Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

İyilik insanlar arasında kesintiye uğrayabilir. Fakat iyiliği yapanla, Allah arasında hiçbir kesinti olmaz.


İnternete güvenli bir başlangıç yapın
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Genel Makaleler » BU ZAMANDA MÜSLÜMANCA YAŞAMAK ZOR M..


BU ZAMANDA MÜSLÜMANCA YAŞAMAK ZOR MUDUR ?
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...



         BU ZAMANDA MÜSLÜMAN’CA YAŞAMAK ZOR MUDUR ?



 



         Gelmiş geçmiş ve gelecek olan her bir
insan fıtratı gereği doğuştan temizdir. Temiz olarak yaratılan insan, anasının,
babasının ve çevresinin etkisiyle,  ya   Hakkı
üstün tutarak ve Hak’a bağlı kalarak 
temiz yaşamaya, veyahut şeytana dayalı Batılın ortaya koyduğu, telkin,
vesvese ve yanlış yaşayışların tesirinde kalarak temiz olan fıtratını
kirletmeye çalışır.



         İnsanı, diğer mahlûkatlardan ayıran en
önemli özelik, Yüce Allah tarafından, akıl denilen bir nimetle taltif
edilmesidir. Akıl nimetini kullanabilen insan mahlûkatın en şereflisi olma
unvanını korurken, aklını kullanamayarak, şeytani ve nefsi arzularının emrinde
kiraya verenler, hayvandan daha aşağı, bir rütbeye tenzili terfi ederler.  



         Aklını vahyin emrine vermeyen insan
kolayı zorlaştırmaktadır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV)  “ Zorlaştırmayınız kolaylaştırınız”
buyurmaktadır. Bu hadisi şerifi nefsi yorumlarlar sağa sola çekerek
yorumlayanlar, bilerek veya bilmeyerek kolayı zorlaştırdıkları gibi, dolaylı
bir şekilde Yüce Allah’a karşı geldiklerini de fark edemiyorlar.



         Yüce Allah (CC) şöyle buyuruyor;



“
Allah bir kimseye, ancak gücü yettiği kadar teklif eder.” ( Bakara 286)



“  Doğrusu Allah,  insanlara zerre kadar zulüm etmez. Fakat
insanlar kendilerini zulmederler ( Yunus 44)



“
And olsun ki biz Kur’anı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık; fakat düşünen
mi var.” ( Kamer 22)



“
Biz insanı karışık bir nutfeden yaratık, onu deneyeceğiz.  Bunun için onu duygu ve görgü sahibi kıldık.
Doğrusu biz ona gerçek yolu gösterdik; ister şükreden olsun ister nankörlük
eden” ( İnsan 2,3)



“
De ki Kur’an Rabbinden gelen bir haktır, dileyen iman etsin, dileyen kâfir
olsun. “ (Kehf 29)



“
Sanır mı insan, başıboş bırakılacak? ( Kıyame 36)



         Bu ayetleri okuyan dinleyen bir insan, Yüce
Allah’ın yapılmasını  ermediği helaller
ve yasakladığı haramlar hakkında “ 
Zorlaştırmayınız kolaylaştırınız” hadisini nefsi arzularına göre  yorumlayarak  ilaveler veya eksiltmeler yapabilir mi ?



Yüce Allah’ın kolay kıldığı İslam dinini, bazı
ilahiyatçıların hiçbir ilmi delile dayanmadan yaptıkları  nefsi yorum ve zorlama fetvalarla, hem
kendilerine, hem de kendilerine uyanların, dünya ve ahiretlerini zora
soktuklarını fark edemeyecek kadar, nefsin esareti altında olduklarını düşünmek
istemiyorum.



  Bu  girişten
sonra, bu zamanda Müslüman’ca yaşamak zor mudur? Sorusuna cevap arayalım:



Müslümanlar
olarak, imanımızı güçlendirecek ibadet esaslarını harfiyen yerine getirmeye
çalışmak, Müslüman’ca yaşamak anlatıldığı kadar zor değildir.



