Devamlı herkesle kavga ve çekişme halinde olman, günah olarak sana kafidi
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Diline sahip ol. Evin sana dar gelmesin. Günahların için ağla.


İnternete güvenli bir başlangıç yapın
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Şiir / Ezgi » Ömür dediğin kaç gündür


Ömür dediğin kaç gündür
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...





Bir gün susmayı öğrendim. Öyle bir sustum ki belki sonsuza kadar

susacaktım. Çünkü susmak benim küçücük dünyamda babamla kurduğum iletişim

tarzıydı.

Babam akşamları eve yorgun dönerdi. Ben bütün gün evde sıkılır, onun

gelişini iple çekerdim. Daha o kapıdan girer girmez boynuna atılır onunla

oynamak isterdim. Babam sarılır, öper sonra da, hadi odana git, derdi.

Yemek hazırlanınca annem çağırır bu defa masada bir araya gelirdik

babamla. Onlar annemle konuşurken ben araya girer, sesimi duyuramayınca da
bağırırdım. Babam sinirlenir,

"Bütün gün insanlara kafa patlatmaktan bunaldım, birde sen kafamı

ütüleme!" derdi. Annem de "Bütün gün zaten seninle uğraştım, bir çift laf
da mı konuşturtmayacaksı n babanla?" diye çıkışır, beni odama

gönderirdi.

Çaresiz bir şekilde boynumu büker odama yani hapishaneme doğru yol

alırdım. Babam arkamdan, "Bizim bir odamız bile yoktu, her şeye sahip,

hâlâ ne istiyor anlamadım." diye bağırmaya devam ederdi. "Keşke benim de

bir odam olmasaydı, keşke bizim de evimiz bir odalı olsaydı da hep

birlikte otursaydık" derdim içimden; ama yüksek sesle söylemeye cesaret

edemezdim.

Yemekten sonra babam kanepeye uzanır, eline kumandayı alır, televizyon

seyrederdi. Beni yanına çağırır biraz severdi. Onun izleyeceği önemli

birşey varsa beni adeta yerimden bile kıpırdatmazdı. Azıcık hareket edip

koşup oynamaya çalışsam oda hapsim yeniden başlardı.

Bir gün anladım ki susunca babamla daha iyi anlaşıyoruz. Bu defa susarak

yapabileceğim oyunlar geliştirmeye başladım. Önce resim yaparak başladım

işe.

Babam çizdiğim resimleri çok beğeniyor; "Bak, böyle uslu uslu oyna işte."

diyordu. Babam bazen göz ucuyla bakıyor, resimle ilgili bir şey sorsam

afallıyordu. Ama bana kızarak beni artık odama göndermiyordu. "Son

günlerde ne de akıllandı benim oğlum." diye komşulara anlatıyordu annem

halimi.

Resimlerim arttıkça ortalık dağılmaya başladı. Annem "Odanı topla!"diye

odama kapattığında işe nereden başlayacağımı bilemiyordum.

Ben bunlarla uğraşırken zaman geçiyor; ama odamı toparlamayı

beceremiyordum. Annem odama gelip "Bak sana resim yapmayı yasaklayacağım."
dedi bir gün.

Susuyor olmamı usluluk olarak değerlendiren ailem resim yapmayı da
elimden

alırsa ben ne yapacaktım?

Bu düşüncelerle bir aile tablosu yaptım. Babam eve gelince uygun zamanı

kolladım.

Her zamanki gibi yemekler yendi, odaya geçildi. Babam oturur oturmaz

çizdiğim resmi getirdim.

Babam baktı. Hım, dedi "Çok güzel olmuş. Bu adam benim herhalde." dedi.

Ben "Hayır o adam değil, bu çocuk sensin.dedim.

O "Hayır, bu adam benim, bu çocuk sensin, bu küçük kız da
arkadaşın."dedi.

Ben yine Hayır, o büyük adam benim, bu küçük adam sensin, bu küçük kız da

annem." dedim.

Babam benimle uğraşmaktan vazgeçip: "Peki neden bizi küçük çizdin?" dedi.

Heyecanla başladım anlatmaya.

Ben büyüyüp adam olacağım. İş bulup çalışacağım. Siz yaşlanıp

küçüleceksiniz. Beliniz bükülecek,

komşumuz Ahmet amca ile Ayşe teyze gibi küçücük kalacaksınız. Ben işten

geldiğimde yorgun olacağım. Siz benimle konuşmaya çalıştığınızda
işyerinde

kafam şişmiş olacağından sizi duymayacağım bile. Siz benimle bir şeyler

paylaşmak istediğinizde "Hadi odanıza çekilin de kafa dinleyeyim."

diyeceğim. Ve bir de bağıracağım "Her şeylerini alıyorum. Sıcacık odaları

da var, daha ne istiyorlar" diye.

Annemle babamın gözleri fal taşı gibi açılmıştı.

Duyduklarına inanamıyorlardı .

Bana sarılıp beni öyle içten bir okşayışları vardı ki sonsuza kadar

konuşsam hiç bıkmadan dinleyecekler gibiydi.

Farkında olmalı insan... Kendisinin, hayatın, olayların, gidişatın
farkında

olmalı.

Ömür dediğin üç gündür,

Dün geldi geçti

Yarın meçhuldür,

O halde ömür dediğin bir gündür,

O da bugündür.





Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13
Kaynak : Mesut Koçak
Yazıyı Ekleyen : halil
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 1384 kez okundu.
halil bugüne kadar toplam 365 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

KIYMETLİ KADIN İSİMLERİ

umre ve cuma namazı

allahın 7 ismi


Bugün Hiç Okunmadılar..

ÜÇ SUÂL VE BİR CEVAP

Cuma’nın sebebiyle

Cehaletin tek ilâcı sormak...

İslamda Bekar Kalmak Varmıdır?

eğer bir derdin varsa!


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
yağız_1993 , genel , doğukan , vedatdüzen , namık kemal tekirdağlı , azrail , deniz yosunu , ömercan , ubeydullah , denizxfb , ORHAN AFACAN ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

hz.muhammeddilek duasıdeveisimkoymasafavela havlerüyasenilgincAhlak

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   ERKANAKMAN
   rabiya
   şehadetli
   iman yolcusu
   emine deniz

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.