Allah bir kulu sevdi mi, onu dünyadan korur. Tıpkı sizden birinin hastasına suyu yasaklaması gibi.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Dünya işlerinizi yolunuza koyunuz. Ve yarın ölecekmiş gibi de ahiretinize çalışınız.


İnternete güvenli bir başlangıç yapın
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Dini Hikayeler » ANLAMLI HİKAYELER


ANLAMLI HİKAYELER
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...











Kalbimiz dünyaya yöneldi





Bir gün İsa aleyhisselam, havarileriyle birlikte giderken bir köye geldiler. Bir de baktılar ki, köyün ortasında bütün köylüler ölmüş. Hiç canlı yok. İsa aleyhisselam, (Bu bir gazab-ı ilâhidir. Eğer hastalık olsa, bunlar tek tek ölürlerdi. Madem toptan öldüler, buraya bir musibet gelmiş) dedi. Sordular ki, (Yâ Nebiyallah, sen ölüleri Allah' ın izniyle dirilten bir nebisin, çağır birini de sor bakalım, ne yapmışlar? İsa aleyhisselam, birine seslenince, adam kalktı, geldi. İsa aleyhisselam, (Bu ne hâldir, ne oldu size?) diye sordu. Dedi ki, (Yâ Nebiyallah, bu köy çok takva ehli, çok dindar, çok iyi ahlâk sahibi bir köydü. Sonra bizim kalbimiz dünyaya yöneldi. Namazı terk ettik, akla ne gelirse, hepsini bıraktık, yalnız parayı düşündük ve ektik biçtik, benimki çok, benimki güzel diye yarıştık. Ne Allah kelâmı var, ne Peygamber! Ahireti unuttuk, Allah' ı unuttuk, Peygamberi de unuttuk. Bir gün, hepimiz eğlenmek için, oynaşmak için buraya toplandık. Bir musibet geldi, hepimiz öldük.)

 

İsa aleyhisselam, yerine git dedikten sonra, yanındakilere buyurdu ki:

 

(Ahiret nimetini bırakıp da dünyaya tapanların, dünyadaki sonu budur. Ahirette de, en acı azapları çekeceklerdir. Onun için, imansız ölmekten, çok korkmak lazımdır.)             










Zayıflamanın çaresi





Eski zamandaki valilerden biri, makam mevki sahibi olup, çok zengin olunca ölçüyü kaçırır. Hayatını yeme içme üzerine kurar. Yedikçe şişmanlar, şişmanladıkça yer. Bir zaman gelir ki, şişmanlıktan yerinden kalkamayacak hale düşer. Rahatlığı sıkıntıya dönüşür. Zamanın en meşhur tabibini çağırarak bu haline bir çare bulmasını söyler. Nelere dikkat ederse zayıflayacağını sorar. Tabip, rahat bir şekilde der ki:

 

— Sizin perhiz yapmanıza lüzum yok, siz istediğinizi yiyip içebilirsiniz.

 

Vali şaşırır. Hemen sebebini sorar. Tabip şöyle cevap verir:

 

— Efendim, sizin iyileşmeniz artık mümkün değil, şişmanlık vücudunuza çok zarar vermiş, bir ay kadar ömrünüz kaldı. Bir ay sonra öleceğinize göre sıkıntıya girip perhize gerek yok.

 

Ölüm haberini duyan vali, perişan olur. Yıllarca yaptığı, kötülükler, zulümler, haksızlıklar aklına gelir. Haksızlık yaptığı, zulmettiği kimseleri teker teker çağırtarak, fazlasıyla haklarını öder, onlarla helalleşir. Herkese iyilik yapmaya, kimsenin kalbini kırmamaya özen gösterir hale gelir. Ölüm korkusu iştahını da keser. Getirilen o leziz yemeklere elini bile sürmeden geri gönderir. Yemediği için de, her gün zayıflar. Ay sonunda, vali olmadan önceki kilosuna düşer, normal halini alır. Bir ayı geçtiği halde ölmeyince hemen tabibi çağırtır. Bir ay geçti ben hâlâ ölmedim, bu ne haldir, diye sorar. Tabip der ki:

 

— Efendim, daha önce siz beni, ne zaman, nasıl öleceğim diye çağırmamıştınız. Ben tabibim, siz beni, nasıl zayıflayabilirim, bunun çaresini bul diye çağırmıştınız. Görüyorum ki, maksat hâsıl olmuş. İlacı buydu.

 

Tabibin bu hilesi, valiye ders olur. Dünyaya düşkünlükten; haramdan, zulümden uzak durur






Salavatın Kefareti

Râbia-tül Adeviyye, babası İsmâil' in üç kızı vardı. Bir tane daha doğunca adını Râbia (dördüncü) koydu. Babası  çok fakir olduğundan Râbia doğduğu gece evde ihtiyaç olan şeylerden hiçbiri yoktu. Bu duruma annesi çok ağlayıp mahzûn oldu. Efendisine; 
-Filân komşuya gidip, bir mikdar kandil yağı isteyebilir misin?, dedi. 

Hazret-i Râbia' nın babası, Allahü teâlâdan başka kimseden bir şey istememeğe söz vermişti. Bununla beraber hanımını üzmemek için komşuya gitti. Kapıya elini sürdü ve geri gelip; 
-Kapı açılmadı, deyince hanımı ağladı. O da çok üzüldü. 

