|
..:: Bir Ayet ::..
|
|
Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah,
va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir
|
|
..:: Bir Hadis ::..
|
|
Biri diğerine ihanet etmediği müddetçe iki ortağın üçüncüsü ben olurum. Biri arkadaşına ihanet etti mi ben aralarından çekilirim. |
|
|
İslamiyazılar gözünüzün önünde olsun
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın
ZAMAN DUVARI
|
| |
|
| |
Bir duvar düşünün elimizdeki hiçbir imkan bu duvarı geçemesin veyahut delemesin. Öyle bir şey ki dünyanın kendi zembereği üzerinde dönüp durarak ortaya çıksın. Hatta var mı yok mu gerçekten tartışılsın. Elle tutulmasın gözle görülmesin…Saniye dakika saat gün ay yıl asır gibi gruplara ayrılsın. Biz varlığını içimizde hissedelim fakat ne tadını ne kokusunu ne rengini alabilelim. Gün gibi hava gibi içimize dolsun…
Sesi de şöyle bir şey olsun…tik…tak…evet saatin çalıp durduğu şeyler gibi… başı sonu belli fakat ucu belli olmasın… Bir duvar ki düşünün başımızı vurup toslayamayalım… Fakat o her an bize toslasın… Acı vermesin fakat ızdırap versin! Sanki tosladığı için değil de yitip tükendiği için!
Nedir bu, bilmece mi bulmaca mı? El üstünde kaymaca mı? Beynimizi sulandırmaya mı niyetlisin? Söyle de bilelim nedir bu?
Bu öyle bir şey ki girdap kadar çekici, kara delik kadar korkunç, ışık huzmesi kadar kamaştırıcı, keçi kadar inatçı, fare kadar kemirgen, kılıç kadar keskin, ateş kadar yakıcı, elmas kadar sert, zebani kadar acımasız, peygamber kadar kararlı fakat hepsinden de daha fazla bir şey…Belki hepsinin toplamı bir şey; acımasız, kararlı, sabırlı,yakıcı,yıkıcı,unutturucu… ömrümüzün kemirgeni; zaman
Ve içinde dolaşıp durduğumuz fakat aşamadığımız zaman duvarı…Artık geçmiş bize kapalı…geçmişe gidemeyiz ve gelecek ise meçhul…Geleceği göremeyiz! Biz sadece bu bir ana sıkıştırılmışız! Zaman duvarı her gün her an her saniye kırıla kırıla ilerliyor geleceğe doğru! Fakat nereye kadar? Bize verilen müsaade nereye kadar? Belki çok acımasız konuşuyorum! Korkutucu, ürkütücü yazı yazıyorum! Fakat bu bir gerçek ve biz bu gerçeği görmeden yaşayamayız!
Ve insan! Yaşadığı zaman içinden görüyor alemi ! Yaşadığı zamanın duruşuyla duruyor! Ama çok da merak ediyor: acaba zamanda yolculuk mümkün müdür? Geçmişe veya geleceğe gidebilir miyiz? Şu zaman duvarını kırabilir miyiz? Eskiden olsaydı herhalde böyle düşünenleri deli olmuş, aklını kaçırmış diye tımarhanelere tıkarlardı…Ama şimdi konuşuyoruz! Hatta tartışıyoruz! Uzaya kadar gidebildiysek niye bu mümkün olmasın diyoruz…Kendimize güvenimiz mi geldi ne? Duvarı kırabileceğimiz güce mi ulaştık ne? Diyoruz!
Hatta boşverin bilim adamlarını bir takım falcılar büyücüler duvarı çoktan kırdıklarını söylüyorlar (haşa) gelecekten geçmişten haberler vereceklerini söylüyorlar! Cinler için duvar sorun değil diyorlar! Ve bol bahşiş verene bir güzel safsata saçıyorlar! Halbuki zaman duvarını yüce Allah dilemedikçe kimse delip haber sızdıramaz!
