“Daha vakti var, ilerde yaparım” demek, şeytanın mü’minlerin kalplerine bıraktığı bir vesvesedir.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

İyilik insanlar arasında kesintiye uğrayabilir. Fakat iyiliği yapanla, Allah arasında hiçbir kesinti olmaz.



İnternete güvenli bir başlangıç yapın
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Genel Makaleler » '' Pir Sultan Abdal bir islam düşma..


'' Pir Sultan Abdal bir islam düşmanıydı ''
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...

' ' Pir Sultan Abdal bir islam düşmanıydı ' '


Pir Sultan abdal namaz kılmadığı, Allaha ve Peygambere uygunsuz sözler ettiği, şarap içtiği,islamın halifelerine sövdüğü ve Peygamberimizin eşlerine küfür ettiği için öldürüldüğü belgelendi! Sivas' a heykeli dikilmek istenen Pir Sultan Abdal' ın İslam' a ve Peygambere en büyük küfürleri eden bir asi olduğu ortaya çıktı. OSmanlı belgelerine dayanılarak yapılan araştırma çok ilginç sonuçlar verdi. İşte Haber7 de yayınlanan ilgili haber:



 "Efsane halk kahramanı Pir Sultan Abdal mahlaslı Alevi önderi Haydar , gerçekten yaşadı mı, yoksa yönetim baskısından yılan kitleler kendilerine bir kahraman mı oluşturdular?" sorusu uzun süre tartışma konusu olmuş, daha sonra yapılan araştırmalar; Banazlı Pir Sultan Abdal' ın yaşadığını gözler önüne sermişti. Ama efsanede adı geçen Hızır Paşa ortada yoktu.

Pir Sultan Abdal' ın hayatını araştıran tarihçilerin içinden çıkamadığı en büyük bilmece bulunan Osmanlı arşiv belgesi ile çözüldü. Daha önce Sivas yöresinde görevli iki tane Hızır Paşa' nın varlığı biliniyor ama onların yönetim tarihleri ile Pir Sultan Abdal' ın olası ölüm tarihi örtüşmüyordu. Araştırmacılar ünlü ozanın daha ileri bir tarihte idam edildiğini ispatlayamadıklar için ya onun ya da Hızır Paşa' nın gerçekten yaşayıp yaşamadığına emin olabiliyorlardı.

Araştırmacı Ali Haydar Avcı, ünlü ozan ile aynı çağda bölgeye atanan "yeni bir" Hızır Paşa' nın varlığını ispatladı ve tarihi belirsizliği ortadan kaldırdı.

Ali Haydar Avcı, Osmanlı Gizli Tarihinde Pir Sultan Abdal ve Bütün Deyişleri adlı eserinde yayınlanan araştırmada, aynı zamanda ozanın tüm şiirlerini mısra mısra analiz ederek, birden fazla Pir Sultan Abdal yaşadığı iddialarını da yalanladı.

Araştırmanın tarih açısından önemli bir yönü de "ozanın devlete başkaldırmadığı" tezlerini çürütmesi. Avcı' ya göre Banazlı Haydar isyanlara destek vermekle kalmayıp, isyanlara bizzat katılmıştı ve "Pir Sultan iftira ile haksız asıldı" diyenler, ozanın gerçek rolünün farkında değiller.

PİR SULTAN SÖYLENCESİNDE HIZIR PAŞA

Halk arasında ağızdan ağıza yayılan efsaneye göre, Pir Sultan' ın tekkesinde yetişen Hızır bir gün "Ya pirim himmet edin gideyim, okuyup büyük adam olayım, şu bozuk düzenekarşı çıkayım" der. Pir Sultan çevresindekilere, "Hızır Can gitmek için himmet ister ama korkarım gün gelir döner katlimize ferman getirir" der. Aradan yıllar geçer ve Hızır derviş, Osmanlı' nın bir Paşası olarak, elinde Pir Sultan Abdal' ın ölüm fermanı ile geri döner ve onu astırır...

Bu şekilde halk ağzında efsaneleşen idam hangi tarihte olmuştu tam olarak kestirlemiyordu. Ama tahminler dar bir zaman dilimini belirliyordu

Araştırmacı Attilla Özkırımlı, Toplumsal Bir Başkaldırının İdeolejisi adlı eserinde, idamın 1548 yılı sonrasında olduğunu ancak, bu tarihin Deli Hızır Paşa oalrak bilinen Beylerbeyi' nin zamamına kadar gecikmiş olamayacağını (1588-1590) savunuyordu. Abdülbaki Gölpınarlı da Pir Sultan Abdal ve Alevi Bektaşi nefesleri adlı eserlerinde aynı şekilde Şah Tahmasp isyanını baz alarak, idamının 1560-67 yılları arasında gerçekleşmiş olabileceği kanısındaydı. Pertev Naili Boratav ve İrene Melikof' un kanıları da bu varsayımı destekliyor hatta Mehmet Fuat, Boratav' ın bulguları ışığında tarihin 1560 olabileceğini yazıyordu.