 



 



 



Yüce Allah için zaman ve mekan mefhumu yoktur. İslam
her şart altında yaşanması ve tebliğ edilmesi emredilmiştir.



Meseleyi iki ayrı cepheden bakarak ele almalıyız,
birincisi Müslüman’ca yaşamamıza engel olan sözde Müslümanlar ele almalıyız.
İkinci olarak gayri Müslimlerin İslam dinine ve Müslümanlara olana
düşmanlıklarını gözden geçirmeliyiz.



İşi zorlaştırmaya çalışanlar Batıl zihniyetlilerden
çok Hak zihniyetli görünen bukalemun 
gibi renkten renge giren sözde ilahiyatçılara ve din istismarcısı
bezirganların olduğunu bilmeliyiz.  



Müslümanların elinde değişmesi mümkün olmayan,
korunması  Yüce Allah’a ait olan son
ilahi kitap olan Kur’an kerime ve onu bütün insanlığa  fiili ve kavli olarak tebliğ ederek ve yaşayarak
tefsir eden  son Peygamber Hz Muhammed
(SAV) sünnetine sarılırsak Müslüman’ca yaşamamız zor olmayacaktır.



Dünya bir imtihan yeri olduğuna göre, zoru
kolaylaştırmak için, Müslümanlar inanarak bedel ödemelidir. Ödenmesi
gereken  bedel pahalı değildir. Yapılacak
iş, oturuşumuza, yürüyüşünde, giyinişimize, sosyal münasebetlerimizde, ticari
ahlakımızda, düğün ve törenlerimize, sözlü ve yazılı beyanatlarımıza tebliğ
usulümüze, siyasi tavrımıza, hulasa her halimizle inandığımız  gibi yaşayarak herkese örnek olursak,her hal
ve şart altında Müslüman’ca yaşamamız kolay olacaktır.



Hem fikren ve hem de inanç bakımından farklı
olduğumuzu beyan ettiğimiz insanların yaşayışlarına tıpatıp uyanlar, zaman
içinde onlar gibi düşünmeye başlayacaklarını unutmamalıyız. Yüce Allah şöyle
buyuruyor “ Birde yüzünü tevhıd dinine döndür. Sakın müşriklerden olma”( Yunus
105)



 Bu ayetin
ışığında her bir Müslüman kendi hesabını yaparak, neden Müslüman’ca
yaşayamadığının zorluğunu kendi nefsinde aramalıdır. Fikren ve zihnen yüzümüzün
batıdan yana olup olmadığını bir kontrolden geçirerek, yüzümüzü özümüze doğru
çevirirsek, inanın zor zannettiğimiz meselenin çoğunu hal etmiş  olacağız. 



Müslüman’ca yaşamamızı zorlaştıran unsurların başında
önce kendi nefsimiz engeldir. Yüce Allah söyle buyuruyor “..Nefis gerçekten
kötülüğü şiddetle emreder…” ( Yusuf 53) 
“ Şimdi  o kimseyi gördün ya;
zevkini kendisine ilah edinmiş, Allah’ da bir ilim üzerine onu
şaşırtmış,kulağını ve kalbini mühürlemiş gözüne de bir perde çekmiştir. Artık
onu Allah’tan başka  kim yola getirir?
Hala düşünmez misiniz ?.



İkinci olarak, dinimizi  zorlaştıran sözde bir kısım ilahiyatçılar ve
onların borazanlığını yapan medya ile birlikte İslam dini hakkında hiçbir bilgisi
olmayan şaklabanlardır. Üçüncüsü de Müslümanların dağınıklığından istifade
ederek  Müslümanlara her türlü engelle
karşı çıkan gayri Müslimlerdir.