Yüce Allah (C.C) Kuran-ı Kerimde
“Böylece onun (Süleyman'ın) ölümüne karar verdiğimiz zaman, ölümünü, onlara, asasını yemekte olan bir ağaç kurdundan başkası haber vermedi. Artık o, yere yıkılıp-düşünce, açıkça ortaya çıktı ki, şayet cinler gaybı bilmiş olsalardı böylesine aşağılanıcı bir azap içinde kalıp-yaşamazlardı. (Sebe Suresi, 14)
“Doğrusu biz göğü yokladık; fakat onu güçlü koruyucular ve şihablarla kaplı (doldurulmuş) bulduk. Oysa gerçekte biz, dinlemek için onun oturma yerlerinde otururduk. Ama şimdi kim dinleyecek olsa, (hemen) kendisini izleyen bir şihab bulur. Doğrusu bilmiyoruz; yeryüzünde olanlara bir kötülük mü istendi, yoksa Rableri kendileri için (doğruya iletici) bir hayır mı diledi? (Cin Suresi, 8-10)
Buyurmaktadır…Yani Rabbimiz dilemedikçe zaman duvarını delip haber almak mümkün değil…
Zaman duvarını delmek mümkün mü peki? Yüce Rabbimiz insanlar örnek olsun ibret alsınlar diye zaman duvarını delmiştir…Ashab-ı kehf örneğinde olduğu gibi… 300 yıllık bir uykudan sonra sanki bir günlük bir uykudaymış gibi uyanmışlar kendilerini kendilerinin olmadığı başka bir zamanda bulmuşlardı…Yüce Rabbimizin bize ilettiği tüm bu gerçeklerde hikmetler vardır.Bu ileride insanların zaman duvarını deleceği anlamına geliyor mu peki? Bilemiyoruz…Bu belki mümkün…Zaman da ileride insanın emrine verilebilir belki…
Ama şimdilik biz zaman duvarı içinde esiriz ve ancak ölüm bizi zaman duvarından kurtarabilir! O zaman da başka bir mekanda inşallah özgür olacağız… Ve bizim bu durumda zaman duvarının içinde günlerimizi sayarken özgürlüğümüze kavuşmayı dilememiz gerekmez mi? Yoksa ah keşke biraz daha biraz daha burada kalalım bu dört duvar içinde yaşayalım mı diyeceğiz? Galiba çoğumuz bunu istiyor! Esir olarak yaşamak ve dünya hapishanesini daha çok süslemek için çalışmak nedense çoğumuzun işine geliyor!!!
Çünkü özgürlüğümüz durumunda elimize bir şey geçmeyeceğini sanıyoruz! Kimimiz özgürlüğün hiç olmayacağına, kimimiz ise işlediği suçların karşılığının alacağına inanıyor! Fakat her iki durumda da çıkışımızı vereceğiz! Üçüncü bir şık daha var! Bu zaman hapishanesini Hz Yusuf’un yaptığı gibi ilim irfan yuvasına çevirmek! İşte o zaman çıkışımızı çok güzel vereceğiz! İnşallah!!!
Zaman duvarı birgün bitecek! Duvar bu adı üstünde! Ya sonuç? İşte buna bakmak lazım!!!! 31.08.2007
ümmühan yaşar |
yolcu
(Eski Mesaj)
|
agzina ve yüregine saglik öyle güze deyimlerle anlatmissinki zamani gerçektende etkilendim okudukça bu yazinin sonu gelmesin diye içimden geçiriyordum ama herzamanin sonu oldugu gibi oldu bu yazida .yorumun için çok tysk anlayana bir okyanus misali ilim. |
| Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13 |
| Yazıyı Ekleyen :
ummuhan1977 |
| Bu yazı Bugün 5 kez okundu. |
| Bu yazı Toplam 542 kez okundu. |
| ummuhan1977 bugüne kadar toplam 9 yazı ekledi. |
|
|
|
| |
..:: Son yorumlananlar ::.. |
|
|
|
..:: En Son Arananlar ::.. | |
|
hz muhammed,
riya,
mekruh,
ey kutlu nebi,
rana,
İBRETLİK RESİMLER,
HZ HARUN,
seyma,
ahir,
dürüstlük,
|
|
..:: Rasgele 5 Üyemiz ::.. | |
|
|
|
| Tefekkür Yazarları |
| Ayşe Üzümcü , Şükran Taşdelen ,Zeynep Işık ,Nurcan Hazyadaranlı Emine Güneş |
|
|
Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı
yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. kendi yazınızı yazıyor
iseniz adınızı belirtmek zorunda değilsiniz kullanici adiniz yazınızın altında
yayınlanacaktır. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar
suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının
kaldırılmasını saglayablirler. islamiyazilar.com yazarlarin kendi goruslerine
saygi duymakla birlikte suc unsuru teskil eden yazilari yayinlamama veya
yayinlanmiş olanlari yayından kaldırma hakkını saklı tutar. |
|
|