Bir kısım insan vardır, Allah'ın mülkünden haksız bir surette mal elde etmeye girişirler. Halbuki bu, Kıyamet günü onlara bir ateştir, başka değil.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Bağışını geri alan kimsenin durumu şu köpeğin durumu gibidir: Yalını yer, iyice doyunca kusar. Sonra kusmuğuna tekrar dönüp onu yer.


İnternete güvenli bir başlangıç yapın
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Genel Makaleler » Kurtuluş çaremiz: tövbe


Kurtuluş çaremiz: tövbe
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...


“Ey iman edenler! Allah’a tövbe edin. Muhakkak kurtuluşa erersiniz.” (Nur, 31)


Allah-u Zülcelal, ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Muhakkak Allah,
iman eden kimselerin sahibidir. İman edenler Allah’ın muhafazası
altındadır. Kafirlerin (ise ne dünyada, ne ahirette muhafaza edecek)
sahipleri yoktur.” (Muhammed, 11)

Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede, müminlere ne güzel müjde veriyor.
Bunun yanında kâfirlere de, kendilerini nelerin beklediğini, dünya ve
ahiret hayatlarının nasıl bir perişanlık içinde olduğunu haber veriyor.



Allah-u Zülcelal, iman edenlerin sahibi olduğunu ve onları hem dünyada
hem de ahirette muhafaza edeceğini bize bildirmiştir. Bize düşen görev,
bu mü’minlik sıfatını elde etmektir. Yeter ki, bu sıfatın sahibi olmak
için az da olsa gayret gösterelim. O zaman, Allah-u Zülcelal bize sahip
çıkacak ve bizi muhafaza edecektir.


Tabii ki, her şey Allah-u Zülcelal’e aittir. İnsan, O’nun himayesi, koruması altına girdimi, hiç bir şey ona zarar veremez.


Allah-u Zülcelal’in, insanlara sahip çıkmasına vesile olacak sıfatları
elde etmek kolaydır. Çünkü, Allah-u Zülcelal kullarına çok büyük
fırsatlar vermiştir. Mü’minlere hitap ettiği başka bir ayet-i kerimede
de şöyle buyurmuştur: “Ey iman edenler! Allah’a tövbe edin. Muhakkak
kurtuluşa erersiniz.” (Nur, 31)

Diğer bir ayet-i kerime de ise: “Kim tövbe etmezse, zalimlerdendir.” (Hucurat,11) buyurmuştur.


İşte, aktarmış olduğumuz bu üç ayet-i kerime’de, bizim için büyük
işaretler vardır. Bu ayet-i kerimelerden, kendi payımıza düşeni almalı
ve bunların ışığında yolumuza devam etmeliyiz.


İnsan, yaratılış itibariyle hata ve günahlara karşı meyillidir.
Nefsinin buyruklarına uyarak yaptığı hata ve günahlardan pişman olup,
tövbeye sarıldığı zaman, Allah-u Zülcelal onu affederek sahip çıkar ve
muhafazası altına alır. Ne yazık o kimselere ki, tövbeden imtina
ederek, çekinerek bu muhafazadan mahrum kalmışlardır.


Şunu unutmamak gerekir ki, her insan hata yapar. Hata yapanların en hayırlısı da, tövbe edendir.


Evliyaullah’tan bir zat şöyle nakletmiştir: “Bir gün, Basra
sokaklarında yürürken, bir annenin kapıyı açarak çocuğunu kapının önüne
koyup, kapıyı kapattığını gördüm. Çocuk bir müddet ağladı, dolaştı ve
kendi kendine şöyle dedi: ‘Beni besleyecek ve muhafaza edecek, annemin
evinden başka bir ev yok. Bu insanların hepsi yabancıdır. Öyleyse ben
nereye gidiyorum?’ Bu şekilde, pişmanlık içerisinde geri döndü.


Akşam olunca, gelip evin kapısının eşiğine yüzünü koyarak uyudu.
Annesi, gece yarısı kalkıp kapıyı açınca, çocuğunun yüzünü eşiğe koymuş
bir halde uyuduğunu gördü. Kalbi öyle yandı ki, çocuğunun üzerine
kapanarak ağlamaya başladı. Ve ona şöyle dedi:


‘Benim emirlerime karşı gelip, sana zulüm ve hakaret etmememe sebep
olma. Çünkü Allah-u Zülcelal, beni sana karşı çok şefkatli yaratmıştır.
Bana asi gelme.’ Ve çocuğunu oradan kaldırıp eve aldı.” İşte, bizim
halimiz de bu şekildedir.


