Himmet yönüyle insanların en yücesi hem dünya hem de ahiret işine himmet gösteren mü'mindir.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Nafaka için harcananın hepsi Allah yolunda harcanmış gibidir, bina için harcanan müstesna, bunda hayır yoktur.


Daha çok kişiye ulaşabilmemiz için
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Genel Makaleler » BEDİÜZZAMAN'IN AİLEYE VE EĞİTİME VE..


BEDİÜZZAMAN'IN AİLEYE VE EĞİTİME VERDİĞİ ÖNEM
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...

BEDİÜZZAMAN' IN AİLEYE VE EĞİTİME VERDİĞİ ÖNEM







Bediüzzaman Said Nursi' ye karşı
sadece müminler değil, farklı dinlere mensup insanlar, hatta dine karşı
olan insanlar da büyük bir sevgi ve hayranlık duymaktadırlar. Bunun
sebebi, İslam ahlakının ona kazandırdığı ahlak ve yaşam tarzının
mükemmelliğidir. Merhameti, sabrı, hoşgörülü ve adaletli tavrı,
sorunlara getirdiği akılcı çözümler, vatan sevgisi, insanlara karşı
saygı ve sevgi dolu tavrı tüm insanların ona ilgi duymasına neden
olmuştur. Ancak ahlak özelliklerinin yanısıra, çevresindeki
siyasetçilerin, işadamlarının, medrese hocalarının, yerli ve yabancı
insanların ona hayranlık beslemelerinin önemli bir sebebi de kendisine
alim sıfatının verilmesine sebep olan kültür birikimidir.

Bu kültür birikiminin ilk
adımları, Üstad henüz 6 yaşındayken atılmıştır. Bu yaşlarda
Bediüzzaman' da ilme karşı büyük bir merak uyanmıştı. Bu nedenle bu
yıllarda ilk eğitimini almak üzere evinden ayrıldı. Aradan birkaç sene
geçmesine ve Üstad henüz 10 yaşında olmasına rağmen hem ahlakına hem de
zeka ve yeteneğine hocaları hayran kalmıştı.



Hatta ileriki yıllarda Siirt' te
yaşayan meşhur mollalardan Fethullah Efendi, Üstad' ın kültürüne ve
hafızasına olan hayranlığını ona "Çağın eşsizi" anlamına gelen
Bediüzzaman ünvanıyla hitap ederek göstermişti. Bu yılların ardından
bir çok kişi Bediüzzaman' la tartışmak, fikir alışverişinde bulunmak ve
bilgisinden istifade etmek maksadıyla görüşme talep etmeye başladılar.
Hocaları onun karşısında talebe konumuna geçerek fikir danışıyor ve
saygılarını nasıl ifade edeceklerini şaşırıyorlardı. Bir müddet sonra
Said Nursi eğitimin ülke çapına yayılmasının son derece gerekli ve acil
olduğunu fark etti. İnsanların büyük oranda cahil ve eğitimin son
derece zayıf olduğu bir dönemde, bir dilekçe hazırlayarak hükümetin
dikkatini bu konuya çekmiştir. Sırf bu maksatla İstanbul' a gelmiş ve
dilekçesini Abdülhamit' e sunmuştur. Dilekçenin içeriği özetle şu
şekildeydi.



"Doğu Anadolu' nun muhtelif
yerlerinde mesela, Bitlis' de, Van' da, Siirt' te açılacak mekteplerde en
az elli talebe okutulması ve onların masraflarını da hükümetin
karşılaması lazımdır. Burada dini ilimlerle birlikte müsbet ilimler de
okutulmalıdır." (Bilinmeyen Taraflarıyla Bediüzzaman, s. 95)



Üstad özellikle Doğu illerinde
yüksek eğitim verecek bir üniversite açılması gerektiğini sık sık
vurguluyordu. Hatta Ruslar' a esir düştükten sonra göstermiş olduğu
kahramanlıklardan ötürü TBMM' ye davet edildiğinde, Medreset-ül Zehra
hayalini mebuslara da anlatmış, Mustafa Kemal' in de içinde bulunduğu,
iki yüz mebustan 163 kişi Şark Üniversitesi için, yüz elli bin lira
tahsisata karar vermişti. (Bediüzzaman Albümü, Refet Kavukçu, s.108)



