Pek çok günahları olan bir kimse dahi olsa, zulme uğrayanın bedduası kabul görür. Fasıklığı kendine...
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Nafaka için harcananın hepsi Allah yolunda harcanmış gibidir, bina için harcanan müstesna, bunda hayır yoktur.


Başlangıç sayfanıza talibiz
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Genel Makaleler » ÖLÜM OLAYI


ÖLÜM OLAYI
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...


 


 

  Niçin yaratıldığının, yaratılış gayesinin neler olduğunun, nereden gelip nereye gittiğinin farkında olmayan insanların yaşadığı bir ortamda yaşıyoruz.

            Allah’la, dinle, ölümle ilişkilerimiz iç açıcı değil. Dünya ve dünyadakilerle ilişkilerimiz ise çok mükemmel. Bir çoklarımızın “Allah” demeye vakti bile olmuyor.


            Her gün ölenleri gömüyoruz, yakınlarımızı kaybediyoruz, omuzlarımızda gömüp geliyoruz, ders almıyoruz. Halimizi değiştirmiyoruz. Ölüme hazırlanmıyoruz, hazırlık yapmıyoruz. Kısa yolculuklara, dört dörtlük, iğneden ipliğe hazırlanıyoruz. Ama ebedi yolculuğu unutuyoruz. Kefen almayı mezar satın almayı, ahiret hazırlığı zannediyoruz. Allah ve Peygamber bizden ne istiyor. Kur’an ne diyor, buna bakmıyoruz. Bir kaç iş, bazı gün ve gecelerde ameller yaparak kurtulduğumuzu zannediyoruz. Ucun, kestirmeden kurtuluş arıyoruz.


             Eksiksiz ve günahsız olarak bu dünyadan ayrılıp kabre girmek, Allah’ın huzuruna çıkmak, çok zor. Ama tevbe ile hayırlı amellere, iyi niyetle çıkmamızda mümkündür.


               Hayatımız, dinimiz, ahretimiz, ölümümüz ve ölülerimiz konusunda, bir türlü kendimizi yanlışlıklardan kurtaramıyoruz. Kurtulalım diye yaptığımız hata ve yanlışlıklar, bazen inancımıza zarar verecek durumda oluyor. Yapılan yanlışlıklar, bize zarar veriyor, ölülerimize zarar veriyor.


              Anladığımız gibi konumuz, ölüm. Şimdi biz konuşacağız ölüm susacak, ölüm konuşacak biz susacağız. Dünya zevklerini bıçak gibi kesip atacak ölüm, konumuz olacak.


               Bu bölüm, kurtuluşumuza; önce hatalardan, sonra da sorgu sualden kurtuluşumuza ışık tutması için hazırlanmıştır. Allah, yazdıklarımızın tesirini halk etsin. İnşallah öyle olur. Rabbim doğruları söylemek nasip etsin, güzel şeyler söyletsin ve tesirini göstersin. Okuyucularımıza da güzel şeyler öğrenmek ve kurtuluşumuzu sağlamak nasip etsin inşallah.


          


A – ÖLÜM NEDİR?


           


            Kısaca ölüm, hepimizin ödeyeceği borçtur.


            Ölüm dünya uykusundan uyanmaktır. Rüyanın bitmesidir. Allah Resulü (sav) şöyle demiş: “İnsanlar uykudadır ölünce uyanır.”


            Cengiz Han ölürken : “Rüya bitti” demiş.


            Ölüm yok olmak değil, bir halden bir hale dönüştür. Bu bakımdan ölüm, son değil, başlangıçtır.


            Yunus Emre :


                “Ten fanidir, can ölmez,


Çün gitti geri gelmez,


Ölür ise ten ölür,


Canlar ölesi değil” demiştir.


            Ölüm tenedir, bedenedir, cana değil. Lambanın kırılıp elektriğin kırılmadığı gibi…


            Hasan Basri’ye :


            - “Falanca can çekişiyor” derler.