GERÇEK HIZIR PAŞA BULUNDU

Ancak Osmanlı Belgelerine yansıyan iki ayrı Hızır Paşa' nın bu bölgede görev yaptığı tespit edilebiliyor fakat onların yönetim tarihleri ile idam tarihi çakışmıyordu... Hızır Paşalardan birincisi 1547-1551 yıllar arasında bölgede görev almıştı, diğeri ise Deli Hızır Paşa olarak bilinen 1588-1590 yılları arasında görev yapmış beylerbeyi idi. (ki bu paşa ile bilgiler de kuşkuluydu)

İşin garibi idam her iki paşanın görev sürevlerinin tam arasında bir tarihte vuku buluyordu. Acaba Hızır Paşa detayı uydurma mıydı, yoksa Pir Sultan Abdal daha geri ya da ileri bir zamanda mı yaşamıştı.

Ali Haydar Avcı, Mühimme Defterleri kayıtlarında bulduğu bir gerçekle bu sırrı çözdü ve Pir Sultan Abdal' ın olası ölüm tarihleri ile aynı dönemde Sivas' ta görevli Hızır Paşa nam bir Beylerbeyi olduğunu ispatladı.

Bu Hızır Paşa 1560 yılında Rum (Sivas) Eyaleti Beylerbeyi idi. 27 Şaban 967 (23 Mayıs 1960) tarihinde doğrudan jendisine gönderilen bir hüküm ve 9 Zilkade 967 (1 Ağustos 1560) tarihinde Dulakadirli Beylerbeyine hitaben yazılan "Sancak Defterlerinin Rum Beylerbeyi Hızır Paşa' ya gönderilmesi" yönündeki emirname bu Hızır Paşa' nın aranan Hızır paşa olduğunu ispatlıyor.

İlginç bir ayrıntı da bu Hızır Paşa' nın Bağdat' tan gelmesi. Yani Pir Sultan ile yollarının daha önce de kesişme olasılığının kuvvetli olması...

PİR SULTAN NEDEN İSYAN ETTİ?

Yazar, Osmanlı Gizli Tarihinde Pir Sultan Abdal ve Bütün Deyişleri adlı eserinde Pir Sultan Abdal' ın isyanın anlaşılması için, Pir Sultan' ın içinde bulunduğu ortamın, koşulların ve yaşanan olayların çok iyi kavranılması gerektiğini savunuyor. Ve 16. Yüzyılın başlarında Safevi Devleti' nin oynadığı rolün unutulmaması gerektiğini savunuyor.

Pir Sultan Abdal, yönetime öncelikle ağır ve adaletsiz vergiler, adaletteki farklı uygulamalar ve tabi ki inançsal nedenlerle karşı çıkıyordu. Safefi Devleti' nin Osmanlı cihetinde yayılma ve rejim ithal etme çalışmalarının verdiği kışkırtmaların bu isyanın dinamizmini sağladığı reddedilemez

Osmanlı Belgelerine göre ise, Pir Sultan Abdal' ın katlini vacip kılan resmi gerekçeler özetle belli:

1- Pir Sultan dinsiz, namaz kılmıyor ve oruç tutmuyor
2- Şeriata aykırı söz söylüyor ve davranış sergiliyor.
3- Müslümanlara ' Yezit' diyor ve şarap içiyor.
4- Kur' an ve İslam Peygamberi hakkında uygunsuz sözler söylüyor.
5- İslamiyet' in ilk üç halifesine sövüyor.
6- Peygamber hanımı Hz. Ayşe' ye hakaret ediyor.
7- Cem Ayini gibi gizli toplantılar yapıyor.
8- Safevi taraftarı ve Kızılbaş taifesinden bir devlet düşmanı.
9- Rafizi kitaplar bulunduruyor okuyor ve okutuyor.
10- Saz ve Çalgı çalıyor törenlerde semak dönerek oyun oynuyor.
11- Törenlerde ve dışarıda haremlik selamlık kuralına riayet etmiyor.
12- Mehdi-i Zaman (Zamanın Mehdisi) gelecek propagandası yapıyor...

SAFEVİLER ADINA OKUNAN HUTBE

Aslında adem-i merkeziyet esaslı yönetim bölgesinde bu denli büyük isyanların yaşanması, kanın oluk oluk akması biraz tuhaf. Yazar olayın bu ince noktasının farkında ama bunu somut olarak dillendiremiyor. Fakat bir tarih öğrencisi olarak bence de, bu topraklarda isyan olmadığını savununları yalanlarken son derece haklı. Yazarın savunduğu ekonomik, kültürel ve toplumsal koşullar tabi ki bu isyanlarda ve bastırılmasına yönelik kanlı müdahalelerde tabi ki çok önemli.