Üstad' ın eğitime verdiği önemi
aşağıdaki sözlerinden anlamak da mümkündür. Bediüzzaman "Risale-i
Nur' un hakikatine çalıştığım gibi, bu mesele için de o kadar çalıştım"
diyordu. Üstad' ın eğitime bu kadar önem vermesinin sebebi, insanların
ufku geniş, kültürlü, bilimsel gelişmeleri takip eden, yeteneklerini
değerlendirebilen ya da üretken olmalarının, kişiliklerine ve
ahlaklarına olumlu etkisinin olmasıdır. Ancak bu eğitim mutlaka iki
yönlü olmalıdır. Üstad' ın Şark üniversiteleri için tavsiye ettiği gibi
dini bilgiler ve müspet ilim yani kişinin hem manevi hem de kültürel
gelişiminin beraber yütürülmesi son derece önemlidir.



Çünkü bir insanın hem kendisine
hem de çevresine faydalı bir kişi olabilmesi ancak ahlakını kültürle
birleştirmesiyle mümkün olabilir. Matematiği, nükleer fiziği,
astronomiyi, biyokimyayı, arkeolojiyi ya da sosyolojiyi çok iyi bilen
fakat merhametsiz, zorba, öfkeli, kibirli, alaycı ya da bencil bir
insan düşünün. Böyle bir insanın çevresine örnek olabilmesi, faydalı,
mutlu ve ruh sağlığı yerinde insanlar yetiştirmesi mümkün değildir.
Sağlıklı bir neslin varlığı ancak, hem akıl hem de ahlak olarak
kendisini eğitmiş insanların önderliğiyle meydana gelebilir. Bu noktada
da ailenin önemi ortaya çıkar. Çünkü aile bir insanın dünya görüşünü,
hayat felsefesini, inancını, mesleki eğilimini, zevklerini, değer
yargılarını ve kişiliğini belirleyen ilk kurumdur. Nitekim Hz.Nuh' un
bir duasında ailenin bu konudaki rolü şu şekilde açıklanmaktadır.



Nuh "Rabbim, yeryüzünde
kafirlerden yurt edinen hiç kimseyi bırakma." dedi. "Çünkü Sen onları
bırakacak olursan, Senin kullarını şaşırtıp-saptırırlar ve onlar,
kötülükten sınırı aşan (facir' den) kafirden başkasını doğurmazlar."
(Nuh Suresi, 26-27)



Bir insanın karakterinin
temeli, ailenin verdiği eğitimle atılır. Küçük yaşta merhametli olmayı,
dürüstlüğü, zayıfı korumayı, adaleti, sabrı, hoşgörüyü öğrenen bir
çocuk ileriki yaşlarda bu öğrendiklerini kendi hayatında uygulamaya
başlar. Örneğin anne ve babasının yardımseverliğine şahit olan bir
çocuk, yardıma intiyacı olan birini gördüğünde ilk olarak anne ve
babasının bu tavrını hatırlar. Ya da anne ve babasını çıkarlarıyla
çatışsa bile her zaman doğruyu söylemesine alışkın olan bir çocuk,
mutlaka aynı ahlakı kendisi de uygulamaya başlar.



Bir de bunun tam aksini
düşünelim. Hayatta en güvendiği insanlar olan anne ve babasının yalan
söylediğine, çıkarları için insanları kandırdığına, öfkelendiğinde
saldırganlaştığına, bencil ve egoist olduklarına şahit olan bir çocuk
için, bu yaşam tarzı örnek modeldir. Bu nedenle büyük bir ihtimalle
ileriki hayatında ailesinden gördüğü bu davranış tarzını uygulamakta
bir sakınca görmeyecektir.

Alenin bir insanın hayatında ne kadar önemli bir yeri olduğunu Said Nursi bir sözünde şu şekilde dile getirmiştir.



"Nev-i beşerin hayat-ı
dünyeviyesinde en cemiyetli merkez ve en esaslı zemberek ve dünyevi
saadet için bir Cennet, bir melce, bir tahassungah aile hayatıdır ve
herkesin hanesi küçük bir dünyasıdır. (Şualar, s.205)



Bir insanın güvenilir ve
faydalı bir insan olması için, anne ve babasından güzel ahlak
özelliklerini görerek eğitilmesi yukarıda da belirttiğimiz gibi son
derece önemlidir. Ancak bunun yanısıra neden çalışkan, milletine bağlı,
fedakar, merhametli veya hoşgörülü bir insan olması gerektiğini de
mutlaka bilerek hareket etmelidir. Eğer bunların nedenini bilmezse o
zaman menfaatleriyle çatışan bir durumda, kolaylıkla anne ve babasından
öğrendiği güzel ahlak özelliklerini terk edebilir. Bu nedenle insanın
dünyaya ahiret için eğitilmek üzere gönderildiği, Allah' ın her insanı
ahlakından ve niyetinden sorguya çekeceği, cehennemin varlığı, hayatın
kısalığı ve ölümün yakınlığı çocuğa verilmesi gereken ilk temel
eğitimdir.