Allah-u Zülcelal, kullarına karşı, bir anneden daha fazla şefkat ve
merhametlidir. Şeytanın yanında ise cehennemden başka bir şey yoktur.
Şeytanın hilelerine aldanıp, onun ardına düştüğümüz zaman, aynen
annesinin kovduğu o çocuk gibi pişman olup, Rabbimizin kapısının
eşiğine yüz sürmemiz, pişman olup O’na yalvarmamız lazımdır.


Bir insan, günah işleyipte bu yaptığından pişman olur ve tövbe ederse,
Allah-u Zülcelal şöyle hitap eder: “Kulumu bağışladım. Kulum, işlediği
günahlardan pişman olduğu müddetçe, onu ona bağışlayacak bir kudretin
sahibiyim.”


İnsan, şunu hiç bir zaman unutmamalıdır ki kurtuluş, Allah-u
Zülcelal’in kapısına çöküp yalvarmaktan ve pişman olmaktan geçer.
Yoksa, Şeytan’ın memleketinde, pişmanlık ve hezimetten başka bir şey
yoktur.


Karşımızda, tövbe gibi büyük bir fırsat kapısı varken, gevşek davranıp,
ondan faydalanmamak, çok büyük bir yanlıştır. Ashab-ı Kiram
(radıyallahu anhum) şöyle buyurmuşlardır:


“Biz, Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’in huzurunda
bulunduğumuz zamanlar; onun, yüz defa ‘Estağfirullah’il aliyy’ül azim
ve etûbû ileyh’ dediğine şahit oluyorduk.”


Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) günahtan masum,
tertemiz olduğu halde, Allah-u Zülcelal’e daima bu şekilde tövbe
etmekteydi. Peygamberlerin kalpleri, daima Arş-ı Alânın etrafında,
Allah-u Zülcelal’in Zat’ının nurlarının çevresinde dolaştığı için,
onların tövbeleri, bir an bile olsa Allah-u Zülcelal’den gafil kalmamak
içindi. Aynen, ateş böceklerinin, geceleri ışığın etrafında dönmesi
gibi, onların kalpleri de daima Allah-u Zülcelal’in nurunun çevresinde
dönmektedir.


Bizim ise çok çeşitli günahlarımız vardır. Kalbimiz, dünyaya
meylettiğinde, yöneldiğinde, başka insanların kalbini kırdığımızda,
ibadetlerimizden geri kaldığımızda, her an Allah-u Zülcelal’e karşı
yaptığımız kusurlardan dolayı tövbe etmemiz, pişmanlığımızı dile
getirmemiz lazımdır.

Peygamber
Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), günde 100 defa tövbe ediyordu.
Biz de hiç olmazsa, günde bir sefer tövbe edelim; ayda bir sefer tövbe
edelim. Allah-u Zülcelal, denizden bir damla kadar da olsa,
Peygamberine mutabaat etmeyi, sünnetine uymayı bizlere nasip etsin,
inşaallah.


Sohbetimizin başında da söylediğimiz gibi, mü’min sıfatını elde
edebilmek için biraz gayret göstermemiz lazımdır. Bu mü’minlik sıfatını
kazandığımız zaman, Allah-u Zülcelal’e kendimizi teslim etmiş oluruz
ki, o zaman bizi hata ve günahlardan, dünyada başımıza gelecek
zararlardan muhafaza eder.


Allah-u Zülcelal’in sahip çıkmasının ve muhafaza etmesinin, ne kadar kıymetli ve kuvvetli olduğunu hepimiz biliyoruz.


‘Yardım Et, Ya Rahman!’


Zeyd bin Sabit (radıyallahu anh) yanında bir arkadaşı ile beraber,
Mekke’den Taif’e gitmek için yola çıkmıştı. Zeyd bin Sabit (radıyallahu
anh)’ın, arkadaşının münafık olduğundan haberi yoktu. Bir mevkiye
geldiklerinde, istirahata çekildiler. Zeyd bin Sabit (radıyallahu anh)
uyuyunca, bu münafık, onu öldürmek için ayaklarını ve ellerini bağladı.



(Peygamber Efendimizin zamanında, dil ile şahadet getirdikleri halde, kalben ve ruhen kâfir olan, 300 kadar münafık vardı.)