 İşimi
zorlaştıran içimizdeki bilgisiz beyinlerin din hususunda ileri geri  konuşarak milletin kafasını karıştıran
mukallit olduklarını anlayamayacak kadar cahil, müçtehit olduklarını söyleyecek
kadar haddini aşan din bezirganlarıdır Yüce Allah bizleri şöyle uyarıyor. “
İnsanların kimi de vardır ki, ne bir delile nede aydınlatıcı bir kitaba
dayanmaksızın Allah’ın dini hakkında mücadele eder” (Hac 8)                        



Bugün yer yüzünde zulmün hakimiyeti sürüyorsa, bunun
müsebbiplerinin Müslümanlar olduğunu sorgulamalıyız. Müslümanlar adeta çobanı
ölmüş bir sürünün dağıldığı gibi, dağılarak kurtlara yem olmaktadırlar. Bu
dağılmışlıktan kurtulamadığımız sürece zalimlerin sofrasında meze olmaktan da
kurtulamayacağız.



Hiç kimse görüneni gizlemeye kalkışmasın. Dünyada
ekonomik savaşlardan önce din savaşları yapılmaktadır. Yahudiler bozdukları
Tevrat’a bağlı olarak çalışan bir ümmettir. Aynı şekilde Hıristiyanlar
bozdukları İncil’in etrafında birleşen bir ümmettirler. Müslümanlar ümmet
olmaktan korkmaları çok acı verici bir durumdur. Müslümanların ümmet bilinciyle
hareket etmeleri Yahudi ve Hıristiyanları korkuturken Müslümanların bu güçten
korkmalarına anlam veremiyorum. Beyinlerimizin bu kadar uyuştuğuna,
kalplerimizin bu derecede hissetmediğine, ferasetimizin önümüzü göremeyecek
kadar  kapandığına  inanmıyorum.



Adamlar açıkça 20. haçlı seferiyle İslam dünyasına
saldırdıklarını,  düşmanlarının da İslam
ve Müslümanların  olduğunu açıkça ilan
ettiler. Hal ve vaziyet böyle olduğu halde Müslümanlar  mezhep meşrep etnik köken ayırımlarıyla
birbirlerinin kolunu kırmaya çalışmaları fitnenin uyanmasına yardımcı
olduklarını geç olmadan anlamalıdırlar. Yüce Allah şöyle buyuruyor. “ Kafirler
de birbirlerinin yardımcılarıdır. Eğer siz emredildiğiniz gibi  yardımlaşmazsanız, yer yüzünde bir fitne ve büyük
bir fesat hakim olur(Enfal 73



Herkes şu hususu çok iyi anlamalı ve inanmalıdır.
Materyalistlerin gücü maneviyattan yoksun olduğu için köksüzdür ve yıkılmaya
mahkum dür Müslümanlar ümmet şuuru ile mevcut maddi güçlerini maneviyatlarıyla
birleştirdiklerinde, Yüce Allah yardımcıları olacaktır Yüce Allah’ın yardım
ettiği bir topluluğu hiçbir beşeri güç mağlup edemeyecektir. Makalemizi  şu ayeti kerime ile bitirelim.



 



“Eğer Allah size yardım ederse, size galip gelecek
yoktur. Size yardım etmezse, ondan sonra size 
yardım edecek kimdir? Müslümanlar sadece Allah’a güvenip tevekkül
etmelidirler.” (Ali İmran 160)



 



 



 



 



 



 



 Milli görüşçü inandığı
gibi yaşamalıdır. İnandığı gibi yaşamıyorsa, el aleme maskara olacağı gibi,
davasına en büyük ihaneti yaparak  kolayı
zorlaştırmış olur.



Milli görüşçü eleştiriye açık olmalıdır. Her günün
akşamında kendini hesaba çekmelidir. Şerli işler yaptıysa tövbeye sarılmalı, hayırlı
işler yaptıysa Yüce Allah’a sonsuz hamd etmelidir.



Milli görüşçü;  hatasını örtmek ve karşı tarafı etkilemek
için  ağlayarak “ Beni haksız bir şekilde
eleştirip inciten ve kıranlara hakkımı helal ediyorum”  gibi ajite edici cümleler kurarak  milli 
görüşü ve milli görüşçüleri istismar ederek sözde erdemlilik gösterişi
yaparak kendini zora sokmamalıdır.