Dünyaya neden geldiğinin ve ne
yapması gerektiğinin şuuruyla yetişen bir çocuk, bu eğitimden sonra
doğruyla yanlışı ayırtedebilecek bir akla ve doğruyu uygulayacak bir
vicdana sahip olur. Ancak bir çok insan çocuklarına Allah' ın varlığını
ve kul olmanın ona yüklediği sorumlulukları öğretmez. Çünkü kendisi de
yerine getirmez. Bundan dolayı tarih boyunca suça meyilli, vicdanını
kullanmayan, zulme rıza gösteren sayısız nesil yetişmiştir. Bu gün
dünyanın dört bir yanında insanları inançlarından dolayı katleden,
hamile kadınları öldüren, çocukları kurşunlayan, yaşlıları aç bırakan
ve milyonlarca insanı sefaletin içine atan zihniyet, büyük ölçüde
ailelerin çocuklarına verdiği din dışı terbiyenin bir ürünüdür. Dinsiz
yaşayan ailelerin çocuklarını merhametsiz, vicdansız ve hasta ruhlu
kişiler olarak yetiştirmesindendir.



Ancak her yüzyılda yanlış
eğitilmiş insanları doğruya yönelten bir müceddid yaşamış ve onlar
vatanına faydalı olan yüzlerce saygın insanın yetişmesine vesile
olmuşlardır. Üstad Bediüzzaman da geçen yüzyılın müceddidi ve insan
eğitimini dünya tarihi boyunca en kusursuz uygulamış alimlerden bir
tanesidir. Ahlaki ve kültürel açıdan iyi eğitilmiş insanların hem
ülkemiz hem de tüm dünya için ne kadar önemli olduğunu bilen
Bediüzzaman, en zor koşullarda bile insanlara ahlaki mükemmelliği
öğreten risalelerin yazımına ara vermemiştir. Ailesinden iyi bir eğitim
alamamış milyonlarca insanın yetiştirilmesinin sorumluluğunu tek başına
üstlenmiş ve eserlerinde Allah inancını, vicdanlı olmayı, güzel ahlakı,
cesareti, samimiyeti, hikmeti, aklı, üretken olmayı öğretmiştir.
Peygamber ahlakının nasıl yaşanması gerektiğini, aklı kullanmayı,
düşüncelerin nasıl yönlendirileceğini, nefsi eğitmeyi, insanları
doğruya yöneltmeyi günlük hayattan örneklerle izah etmiştir.
Risalelerde tarif edilen ahlaka, akla ve kültürel birikime sahip olan
tek bir insan bile kendi ülkesini dünya toplumlarına lider hale
getirebilir. Nitekim Said Nursi de İslam ahlakını en güzel şekilde
yaşayan çok değerli bir mümindir ve tek başına milyonlarca insanın
hatalarından vazgeçerek doğruya yönelmesine sebep olmuştur.



serap akıncıoğlu



Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13
Kaynak : Alıntı
Yazıyı Ekleyen : dinmeyenyas
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 4897 kez okundu.
dinmeyenyas bugüne kadar toplam 496 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

Fitne Merkezi Düğünler

umre ve cuma namazı

Kuran'ı Resul Değil, Allah Açıklamıştır!


Bugün Hiç Okunmadılar..

hareketli resimler-1

tabu diyalogları

MÜSLÜMANIN KİMLİK KARTI

Zikreyle

filistinde uçurtmalar


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
abcabc , comez_gulıbık , ali rıza , devrim , 67_67 , Musulumanız elhamdurullah , elif_pehlivan ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

tevhid nedirCafer TayyarALLAHUkazaalevilerA?LAhz.yunuscemaatmelekalak suresi

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   is
   by_tedy
   YALÇİN
   sedo gozo
   YA$MİNNUR

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.