İçinde çocuk bulunmayan evde, bereket yoktur
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin


Yazı eklemeye vaktiniz yoksa
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » İslamda Ticaret » TİCARET


TİCARET
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...

Fert ve toplum hayatında, ticaretin, iktisadî hayatın büyük bir yeri ve etkisi vardır. O bakımdan iktisadî esaslar, hükümler çok sağlam temeller üzerine binâ edilmelidir. Günübirlik kararlar, günü kurtarmaya mâtuf icraatlar iktisadî hayatı felç eder. Dolayısıyla toplumun huzurunu bozar. İnsanî ilişkileri, karşılıklı sevgiyi, saygıyı ve itimadı sarsar. İleriye dönük planlanmış çalışmaları durdurur. Atılımları önler.


Ticaret erbâbı, hem mevcut çalışmaları, hem de ileride yapmayı planladığı çalışmaları için istikrar ister, güven ister. Ticaret hayatındaki istikrarsızlık ve güvensizlik, piyasaları kararsızlığa ve dolayısıyla durgunluğa iter. Her gün bir inip bir çıkan, ekseriyetle yükselen fiyatlar, bir kısım tâcirleri piyasadan silip süpürürken bir kısmını kısa zamanda zengin eden enflasyonlar, sosyal dengeyi tahrip eder. Zenginler ile fakirler arasında terazinin ayarı mesabesinde olan orta tabaka yok olur. Karaborsacılık, tefecilik; yorulmadan, terlemeden, kısa yoldan zengin olmak gibi hem ticarî hayatı, hem de sosyal hayatı altüst eden bayağı işler, bayağı düşünceler topluma hakim olmaya başlar. Bu noktadan sonra, helal haram hassasiyeti, ahlakî duyarlılık zaafa uğrar ve zamanla bu hassasiyetler ve duyarlılıklar kaybolur. Bu demektir ki toplumun değerleri değişmiş, materyalist düşünce ve icraatlar topluma hakim olmuştur. Artık toplumu ayakta tutan değerler, yardımlaşma, karz-ı hasen, helal kazanç, kul hakkı, ahiret hesabı, topluma karşı vazife ve mes’uliyetler, ticaret yaparken, toplumun ihtiyaç duyduğu metalara öncelik tanımak gibi güzel duygular, imanımızın gereği olan icraatlar yerini hodgam duygulara, nefsânî ve çıkarcı, menfaatçi icraatlara terkeder. Bu durum ise, bir toplum için felaket demektir.


Her konuda olduğu gibi ticaret ve iktisat konusunda da her devirde uygulanabilen ve uygulanması gereken, sağlam, âdil, toplumu refah ve huzura kavuşturacak esasları, prensipleri, kıyamete kadar geçerli, değişmeyen hükümleri yüce İslam dini va’zetmiştir.


Bu hususta nazil olan ayeti kerimeleri, varid olan hadisi şerifleri, icma ve ictihadları incelediğimiz zaman, ne muazzam ve mükemmel bir iktisadî düzen kurulduğunu, ne muhteşem bir yapı meydana getirildiğini görür, büyük bir hayranlık duyarız. Öyle bir sistem ki, ne aldatmaya müsaade ediyor, ne harama, gasba, haksız kazanca fırsat veriyor, ne de ticaret yollarını, helal kazanç yollarını kapatıyor ve ne de aldanmaya göz yumuyor. İşte o zaman bütün samimiyetinizle bir daha teslim oluyor, böyle bir sistem ancak ve ancak Allah Teala tarafından va’zolunabilir diyor ve  imanın o tarifi mümkün olmayan hazzını bir daha tadıyorsunuz.


Allah Teala şöyle buyurmaktadır:


“Mallarınızı aranızda haksız sebeplerle yemeyin. Kendiniz bilip dururken, insanların mallarından bir kısmını yalan yemin ve şehadetle yemeniz için o malları hakimlere (yetkililere) vermeyin.” (Bakara/188)


Ayeti kerimede şu hususlara dikkat çekilmektedir:


1- Hile ve aldatma yolu ile kazanç


2- Yalan yere yemin etmek,


3- Yalancı şahitlik yapmak,


4- Rüşvet vermek ve rüşvet almak,


5- Bu yollarla veya bu yollardan birini kullanarak kazanç elde etmek haramdır.


Nisa suresinde de Müslümanlar şöyle uyarılıyor:


“Ey iman edenler! Aranızda karşılıklı rızaya dayanan ticaret müstesna, mallarınızı aranızda bâtıl (haksız ve haram yollar) ile yemeyin ve kendinizi öldürmeyin. Şüphesiz Allah sizi esirgeyecektir.” (Nisa/29)


“Kim düşmanlık ve haksızlık ile (haram yemeyi, haksız yere öldürmeyi yaparsa) onu ateşe sokacağız. Bu, Allah’a çok kolaydır.” (Nisa/30)


“Eğer yasakladığımız büyük günalardan kaçınırsanız sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere (cennete) sokarız.” (Nisa/31)


Yirmidokuzuncu ayeti kerimede, alış verişin, bir ticaretin meşrû olabilmesi için şu hususlara dikkat çekiliyor:


1- Satıcı ve alıcının karşılıklı rıza göstermesi gerekir.


2- Alışveriş için bir taraf zorlansa, rızası olmadan elindeki mal satın alınsa veya alıcı olan tarafa baskı yapılıp zorla satılsa, böyle bir alış veriş geçerli değildir.