Zeyd bin Sabit (radıyallahu anh) kendine gelince, el ve ayaklarının
bağlı olduğunu gördü ve arkadaşının da o kimselerden olduğunu anladı.


Zeyd bin Sabit (radıyallahu anh) durumuna bakınca, kendisini bu halden,
ancak Allah-u Zülcelal’in kurtarabileceğini idrak etti ve şöyle dedi.
“Ya Rahman! E’inni.” (Bana yardım et, Ya Rahman!)


Böyle söylediği anda, bir duvarın arkasından, sert bir şekilde
“Öldürme!” diye bir ses geldi. O anda, münafık ‘Ben bunu öldürürsem, o
da beni öldürecek’ diye heyecanlandı. Dışarı çıkıp baktı, ancak kimseyi
göremedi. Tekrar Zeyd bin Sabit (radıyallahu anh)’i öldürmek için
içeriye girince, yine aynı sesi duydu. Bu hal üç defa tekrar etti.


Üçüncü sefer dışarı çıktığında, ata binmiş, elinde kılıçla bir zat
geldi, o münafığı öldürdü ve Zeyd bin Sabit’in el ve ayakların çözdü.
Ona şöyle dedi:


“Sen ‘Ya Rahman! E’inni’ dediğin zaman, ben göklerin yedinci katında
idim. Allah-u Zülcelal bana, ‘Ben müminlerin velisiyim (sahibiyim)’
dedi ve seni kurtarmak için gönderdi.”


İnsan, Allah-u Zülcelal’e hakiki iman sahibi olursa, Allah-u Zülcelal de onu işte böyle muhafaza eder.


Sonuç olarak, daima Allah-u Zülcelal’e karşı tövbe etmek ve O’nun
merhametine sığınmak, tek çıkar yoldur. Allah-u Zülcelal o kadar
merhametlidir ki, kullarının tövbe edip kendisine yönelmesini
istemektedir.


Hatta, her gün bir melek, günah işleyen insanlara “Yeter!”, hayır yapan
insanlara da “Allah-u Zülcelal’e doğru gelin” diye nida etmektedir.


Yeter ki biz, günahlarımızdan yüz çevirmeye çalışıp Allah-u Zülcelal’e
yönelelim. O zaman, Allah-u Zülcelal bize sahip çıkacak, çok şeyleri
bize nasib edecektir.


Allah-u Zülcelal, hepimize razı olacağı salih ameller nasib etsin ve
kendi fazl-ı keremi ile bizleri af ve mağfiret etsin. (Amin.)


Sallallahu ala Seyyidina Muhammedin Nebiyyü’l Ümmiyyi ve ala Alihi ve Sahbihi ve sellem.









































admin

(Eski Mesaj)
 Amin Kardeşimmm Gercekten Allah Tüm Günahlarımızı Affeder Bgaışlar Ancak Biz Tövbe Etmesini Bilirsek Tabikide Bunu Ne Kadar Gercekleştiriyoruz
Aslında Her Daim Tövbe Etmek Bizim İçin Inanılmaz Bir Fırsat Inşallah Bunu Her Zaman Yaparız
Sagol Kardeş Ellerine Saglık

Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13
Kaynak : Alıntı
Yazıyı Ekleyen : dinmeyenyas
 Bu  yazı Bugün 1 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 1692 kez okundu.
dinmeyenyas bugüne kadar toplam 496 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

KIYMETLİ KADIN İSİMLERİ

umre ve cuma namazı

allahın 7 ismi


Bugün Hiç Okunmadılar..

ahhhhh" çekyoruz....acabaa neden....bilen varmı???

Bugün Yorgun Gönlüm..!!

Allah resulünün (asm.) ırkçılığa bakışı nasıldır?

Allahü teâlâ bir olduğunu Kur'an-ı kerimde bildirmiş midir?

sen yoksun ey canan sinemde sızı hiçran ......


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
yağız_1993 , genel , doğukan , vedatdüzen , namık kemal tekirdağlı , azrail , deniz yosunu , ömercan , ubeydullah , denizxfb , ORHAN AFACAN ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

coco colaKOYUNHz.Osmanpeygamberimizinesmadinleröğretmenimenuh aleyhisselamedeb, islam

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   lokman
   yasin telli
   senem
   sevgi_çiçeği
   nursevval

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.