            O da :


            - “O yetmiş seneden beri can çekişiyordu” der.


            Kus bin Saide, Ukaz Panayırında devesinin üzerinden şöyle demiştir : “Ey insanlar! Geliniz dinleyiniz, ibret alınız. Yaşayan ölür, ölen yok olur. Çocuklar doğar, ana babalarının yerini tutar. Sonra hepsi mahvolup gider. Gelen kalmaz, giden gelmez. Acaba gittikleri yerden hoşnut olup da mı kalıyorlar. Yazıklar olsun ömürleri gafletle geçenlere…”


            Evet her insan ölecek; Kurttan veya olgunluktan dallarından düşen meyveler gibi insanlarda mezara düşecek.


            Şeyh Galip, genç yaşta ölmüştü. Babası yıkanıp kefenlerden : “Bu kara sakala ak kefen yakışmıyor Galip!” demiştir. Yakışsa da, yakışmasa da vakti gelen gidecektir…


            “Kimler geldi, neler neler istediler,


              Hepside dünyayı bırakıp gittiler,


              Sen, hiç gitmeyecek gibisin değil mi?


              Ya işte! O gidenlerde senin gibiydiler.


Ölüye baktığımız zaman, gözler çökmüş çene düşmüş, suyu sıkılmış limon gibi görürsünüz. Bu duruma düşmeden, ölüm ötesine hazırlığı hep yarına bırakmayalım. Hiç dünya işini yarına bırakmıyoruz da, nedense ahiret işlerini hep yarına bırakıyoruz.Yarına bırakan kaybediyor. İşleri ihtiyarlığa bırakanda kaybediyor. Hele işi ölüm döşeğine bırakan hepten kaybediyor. Ölümle her şeyin biteceğini değil, başlayacağını düşünelim. Ölümü bir evden bir eve taşınmak olarak kabul edelim. Ölümü istemediğimiz ve beklemediğimiz bir anda dünyadan ayrılan bir olay olarak düşünelim.


 


Ölümün belirtileri nelerdir?


 


            - Başta ölümün belirtisi doğmuş olmaktır.


            - Her adım insanı ölüme yaklaştırır.


            - Yaşlanmak, saça sakala ak düşmesi, ölümün habercisidir.


            - Her kaza Azrail’in ölümü hatırlatmasıdır.


            - Her geceki uyku bize “Böyle öleceksin” deyip durur.


            - İnsan her gün can çekişir durur, en son kurtulmak için yatağa uzanır. İşte o zaman :


            - Nefes alma verme zorlaşır, sıkıntı basar


            - Gözler bir noktaya dikilir, öbür alemden bir şeyler görmeye başlar.


            - Cilt sararır, buraya kadar, der.


            - El, kol, ayak cansızlaşır,


            - Ter başlar,


            - Burun delikleri şişer,


            En son Azrail gelir : “ver şu emaneti” der canı alır gider.


            İşte bundan sonra eller, ayaklar bağlanır. Gözler kapatılır, çene bağlanır. “Adam gibi dur!” denilir. Dünyaya sığmayan insan böylece teslim alınır.


 




Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13
Yazıyı Ekleyen : admin
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 6318 kez okundu.
admin bugüne kadar toplam 3487 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

KIYMETLİ KADIN İSİMLERİ

umre ve cuma namazı

allahın 7 ismi

Siz Kuran'ı Araplardan Daha mı İyi Bileceksiniz?


Bugün Hiç Okunmadılar..

Hayat Zormuş Be Anne

BAŞÖRTÜSÜ

Alkolün zararları

kendinizi mutlu hissetmiyorsanız lütfen okuyun

iman ve sevgi


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
acar , şevval , 295555 , wonder , ZÜMRÜT , coshkun_54 , gost , kartaca , bilqe ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

namaz kilanlarnerimanilginç resimlerkurabiyeinsan hakkıallah inancıoryantalistislamdaisimserap

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   kalpsiz05
   serap
   love_62127
   hakan arslantürk
   by_tedy

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.