Fakat Osmanlı Yöneticilerini bu denli celallendiren önemli bir ayrıntıyı da aslında eserin satır aralarına yer alıyor. Tokat, Amasya ve Sivas' a kadar nüfuz genişleten Safevilerin adına bu topraklarda hutbe okunmuş olması, özellikle de o dönemde doludizgin "Sünnileşen" bir devşet için yenilir yutulur lokma olmasa gerek. Öfkenin şiddetinin fazlalığında bu hutbenin önemini de algılamak gerekir. Ki "Bir kızılbaş bir kafirden daha tehlikeli ve melun" tarzı fetvalar verdirecek kadar büyük bir öfkeyi izah etmek başka türlü pek mümkün değil. (Ki bu alanda kafa yoran Rıza Zelyut vb. araştırmacıların, o günkü Alevi tabanlı isyanlara karşı merkezi yönetimin tavrını yerden yere vururken, bugün merkezi yönetimin basiretsizliğinden dem vurabilmesi de bu bağlamda belki sorgulanabilir)

KİTABA DAİR

Kitabın birinci önemi Pir Sultan Abdal' ın yaşantısının karanlıkta kalan yönlerinin aydınlatılmış haliyle yayınlanmış olması. Hızır Paşa var mı yok mu, söylenceler ne kadar gerçek sorularına buğüne dek en net yanıtların verilmesi son tarihçiler için son derece önemli.

Bugüne değin yapılan araştırmalarda yapılan hataların eleştirel teşkiri de son derece olumlu ve gerekli bir üretim olarak ayrıca takdir edilmeli

Pir Sultan Abdal' ın yüzlerce şiirinin bir kaç farkı versiyonu ile kıyaslanarak mısra mısra analiz edilerek içindeki tarihi gerçekleri bulup derleyerek, bunlarla yazılı olamayan bir tarihin bilimsel delillerini bulmak alkışa değer bir çaba. Kitap bugüne dek bu alanda yayınlanmış hatta henüz yayınlanmamış bütün bilimsel ve ideolojik eserleri kapsayan gerçek bir emek ürünü.

Orijinal belgelerin fofkopileri Sivas ve banaz ahalisinin resimleri kitaba ayrı bir önem katıyor. Tam 900 sayfalık kitapta geçen Osmanlıca sözcükler için mini bir sözlük, kitapta adı geçen tüm isim ve yer adlarının dizini de kitapta aranan konunun kolaylıkla bulunmasını sağlıyor.

Konu hakkında kafa yoran hatta Osmanlı yönetimi ile Aleviler arasındaki büyük mücadelenin gerçek köklerini algılayabilmek isteyenlerin önemsemesi gerekiyor.

Kitabın Pir Sultan Abdal hayranları için önemli bir başka yönü ozanın bütün şiirlerinin; değişik versiyonlar, kaynak ve bölge gösterilerek bir arada yayınlanıyor olması.

Kitapta ayrıca Alevi Düşücesi' nin önemli merkezlerinden olan Pir Sultan Ocağı' nın felsefesi de okurlara çok iyi bir özetleme ile yansıtılıyor...

Kitabın hataları ve eksikleri hatta yanılgıları yok değil mi? Tabi ki var. Osmanlıdaki Gerdek Vergisinin hiç alakası olmadığı biline biline sanki bir Avrupa derebeyliği ahlaksızlığın Osmanlı' ya hiç değilse ismen yansımış olduğunu ima edercesine ikisinin bir arada zikredilmesi yanlış ve gereksiz. Bu eserin konu dışı tartışmalarşa gündeme gelmesine gerek yok... Ben de gerdek vergisinin neden o adla adlandırıldığını gerçekten merak etmiyor değilim. Ama böyle bir bağlantı düşünecek kadar da komplo teorileri kurbanı olmuş bir mantık taşımıyorum...

(Haber7)

---------------------------


kaynak:http://www.habervakti.com/detay.asp?id=14570&kat=K%FClt%FCr






Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 19.01.2009 15:54:54
Kaynak : kutsal kitaplar.com
Yazıyı Ekleyen : zuvay
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 1843 kez okundu.
zuvay bugüne kadar toplam 268 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
halı yıkama
nasıl gidilir
metal detectors
ilginç videolar
karikatürler

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

peygamber efendimizin güzel sözleri(hadis-i şerifler)

yemek tarifleri resimleri

Colanın Yapılışı Böcek Larvaları

İslam Hukukunda Temsil Meselesi


Bugün Hiç Okunmadılar..

bulutlar kov gitsin

UHUD

İPİN HESABI

ÖZLEMEK

HAFTANIN DUASI


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
GÜLNAZ , BİLGEN , mucahid , müslümangenç , ecr-i kebir , MehmetAkif , huseyin375 ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

kusurkafirleribadetinnamaz vakitleritevratmeealdanmaksait camlicadilaratopsakal

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   Vardatussahra
   sündüs
   erkam_65
   askbiryalan
   Gül bahçemse solmaz ebedi bahar

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.