Babası, başını dizine dayadı ve öylece uyuya kaldı. Rüyâsında Peygamber efendimizi gördü. 
Peygamber efendimiz, kendisine buyurdu ki: 
-Hiç üzülme! Bu kızın, öyle bir hanım olacak ki, ümmetimden yetmiş bin kişiye şefâat edecek. Yârın bir kâğıda şöyle yaz: 

"Sen her gece Peygamber efendimize yüz salevât-ı şerîfe, Cumâ geceleri de dört yüz salevât gönderirdin. Bu Cumâ gecesi unuttun. Bunun keffâreti olarak, bu yazıyı sana getiren zâta dört yüz altını helâl parandan ver." Sonra Basra vâlisi Îsâ Zâdân' a git. O yazıyı ver." 

Hazret-i Râbia' nın babası uyandığında, Peygamber efendimizi görmenin şevkiyle ağlıyordu. Hemen kalktı, denileni yaptı ve Îsâ Zâdân' ın yanına gitti. Vâli mektubu alınca, Resûlullah efendimizin kendisini hatırlamasının şükrü için, binlerce altını fakirlere sadaka verdi. Râbia-tül Adeviyye' nin babası İsmâil Efendiye de mektupta yazılanı ve ona ilâve olarak pekçok altını da sadaka verip, bir ihtiyâcı olursa tekrâr gelmesini tenbîh etti. Altınları aldıktan sonra lüzumlu ihtiyaçlarını temin etti. Böylece bolluğa kavuştular ve kızlarına rahatça bakıp güzel edeb ve terbiye ile büyüttüler

********












İPLERİNİ KOPARIP KAÇAR





Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî "kuddise sirruh" hazretlerinin sağlığında kasabın biri, bir danayı kesmek için satın alır. Dananın ayaklarını bağlayıp yatırmak istediğinde, dana, ipleri koparıp kaçar. Kasap arkasından yakalamak için koştuysa da yetişemez. Dana, Mevlânâ hazrelerinin babasının mezarı yakınlarına gelir. O esnâda mezarın başında Mevlânâ hazretleri Kur’ân-ı kerîm okumaktadır. Dana, hâl lisânıyla ona; “Beni bu kasabın elinden kurtar” diye yalvarır. Mevlânâ hazretleri, dananın sırtına elini koyup okşar ve; “Üzülme, cenâb-ı Hak her şeye kâdirdir” buyurur.

 

Bu sırada kasap, elinde urgan ve bıçak olduğu hâlde soluk soluğa çıkagelir. Mevlânâ hazretleri, gelen kasaptan, dananın âzâd edilmesini, hürriyetine kavuşturulmasını ister. Kasap da Mevlânâ hazretlerinin hatırı için danayı âzâd eder. Kasap gidince Mevlânâ hazretleri, mübârek elini dananın üzerine koyup duâ eder ve o günden sonra bir daha o danayı gören olmaz. Bunun üzerine Mevlânâ hazretleri, talebelerine hitaben;


“Bu dana, kesilip pişirilecek zamâna gelmiş iken, bizim tarafımıza gelmek sûretiyle, kesilip parçalanmaktan kurtuldu. İşte bunun gibi bir insan da, Allahü teâlânın evliyâsına cânu gönülden teslim olup emirlerine uygun yaşar, ona talebe olursa, kıyâmet gününde Cehennem’e götüren meleklerin elinden kurtulur” buyurur.











ÇOCUKLAR CENNETTE ŞEFAATÇIDIR       





Çocuklar da ahirette ana ve babalarına şefaat edeceklerdir.

 

Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

 

“Çocuğa; ‘Cennete gir!’ denir. Üzülerek kendini yere atar. ‘Babam ve annem olmazsa girmem!’ der.”

 

“Çocuklar, Cennet kapısının önünde toplanırlar. Hep birden bağırıp, anne ve babalarını isterler. Bağırmaları, anneleri ve babaları oraya gelinceye ve her biri babasının ve annesinin elini tutup Cennete girinceye kadar devam eder.”

 

“Küçük çocuk anne ve babasını Cennete çeker. Şimdi ben, nasıl senin elbisenden tutuyorsam, çocuk da babasının elbisesinden böyle tutar.”

 

“Ey hanımlar! Sizden kim, kendinden önce ahirete 3 çocuk göndermişse, o çocuklar Cehennemden ona perde olur.

 

Orada bulunan hanımlardan birisi dedi ki:

 

- Yâ Resûlallah! İki çocuğu ölürse de Cehenneme perde olur mu?

 

- İki tane de olsa, Cehenneme perde olur.

 

- Yâ Resûlallah! Bir çocuğu ölse de yine, perde olur mu?

 

- Allahü teâlâya yemin ederim ki, eğer annesi sabredip, sevâbını Allahü teâlâdan beklerse, annesini çekip Cennete sokar.”



Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 25.12.2009 13:01:40
Yazıyı Ekleyen : admin
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 5022 kez okundu.
admin bugüne kadar toplam 3487 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

Avlanmak günahmıdır avcılık günahmıdır harammıdır

KIYMETLİ KADIN İSİMLERİ

Sıkıntı anında çekilecek tesbihler..


Bugün Hiç Okunmadılar..

biri gelini durdursun!

Kadına Yanlış Fikir Veren Komşu..!

Dini kuralları koyan Allah’tır

KENDİN OL

gece ey gece


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
abdullahh , klytek , eser84 , alegria67 , islam_00 , MhmtCyln , hira , hamiyet , elayildiz1234 ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

seherfractalhırscennet ve cehennemhacethattatdedim kihz yusufmisakney

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   750ibo
   Altuğ Öztürk
   hewidar
   hicretim
   trevego13

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.