müslüman kadınlar iki türlü başörtüsü kullanmaktadırlar. Birisi saçlarını ve boyunlarını örtmek için kullandıkları küçük başörtüsü diğeri de namaz kılarken ve dışarı çıkarken kullandıkları büyük başörtüsü. Buna göre başı örttükten sonra, kalan kısmı göğüs üzerine sarkıtılan büyük başörtüsü yukarıda tanımı geçen cilbab olmaktadır.
Cilbabın milhafe olduğu da söylenmiştir. [17] Milhafe, yorgan ve çarşaf gibi bürünecek şey ve üstlük elbise anlamına gelir.[18] Burada yorgan söz konusu olamayacağı için cilbab, mülâe demek olur.[19] Mülâe, kadınların büründükleri çâr’dır. Bir en yada iki en kumaştan yapılır. Bununla bütün vücutlarını bürüyüp örtünürler.[20] Burada söz konusu olan çâr ya da çarşaf (milhafe) günümüz Türkiye’sinde kadınların giydiği, yüz ve ayaklar dışında bütün vücudu örten ve tek parça olarak dikilmiş elbise değil, bazı yerlerde ehram, bazı yerlerde de şal adı verilen ve kadınların bütün vücutlarını bürüyüp örten bir kumaştır.
Cilbabın rida olduğu da ifade edilmiştir.[21] Rida başa ve belden yukarıya bürünecek çâr, şal ve kumaş gibi şeylerdir.[22]
Cilbaba, kadını baştan aşağı örten çarşaf, ferace ve çâr gibi dış elbise anlamı da verilmiştir.[23] Buna göre kadının yüzü ve ayakları dışında bütün vücudunu örten ve tek parça elbise olarak dikilmiş bulunan çarşaf bir cilbab olduğu gibi başörtüsü ile birlikte manto veya pardesü de cilbab sayılmaktadır.
CİLBABI ÖRTÜNME ŞEKLİ |
Cilbabın nasıl örtünüleceğine dair kaynaklarda farklı bilgiler vardır.
1- Yalnız gözün biri açıkta kalacak şekilde sıkıca örtünmek. İbn Abbas (r.a.) demiştir ki, Allah-ü Teâlâ, cilbab ayetiyle mümin kadınlara, bir ihtiyaç için evlerinden çıktıklarında baştan aşağı yüzlerini cilbabları ile kapamalarını ve yalnızca bir gözlerini açık bırakmalarını emretmiştir. Muhammed b. Sîrîn diyor ki, “Ubeydet’üs-Selmânî’ye cilbab ayetini sordum, yalnız sol gözünü açık bırakarak yüzünü ve başını örttü.”[24] Elmalılı Muhammed YAZIR diyor ki, “Bizler yetiştiğimiz zaman memleketimizde validelerimizin tesettür tarzı bu idi.”[25]
2- Cilbabını alnının üzerinden sıkıca sardıktan sonra burnunun üzerinden dolayıp gözlerinin ikisi de açık kalsa bile yüzün büyük bölümü ve göğsü tamamen örtmek. Bugün Anadolu’nun bir çok yöresinde kadınlar dışarı çıkınca böyle örtünürler. Elmalılı Muhammed YAZIR diyor ki, 1310 da (yani 1895 tarihinde) İstanbul’a geldiğimde İstanbul hanımlarının, bir peçe ilave edilmek ve elde açık bir şemsiye bulunmak şartıyla tesettür tarzları bu idi.[26] Eldeki bu açık şemsiye yağmur ve güneşe karşı değil, erkekler yanından geçerken kadına perde görevi görsün diye taşınıyordu.
3- Bu ayet, örtülü ve iffetli olduklarını göstermek için genç kadınların dışarı çıkınca yüzlerini örtmeleri gerektiğini göstermektedir. Böylece düşük ahlâklı kimseler bunları rahatsız etmezler.[27] Bugün Suudî Arabistan’da kadınlar bu şekilde sokağa çıkmaktadırlar.
| |
sinepüryan
23 Mart 2009 Pazartesi 19:37:0
|
Allah her musluman kadına hakkıyla ortunmeyı nasip etsin inşaAllah... |
| Eklenme Tarihi: 18.03.2009 07:44:19 |
| Yazıyı Ekleyen :
admin |
| Bu yazı Bugün 0 kez okundu. |
| Bu yazı Toplam 3362 kez okundu. |
| admin bugüne kadar toplam 3487 yazı ekledi. |
|
|
|
| |
..:: Son yorumlananlar ::.. |
|
|
|
..:: En Son Arananlar ::.. | |
|
UFOLAR,
KAZAN,
asr,
dere,
meali,
tesbihler,
arama,
broşür,
maddiyat,
Ahlak,
|
|
..:: Rasgele 5 Üyemiz ::.. | |
|
|
|
| Tefekkür Yazarları |
| Ayşe Üzümcü , Şükran Taşdelen ,Zeynep Işık ,Nurcan Hazyadaranlı Emine Güneş |
|
|
Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı
yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. kendi yazınızı yazıyor
iseniz adınızı belirtmek zorunda değilsiniz kullanici adiniz yazınızın altında
yayınlanacaktır. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar
suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının
kaldırılmasını saglayablirler. islamiyazilar.com yazarlarin kendi goruslerine
saygi duymakla birlikte suc unsuru teskil eden yazilari yayinlamama veya
yayinlanmiş olanlari yayından kaldırma hakkını saklı tutar. |
|
|