Milli görüşçü, hata yaptığı zaman hatasını kabul
etmelidir, Bilerek veya bilmeyerek insanların hakkına ve hukukuna müdahale
ettiğinde ilgili kişilerden özür dileyerek helalık alabilme erdemini göstermelidir.



Milli görüşçü, bilgisiz, belgesiz konuşmamalıdır.
Kendi hatasını görmeden başkasının hatasını görüp beyanat vermemelidir. Önce
kendi hatasını düzeltmeli sonra karşı tarafın hatasını düzeltmesi için  güzel bir lisan ile uyarma ve ikaz etme görevini
yerine getirmelidir.



Milli görüşçü, “Düşmanımın düşmanı, benim dostumdur”
anlayışında olmamalıdır. Dost ve düşman arasındaki farkı  şuurla kavrayarak, basit menfaatler uğrunda,
düşmanın düşmanını dost kabul etmekten uzak durmalıdır.



Milli görüşçü, dünya hayatını Kur’an sünnette göre
tanzim etmeli, yalan , gıybet, dedikodu, iftira, kötü zan ve kovuculuk gibi
çirkin işlerden uzak durmalıdır.



Milli görüşçü, 
İmanında sağlam, amelinin kusursuz olmasına dikkat etmelidir. el,dil,
göz, bel  zinasına yaklaşmamalıdır. Maddi
ve manevi hırsızlığa yol açın 
fikir,düşünce ve fiili eylemlerden kesinlikle sakınmalıdır. Şirke
düşmekten sakınmalı, kul hakkına tecavüz etmemelidir



Milli görüşçü, toplumun kabul etmeyeceği Yüce Allah’ın
huzurunda hesabının veremeyeceği, gizli veya açık olarak kötü işler yapmaktan
sakınmalıdır.



Milli görüşçü, hakkı ve adaleti üstün tutmalıdır.  Düşman haklı, dost haksız olsa, adaletin
gereği, haklı olana hakkını veren bir inanca sahip olmalıdır.



Milli görüşçü, yönetim emanetini gayri Müslimlere
veremediği gibi, dostlar arasında da ehil olmayanlara veremeyecek kadar adil ve
cesur olmalıdır.



Milli görüşçü, Camia içinde, şahsi ikbal ve menfaati
için yarış yapamaz. Hayırlı hizmetlerin yapılması hususunda, kötülüğü arzulayan
nefsin devreye girmemesi için, takva yarışı yapmalıdır.



Milli görüşçü; 
siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel alanda ki zaferlerin elde edilmesini  çalışmasının karşılığında değil Yüce Allah’ın
takdirinde olduğuna inanmalıdır.



Milli görüşçü; takdirden değil tedbirden sorumlu olduğu
bilinciyle hareket ederek Yüce Allah’a tevekkül etmelidir.



                                                                      
Alaettin KÖKSAL








Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 20.11.2011 13:54:27
Yazıyı Ekleyen : mrv
 Bu  yazı Bugün 1 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 2137 kez okundu.
mrv bugüne kadar toplam 118 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

KIYMETLİ KADIN İSİMLERİ

Kuran Arapçadır, Ama Hükümleri Evrenseldir

şehid


Bugün Hiç Okunmadılar..

GERÇEK FURKAN BİR YALANCININ YAZISI BÖLÜM(4)

Bizde Vaktiyle Güzel Yiyeceklerdik!

=======>BİZ NERDEYİZ?>========

Bu Hadis i duyan oldumu..?

MÜNAFIKLAR ÇIBAN BAŞI


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
mavilim , ahmetweyn , _osman_ , elifimbenim , cemildddd , civan , akifgenc46 , ismail23 ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

HAKterketmezhudayi yoluRahmanAllah?tesbihmesuliyetanayasaminafoto

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   Âşık Prens
   farukeren
   hafızı kelam
   Kemal5
   KUL

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.