Allah dostlarına¸
Allahı sevenler¸ O' na ulaşmak isteyenler¸ görünüşte ilgileri başka emel hususunda olmayıp taş gibi sert kalplerini zahiri bir iltifat ile tatmin edip manevî zevkleri onlara duyurmak ve bu şekilde onları amaçlarına ulaştırmaktır. En yüce istek O' na kavuşmak ise kendini devamlı zikre¸ ibadete verip ve de haramdan kaçınmakla bu mümkün olmayabilir. Belki tam bir teslimiyet (içten bir bağlanış¸ şüphesiz bir güven )le samimi olanların var olması mümkündür.
Ey Allah' ın dostluğuna talip olanlar¸ bazı durumlardan sizleri haberdar etmesek (etmeseler)¸ ta ki inkârınızda sabit olup¸ kabul etmezdiniz (kabule yanaşmazdınız) ve belki gaflet uykusundan uyanmaz¸ kendinizi bilmezdiniz. Hakîkati inkâr edip – Allah muhafaza- helâk olurdunuz. –Hem de amansız bir şekilde- Hakîkati kabul etmek ise¸ eşsiz bir kurtuluş sebebidir¸ benzersiz bir mutluluktur.
Semâver yandı sevdâsı başında
Gönül şevk-i visâlde göz yaşında
O demlik Mekke çayıyla tutulmuş
Hevâ-yı yârdan özge unutulmuş
Ferah bahşolmağa cânile kalbe
Ferâgatli gerek bir yâri celbe
Cefâlu derd ü devrânı bırak gel
Çırağ-ı bezme cân u gönlü yak gel
Fütüvvetdir mürüvvetdir muhabbet
Muhabbetsiz gönül paslıdır elbet
Gel ey dertden uzak oturma günde
Ulaş aşk bezmine yan nâra sen de
Bu meydân-ı gamın merdi Hulûsî
önülden dostadır arz-ı Hulûsî