3- Ticareti haram olan içki, çeşitli uyuşturucular, domuz, ölmüş hayvan eti gibi şeylerin alım satımı bâtıldır. Hiçbir hükmü yoktur. Neticede bir tarafın haksız kazanç sağlamasına, diğer tarafın parasının telef olmasına sebep olur.


4- Bir kişi “Ticaret yapacağım, çok mal kazanacağım.” diye, kendini tehlikeye atmamalıdır.


a- Sınırlarda kaçakcılık yapmak.


b- Bir kişinin iflasına veya malının büyük bir kısmının telefine sebep olacak şekilde ticaretine mani olarak onun düşmanlığını celbetmek ve belki de bu sebepten karşı tarafın kendisini öldürmeye kasdetmesine sebep olmak.


c- Can ve yol emniyetinin olmadığı yerlere ticaret yapmak kasdıyla seyahat etmek.


d- Alışveriş yaparken öfkelenerek, müşteriyi rencide ederek veya alacağı olan kişiye toplumun içinde hakaret ederek gadabına ve dolayısıyla kendisinin fiilî tecavüze uğramasına sebep olarak bir nevi kendi nefsini öldürmüş olmak veya öldürülmeye sebep olmak gibi yanlış ve tehlikeli davranışlardan, ticaret yollarından uzak durmamız gerektiğine işaret edilmektedir, Allahu a’lem.


Otuzuncu ayeti kerimede de haram yolla kazanç elde etmenin tevbe edilmez, düşmanlık ve kötülüklerden vazgeçilmez ise tabiî neticesinin cehennem olduğu beyan edilmektedir. Otuz birinci ayeti kerime ise, haram kazancın, günah-ı kebair olduğu, gerek bu kebairden veya diğer büyük günahlardan sakınanların küçük günahlarının insanların gözünden setredileceği, insanlar arasında rüsvay edilmeyeceği ve dolayısıyla affedileceği müjdesi verilmektedir.


Bu ayeti kerimelerden anlıyoruz ki:


Rabbimiz Teala ve tekaddes hazretleri bize acıyor, merhamet ediyor. Bizim arınmamızı, dünyada da, ukbada da huzur ve saadete, maddi ve manevi refaha ermemizi, ebediyyen kurtulmamızı istiyor.


1- Öncelikle helal ve haram bildiriliyor.


2- Helale, doğruya, güzele teşvik ediliyor.


3- Haramdan şiddetle sakındırılıyor.


4- Haramın kötülüğü, zararları ve  kötü sonucu beyan ediliyor.


5- Tevbe yolları gösteriliyor. İnsana, Müslümana yakışanın kötülükten dönmek; iyiye, doğruya yapışmak olduğu bildiriliyor.


5- Allah’tan haya edip büyük günahlardan sakınıldığı takdirde, hasbel beşer işlenen küçük günahların affedileceği veya büyük günahlardan sakınanlara, Allah Teala’nın küçük günalardan da vazgeçme irade ve şuuru bağışlayacağını müjdeliyor.


7- Sonra da en büyük müjde veriliyor: Allah Teala’nın rızası ve bu rızanın tabii sonucu olarak ebedi cennet ve sayılamayacak derecede hem bol, hem de çeşitli cennet nimetleri.


İslam’da ticaret meşru kılınmış, faiz ise yasaklanmıştır. Ancak meşru olan ticaret yapılırken Allah’a karşı vazifelerimiz, mahlukata karşı vazifelerimiz asla ihmal edilmemelidir. Aksi takdirde meşru yollardan yaptığımız ticareti gayr-i meşru duruma sokmuş oluruz.


Allah Teala şöyle buyurmaktadır:


“Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağrıldığı zaman hemen Allah’ı zikretmeye (namaza) koşun ve alışverişi bırakın. Eğer siz gerçeği anlayan kişiler iseniz, elbette bu sizin için daha hayırlıdır.


Namaz bitince yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan isteyin. Allah’ı çok zikredin. Umulur ki kurtuluşa erersiniz.” (Cuma/9-10)


Ayeti kerimede açıkca ifade edildiği gibi cemaatle kılınması farz olan cuma namazı vaktinde alışverişi bırakıp camiye koşmak farzdır. Bu konuda satcı ile alıcı arasında hiçbir fark yoktur. Cuma saatinde satan da, alan da günahkârdır. Ancak diğer namaz vakitlerinde cemaatle namaz farz olmadığından alışveriş haram değildir. Ancak namaz vaktinde kılınmaz, kazaya bırakılır veya hiç namaz kılınmaz, ticaret bizi Allah Teala’ya ibadetten alıkoyarsa, böyle bir ticaret kişi için bir mehirdir. Kazancı ona asla fayda vermez. Para ve mal değil, günah kazanmış olur.




Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13
Yazıyı Ekleyen : admin
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 1819 kez okundu.
admin bugüne kadar toplam 3487 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

Şahitlikte Bir Erkeğe İki Kadın Olmasındaki Hikmetler

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

ECEL DEĞİŞİR Mİ?

Kuran Arapçadır, Ama Hükümleri Evrenseldir


Bugün Hiç Okunmadılar..

hadisler

PEYGAMBER EFENDİMİZİ RÜYADA GÖRMEK

DUA

Euzü ve Besmelenin Hikmetleri

haziran ağlama


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
çağrı , nazlıcan , feveran , koolistiwra , kazan , MGUMUS , yücel01 , f d ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

salih insanresimli hadislersabah namazıankebutsevmehamilelikKUL HAKKImezarfedakarladnan

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   interpole
   üveys
   kübraa
   keyyis
   kolcu

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.